Genel Bilgiler
Yüzölçümü: 4.817 km²
Nüfus: 756.168 (2000)
İl Trafik No: 54
Sakarya Marmara bölgesinde önemli bir turizm merkezidir. Karadeniz sahili boyunca uzanan geniş plajları başta olmak üzere gölleri, zengin orman ve yaylaları, vadi ve kanyonları, sıcak su ve içme suyu kaynakları Sakarya'nın sahip olduğu doğal değerleridir.
İlçeler:
Adapazarı (merkez), Akyazı, Ferizli, Geyve, Hendek, Karapürçek, Karasu, Kaynarca, Kocaali, Pamukova, Sapanca, Söğütlü, Taraklı.
Tarihçe
İlk yerleşik kavmi Frigler olan bölgede daha sonra sırasıyla; Bithynialılar, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar hakimiyet kurmuşlardır.
Sakarya Müzesi
1910-1915 yılları arasında inşa edilen ve 1922 yılında Atatürk'ün annesi ile buluştuğu ve 5 gün kaldığı bu ev 1983 yılında Kültür Bakanlığında aslına uygun bir şekilde müze binası olarak yeniden inşa edilmiştir. Müzede 167 adedi etnografik, 40 adedi de arkeolojik olmak üzere 207 adet eser teşhire konulmuş olup 103 adedi ulu önder Atatürk'e aittir. Diğer eserler tarih öncesi Çağlar ile Roma ve Bizans dönemlerine ait arkeolojik ve Osmanlı Cumhuriyet dönemlerine ait etnografik eserlerdir. Bunlar arasında yassı el baltaları, pişmiş toprak kaplar, koku ve gözyaşı şişeleri ile madeni ve cam eşyaları yer almaktadır. Yine, Osmanlı dönemi ateşli eve kesici silahlar, bakır eşyalar mühürler ve el işlemeleri de ziyaretçilerin ilgisine sunulmuştur.
Müzenin bahçesinde Sakarya il sınırları içerisinde bulunan Roma ve Bizans dönemine ait mimarı parçalar, mezar taşları, sunaklar, yazıtlı taşlar, pişmiş toprak erzak küpü ve sütun kaideleri sergilenmektedir.
Detaylı Bilgi
Tel :+90 264 277 36 68
Kuvay-ı Milliye Müzesi (Ali Fuat Cebesoy Müzesi)
Geyve ilçesi, Ali Fuat Paşa Beldesinde bulunan müze, Türkiye Cumhuriyetinin kurulması evrelerinden birisi olarak 1918 – 1923 tarihleri arasında Kuvay-ı Milliye dönemini yaşatan eserleri kapsamaktadır. İki kattan oluşan müzenin birinci katında dönemin önemli şahsiyetleri ile olaylarına ilişkin belgeler ve kitaplar sergilenmekte, ikinci katta ise Ali Fuat Cebesoy Paşa'dan kalan fotoğraf, hatıra ve kişisel eşyalar sergilenmektedir.
Deprem Müzesi
Sakarya, Merkez, Cumhuriyet Mahallesi kavaklar caddesinde yer alan Deprem Müzesi 450 m²’lik kullanım alanına sahiptir. Sergi standları, kafeterya ve sinevizyon salonu bulunan müzede; Adapazarı’n da meydana gelen 1967 ve 1999 yılı depremlerine ilişkin deprem öncesi ve sonrası fotoğraflar ile suni deprem yaratan titreşimli elektronik bir stant, depremde yıkılan binaların yapım tekniği ile ilgili inşaat malzemeleri ve sismograf ile depremle alakalı diğer unsurlar sergilenmektedir.
Binanın mimarisi ve iç düzenlemesi tamamen fotoğraf, tablo, resim ve bu gibi malzemelerin sergilenebileceği bir sanat galerisi şeklinde inşa edilmiştir. Bölgenin birinci derece deprem kuşağında kalması nedeni ile İlimizde meydana gelen depremler öncesi ve sonrasını belgelemek, “deprem olgusunu” sürekli ve sıcak tutabilmek amacı ile 2000 yılında yapımına başlanan deprem müzesi 2004 yılında ziyarete açılmıştır.
Paşalar Kalesi
Sakarya İli Pamukova İlçesi Paşalar Köyünün kuzey tarafında bulunan sarp bir tepe üzerine kurulmuştur.Önündeki ovaya hakim konumda olan bu kaleye Paşalar Köyünden yokuş yukarı tırmanarak, bir saatlik yaya yolculuğu sonucu çıkılabileceği gibi, Karapınar-Kadıköy-Bakacak Köyleri istikametinde giden yoldan sola ayrılarak ormanlık ve taşlık bayırdan yaya yürüyüşle de ulaşılabilir.
Kaletepe diye bilinen bu mevkinin coğrafi yapısına uygun olarak ana kaya üzerine oturtulan sur duvarları tepenin etrafını dairesel olarak çevrelemektedir. Surun 2/3’lük kısmı tamamen tahrip olmuştur. Kuzey ve kuzeybatı tarafta bulunan sur duvarları iri kesme taşlarla yapılmış, taş sıraları arasında tuğla sıraları mevcuttur. Bu duvar üzerinde bulunan Geç Roma dönemi mezar stelleri, sunak parçaları, sütun ve sütun kaideleri ile mimari parçalar devşirme malzeme olarak kullanılmıştır. Sağlam olarak günümüze ulaşabilen kısmın sur duvarı boyunca yaklaşık 9-10 metre aralıklarla yer alan üç adet üçgenimsi çıkıntı vardır. Bu çıkıntıların en kuzeyde bulunanı üzerinde içerisi beşgen şekilli odacık kalıntısı yer almakta olup, yan duvarlarının mimari yapısından üstünün tonoz veya kubbe ile kapatılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Güney taraftaki sur duvarları ise farklı yapıdadır. Dış yüzeyleri kabaca düzeltilmiş küçük boyutlu 7-8 sıra taş duvar üzerine tuğla sıraları ile örülmüş bir sur yapısına sahiptir. Güneybatı tarafta taş duvar üzerine tuğla ile inşa edilmiş yuvarlak kemerli giriş bulunmaktadır. Güney tarafa doğru doğal eğimi bulunan kale içerisinde yer yer mimari kalıntılar, kısmen tahrip olmuş tuğla ile yapılmış kemer ve tonozlar bulunmaktadır. Bu yapıların mahiyetini tespit edebilmek için kazı yapılması gerekmektedir. Kale içerisinde defineciler tarafından yapılan çok sayıda kaçak kazı çukuru mevcuttur. Gerek sur duvarlarında ve gerekse mimari kalıntılarda kaçak define avcılarının yapmış olduğu tahribat bir hayli büyüktür.
