Karadeniz’in huzurlu ve tarih dolu şehirlerinden biri olan Kastamonu, eşsiz doğası, zengin kültürel mirası ve lezzetli mutfağıyla keşfedilmeyi bekliyor. Osmanlı’dan kalma tarihi yapıları, yaylaları ve milli parkları ile her türlü gezgine hitap eden Kastamonu’da mutlaka görmeniz gereken bazı yerler şunlardır:

Kastamonu Kalesi


Kentin en yüksek noktasında yer alan ve şehrin simgesi haline gelen bu kale, 12. yüzyılda Komnenoslar döneminde inşa edilmiştir. Zamanla Selçuklu ve Osmanlı dokunuşlarıyla şekillenen yapı, heybetli surları ve kuleleriyle dikkat çeker. Kalenin tepesine çıktığınızda, Kastamonu’nun tarihi konaklarını ve camilerini kuş bakışı izleme imkanı bulursunuz. Tarihi atmosferi ve sunduğu eşsiz panoramik manzara nedeniyle şehre gelen her turistin ilk duraklarından biri olma özelliğini taşır.

Valla Kanyonu


Pınarbaşı ilçesinde bulunan Valla Kanyonu, dünyanın en derin ve en zorlu kanyonları arasında gösterilmektedir. Küre Dağları Milli Parkı içerisinde yer alan bu doğa harikası, sarp kayalıkları ve içinden geçen Devrekani Çayı ile büyüleyici bir görünüme sahiptir. Kanyonun üzerine inşa edilen seyir terasları, ziyaretçilere uçurumun kenarında adrenalin dolu ve bir o kadar huzurlu bir seyir keyfi sunar. Doğa fotoğrafçılığı ve yürüyüşü sevenler için Karadeniz’in en vahşi ve görkemli noktalarından biridir.

Şerife Bacı Anıtı ve Cumhuriyet Meydanı


Kurtuluş Savaşı’nın kadın kahramanlarından biri olan Şerife Bacı anısına dikilen bu anıt, Kastamonu halkının fedakarlığını ve kahramanlığını temsil eder. İnebolu’dan aldığı cephaneyi zorlu kış şartlarında kağnısıyla cepheye taşırken donarak şehit olan Şerife Bacı’nın hikayesi, şehrin manevi ruhunu yansıtır. Meydandaki Valilik binasıyla birlikte tarihi bir bütünlük oluşturan bu alan, hem milli duyguların hissedildiği hem de şehrin sosyal yaşamının kalbinin attığı en önemli merkezlerden biridir.

Horma Kanyonu ve Ilıca Şelalesi


Ahşap bir yürüyüş platformu sayesinde boydan boya geçilebilen Horma Kanyonu, dev kazanları ve kaya oluşumlarıyla eşsiz bir doğa parkuru sunar. Yaklaşık üç kilometrelik bu yolculuğun sonunda ulaşılan Ilıca Şelalesi ise, yaklaşık 15 metre yükseklikten dökülen suyu ve etrafındaki zengin bitki örtüsüyle saklı bir cennet gibidir. Suyun döküldüğü yerde oluşan doğal havuz ve çevresindeki mesire alanları, özellikle yaz aylarında serinlemek ve doğayla baş başa kalmak isteyen ziyaretçilerin favori mekanıdır.

Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii


1366 yılında Candaroğulları döneminde inşa edilen bu cami, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan çok özel bir yapıdır. Tamamen ahşap işçiliğiyle yapılan ve çivi kullanılmadan inşa edildiği için “çivisiz cami” olarak bilinen yapı, Türk sanat tarihinin en nadide örneklerinden biridir. İçerisindeki kök boyalı süslemeler, kalem işleri ve ahşap oymalar yüzyıllardır orijinalliğini korumaktadır. Mimari zarafeti ve tarihsel değeriyle sadece Kastamonu’nun değil, Anadolu’nun en önemli kültür hazinelerinden biridir.