Genel Bilgiler
MANİSA
Yüzölçümü: 13.810 km²
Nüfus: 1.260.169 (2000)
İl Trafik No: 45
Batı Anadolu'da Spil Dağı ile Gediz Nehri arasında yer alan Manisa, Ege Bölgesinin ulaşım bakımından önemli bir noktasında bulunan zirai, ticari ve sanayi açıdan gelişmiş bir kentimizdir. Tarihi M.Ö. 3000 yıllarına inen ilde Hitit, Frig, Lidya, Makedon, Roma, Bizans, Beylikler ve Osmanlı uygarlıklarına ait izler bulunmaktadır. Tarih boyunca kültür ve sanatın yoğunlaştığı, ticaret yollarının geçtiği Manisa, kültürel ve doğal zenginlikleri ile ilgi çekici tatil olanakları sunmaktadır.
Kültür Turizmi
Karayolu ve demiryolu bakımından ulaşılması kolay bir noktada bulunan Manisa, tarihi, doğal ve folklorik değerler bakımından zengin bir ilimizdir. Yöredeki kalıntılardan, antik çağdan bu yana önemli yerleşimlere sahne olduğu, Sardes Kenti’nin Lidya Devleti’ne başkentlik yaptığı,Thyateira, Philadelphia ve Sardes’in Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde önemli dini merkezler olduğu bilinmektedir. Bu dini ilk benimseyen kentlerden biri olan Magnesia ise Bizans döneminde önemli piskoposluk merkezlerinden biri olmuştur. Saruhan Beyliği’nin başkenti olan, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de idari bir merkez olarak önemini koruyan ve uzun bir süre şehzadeler tarafından yönetilen Manisa’da, bu dönemlere ait birçok eser günümüze kadar ulaşmıştır. Özellikle Manisa merkez, Saruhanlı ve Osmanlı dönemi eserleri bakımından zengindir.Yine Kula kentsel sit alanı, klasik Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerindendir. Bu eserler kültür turizmi açısından önemli bir potansiyel oluşturmanın yanı sıra, araştırmacı ve yazarlar için de zengin bir kaynak teşkil etmektedir.
Geleneksel Manisa Mesir Şenlikleri 21 Mart
Müzeler
Manisa Müzesi - Detaylı Bilgi
Yörede bulunan eserler önceleri Muradiye Külliyesi’nin medrese bölümünde depolanmaya başlanmıştır. Zamanla eserlerin çoğalması sebebiyle medrese bölümü dönemin yerel yöneticilerinin girişimleriyle 29 Ekim 1937 tarihinde müze olarak açılmıştır. Medrese bölümü de yetersiz kalınca 1972 yılındaki restorasyon çalışmalarından sonra yapılan düzenlemeyle, imarethane bölümü arkeolojik eserlere, medrese bölümü ise etnografik eserlere ayrılmıştır.
Batı Anadolu’nun çeşitli yerlerinden toplanan arkeoloji bölümündeki eserler, yöredeki eski uygarlıkların kültür ve yaşam özellikleri hakkında fikir vermeleri açısından büyük önem arz etmektedir. Müzenin diğer bir önemli özelliği, Lidya Krallığı’nın başkenti Sardes Örenyeri’nde 1958 yılından beri sürdürülen kazılarda bulunan eserlerin burada sergilenmesidir. Arkeoloji bölümünde bronz çağdan Bizans dönemi sonuna kadar lahitler, mezar taşları, mozaikler, toprak kaplar, heykeller, büstler, cam ve fildişi objeler sergilenmektedir. Ayrıca Sardes Örenyeri’nden çıkarılan eserlerin ve mozaiklerin yer aldığı Sart salonu, antik çağ altın takıları, gümüş eşyaları ve oyun takımları örnekleri ile antik çağdan Osmanlı dönemine kadar uzanan döneme ait altın, gümüş ve bronz sikkelerin yer aldığı hazine odası ayrı bir çekiciliğe sahiptir.
Beylikler döneminden Osmanlı dönemine, yöre halkının gelenek, görenek ve yaşam tarzına ilişkin çeşitli eşyaların sergilendiği, medrese binasında yer alan etnografya bölümünde ise giysiler, silahlar, saray ve tekke eşyaları, çini sanatımızdan çeşitli örnekler, 17. ve 18. yüzyıla ait yazma eserler ve yazı takımları, kur’an ve cüz muhafazaları ile, oyma ve fildişi kakmalarla süslü hakiki kündekari tekniği ile yapılmış Ulu Camii minber kapısı görülebilir.
Tel No : 0 236 2311071
Faks No : 0 236 2320062
Açık-Kapalı Olduğu Saatler : 08.30-12.00 13.00-16.45
Ücretler : Yabancı - Yerli : 2 YTL.
**Müzemiz Pazartesi günleri kapalıdır.
Kula Kenan Evren Etnografya Müzesi
Manisa’nın Kula İlçesindedir. 7. Cumhurbaşkanımız Kenan Evren’in Kula İlçesinde doğduğu ev kamulaştırılmış ve Etnografya Müzesi olarak düzenlenmiştir. Halen özel müze statüsü ile Kula Belediye Başkanlığı sorumluluğunda bulunmaktadır.