Geyve’den Mekece’ye kadar uzanan Pamukova ve Geyve ovalarını adeta kuşbakışı gören Paşalar Kalesinin yapım tekniği ve sur duvarlarında kullanılan geç Roma dönemi mezar stelleri ile mimari parçaların devşirme malzeme olarak kullanılmış olması Bizans dönemi yapısı olduğunu göstermektedir. Kuzey ve Güney taraf sur duvarlarının farklı teknikte yapılmış olması Erken Bizans döneminde yapılan kalenin daha sonra tahrip olması sonucu Geç Bizans döneminde, yıkılan kısımların yeniden inşa edildiğini göstermektedir.
Harmantepe Kalesi
Sakarya İli Merkez Harmantepe Köyünün kuzeyinde kalan Harmantepe Kalesi küçük doğal bir tepecik üzerine kurulmuştur. Etrafı sulak ve bataklık alan iken her iki yanından daha sonra geçirilen kanallar sayesinde verimli tarım alanlarına dönüştürülmüştür. Kaleye ulaşabilmek için Küçük Söğütlü’den Akçakamış köyüne giden yoldan sol tarafa ayrılan tarla yoluna sapmak gerekir. Yağmurlu havalarda ulaşım biraz güç olmaktadır. Harmantepe Kalesi, Bizans’ın doğu sınırını korumak amacıyla 12 veya 13.yüzyılda yapılmış, Sakarya Nehrinin batı yakası boyunca birbirini gören ileri karakol ve gözetleme kuleleri niteliği taşıyan savunma yapılarından biridir. Adapazarı, Harmantepe Köyü 2 pafta, 564 parsel üzerinde yer alan kale, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 18.04.1992/ 2404 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Aşağı Sakarya havzasında bulunan kaleler arasında günümüze en sağlam şekliyle ulaşabilmiş kalelerden biridir. Elips şeklinde yuvarlık planlı olan kale yöresel taşlarla yapılmıştır. Sur duvarlarının kalınlığı 2 m. Yüksekliği 8-10 m. arasında değişmektedir. Ortalama 5 x 5 metre ebatlarında 6 adet burç bulunmaktadır.
Burçların alt taraf iç kısmında, moloz taş ve kireç harçla yapılan dolgu malzemesi içerisine bağlantıyı sağlamak amacıyla ahşap kalasların ızgara biçiminde yerleştirildiği tespit edilmiştir. Zamanla bu kalasların çürümesi sonucu kalas yerleri yuvarlak delikler şeklinde görülmektedir. Burçların üst kısmında değişik yönlere bakan mazgal delikleri bulunmaktadır. Kalenin ana giriş kapısı güneyde olmak üzere farklı yönlerde ve değişik ebatlarda 5 adet yuvarlak kemerli girişi vardır. Kapıları içten kapatmaya yarayan ahşap sürgülerin sur duvarı içerisine doğru sürüldüğü delikler mevcuttur. Kapıların kemer kısımları burç ve sur duvarlarının bazı kısımları doğal tahribat sonucu yıkılmış olmakla beraber önemli bir bölümü korunmuş olan kale plan verebilecek durumdadır. Kale içerisi bitki ve ağaçlarla kaplıdır. Gerek mimarı gerekse taş işçiliği yönünden, bölgemizdeki diğer kalelerle benzer özellikler taşımaktadır. Bu nitelikleri ile Bizans dönemi yapısı olduğu anlaşılmaktadır.
Adliye Kalesi
Adliye köyünün 1.500 metre güneyinde Sakarya nehri ve Anadolu demir yolunun arasında bulunan kale yöresel taş ve malzemelerle inşa edilmiştir. Duvar kalınlığı 2 metre, yüksekliği ise 6 metre olan kale 2 burçludur. Kalenin nehir tarafındaki duvarı çökmüştür harap vaziyettedir.
Akyazı Tümülüsü
Akyazı'ya 50 km uzaklıkta, Küçücek Köyü dolaylarındadır. Tümünüs, 2,5x2 m boyutunda bir mezardır. Yapılan kazılarda içinden sikke (para) çıkmıştır. Bir aile mezarlğı olan Tümülüs’ün, içinden çıkan paraların incelenmesi ile roma hükümdarı Markus Arvelus zamanına ait olduğu tahmin edilmektedir. Tümüsten kandiller, kulplu testi, koku şişesi, bronz ayna, köşe parçası gibi eşyalar çıkarılmıştır.
Paşalar Kalesi
Pamukova'ya bağlı ve batısında yerleşik paşalar köyünün hemen kuzeyinde bulunan dik bir tepenin üstündedir. Bizans yapısı olduğu üzerinde durulmaktadır. Paşalar köyünden kale kalıntıları görülmektedir ve tepeye tırmanılmak suretiyle ulaşılabilmektedir. Ancak, tepenin oldukça dik oluşu ve ulaşım yolunun üzerinde bulunan bir ön tepeceğinin üzerindeki kayalık alan tırmanmayı zorlaştırmaktadır
Kıyı Turizmi
Karasu: 20 kilometre uzunluğunda geniş bir kumsala sahip olan Karasu sahili romatizmal rahatsızlıklara iyi gelen ince taneli kumu ve temiz suyu ile doğal bir plajdır. Özellikle yaz aylarında hafta sonları serinlemek maksadıyla sahil hattına akın eden ziyaretçileri sayesinde yoğunluk yaşanmaktadır. Bu ziyaretçiler günübirlik geldiği gibi ikinci konutlarda, ilçede bulunan pansiyon ve otellerde de konaklamaktadır.
