Aksaray, İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve zengin tarihi, doğal güzellikleri ve kültürel mirasıyla dikkat çeken bir şehir. Eski medeniyetlerin izlerini taşıyan Aksaray, Kapadokya Bölgesi’nin önemli bir parçası olarak birçok turisti kendine çekiyor. Tarihî yapıları, doğal güzellikleri ve mistik atmosferiyle Aksaray’da keşfetmeniz gereken yerler şu şekilde:

Ihlara Vadisi


Hasandağı’ndan püsküren lavların aşınmasıyla oluşan 18 kilometre uzunluğundaki Ihlara Vadisi, dünyanın en büyük kanyonları arasında yer alır. Melendiz Çayı’nın ortasından geçtiği bu derin vadi, dik kayalıklara oyulmuş onlarca kilisesi ve barındırdığı fresklerle adeta bir açık hava müzesidir. Vadinin tabanındaki yürüyüş parkuru, yemyeşil doğası ve su sesiyle ziyaretçilere huzur dolu bir atmosfer sunar. Hristiyanlığın ilk yayılma merkezlerinden biri olan bu alan, doğa ve tarihin kusursuz bir uyum içerisinde buluştuğu nadir yerlerdendir.

Selime Katedrali ve Manastırı


Ihlara Vadisi’nin bitiş noktasında yer alan Selime Katedrali, kayalara oyulmuş devasa mimarisiyle Kapadokya bölgesinin en büyük dini yapılarından biridir. 13. yüzyılda bölgenin hem dini hem de askeri merkezi olarak kullanılan bu kompleks; mutfakları, depoları, tünelleri ve görkemli bazilikasıyla dikkat çeker. Katedralin pencerelerinden görülen peri bacaları ve vadinin panoramik manzarası, burayı fotoğraf tutkunları için vazgeçilmez kılar. Bazı film sahnelerini andıran fantastik görünümüyle ziyaretçileri binlerce yıl öncesine götürür.

Eğri Minare


Aksaray şehir merkezinde bulunan ve 13. yüzyıl Selçuklu dönemine tarihlenen Eğri Minare, kırmızı tuğla işçiliğiyle dikkat çeken bir sanat eseridir. Pisa Kulesi gibi yana yatık duran mimari yapısı nedeniyle bu ismi alan minare, zamana meydan okuyan duruşuyla kentin en önemli sembolüdür. Üzerindeki geometrik süslemeler ve firuze renkli çiniler, Selçuklu estetiğinin en güzel örneklerini yansıtır. Şehrin dokusuna tarihi bir derinlik katan bu yapı, hem mühendislik meraklıları hem de tarih gezginleri için oldukça ilgi çekici bir duraktır.

Sultanhanı Kervansarayı


İpek Yolu üzerinde bulunan Sultanhanı, 1229 yılında Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılmış olan Anadolu’nun en büyük kervansarayıdır. Heybetli giriş kapısındaki mermer işçiliği, Selçuklu taş süsleme sanatının zirvesini temsil eder. Kervansarayın geniş avlusu, yazlık ve kışlık bölümleri ile ortasında yer alan köşk mescidi, dönemin ticari ve sosyal yaşamının ne kadar organize olduğunu gösterir. Tüccarların ve kervanların yüzyıllarca dinlendiği bu görkemli yapı, Aksaray’ın ticari tarihteki önemini simgeler.

Güzelyurt Gelveri Evleri


Hasandağı’nın eteklerine kurulu olan Güzelyurt, Kapadokya mimarisinin en özgün örneklerini barındıran tarihi bir yerleşimdir. Mübadele öncesi Rum ve Türk halkının bir arada yaşadığı bu bölgedeki taş konaklar, oyma mağaralar ve yeraltı şehirleri ilçeye mistik bir hava katar. “Gelveri” olarak da bilinen bölgenin dar sokaklarında yürürken, her evin cephesindeki el işçiliğine tanıklık edebilirsiniz. Hem inanç turizmi hem de sivil mimari açısından zengin olan Güzelyurt, sakinliğiyle kentin en keyifli keşif duraklarından biridir.

Acemhöyük ve Yeşilova


Aksaray’ın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Acemhöyük, kökeni Erken Tunç Çağı’na kadar uzanan çok önemli bir arkeolojik höyüktür. Asur Ticaret Kolonileri döneminde bölgenin en büyük şehirlerinden biri olan bu alan, devasa kerpiç saray kalıntıları ve bulunan mühür baskılarıyla Anadolu’nun yazılı tarihe geçiş dönemine ışık tutar. Yeşilova beldesinde yer alan höyükten çıkarılan eserlerin çoğu bugün müzede sergilense de, kazı alanını gezmek binlerce yıllık bir medeniyetin ihtişamını hissetmek için oldukça kıymetlidir.