Tel No : 0 236 2311000
Faks No : -
Açık-Kapalı Olduğu Saatler : Belediye kontrolünde ziyaretçi alınmaktadır.
Ücretler : Alınmıyor
Aigai Antik Kenti (Manisa-Merkez)
Manisa’ya yaklaşık 49 km mesafedeki Köseler Köyü yakınında bulunan ve Nemrut Kale adıyla anılan Aigai, Herodot’un bahsettiği Batı Anadolu’daki 12 Aiol kentinden biridir. Çevreye hakim bir konumdaki kayalık bir tepe üzerinde bulunan kentin tarihi, M.Ö. 8.yüzyıla kadar inmektedir. M.S. 17 yılındaki depremde büyük ölçüde hasar gördüğü ve onarım geçirdiği, Hellenistik dönemde ise önemli bir ticari merkez olduğu anlaşılan kentte kazı çalışması yapılmamıştır. Kentin surları arazinin durumuna göre inşa edilmiştir. Surlar içinde üç katlı agora ve bu yapıyı taşıyan duvarlar, meclis binası, teras duvarlı stadyum, tiyatro ve Demeter Tapınağı gibi kalıntılar bulunmaktadır.
Tepe Mezarlığı Ören Yeri (Akhisar)
Akhisar ilçesinin üzerinde bulunduğu Antik Thyateira Kenti, geçmişi erken bronz çağ dönemine kadar inen bir kenttir. Antik çağda önemli dokumacılık merkezlerinden biri olan Thyateira, bölgedeki başlıca merkezlere ulaşımı sağlayan yolların kesiştiği bir noktada bulunması nedeniyle, askeri ve ticari açıdan da önemli bir kavşak oluşturmaktaydı.
Halk arasında “Tepe Mezarlığı” adıyla anılan semtte yapılan kazılarda, Roma dönemine ait sütunlu bir cadde ile çeşitli mimari parçalar ve sikkeler bulunmuştur. Mevcut kalıntıların yanı sıra, Hıristiyanlığın ilk çağlarına ait Ege Bölgesi’nde bulunan yedi kiliseden, Thyateira Kilisesi’nin bulunduğu yer olarak da inanç turizmi kapsamında ziyaret edilen önemli yerlerden biridir.
Saittai (Sidas) Antik Kenti (Demirci)
Demirci ilçesinin güneyinde, İcikler Köyü sınırları içinde ve köye yaklaşık 5 km mesafede bulunmaktadır. Henüz kazı yapılmamış olmakla birlikte toprak üstünde bulunan birçok mimari parça ile belirgin bir halde olup,önemli bir kent olduğu ve Roma döneminde imar gördüğü anlaşılmaktadır.
Julia Gordos (Gördes)
Heyelan nedeniyle daha güneye, şimdiki bulunduğu alana taşınan Gördes ilçesinin bulunduğu eski yerleşim alanın altındadır. Tarihi Hellenistik döneme kadar inen kentte, toprak yüzeyinde görünen kalıntı yoktur. Seleukhos, Bergama ve Roma yönetimi altında kaldığı ve geç antik dönemde piskoposluk merkezi olduğu anlaşılmaktadır.
Sardes Antik Kenti (Salihli)
Lidya Devleti’nin başkenti olan Sardes Antik Kenti’nin kalıntıları Salihli İlçesi, Sart Kasabası’ndadır. Sart ve yöresinin 5000 yılı aşkın bir süredir çeşitli yerleşimlere sahne olduğu, Roma ve Bizans dönemlerinde de önemli bir yerleşim merkezi olduğu kazı çalışmalarından anlaşılmaktadır.
Tarihte devlet güvencesinde paranın ilk basıldığı yer olarak bilinen Lidya döneminin Sardes Kenti, tarım, hayvancılık, ticaret ve Paktolos (Sart ) Çayı’nda yapılan altın madenciliği sayesinde zengin bir kent olmuştu. M.Ö. 7. yüzyıldan başlayarak M.S. 7. yüzyıl erken Bizans dönemine kadar süren 14 yüzyıl boyunca Sardes gerek ulaşım, gerekse idari ve ticari bakımdan önemli bir kent olma özelliğini korumuştur.
İncil’in Vahiy bölümünde, Hıristiyanlığın batıya yayılmasında önemli rol oynayan Batı Anadolu’daki yedi kiliseden biri olarak anılan Sardes, dini açıdan da ayrı bir öneme sahiptir.
Hamam – Gimnazyum Kompleksi
İzmir – Ankara yolunun kuzey kıyısında mermerli cadde ve dükkanların arkasında yer almaktadır. M.S. 4. ve 5. yüzyılda kompleksin giriş avlusu olarak kullanıldığı anlaşılan ve mermer avlu adıyla anılan salondaki sütunlardan birinde bulunan kitabeden binanın, Roma İmparatoru Septimius Severus, eşi Julia Donna ve çocukları Caracalla ve Geta’ya adandığı anlaşılmaktadır. Sütunların çoğu sağlam durumda bulunan mermerli avlu, on yıl kadar süren bir çalışma sonrası restore edilmiş ve yapının görkemli bir bölümü ortaya çıkmıştır. Avlunun batı duvarında yer alan kemerli bir kapıyla hamam bölümüne geçilmektedir.