Sahil hattı boyunca yeme-içme tesisleri, müzikli eğlence yerleri ile yaz akşamları oldukça hareketli geçmektedir.
İlçe’nin turizm potansiyeli olan bir bölgesi de “Botağzı” diye bilinen, merkeze yakın Yenimahalle Semti’nde yer alan, Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü bölgedir. Özellikle hafta sonu yoğun ziyaretçi çeken bölgede yeme-içme tesisleri, çay bahçeleri mevcuttur. Burada her mevsim taze balık yemek mümkündür.
Kocaali: Karasuya 16 kilometre uzaklıkta bulunan Kocaali İlçesi şifalı kumu, doğal plajı, kolay ulaşımı ile eşsiz bir sahile sahiptir. İlçe özellikle ikinci konutlarıyla il turizmine katkı sağlamaktadır. Kocaali İlçesi’nde bulunan ikinci konutlar Karasu İlçesi’nden farklılık göstermektedir. Karasu’da genellikle çok katlı ikinci konutlar yaygınken, Kocaali İlçesi’nde konutlar tek veya iki katlı ve genellikle siteler halindedir. Bu bölge Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e taşıdığı kirlilikten de fazla etkilenmemektedir. Pansiyonculuğun da yaygın olduğu ilçede yeme-içme tesisleri, müzikli eğlence yerleri Karasu İlçesi’ndeki kadar olmasa da bulunmaktadır.
Sapanca Gölü: göl kıyısında turizm işletme belgeli Sapanca Richmond Oteli’nin plaj tesisleri İl Özel İdaresince Yaptırılan Öz Kum Dinlenme Tesisleri, Belediye Halk Plajı hizmet vermektedir.
Sağlık Turizmi
İnsanlar ilk çağlardan beri şifalı su kaynaklarının bulunduğu yerlere sağlık amaçlı gitmektedirler. Sakarya ili termal kaynaklar bakımından jeotermal bir bölgede olması sebebi ile oldukça zengin bir potansiyele sahiptir.
Acısu İçmesi (Geyve): Gölpazarı yolu üzerinde Geyve ilçesinin 5 kilometre güneydoğusunda, Ahibaba köyünde bulunan içme, tadı nedeniyle acısu diye adlandırılır. Su sıcaklı 260 C olup, mide ve barsak hastalıklarına iyi gelmektedir. Suyun çevresi, içinden akan dere ve doğal çevresi ile mesire ve dinlenme yeri olarak özelikle hafta sonları birçok ziyaretçi ağırlamaktadır.
Kil Hamamı Kaplıcaları (Taraklı): Taraklı ilçesine bağlı Hacıyakuplar köyü sınırları içerisindeki kaplıca, Taraklı’ya 7 kilometre Adapazarı’na 55 kilometre, İstanbul’a ise 185 kilometre mesafededir. 1987 yılında Taraklı’nın ilçe olmasından sonra inşaat halindeki kaplıca hamamı İlçe kaymakamlığına devredilmiş inşaatı tamamlandıktan sonra İl Özel İdare Müdürlüğü’nce kiraya verilmiştir.
Kaplıca bir dere içinde ve çam ormanları arasındadır. Tesislerin bahçesinde eski kaplıca binası da bulunmakta ancak kullanılmamaktadır. Tesis 70 yatak kapasitelidir. İçinde duşlu, balkonlu, teraslı ve baraka tipi odalar bulunmaktadır. Ayrıca kaplıcanın etrafı kamp yapmaya çok uygundur.
Kuzuluk Kaplıcaları: Selçuklular döneminden bu yana bilinen bir termal merkezi olan kuzuluk kaplıcası ilin en önemli kaplıcasıdır. Kuzuluk kaplıcası; mide, karaciğer, safra kesesi, damar sertliği, şeker, böbrek hastalıkları, bel ağrısı, siyatik, romatizma, kadın hastalıkları, egzama, sedef gibi cilt hastalıkları üzerinde olumlu etkilere sahiptir.
1996 yılında inşası tamamlanarak faaliyete geçen Kuzuluk Evleri, Kuzuluk beldesinde bulunan tek kür merkezidir. Merkezde toplu kullanıma sunulan 250 kişilik lokanta, 250 kişilik eğlence merkezi, kafeterya, alış-veriş merkezleri, 20 araçlık go-cart araç pisti bulunmaktadır. Şifalı kaplıca sularından yararlanmak için kapalı havuz ve dairelerin içinde bulunan küvetler kullanılmaktadır. Bunun için tavsiye edilen su sıcaklığı 36-38 oC dir.
Kuzuluk Termal Otel (3 yıldızlı); 60 oda ve 5 suit, 140 yataklı, 200 kişilik 2.sınıf lokantalı, 150 kişilik açık yemek terası, 90 ve 45 kişilik çok amaçlı salon, satış ünitesi, kuaför ve otoparklıdır. Bunun yanı sıra devre mülk sahipleri dışında, merkezden daire kiralanabilmektedir. Ayrıca içinde soyunma kabinleri, yeme içme tesisleri bulunan havuz günübirlik ziyaretçilerin kullanımına sunulmaktadır. Kuzuluk kaplıca evlerinin bakımı, temizliği, emniyeti yönetici firma tarafından sağlanmaktadır. Kaplıca evlerinin hemen önündeki caddede yol boyunca sağlı sollu hediyelik eşya ve tatil ihtiyaçlarının karşılanabileceği dükkânlar ile özellikle yörede yaygın olan kiremitte mantarlı ve özel soslu alabalık yemeyi sunan restaurantlar bulunmaktadır.
Çökek Kaplıcası (Akyazı): Kuzuluk beldesi sınırları içinde bulunan kaplıcada toplam 9 kuyu bulunmaktadır. Bunlardan 4’ü su, 5’i ise çamur banyosu olarak kullanılmaktadır. Kaplıca suyu romatizma siyatik ve kaşıntılara iyi gelmektedir.
