Düzce, Karadeniz ile Marmara bölgelerinin kesişim noktasında yer alan, doğa harikaları ve tarihi zenginlikleri ile öne çıkan bir şehirdir. Türkiye’nin en genç illerinden biri olan Düzce, 1999 yılında il statüsüne kavuşmuştur. Doğa tutkunları ve sakin bir tatil arayanlar için harika bir kaçış noktası olan Düzce, aynı zamanda tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Göl, şelale, yayla ve dağlarla çevrili olan bu şehir, çeşitli outdoor aktiviteleri ve doğa sporları için de ideal bir yerdir. İşte Düzce’de gezilecek yerler:

Güzeldere Şelalesi Tabiat Parkı


Düzce’nin Gölyaka ilçesinde bulunan Güzeldere Şelalesi, yaklaşık 120 metre yükseklikten kademeli bir şekilde dökülen sularıyla Türkiye’nin en görkemli şelalelerinden biridir. Dev kayın ve gürgen ağaçlarının arasından süzülen suyun oluşturduğu manzara, her mevsim farklı bir renk cümbüşü sunar. Şelaleye inen basamaklı yürüyüş yolu, ziyaretçilere her açıda ayrı bir fotoğraf karesi vadeder. Bölgedeki mesire alanları, kamp noktaları ve bungalov evler, doğanın tam kalbinde vakit geçirmek isteyenler için idealdir.

Samandere Şelalesi


Samandere Şelalesi, tescil edilmiş bir doğa anıtı olup çevresindeki anıt ağaçlar ve ilginç jeolojik oluşumlarla dikkat çeker. Suyun sert kayaları aşındırarak oluşturduğu dev kazanları ve doğal tüneller, şelaleye karakteristik bir görünüm kazandırır. Şelalenin çevresine kurulu olan ahşap yürüyüş platformları, suyun gürültülü ama huzur veren akışını güvenli bir mesafeden izleme imkanı sunar. Özellikle ilkbahar aylarında debisi yükselen suyun yarattığı sis bulutu, ziyaretçilere mistik bir atmosfer yaşatır.

Efteni Gölü ve Kuş Cenneti


Gölyaka sınırları içerisinde yer alan Efteni Gölü, 150’den fazla kuş türüne ev sahipliği yapan ve göç yolları üzerinde bulunan kritik bir sulak alandır. Gölün etrafındaki sazlıklar ve nilüfer çiçekleri, doğa gözlemcileri ve fotoğrafçılar için büyüleyici bir manzara oluşturur. Göl kenarında yer alan seyir terası, bölgenin biyolojik çeşitliliğini ve manzarasını panoramik olarak izlemek için en uygun noktadır. Burası, şehir gürültüsünden uzaklaşıp sadece kuş seslerini dinlemek isteyenler için eşsiz bir huzur durağıdır.

Prusias ad Hyppium Antik Kenti


Düzce’nin tarihi kimliğini yansıtan Konuralp bölgesindeki bu antik kent, Batı Karadeniz’in ayakta kalan en önemli arkeolojik miraslarından biridir. Roma dönemine ait görkemli antik tiyatrosu, surları ve su kemerleri, bölgenin geçmişteki görkemini günümüze taşır. Kazı çalışmalarının devam ettiği alanda ortaya çıkarılan eserler, Konuralp Müzesi’nde sergilenmektedir. Tarih meraklıları için Karadeniz’in derinliklerindeki antik yaşamı keşfetmek adına bu bölge, mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir açık hava müzesidir.

Pürenli Yaylası


Düzce’nin yüksek rakımlı bölgelerinde bulunan Pürenli Yaylası, özellikle kampçılar ve trekking tutkunları tarafından sıkça tercih edilen bir rotadır. Çam ormanları ile çevrili olan yayla, küçük göletleri ve otantik ahşap yayla evleriyle bir kartpostal görüntüsüne sahiptir. Modern hayattan tamamen kopup doğayla baş başa kalmak isteyenler için elektrik ve telefon çekiminin kısıtlı olduğu bu bölge, gerçek bir arınma merkezidir. Kışın beyaz örtüyle kaplanan, baharda ise çiçeklerle donanan yayla, her mevsim farklıdır.

Akçakoca ve Ceneviz Kalesi


Düzce’nin Karadeniz’e açılan kapısı olan Akçakoca, hem denizi hem de tarihi kalesiyle ünlüdür. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Ceneviz Kalesi, deniz kenarındaki sarp bir kayalık üzerinde konumlanmış olup harika bir plaja ev sahipliği yapar. İlçenin mavi bayraklı plajları, fındık bahçeleri ve özgün mimarili Merkez Camii, ziyaretçilere sahil kasabası huzurunu yaşatır. Gün batımını kaleden izlemek ve taze Karadeniz balıklarını tatmak, Akçakoca gezisinin en keyifli anları arasında yer alır.