Sinagog (Salihli)
Antrenman sahasının güneyinde yer alan hamam-gimnazyum kompleksine ait büyük bir salon, geç Roma döneminde kentin Musevi cemaatine verilerek sinagog haline getirilmiştir. Bulunan İbranice bir kitabeden, binayı kentin Musevi cemaatine veren imparatorun İmparator Lucius Verus olabileceği anlaşılmaktadır.
Artemis Mabedi
Paktolos (Sart Çayı) vadisinde yer alan Artemis Mabedi, İon tarzındaki en büyük mabetlerden biridir. Başlangıçta sadece Artemis’e ibadet edildiği anlaşılan tapınak, daha sonra doğu kısmı Zeus’a, batı kısmı Artemis’e ait olmak üzere ikiye ayrılmıştı. M.Ö. 4. yüzyılda yapılmış olan mabet M.S. 17 yılındaki depremde ve 3. yüzyıldaki sel baskınında hasar görmüş ve Romalılar tarafından onarılmıştır. Mabedin arka kısmında M.S. 400 yıllarına tarihlenen küçük bir kilise, batı tarafında ise M.Ö. 6.yüzyıla tarihlenen bir sunak bulunmaktadır.
Kaleler
Manisa Kalesi: (Manisa-Merkez)
Manisa’nın hemen güneyindeki Spil Dağı’nın kuzey yamaçlarında kalıntıları görülen kale dış kale ve iç kale olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir. Yapım tarihi bilinmemekle beraber 13. yüzyıl başlarına tarihlenebilir. Kale Bizans mimarisinin genel özelliği olan tuğla hatıllı moloz taş örgü tekniği ile yapılmıştır.
Dış kale : 4.5 km olan ve 13 kule ile tahkim edilen dış kalenin yedi kapısından ikisine ait kalıntılara ulaşılmıştır.
İç kale : Beşgen bir plana sahip olduğu için “Sandık Kale” olarak adlandırılmıştır. Surları yedi kule ile tahkim edilmiştir. Girişi güney yönündeki dar bir kapıdan sağlanmıştır. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde bulunduğundan söz ettiği otuz ev, ambarlar, iki sarnıç ve camiden günümüze ancak sarnıç kalıntıları ulaşmıştır.
Yoğurtçu Kalesi: (Manisa-Merkez)
Manisa merkeze 20 km kadar uzaklıkta, Uzunburun Köyü yakınlarındadır. Gediz Vadisi’ne hakim bir konumda bulunan kalenin 12.yüzyıl sonları veya 13.yüzyıl başlarında yapılmış olması muhtemeldir.
Kuzey cephesi sarp kayalık üzerine oturmuş olan, karemsi planlı iç kale doğu, batı ve güney yönlerinde bir dış surla çevrilmiş ve dış sur belirli aralıklarla kulelerle tahkim edilmiştir. Güney cephede belirgin olan dış surun doğu ve batı bölümleri yıkılmıştır. Kuzeyden bakıldığında oldukça sağlam ve etkileyici bir görünüme sahip olan iç kaledeki mekanların büyük bir kısmı yıkık durumdadır..
Halk arasında “Yoğurtçu Kalesi” adıyla anılmaktadır. Kalede henüz kazı çalışmaları yapılmamıştır.
Ulu Camii ve Külliyesi (Manisa-Merkez)
Spil Dağı’nın kuzey eteklerinde, şehre hakim bir konumda yer alan külliye cami, medrese ve türbe ile kuzeydoğusundaki hamamdan meydana gelmiştir. Saruhan Bey’in torunu İshak Çelebi tarafından 1366 yılında Mimar Emet Bin Osman’a yaptırılmıştır. İnşasında kaba yonu taş, tuğla ve bazı antik mimari unsurlar kullanılmıştır.
Cami enine dikdörtgen bir plana sahip olup sekizgen ayak sistemi üzerine oturan bir büyük kubbeyle örtülmüştür. Tek minareli olan caminin hakiki kündekari tekniği ile yapılmış olan minberi Beylikler Dönemi Türk ahşap oymacılığı’nın şaheserlerinden biridir. Minber kapısı Manisa Müzesi’nde muhafaza edilmektedir.
“Fethiye Medresesi” adıyla da anılan medrese, caminin batı bitişiğinde tek eyvanlı, iki katlı olarak camiden on yıl kadar sonra aynı mimar tarafından yapılmıştır. Kentin en eski medresesi olan yapının kuzeye bakan taç kapısının her iki yanında birer çeşme bulunmaktadır.