Ilıca Köyü Gazlı Suyu: Kaplıca, Geyve’nin 15 kilometre güneydoğusunda Geyve-Taraklı yolunun 13. kilometresinden ayrılan bir yoldan gidilen Ilıcak Köyü içinde yer almaktadır. Mineral yönünden çok zengin ve şifalı olan kaplıca suyu bromür ve iyodür de içermektedir. Suyun ortalama sıcaklığı 26o C.
Spor Turizmi
Genel turizm tariflerinden hareketle, spor turizmi kavramı için, spora ilgi duyan kişilerle, aktif olarak spor yapan kişi, grup ya da takımlar ile bunların idarecileri ve seyircilerinin turizme katılmalarından doğan olaylar ve ilişkiler bütünü, şeklinde bir yaklaşımda bulunmak mümkündür.
Spor turizmi için spor altyapısı yapılmış tesisler önem arz etmektedir. Bu altyapı sporun branşına göre değişiklikler gösterebilmektedir.
Ülkemizin spor turizmine müsait tesisleri özellikle Antalya Bölgesi’nde yoğunlaşmıştır. Marmara Bölgesi’ndeki profesyonel takımların fazlalığı ve bu takımlar için hazırlık kampı yeri ihtiyacı dikkate alındığında, doğal olarak ulaşım kolaylığı, yakınlığı, ikliminin yumuşaklığı gibi avantajlarıyla Sakarya İli, gelecekte iyi bir alternatif oluşturabilecek potansiyele sahiptir. Mevcut spor tesislerinin kalitesinin ve yeterliliğinin geliştirilmesi, mevcut ve yeni yapılacak konaklama tesislerine spor komplekslerinin de planlanması, iyi bir pazarlama, tanıtım programıyla sadece Marmara Bölgesi değil, yurdumuzun tüm bölgeleri ve hatta yurt dışındaki spor takımlarının da dikkatleri çekilecek ve dış turizm faaliyetleri için ilk adımlarda böylece atılmış olacaktır.
Yağlı Güreş: Ata sporumuz olan yağlı güreş, Sakarya İli’nde büyük bir altyapıya sahiptir. Sakarya’nın yetiştirdiği “Kırkpınar Başpehlivanı” unvanlı yağlı güreşçiler arasında Adil Atan, İrfan Atan’ın yanı sıra, daha yakın tarihimizde de birçok başarılar kazanmış yağlı güreşçiler mevcuttur. Ülkemizde yurt içi olduğu kadar, son zamanlarda yurt dışı tanıtımlarına da konu olan yağlı güreşler, Sakarya İli’nin de tanıtımında ve turizminin gelişiminde etkili olabilecek bir potansiyele sahiptir.
Yağlı güreş dalında Sakarya İli’nde özellikle Akyazı ve Sapanca İlçeleri ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda Akyazı-Akbalık Yağlı Güreşleri, Sapanca-Karakucak Yağlı Güreşleri spor literatüründeki yerini almış, ülkemizce takip edilen, katılımında yoğun olduğu organizasyonlar olarak kabul edilmektedir.
Sapanca Kürek Yarışları: Kürek sporu belli bir altyapı, tesis, malzeme gerektiren ve bu yönden ele alındığında yatırımını özellikle İstanbul İli’nde yapmış bulunan bir spor dalıdır. Bu bakış açısından hareketle, sahip olduğu doğal parkur, aynı zamanda bu sporun altyapısı konumundaki Sapanca Gölü, İstanbul İli’ne olan yakınlığı ile avantajını kullanmaktadır. Bu avantaj Sapanca Gölü’nü, Sapanca İlçesi’ni ve doğal olarak ta Sakarya İli’ni olumlu yönde etkilemekte, tanıtım ve il turizmine katkı sağlamaktadır.
Türkiye’deki mevcut kürek takımlarının ve Türkiye Kürek Milli Takımı’nın kamp yeri ve antrenman sahası konumundaki Sapanca Gölü, aynı zamanda her yıl düzenlenen Türkiye Şampiyonası’na da ev sahipliği yapmaktadır. Sapanca Gölü’nde Balkan Kürek Şampiyonaları da düzenlenmiştir.
Doğa Turizmi
Deniz, kum, güneş turizminin gelişimini tamamlamasının ardından tüm dünyada doğal kaynaklar üzerinde gerçekleşen turizm önemini arttırmıştır. Sakarya İli sahip olduğu doğal güzellikler ve İstanbul –Ankara’ya olan yakınlığı ile büyük avantaj sağlamaktadır.
Sakarya ili iklimin toprak yapısının kendisine verdiği avantajlar sayesinde çok zengin florasını insanların rehabilitasyonuna sunmaktadır. İlin zengin florası içinde geniş yapraklı ağaçlardan; meşe, kayın, gürgen, kestane, kızılağaç, kavak, dişbudak, ıhlamur, huş, akça ağaç ve çınar, iğne yapraklı ağaçlardan; sarıçam, kızılçam, karaçam, fıstık çamı, göknar, ladin, sedir, ardıç, selvi türleri ile onlarca değişik bitki türleri bulunmaktadır.
Flora Turizmi: Günümüzün stresli kent yaşamı, insanları doğaya çağırmakta, mutluluğun ilacı artık yeşil reçetelerde değil, yeşilin bizzat kendisinde aranmaktadır. Bu reçeteye ulaşabilmek için küçük kaçamaklar yapmak gereklidir. Bu küçük kaçamaklar beraberinde “flora turizmi”ni getirir. “Flora turizmi” olarak adlandırılan turizm çeşidi ise; günü birlik geziler, doğa yürüyüşleri ve piknikler ile başlayıp, doğayı tanımak, gördüğü bitkileri incelemek, yeşilin içerisine karışarak doğadan alacağı bir numune bitkiyi kendi yaşam mekanlarına katmayı kapsar.Sakarya İli, iklimin, toprak yapısının kendisine verdiği avantajlar sayesinde çok zengin florasını insanların rehabilitasyonuna sunmaktadır. Sakarya İli’nin zengin florası içinde, geniş yapraklı ağaçlardan; meşe, kayın, gürgen, kestane, kızılağaç, kavak, dişbudak, ıhlamur, huş, akça ağaç ve çınar, iğne yapraklı ağaçlardan; sarıçam, kızılçam, karaçam, fıstık çamı, göknar, ladin, sedir, ardıç, selvi türleri ile onlarca değişik süs bitkisi bulunmaktadır.
