Burdur, Akdeniz Bölgesi’nin tarihi ve doğal zenginlikleriyle öne çıkan, sakin ve huzurlu şehirlerinden biridir. Antik kentler, göller, müzeler ve doğal güzelliklerle dolu olan Burdur, hem kültürel hem de doğa turizmi için ideal bir rotadır. Bu yazıda Burdur’da gezip görebileceğiniz en önemli yerleri keşfedeceğiz.
Salda Gölü
Türkiye’nin Maldivleri olarak ünlenen Salda Gölü, bembeyaz kumsalları ve cam göbeğinden çivit mavisine uzanan su rengiyle büyüleyici bir doğa harikasıdır. Mars yüzeyiyle benzer jeolojik özelliklere sahip olduğu bilimsel olarak kanıtlanan göl, yüksek magnezyum içerikli beyaz kayalarıyla dünyada eşine az rastlanır bir yapıdadır. Sit alanı olarak korunan bölge, kamp yapmak, fotoğraf çekmek ve doğanın tadını çıkarmak isteyenler için vazgeçilmezdir. Gölün çevresindeki çam ormanları ise bu manzarayı tamamlar.
Sagalassos Antik Kenti
Ağlasun ilçesinde, yaklaşık 1600 metre yükseklikte bir dağın yamacında kurulu olan Sagalassos, antik dünyanın en yüksek rakımlı yerleşimlerinden biridir. “Aşkların ve imparatorların şehri” olarak bilinen bu antik kentte, binlerce yıldır suyu akan Antoninler Çeşmesi en dikkat çekici yapıdır. Dev tiyatrosu, agorası ve kütüphanesiyle Roma mimarisinin en görkemli hallerini görebileceğiniz bu alan, etkileyici bulutların arasındaki konumuyla ziyaretçilerine mistik ve epik bir atmosfer sunmaktadır.
Burdur Arkeoloji Müzesi
Türkiye’nin en zengin ve en iyi düzenlenmiş müzelerinden biri olan Burdur Arkeoloji Müzesi, özellikle Sagalassos ve Hacılar gibi bölgelerden çıkarılan paha biçilemez eserlere ev sahipliği yapar. Müzede sergilenen devasa imparator heykelleri, ince işçilikli lahitler ve prehistorik döneme ait kalıntılar, bölgenin ne kadar köklü bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlar niteliktedir. Avrupa’da “Yılın Müzesi” ödülüne aday gösterilen bu mekan, tarih meraklıları için şehrin tam kalbinde mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir noktadır.
Kibyra Antik Kenti
Gölhisar ilçesinde yer alan Kibyra, devasa stadyumu ve muazzam Medusa mozaiğiyle tanınan çok önemli bir antik kenttir. “Hızlı atların şehri” olarak anılan bu yerleşimde, odeonun zeminini süsleyen ve renkli mermerlerden yapılan Medusa figürü dünyada türünün tek örneğidir. Şehrin askeri ve ticari gücünü yansıtan devasa tiyatrosu ve meclis binası, kentin bir zamanlar bölgedeki en etkili güçlerden biri olduğunu gösterir. Arkeolojik kazıların devam ettiği bu alan, keşfedilmeyi bekleyen birçok gizemi barındırır.
İnsuyu Mağarası
Türkiye’nin turizme açılan ilk mağarası olma özelliğini taşıyan İnsuyu, binlerce yılda oluşmuş sarkıt, dikit ve sütunlarıyla yer altında masalsı bir dünya sunar. İçerisinde irili ufaklı pek çok gölcük barındıran mağaranın suyunun şifalı olduğuna ve çeşitli mide rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılır. Mağara içerisindeki serin hava ve kristalleşmiş kaya yapıları, ziyaretçileri dış dünyadan kopararak büyüleyici bir yolculuğa çıkarır. Doğal oluşumların ışıklandırmalarla birleştiği atmosfer oldukça etkileyicidir.
0 Yorum