Cami ile medrese arasındaki geçidin güney duvarından açılan bir kapıyla girilen türbede bulunan dört sandukanın İshak Çelebi ve ailesine ait olduğu sanılmaktadır.
Külliyenin hamamı ise “Çukur Hamam” olarak bilinmekte olup günümüzde hayli harap bir durumdadır. Hamamın külliyeye gelir getirmesi amacıyla yapıldığı vakfiyesinden anlaşılmaktadır.
Çeşnigir Camii (Manisa-Merkez)
Eski garaj civarındaki Esnaflar Parkı’nın güney kenarında bulunan cami, 1474 yılında Fatih Sultan Mehmet’in azatlı kölesi Çeşnigir Sinan tarafından yaptırılmıştır. Enine dikdörtgen planlı, kesme taştan yapılmış, ortada bir büyük, köşelerde ise dört küçük eliptik kubbe ile örtülmüştür. Batı bitişiğindeki kare planlı küçük kütüphane ise, 1831 yılında Karaosmanoğulları’ndan Hacı Sabri Ağa tarafından yaptırılmıştır.
İvaz Paşa Camii (Manisa-Merkez)
Karaköy semtindeki yer alan cami, 1484 yılında İvaz Paşa tarafından yaptırılmıştır. Cami bir büyük kubbeyle örtülü ve tek minarelidir. Son cemaat yeri ise beş yuvarlak sütun üzerine oturan dört kubbe ile örtülüdür. İnşaatında kesme taş ve tuğla kullanılan caminin tuğla işçiliği önemlidir. Caminin son cemaat yerinin doğusunda yer alan mezar ise İvaz Paşa’ya aittir.
Hatuniye Camii ve Külliyesi (Manisa-Merkez)
1490 yılında II.Bayezid’ın eşi Hüsn-i Şah Sultan tarafından yaptırılan külliye cami, medrese, imarethane ve sıbyan mektebinden oluşmaktadır.
Hatuniye Camii dikdörtgen planlı, tek minareli sade bir camidir. Ana mekan, sekizgen bir kasnak üzerine oturan bir büyük ve iki yanda ise küçük kubbe ile örtülmüştür. Son cemaat yeri ise altı sütun üzerine oturan beş küçük kubbeyle kaplanmıştır. Minaresi zikzak kırmalarla süslüdür. Yalancı kündekari tekniği ile yapılmış olan minberi, Türk süsleme sanatlarının güzel örneklerinden biridir.
Caminin batı kısmında yer alan sıbyan mektebi dikdörtgen planlı olup tuğla hatıllı, kaba yonu taş örgü tekniği ile inşa edilmiştir.
Külliyenin medrese ve imarethane bölümleri, diğer birçok eser gibi, Kurtuluş Savaşı sırasında yanıp yıkıldığından günümüze ulaşmamıştır.
Gelir getirmesi amacıyla 1497 yılında da Kurşunlu Han külliyeye ilave edilmiştir. Kayıtlara göre han altta 36, üstte 38 odaya, havuzlu büyük bir avluya ve ahıra sahiptir.
Sultan Camii ve Külliyesi (Manisa-Merkez)
Kanuni Sultan Süleyman sancak beyi olarak Manisa’da görev yaptığı dönemde annesi Hafsa Sultan’da yanında bulunmaktadır. Sultan Süleyman İstanbul’a gidip tahta oturunca Mimar Acem Ali’yi cami, medrese, sıbyan mektebi, imaret ve hankahtan meydana gelen bir külliye inşa etmesi için görevlendirmiştir. 1522 yılında tamamlanan bu yapılara daha sonra dar-üş şifa ve çifte hamam ilave edilmiştir.
Cami 16.yüzyıl Osmanlı mimarisinin ildeki en önemli örneklerindendir. Külliyenin ana binası olan cami, kesme taş ve tuğladan sade bir üslupla yapılmış, ortada bir büyük, yanlarda iki küçük kubbeyle örtülmüş, iki minareli bir camidir. Mermer minberi oyma ve kabartmalıdır. Kadınlar mahfelinde ise ahşap oymalar bulunmaktadır. Ünlü Mesir Macunu’nun halka saçıldığı cami olması sebebiyle halk arasında Mesir Camii adıyla da anılmaktadır.
Cami avlusunun kuzeyini çevreleyen medrese binası, ana girişi kuzeye bakan on odalı bir yapıdır. Misafirhane ve yemek odaları beşik tonoz örtülmüş, diğer mekanlar kubbe ile kapatılmıştır.
Medrese binasının kuzeydoğusuna düşen iki odalı sübyan mektebi, kuzeyinde yer alan hamam ve dar-üş şifa, çeşitli tarihlerde yapılan onarımlar sayesinde sağlam durumda günümüze ulaşmıştır. Hamamın kadınlar ve erkekler bölümleri aynı mimari düzenlemededir. Soğukluk ve ılıklık bölümleri yan yanadır. Sıcak bölümün orta kubbesinin kasnağından yedi aydınlatma penceresi vardır, ayrıca kubbelerin ortasına birer aydınlatma feneri yapılmıştır.