Flora turizmi konusunda Sapanca İlçesi, biraz daha ön plana çıkmaktadır. İlçede 150 kadar süs bitkisi üretimi yapan küçük ve orta ölçekli işletme mevcuttur. Dış ve iç mekan süslemesinde kullanılmak üzere üretilip satışa sunulan süs bitkileri genel olarak; kent peyzajları (kent meydanları, parklar v.b), konutların çevre düzenlemeleri (bahçe, villa, site bahçelerinin tasarımları), konaklama ve yeme-içme tesislerinin, spor komplekslerinin tasarımları, karayolları ve diğer yol kenarlarının düzenlenmesinde, diğer turistik mekanların dış ve iç düzenlemelerinde kullanılmaktadır. Sakarya İli’ne gelen ziyaretçiler gezip görmenin, yemenin içmenin yanında doğal ortamında görüp dokunduğu, kokladığı, ağaç ve süs bitkisini alıp yaşadığı mekanlara taşıyabilme fırsatını bulmaktadırlar.
YAPMADAN DÖNME
Sakarya Müzesini gezmeden
Cami, kale ve köprüleri görmeden
Sapanca gölüne gitmeden
Kuzuluk Kaplıcasına uğramadan
.....Dönmeyin
ULAŞIM
Sakarya’ya Kara ve Tren yolu ile ulaşabilirsiniz.
En yakın Havaalanı Sabiha Gökçen : 130 KM
Adapazarı ve diğer iller arasındaki mesafeyi görmek için tıklayın. http://www.kgm.gov.tr/il1.asp
Adapazarı ve ilçeleri arasındaki mesafeyi görmek için tıklayın http://www.kgm.gov.tr/ilce1.asp
YEME-İÇME
ISLAMA KÖFTE
KÖFTECİ MUSTAFA
1912’den beri faaliyette olan Köfteci Mustafa’nın Köfteleri Balkan tarzı köftelerin tadında, klasik usulde közlenmiş biber ve domates ile birlikte servis ediliyor. Islama köftenin adını da veren ayrıştırıcı özelliği yanında servis edilen kemik suyu ile ıslatılarak ızgarada pişirilen ekmeğinden geliyor. Islama ekmek özellikle yemeğin suyuna ekmek banmayı sevenler için harika bir formül; yumuşacık, lezzetli ekmeklere doyamıyor insan.
Sakarya cad.. No:42 , Yenicami mevkii Adapazarı / Sakarya 0 264 2779893
KÖFTECİ İSMAİL
Yine Adapazarının meşhur köftecilerinden Serdivan yolundaki yeri kapasite ve servisi ile farklı.
Merkez: PTT Sok. Cevatbey İşh. No: 109 – 110
Şube: Uzunçarşı 1. Geçit Usta Sok. No: 1/A
Şube: Çark Cad. Nişkoz Parselleri
Adapazarı / SakaryaMerkez: 0 264 2741411 – 2716237
Şube: 2718490
Şube: 2743340 – 41 – 42
HAKİKİ RUMELİ KÖFTECİSİ
Yine gözde olan köftecilerden Ankara Cad. No:3 Adapazarı / Sakarya 0 264 2774912
ABHAZ YEMEKLERİ
ALAŞARA RESTAURANT
Dünyada en uzun süre yaşayan Abhazlara ait yemekleri mutlaka tatmalısınız.Adapazarına 10 km. mesafedeKayalar Memduhiye Köyü Adapazarı / Sakarya0 264 3595819 – 0 535 9705066
KONAKLAMA
Şehir içindeki otellerin yanı sıra, Sapanca daki Otellerde Şehir merkezine yakınlığı ile tercih edilebilinir. Sapanca – Adapazarı arası 35 km
Hotel Baltürk
Ankara Cad. No:53 Adapazarı/SAKARYA/TURKEY0 264 273 39 20 ( 3 Hat)
Seçkin Otel
Erenler Mh.Sakarya Cad.No:270 Erenler/SAKARYA0 264.276 02 33 Fax.:0.264.276 96 20
Grand Hotel Sakarya
Adnan Menderes Cd.No:126 Adapazarı/Sakarya0 264.276 45 40 (pbx) Fax: 0.264.276 45 41
ALIŞVERİŞ
Adapazarı’na uğramışken Meşhur Abhaz tuzu olan Acıka, Abhaz (Abaza) peyniri, İsli Peynir alınız.Belirtilen mamuller çoğu şarküteride bulunabileceği gibi, Çarşı merkezindeki Katlı Pazar yerinde de bulunmaktadır.Adapazarı’nın Kabağı da meşhurdur. E-5 üzerinde yol kenarlarındaki tezgahlarda satanlar olduğu gibi yine Katlı Pazar yerinden de alabilirsiniz.. Adapazarı’nda üretilen Kabak Şekerini de denemenizi tavsiye ederiz.
