Antalya’nın Toros Dağları’nın eteklerinde yer alan şirin ilçesi Akseki, doğal güzellikleri, tarihi yapıları ve kültürel mirası ile ziyaretçilerine keşfedilmeyi bekleyen bir cennet sunuyor. Genellikle büyük turizm merkezlerinden uzak bir bölge olarak bilinse de Akseki, sahip olduğu doğa ve tarih zenginlikleri ile dikkat çekiyor. Akseki’de hem doğanın tadını çıkarabilir hem de tarihi yapılar arasında geçmişe yolculuk yapabilirsiniz. İşte Akseki’de gezilecek yerler:

Düğmeli Evler ve Sarıhacılar Köyü


Akseki denilince akla gelen ilk yer olan Sarıhacılar Köyü, dünyaca ünlü düğmeli evlerin en iyi korunduğu yerleşimdir. Hiç harç veya çimento kullanılmadan, sedir ağacı ve taşların birbirine kenetlenmesiyle inşa edilen bu yapılar, bölge mimarisinin dehasını yansıtır. Köyün dar sokaklarında yürürken kendinizi bir açık hava müzesinde hissedebilirsiniz. 800 yıllık tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan bu köy, özgün dokusu ve tarihi camisiyle ziyaretçilerini geçmişe götüren mistik bir atmosfere sahiptir.

Altınbeşik Mağarası Milli Parkı


Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise üçüncü büyük yer altı gölüne sahip olan Altınbeşik Mağarası, Akseki yakınlarındaki Ürünlü Köyü sınırlarında yer alır. Mağara içerisine botlarla girilerek yapılan gezintilerde, suyun kristal berraklığı ve devasa traverten oluşumları hayranlık uyandırıcıdır. İçerideki havanın serinliği ve mağaranın görkemli yapısı burayı doğa tutkunları için benzersiz bir rota haline getirir. Milli park alanı ise zengin bitki örtüsü ve yaban hayatıyla ekolojik bir hazine değerindedir.

Akseki Etnografya Müzesi


İlçe merkezinde bulunan bu müze, bölgenin zengin kültürel mirasını ve düğmeli ev mimarisinin detaylarını anlamak için en doğru duraktır. Eski bir konağın restore edilmesiyle oluşturulan müzede, Akseki halkının geçmişte kullandığı tarım aletleri, geleneksel kıyafetler, dokumalar ve günlük yaşam eşyaları sergilenmektedir. Bölgenin ticari zekasını ve zanaat kültürünü yansıtan eserler, ziyaretçilere Toroslar’daki yaşam mücadelesini ve estetik anlayışını detaylı bir şekilde hikayeleştirerek sunar.

Çimi Yaylası


Toroslar’ın yüksek rakımlı düzlüklerinde yer alan Çimi Yaylası, özellikle dünyaca ünlü Çimi balının üretildiği yer olarak bilinir. Bahar ve yaz aylarında rengarenk çiçeklerle kaplanan yayla, hayvancılık kültürünün hala devam ettiği huzurlu bir alandır. Dağ havası almak, buz gibi kaynak sularından içmek ve doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için mükemmel bir kaçış noktasıdır. Yaylanın sessizliği ve el değmemiş doğası, modern hayatın stresinden uzaklaşmak isteyen doğaseverler için eşsizdir.

Göktepe Yaylası


Akseki’nin en yüksek noktalarından birinde konumlanan Göktepe Yaylası, asırlık sedir ve ardıç ağaçlarıyla çevrili devasa bir orman denizini andırır. Kampçılık ve dağcılıkla ilgilenenlerin favori mekanı olan bu yayla, kışın karla kaplı manzarasıyla, yazın ise serinliğiyle büyüleyicidir. Gökyüzünün en net izlendiği yerlerden biri olan bölge, gece kamp yapanlar için yıldız şöleni sunar. Zirve noktalarından bakıldığında Toros Dağları’nın heybetli silsilesini ve derin vadileri tüm çıplaklığıyla görebilirsiniz.

Tarihi İpek Yolu Yürüyüş Parkuru


Akseki çevresinde antik dönemlerden beri kullanılan ve ticaret kervanlarının geçtiği tarihi taş döşemeli yollar bugün trekking tutkunları tarafından sıkça kullanılmaktadır. Sarıhacılar ile Akseki merkezini birbirine bağlayan orijinal taş döşemeli yollar, doğa yürüyüşü yaparken aynı zamanda tarihin izlerini sürme imkanı verir. Yol boyunca göreceğiniz sarnıçlar, han kalıntıları ve kuyular, bu güzergahın yüzyıllar boyunca ne kadar canlı olduğunu kanıtlar. Bu parkur, spor ile tarihi keşfi birleştirir.