Kurtuluş Savaşı sırasındaki yangında yanan ve sonraki yıllarda da yıkılan hankah ve imarethane binalarının yeri sonraki yıllarda park şeklinde düzenlenerek “Sultan Parkı” adı verilmiştir.
Muradiye Camii ve Külliyesi (Manisa-Merkez)
III.Murat adına 1583-1592 yılları arasında yaptırılan külliye cami, medrese, imarethane ve dükkanlardan oluşmaktadır. Projesi Mimar Sinan’a ait olan külliyenin inşası Mimar Mahmut Ağa tarafından başlatılmış ve ölümü üzerine Mimar Mehmet Ağa tarafından tamamlanmıştır.
Külliyenin en gösterişli bölümünü oluşturan kesme taştan yapılmış ters T planlı cami, klasik Osmanlı mimarisinin en zarif örneklerinden biridir. Cami ortada bir büyük merkezi kubbe, yanlarda ve güneydeki mihrap çıkıntısında ise tonozlu çatı sistemi ile örtülmüştür. Kuzey cephesinin köşelerinde tek şerefeli bir çift minaresi vardır. İnce süslemeler ile bezeli iç mekana, fildişi, sedef ve bağa kakmalarla bezenmiş çift kanatlı bir kapıdan girilmektedir. Mihrap duvarı İznik çinileriyle kaplıdır. Mermer minber çok değerli bir sanat eseridir. Üst pencerelerde cam işi süslemeler yer almaktadır. Güneydoğu köşesinde bulunan mermerden yapılmış hünkar mahfilinin tavanı malâkari işlemelerle, kubbe, tonoz, kemer ve pencerelerin etrafı ise kalem işleri ile bezenmiştir.
Medrese, klasik Osmanlı medrese plan ve şekline bağlı kalınarak yapılmıştır. Giriş kapısı batı cephesinde olup revakların gerisinde kuzey, güney ve batı yönlerinde odalar yer almaktadır. Kubbe ile örtülü olan bu odaların içinde ocak ve dolap nişleri bulunmaktadır.
İmarethanenin planı medrese planına benzemekte olup revakların gerisinde avluyu “U” şeklinde saran mutfaklar, yemekhaneler ve erzak depoları yer almaktadır. Mutfak bölümlerinde büyük ocaklar ve bir çeşme bulunmaktadır.
Medrese ve imarethane bölümleri günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.
Medrese ile cami arasındaki avluda yer alan kütüphane 1812 yılında Karaosmanoğulları’ndan Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde Mimar Sinan Çocuk Kütüphanesi hizmet binası olarak kullanılmaktadır.
Dilşikar Hatun Camii ve Külliyesi (Manisa-Merkez)
Külliye 16.yüzyılda Manisa Alaybeyi olan Ferhat Ağa ve eşi Dilşikar Hatun tarafından inşa ettirilmiştir. Külliye cami, imaret, sıbyan mektebi ve çifte hamamdan meydana gelmektedir.
Cami 1579 yılında inşa edilmiştir. Kare planlı olan caminin tek kubbesi sekizgen olup kiremitle kaplıdır. Caminin son cemaat yeri daha sonra ilave edilmiştir. Zaman içinde geçirdiği onarımlar sonucu orijinal özelliklerini yitirmiştir.
Klasik Türk hamam mimarisinin örneklerinden olan külliyenin hamamı da aynı yüzyıla tarihlenmektedir.
İmarethane günümüze ulaşamamıştır.
St. Jean Kilisesi (Alaşehir)
Alaşehir’in üzerine kurulu olduğu Antik Philadelphia Kenti’nin akropolü durumunda olan Toptepe düzlüğündeki tapınak kalıntıları, Toptepe’nin kuzey eteklerinde erken Roma dönemi tiyatro kalıntıları, Bizans döneminde yapılmış olan surlar doğu kapısı ve M.S. VI. yüzyıla ait St. Jean Kilisesi en önemli eserlerdir. Havarilerden Ioannes adına yapılan, Ege Bölgesi’ndeki Hıristiyanlığın ilk çağlarına ait yedi kiliseden biri olan St. Jean Kilisesi’ne ait ayaklardan üç tanesi sağlam durumdadır. Payelerin yüksekliği, kalınlığı ve kemerlere bağlanışı, vaktiyle görkemli bir yapı olduğu izlenimini vermektedir.