AKYAZI
GENEL BİLGİ
Keremali dağı ve Karadağ üzerinden Akyazı’ya bakıldığında özellikle sabah ve akşam saatlerinde İlçenin üzeri beyaz bir sis tabakası ile örtülü gibi görülür. Bu görüntü beyaz bir ova izlenimini vermektedir.Bir zamanlar Akova denilen bu ovaya, daha sonraları ova anlamına gelen yazı sözcüğü eklenmiş ve o günden sonra Akyazı olarak anılmaya başlanmıştır. Rivayetler Akyazı’nın adını bu şekilde aldığı şeklindedir Akyazı Selçuklular zamanında kurulmuş bir Türk kasabasıdır. Selçuklu Devleti’nin sona ermesi ile merkezi Göynükte bulunan Umurhan Beyliği’nin eline geçmiştir. 1303 tarihinde Osmanlı Devleti’’in kurucusu Osmanbey’in komutanlarında Konuralp tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Bundan böyle sürekli Türk egemenliğinde kalan Akyazı, 1808 yılında İstanbul, ve 1845 yılında Üsküdar’a bağlanmıştır. Kanuni Sultan Süleyman’ın oğulları Selim ve Beyazıt zamanında başlayan taht kavgaları yüzünden çıkan kanlı çatışmalar yöre halkı üzerinde derin izler bırakmıştır. Yine bu bölgede çıkan suhte (softa) ayaklanmaları yüzünden Akyazı ve çevresi halkı büyük zarar görmüştür. Akyazı tarih çağları içinde Bitinya, Roma ve Bizans gibi büyük devletlerin egemenliği altında kalmıştır. Osmanlı Devletinin kurulması ile Bizanslıların egemenliği altında bulunan Akyazı ve çevresine yapılan seferler sonunda Osmanlı egemenliğine geçmiştir. 1944 yılında İlçe olan Akyazı önce Kocaeli iline, 1954 yılında da Sakarya’nın İl olması ile Sakarya’ya bağlanmıştır.
ULAŞIM
Akyazıya TEM üzerinden , Akyazı çıkışından çıktından 10 km sonra ulaşıyorsunuz. Adapazarı ve Akyazı arasındaki mesafeyi görmek için tıklayın
http://www.kgm.gov.tr/ilce1.aspAdapazarı ve diğer iller arasındaki mesafeyi görmek için tıklayın. http://www.kgm.gov.tr/il1.asp
KUZULUK
Sakarya İl merkezine 27 km., Akyazı İlçe merkezine 8 km., İstanbul’a 175 km., Bursa’ya 190 km., Ankara’ya 270 km. uzaklıktadır. Havayolu ulaşımı İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havaalanları ile sağlanmaktadır.
KONAKLAMA
KUZULUK TERMAL OTEL
Kuzuluk Beldesi – Akyazı / SAKARYA
Tel : 0264 421 0020
Fax: 0264 421 0150
www.kuzuluktermalotel.com
GEZ & GÖR
KUZULUK KAPLICALARI
Selçuklular döneminden bu yana bilinen bir termal merkezi olan kuzuluk kaplıcası ilin en önemli kaplıcasıdır. Tedavi (Endikasyon) Özellikleri Kaplıca suyunun Sağlık Bakanlığınca tespit edilmiş tedavi özellikleri aşağıda belirtilmiştir:
Hekim kontrolünde banyo uygulamaları şeklinde inflamatuvar romatizmal hastalıkların (romatiod, artrit, ankilozan, spondilit başta olmak üzere) kronik dönemlerde; kronik bel ağrısı, osteoartrit gibi noninflamatuvar eklem hastalıklarının; miyozit, tendinit, travma, fibromiyalji sendromu gibi yumuşak doku hastalıklarının tedavisinde tamamlayıcı tedavi unsuru olarak, ortopedik operasyonlar, beyin ve sinir cerrahisi sonrası gibi uzun süreli hareketsiz kalma durumlarında mobilizasyon çalışmalarında, kronik dönemdeki seçilmiş nörolojik rahatsızlıklarda, cerebral palsy gibi hastalıkların tedavisinde rehabilitasyon amacıyla, stres bozukluğu, nörovejetatif distoniler örneklerindeki gibi genel stres bozukluklarında ve spor yaralanmalarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabilir niteliktedir. Kaynağın içerdiği amonyum değerinin uyarı sınırlarının üzerinde olmasından ötürü içme kürlerinde kullanılması engellenmelidir.
Termal Su Özellikleri
Fiziksel Özellikler : Kokusuz, Gazlı, Renk 4.0, Bulanıklık 0.56
Kimyasal Özellikler : Florürlü (2.46 mg/lt), karışık nitelikte termomineralli su.
Fiziko Kimyasal Özellikler : Ph: 7.22
Toplam Mineralizasyon : 2259.842 mg/lt
Sıcaklık : 84ºC olan kaynak 40ºC ye soğutuluyor
KÜLTÜR ve TABIAT VARLIKLARI : Akyazı’daki Türbeler 1. Mir Ali, Emir Ali; Ballıkaya köyündedir.2. Üç Şehitler; Taşyatak Köyünün Domuz gölü mevkiindedir.3. Şehit Kerim Türbesi; Pazarköy’ de olup, türbe bina içindedir.4. Şehit Kerem Ali Türbesi; Keremali Tepesinin zirvesindedir.5. Yedi Kardeşler Türbesi; Ömercikler Mahallesi Tekke Sokaktadır.
Aksartepe Kalesi: Alaağaç ve Kuzuluk Beldesi ayırımında yükselen sarp kaya. Efsanevi özelliği yüzünden define arayıcılarına hedef olmuştur.
Kilise Kalıntıları : Eski bir geçmişe sahip olan Akyazı’nın dağlık bölümlerindeki yerleşim yerlerinde kilise kalıntılarına rastlanmaktadır.
Mudurnu Çayı : Sakarya nehrine bağlanan Mudurnu Çayı ilçemiz sınırları içerisinden geçmektedir.
Yaylalar : 517 Acelle YaylasıAcelle Yaylası Akyazı İlçesi’nin 35-40 km güneyinde yer alır. Yaylaya üç değişik güzergahtan ulaşılabilmektedir. Eğer TEM’den Akyazı sapağından çıktıysanız, Dokurcun istikametine güneye doğru dönmeniz gerekiyor. Dokurcundan sonra ise biraz tabelalarla biraz da sora sora yolu buluyorsunuz. Yolun büyük kısmı bozuk ve yağışlı havalarda küçük araçlar için ızdırap olabilir. Motosikletler için ise off-road lastiği tavsiye ederim. Acelleden güneye devam ederek Taraklı ilçesine de ulaşmak mümkün. 2. Sultanpınar Yaylası3. Keremali Yaylası4. Boztepe Yaylası5. Susuz Yaylası6. Çiğdem Yaylası
SÜLÜKLÜGÖLYaklaşık 300 sene önce toprak kayması ile Hongurdak Deresi’nin önünün tıkanması sonucu oluşan Sülüklügöl, Adapazarı Dokurcun yakınlarında yaklaşık 1100 metre rakımda bulunuyor. Tabiatı Koruma Alanı ilan edilen göle adını veren sülükler, 1976 yılında üretme amacıyla göle bırakılan balıklar tarafından yok ediliyor. Sülüklügöl, Adapazarı, Akyazı’ya bağlı Dokurcun kazası yakınlarındaki (Bolu Mudurnu’ya bağlı) Akyokuşkavağı Köyü’nde yer alan bir milli parkımız. İstanbul’dan yaklaşık 3 saat uzaklıkta. Sülüklügöl Tabiatı Koruma Alanı’nın girişinden itibaren göle kadar takip edilen toprak yangın yolu 9 km kadar. Gidiş – dönüş yaklaşık 16 km’lik bir parkuru içeriyor. Toprak yoldan ve bazen orman içinden 800m irtifadan 1200m’ye çıkıyoruz. Sülüklügöl 1200m. Yükseklikte bir set gölü. Üç asır önce bir heyelan sonucu meydana gelmiş. Gölün içinde cansız Göknar ve Meşe ağaçlarını görebiliyorsunuz. Adı Sülüklügöl ama yöre halkı içine alabalık bıraktığından beri içinde sülüklere rastlanmıyor. Sülüklügöl; ihtiva ettiği sulak saha ve orman ekosistemleri ve bu ekosistemlerde yaşayan bitki ve hayvan türü çeşitliliği ile eşsiz bir tabiat parçasıdır. Tektonik hareketler sonucunda çökmüş, ağaçların üst kesimleri su üzerinde kalarak ilginç peyzaj özelliği yaratmıştır.
Karaçam, sarıçam, göknar, kayın, saplı meşe, sapsız meşe, palamut meşesi, titrek, kavak, akkavak, gürgen, çınar, ıhlamur, akçaağaç, kızılağaç, yaban kirazı, dişbudak başlıca ağaç türlerini oluşturmaktadır. Kuzuluk kaplıcaları ve içme suları geçilerek ve sağınızda solunuzda sıralanan kır lokantalarını görerek Dokurcun’a bağlı Samanpazarı mevkiine geliniyor. Burada sağınızda onbir metre gövde genişliği olan 500 yaşında bir koca çınar göreceksiniz. Çınarın gövdesinde oluşan kovuğa isterseniz mağara niyetine bakabilirsiniz. Çünkü içine on kişi girebilecek kadar büyük. Bu koca çınarı selamladıktan sonra Taşvansuyu’na geleceksiniz. Burası alışveriş için son nokta, ihtiyaçlarınızı tamamlayın. Sağa ayrılan rampa, toprak zeminli dar bir orman yolundan dolana dolana Dokurcun Yaylası’na çıkıyor. Size ters yönde yolu izleyen akarsular, karaçamlar ve dibinde ot azmanı bitkiler eşliğinde turkuaz renkli bir su göreceksiniz. İşte Sülüklügöl!Adı sizi ürkütmesin, sevimsiz gelmesin. Sülüklügöl ve çevresi çok hoşlanacağınız bir doğa parçası. İlkbahardan kışa kadar piknik ve doğa yürüşleri için güzel bir çevre olan Sülüklügöl kışın da trekkingçileri çekiyor. Ayrıca otomobilciler de offroad ve jeep safari için geliyorlar.
Altın renkli yaprakları, bir tablodan farksız manzarasıyla Sülüklügöl, doğa tutkunlarını bekliyor…
Bugün yönümüz Adapazarı sınırları içinde kalan Sülüklügöl. Her zamanki gibi sabah erkenden başlayan toparlanma sürecinden sonra, saat 08.00 gibi İstanbul’dan çıkıyoruz. Adapazarı Akyazı’yı geçtikten sonra eski Bolu yolunu izleyerek 11.00 gibi Dokurcun Kasabası’na ulaşıyoruz. Burada çay ve ihtiyaç molası ile öğle nevalesini tedarik için yarım saat kadar kalıyoruz. İşimiz bittikten sonra Dokurcun Kasabası’ndan ayrılıyoruz. Kısa süre sonra karşımıza tahta bir tabela çıkıyor. Sağı gösteren ok şeklindeki bu tahta tabela Sülüklügöl’ü işaret eder. Aracımızı ve kaptanımızı bırakıp 3 km ilerideki Sülüklügöl yoluna giriyoruz. Alabalık çiftliği bizi bekliyor. Sülüklügöl dört mevsimde de dört ayrı güzelliği olan bir parkurdur. Bu nedenle yürüyüşçülerin fazlaca itibar ettiği bir yerdir. Ben de yaklaşık 15 yıl kadar önce ilk olarak bu parkurdan yürümüştüm.
DOĞANIN BÜYÜSÜNÜ KEŞİF
Doğanın büyüsünü ilk burada keşfetmiştim. Bu büyü beni o dağdan bu dağa sürükleyip durdu. Kimi zaman ormanların derinliğinde kayboldum, kimi zaman geceleyip yıldızları üzerime bir yorgan gibi çektim. Yüzümü gökyüzüne sürer gibi gecenin ipeksi karanlığında uyudum. Kimi zaman da dolunayın çadırıma konuk olduğu zamanları yaşadım. Bir şelalenin karşısında geceleyip gözümü açtığımda ipek bir tül gibi suyun metrelerce yukarıdan, aşağıya doğru dökülmesi karşısında aşkın duygular yaşadım.