Çarşılar-Bedestenler-Hanlar
Rum Mehmet Paşa Bedesteni: (Manisa-Merkez)
Fatih Sultan Mehmet'in komutanlarından biri olan Rum Mehmet Paşa tarafından İstanbul'da yaptırılan cami ve medreseye vakıf olarak inşa edilmiştir. Kuzey - Güney yönünde uzanan enine dikdörtgen bir planlı olan tek katlı yapı içten içe 42 x 10 m. ölçülerindedir. Dört yönden giriş kapışı bulunmaktadır. Bina içten beş sivri kemerle altı bölüme ayrılmış ve üst örtü içten beşik tonozla kapatılıp, dıştan klasik kiremitli bir kırma çatı ile örtülmüştür. Dış cephelerde 29 dükkan yer almıştır. Güney ve batı girişlerinin dış kısımlarında daha geç devirlerde yapılan birer çeşme bulunmaktadır. Yapının inşaat malzemesi taş ve tuğladır. Günümüze oldukça iyi korunarak ulaşan bedestenin içi vakıflar tarafından küçük bölümler halinde satılmış ve bu bölümler yer yer tuğla duvarlarla çevrelenerek binanın plan özelliği bozulmuştur. Halen çeşitli kişiler tarafından hurda deposu olarak kullanılmaktadır. Ticari sit sahası olarak tescil edilen alan içerisinde kalan Bedesten Çeşnigir Camii, Cumhuriyet Hamamı ve sahadaki 19. yy. sonları ve 20. yy. başlarında inşa edilmiş dükkanlarla güzel bir çevre dokusu oluşturmaktadır. 500 yıllık tarihi Rum Mehmet Paşa Bedesteni yapısının Manisa Kültür ve Turizm hayatına kazandırılması yönünde ilk adımlar atılmıştır.
Yeni Han: (Manisa-Merkez)
Hacı Mehmet Sadık Bey tarafından yaptırılmıştır. 19. yy.'la tarihlenir. Dıştan dışa 47 x 38 m. ölçülerinde, dikdörtgen planlı, avlulu, ahırlı, iki katlı bir ticaret hanıdır. Ana girişe geç devirlerde ilaveler yapılmıştır. Batı-güney cephelerinin önü ampir üsluplu dükkanlarla çevrelenmiştir. Birinci katta depolar ve sonradan ilave edilmiş ahırlar yer almaktadır. Birinci kat odaları iç içe iki mekanlıdır. İkinci katta revaklara açılan tek mekanlı odalar yer almaktadır. Yapıda mekanların örtü sistemi tonoz, dış örtü sistemi ise kırma çatıdır. Yapının ana malzemesi taş ve tuğladır. Geç dönemde üzeri sıvanmıştır. Kuzey cephede pencere araları panolar içine alınmış ve çatıya geçiş silmesi tüm cephe boyunca kalem işi spiral motifleriyle doldurulmuştur. Bunlar içinde dama ve yeklenli motifleri de görülür. Hanın güney-batı cephesinin uçunda bir kuş evi vardır. 2001 yılında başlayıp, 2004 yılında tamamlanan restorasyon çalışmalarında restorasyon projesine ve yapının orijinaline uygun olarak yapılmıştır. Günümüzde Yeni Han alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır. Han’ın bugünkü kullanımından doğan ihtiyaca uygun olarak bazı mekanlar arasında geçişler sağlanmıştır.
Kurşunlu Han: (Manisa-Merkez)
1497 yılında Sultan II. Beyazıt'ın Hatunu Hüsnüşah Sultan tarafından inşa ettirilen Hatuniye Camisi ile birlikte külliye olarak yaptırıldığı sanılmaktadır. Kitabesi bulunmayan yapının 903 tarihli vakfiyesinden 36 alt, 38 üst odalı havuzlu bir han olduğu ahır bölümleri ile hana bitişik 21 dükkanın olduğunu öğreniyoruz. Kurşunlu Han iki katlı, açık avlulu, kareye yakın dikdörtgen planlı olarak inşa edilmiştir. Taç kapısı (ana giriş) batı cephesinde yer almıştır. Doğu yönündeki açıklık vakfiyede belirtilen ahır bölümleri ile bağlantılı olabilir. Avlunun ortasında havuz yer almıştır. Zemin kat odalarının önünü kemerli revaklar gölgeler. İkinci kata ana girişin solunda bulunan taş merdivenle çıkılır ve ikinci kat odaları revaklı galerilere açılır. Yapının üst örtüsü orijinalinde kurşun olup, sonradan kiremit çatı ile kapatılmıştır. Ancak son onarımda kurşuna çok benzeyen galvanizli saç kaplama kullanılmıştır. Borsa Caddesi'nin açılması sırasında hanın kuzey cephesinde bulunan dükkanlar yıkılmış ve bu cephedeki alt kat odaları içten kapatılıp dışa açılarak dükkan olarak düzenlenmiştir. Halen öğrenci yurdu olarak kullanılmaktadır.
Türbeler
Saruhan Bey Türbesi: (Manisa-Merkez)
Bizans döneminin önemli bir merkezi olan Manisa, Saruhan Bey tarafından fethedilerek beylik merkezi haline getirilmiştir. Fetih gününün 1313 yılının Regaip Kandiline tesadüf etmesi nedeniyle, o günden günümüze Regaip Kandili ile Manisa’nın fethinin birlikte kutlanması gelenek haline gelmiştir. Tonozlu girişi ile yöreye has bir plan tipinin ilk örneklerinden olan Saruhan Bey’in Muradiye Camii’nin batısındaki türbesi, torunu İshak Çelebi tarafından yaptırılmıştır.
Revak Sultan Türbesi: (Manisa-Merkez)
Yapım tarihi belli olmayan türbe Niobe (Ağlayan Kaya) yakınlarındadır. Kare planlı olan türbe piramidal bir kubbe ile örtülmüştür. Kaba taş ve tuğladan yapılmış binanın kuzey cephesi yuvarlak, tuğla kemerli sağır bir niş halindedir. Türbenin içinde biri Horasan pirlerinden Revak Sultan’a ait olmak üzere üç sanduka bulunmaktadır.
Yedi Kızlar Türbesi: (Manisa-Merkez)
Karaköy semtinde yer alan türbe Saruhan Bey’in eşi Gülgün Hatun tarafından yaptırılmıştır. 14.yüzyıla tarihlenen dikdörtgen planlı, tek bir kubbeyle örtülü olan türbenin sivri kemerli bir girişi vardır. Türbede bulunan yedi sanduka nedeniyle Yedi Kızlar adı verilen türbe, aslında Saruhanoğulları’nın eşleri için yaptırılmıştır. Ön sırada bulunan üç mezardan ortada bulunanın Gülgün Hatun’a ait olduğu sanılmaktadır.
22 Sultanlar Türbesi: (Manisa-Merkez)
Konuk Caddesi’ndeki türbe sekizgen planlı, kesme taştan yapılmış, tek kubbe ile örtülü bir binadır. 15.yüzyıl sonlarında, Manisa’da sancak beyi olarak görev yapan Osmanlı şehzadelerinin yakınları için yapılmış olan türbede, sekizi erkek, diğeri kadın ve çocuklara ait 22 sanduka bulunmaktadır.
Tabduk Emre Türbesi : (Kula)
Kula’ya bağlı Emre Köyü’nde H. 954 yılına tarihlenen bir çeşme, iki hamam kalıntısı ve medrese temeli günümüze kadar ulaşabilmiştir. Tabduk Emre Türbesi olarak anılan yapı mimari unsurlar bakımından Manisa’daki Saruhan Bey Türbesi ile büyük benzerlikler taşımaktadır. Türbe içinde ortadaki Tabduk Emre’ye, diğerleri ise aile fertlerine ait olduğu söylenen on mezar bulunmaktadır.
Türbe kapısının hemen önünde, taşında balta tasviri bulunan mezarın ise Yunus Emre’ye ait olduğuna inanılmakta ve her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir
Mesire Yerleri
Sultan (Kiraz ) Yaylası (Manisa-Merkez):
Manisa’nın güneybatısında, Spil Dağı’na çıkarken sağa ayrılan bir yolla ulaşılan yayla, Manisa’ya 14 km mesafededir. Kiraz bahçeleri, çam ağaçları, soğuk suyu ve serin havası ile kente yakın piknik yapılabilecek alanlardan biridir.Yazları hayli sıcak geçen bölgede, Osmanlı döneminde kentte hüküm süren şehzadeler ile yakınlarının yılın bir kısmını burada geçirmeleri nedeniyle “Sultan Yaylası” adıyla anılmaktadır.
Süreyya Ormaniçi Dinlenme Yeri (Manisa-Merkez):
Manisa-İzmir karayolu üzerinde, Manisa’ya 8 km, İzmir’e 22 km uzaklıktadır. Restorant, büfe, piknik ve oyun alanlarının yer aldığı, toplam 5 hektarlık bir alan üzerine kurulu, günübirlik kullanıma yönelik bir yerdir. Ulaşım kolaylığı ve yol üzeri oluşu nedeniyle, bahar ve yaz ayları yoğun olmak üzere, yıl boyu kullanılan bir rekreasyon alanıdır.
Akpınar (Manisa-Merkez):
Manisa- Turgutlu yolu üzerinde, Manisa’ya 7 km uzaklıktadır. Spil Dağı eteklerinde, yolun kenarında yer alan Akpınar, kente yakınlığı nedeni ile geçmişte rağbet gören piknik alanlarından biriydi. Az yukarıda, Spil Dağı’nın Gediz Ovası’na bakan kuzey eteklerinde Kybele bereket tanrıçasının rölyefi bulunmaktadır. Şu anda Manisa Belediyesi’nin su kaynakları ve koruma alanı konumundadır.
Çınarlı Çeşme (Manisa-Merkez):
Manisa Merkez ilçeye bağlı Osmancalı yolu üzerindedir. Manisa’ya 26 km uzaklıkta bulunan piknik yerinde orman örtüsünün yanı sıra içme suyu ve tuvalet mevcuttur.
Çağlak Deresi (Akhisar):
Manisa’ya 56 km kadar mesafede, Akhisar İlçesi’nin kuzeydoğusundaki Kargın Köyü yakınlarındadır. Çağlak Deresi’nin geçtiği çam ve zeytin ağaçlarıyla kaplı mesire yerinde, her yıl Mayıs ayının ilk ya da ikinci haftasında, yerel nitelikteki Çağlak Festivali gerçekleştirilmektedir.