6 SAATLİK PARKUR
İstanbul’dan 3 saat uzaklıktaki Sülüklügöl parkuruna girmiştik. 6 saat kadar sürecek olan parkur, tatlı bir eğimde devam ediyor. Yolun bir aşağısına bir yukarısına geçen dere, sanki şarkısıyla tüm iç dünyamızı, beynimizi yıkayıp arındırıyor. Dere yolun altına ya da üstüne geçerken, küçük tahta köprücüklerden ilerliyoruz. Çevremiz şemsiye yapraklarıyla örülmüş. Kış aylarında buralar karlarla kaplanır. Beyazlara bürünmüş çamların arasından yürürken sadece kar sesi duyulur.
TURKUAZ MAVİSİ GÖL…
Sonbaharın güzelliği ise daha başkadır. Sararmış yaprakların üstünden yürürken çıkan hışırtılar, doğanın insana sunduğu nadir müzik parçalarıdır. Yaklaşık 3 saatlik bir çıkıştan sonra Milli Park alanı diye bir tabelanın hemen ardında birdenbire karşımıza çıkıveren turkuaz mavisi bir gölle karşılaşırız. Bir ressamın tablosundan kaçmış da buraya gelmiş gibidir. Şaşkın şaşkın bakakalırız. 1700’ lerde bir heyelan sonucunda kayan toprağın kapattığı bir alanda oluşmuş bu gölün içinde, hala dalları ve yaprakları kalmamış ağaç gövdelerine rastlarız. Köşelerde çeşmeler bulunduğundan güzel bir piknik alanıdır aynı zamanda. Genelde yürüyüşçülerin uğrak yeri olan buraya kimi zaman araçlarıyla piknik yapmaya gelenlere de rastlanır. Ne yazık ki piknikçiler, yürüyüşçüler kadar doğaya duyarlı olmadıklarından çöplerini çoğu kez bırakıp giderler.
SÜLÜKLERE NE OLDU?
Bir zamanlar göle alabalık yetiştirmek için yumurta bırakmışlar. Yetişen balıklar da sülükleri bir güzel yiyip neslini tüketmiş. Şimdi ne balık var ne de sülük. Büyük gölden biraz kuzeye yürüdüğümüzde, orada birkaç tane daha küçük gölün olduğunu görürüz. Göl seviyesi oldukça yüksek olduğundan, bölge bazen sisli olur. Rüzgarın da etkisiyle gölün turkuaz renkli sularının üstünden akan sis, suyun ışıltılı yüzeyine dokunup geçer. Bu manzarayı saatlerce seyretsek yine de bu görsel şölene doyamayız. Ardından çıkıveren güneşin göl sularına dökülen ışıltıları, sanki yakamozlar oluşturur. Trekkingçiler bu doğa harikası alana Abant’tan veya değişik noktalardan hareket ederek, farklı parkurlar oluşturarak da ulaşırlar. Hele Abant Sülüklügöl geçişinde göle tepeden bakış şaşırtan bir tablo gibidir.
GÖZ OKŞAYAN GÜZELLİK
Burası doğa fotoğrafçılarına zengin açılar sunar. Böylesine görselliği göz okşayan bir doğa harikasını görmeye değmez mi? İzlenimim, arkadaşların tamamının burayı ilk kez gördüklerinde bir türlü ayrılmak istemeyişleridir. Durmadan fotoğraf çekiyorlar. Gölün doğu kıyısındaki çeşmeye yakın bir yerde bir eski ateş noktası bulduk ve orada ateşimizi yaktık. Çünkü rasgele yerde ateş yakmamalı. Ateş yakılan yerde uzun süre ot bitmediğinden, güzelim çayırlıkta simsiyah ateş noktaları görmek beni rahatsız eder. Öğle mönümüzde bugün sucuk var. Tüm arkadaşlar sucuğun kokusunu alınca açlıklarının farkına varıp, göl manzarasından sucuğa odaklanmaya başladılar. Yardımlaşma ve takım çalışması ruhuyla öğle yemeğimizi hazırlayıp, karnımızı da doyurduktan sonra artık bu güzel mekanı belki de başka bir mevsimde yeniden ziyaret etmek üzere geride bırakıyoruz.
SUYLA YOLDAŞ OLMAK
Dönüşümüz daha da zengin ve neşeli oldu. Zira, tatlı eğimde aşağı doğru iniş çok daha kolaydır. Yukarı çıkarken hafiften zorlanan arkadaşlar ‘bu parkur da neymiş?’ dercesine önden önden yürüdüler. Yine yürüdükçe yanımızda sular akıp durdu, yine manzara hepimizi cezbetti… Yaklaşık 2-2.5 saatlik bir yürüyüşten sonra neşeli biçimde aracımızın yanına ulaşıyoruz. Bu parkur insanın zorlanmandan yürüyebileceği ve mutlaka ‘iyi ki gelmişim’ dedirtecek ve belleğimizde hoş anılar bırakan bir yerdir.
YEME-İÇME Kuzuluk kaplıcası ve alabalık tesisleri ile ünlü, doğa ile bütünleşmiş alabalık tesislerinden bazıları,
ŞEREFİYE ALABALIK ŞEREFİYE KÖYÜ –
AKYAZI – SAKARYA 0 264 4378768
Dereağzı Alabalık Tesisleri
www.dereagzialabalik.com Karafırında Balık-Güveç-Lahmacun Kebap Köy Ekmeği Şerefiye Köyü / Akyazı / SAKARYA 0.264.437 81 69
Postoğlu Restaurant
www.postogluturizm.comKuzuluk / Akyazı / Sakarya0.264.437 86 04
Düzcanlar Atlı Köşk
Karafırında Balık Izgara-Güveç Kebap-Köy Ekmeğiİhlas Kaplıca Evleri Yanı Kuzuluk/AKYAZI/SAKARYA0.264.437 97 87 – E-mail: Bu ePosta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Doğa Havuzbaşı Dinlenme Tesisleri
Yüzme Havuzu,Restaurant,Pansiyon,KamelyaKuzuluk / Akyazı / SAKARYAVeysel Nalbant 0.535.344 72