Süleymanlı Çamlığı (Akhisar):
Akhisar- Kırkağaç karayolunun 12. km’sinde Süleymanlı Kasabası yakınlarında, zengin orman örtüsüne sahip, içme suyu ve tuvaleti olan bir piknik alanıdır.
Güldürdek (Demirci):
Demirci’ye 22 km uzaklıkta, Söğütçük Köyü yolu üzerindedir. Karaçam ormanı içinde bulunan piknik alanında, 2 beton, 4 toprak gölet, kır gazinosu, oyun alanları, banklar, içme suyu ve tuvalet mevcuttur.
Marmara Gölü (Gölmarmara): 
Akhisar veya Salihli üzerinden, ya da Saruhanlı’ya bağlı Halit Paşa Kasabası üzerinden ulaşılabilen Marmara Gölü, Manisa’ya 63 km mesafededir. 3400 hektarlık bir alanı kaplayan göl, denizden 74 m yükseklikte ve 3-4 m derinliğindedir. Etrafı sulak çayırlar ve sazlıklarla kaplı olan gölü kuzey, güney ve batı yönlerinde çevreleyen kanallarda da görülen sık ve zengin bitki örtüsü, kuş çeşitliliğine imkan veren zengin bir doğal çevre oluşturmaktadır. Kuş türleri bakımından hayli zengin olan göl ve çevresi, su kuşları için önemli bir bölgedir. Kuğu, angıt, tepeli, karaboyunlu batağan, karabatak, çamurcun, bozdalağan, sakarmeke ve deniz kartalı yöredeki önemli örneklerdendir.
Göl çevresinde kamp veya piknik yapmak ve oltayla balık avlamak mümkündür.
Akpınar (Gölmarmara):
İlçe merkezinin 4 km kadar doğusunda bulunan mesire yeri, Marmara Gölü’ne karışan Akpınar kaynağıdır. Doğal güzelliğe sahip sakin bir dinlenme alanıdır.
Kocamurtluk (Gördes):
Akhisar-Gördes karayolu üzerinde, Gördes’e 1.5 km uzaklıkta, Kocamurtluk Muhafaza Ormanı içindeki piknik yerinde banklar, ocaklar, içme suyu ve tuvalet mevcuttur.
Kırkağaç Çamlığı (Kırkağaç):
Kırkağaç-Soma yolu üzerinde, Kırkağaç’a 4 km, il merkezine 83 km uzaklıkta, içme suyu, tuvaleti, piknik bankları bulunan, çam ağaçlarıyla kaplı, ormaniçi dinlenme alanlarından biridir.
Demirköprü Barajı (Salihli) :
Manisa merkeze 105 km uzaklıktaki Demirköprü Barajı’nda çalışanların lojmanlarının bulunduğu, çamlık ve bahçelik bir alandır. Bir gazinonun da bulunduğu baraj çevresinde piknik yapılabilmektedir.
Sevişler Barajı (Soma) :
Soma – Savaştepe yolundan sapılarak ulaşılan Sevişler Barajı, Soma Termik Santral ünitelerinin su ihtiyacının karşılanması ve Bakırçay’ın yol açtığı taşkınları önlenmesi amacıyla yapılmış ve 1981 yılında tamamlanmıştır. Baraj gölü kenarı piknik ve balık avcılığı için uygun bir ortam oluşturmaktadır.
Ovacık Yaylası (Turgutlu):
Manisa’ya 62 km, Turgutlu’ya 31 km kadar mesafede bulunan Ovacık Yaylası, Turgutlu İlçesi’ne bağlı Kuşlar Köyü yakınındadır. Ormanlık alan içinde geniş bir düzlüğün yer aldığı piknik alanında lokanta, içme suyu ve WC mevcuttur.
Hamamlar
Dere Hamamı (Gülgün Hatun Hamamı):
Gülgün Hatun tarafından yaptırılmıştır, 14. yy.'a tarihlenmektedir. Merkezi kubbeli, dört eyvanlı hamam tipindedir. Girişten, kubbeli soyunmalık kısmına geçilmektedir. Soğukluk bölümü ikiye ayrılarak yansının tuvalet olarak kullanıldığı sanılmaktadır. Ilıklık, duvarları taş sekilerle çevrelenmiş kubbeli geniş bir mekandır. Buradan kubbe örtülü usturalığa geçişi sağlayan iki kapı daha vardır. Tonoz örtülü eyvanların arasında kubbeli halvet bölümleri yer alır. Yol açmak için soyunmalık kısmı yıkılmıştır. Çok harap durumda olan hamamın çevresi tamamen evlerle kapatıldığı için dışarıdan görülmemektedir.
Çukur Hamam:
İshak Çelebi vakfiyesinde akar olarak belirtilen iki hamamdan biri Çukur Hamam'dır ve Ulu Cami'nin kuzey-doğusundadır. Çukur Hamam, dört eyvanlı, merkezi kubbeli hamam tiplerinin bir örneğidir. Kare planlı ve kubbe örtülü camekanın (soyunmalık) iç duvar kenarlarına yüksek taş sekiler yapılmıştır. Tonoz örtülü soğukluk bölümünden kubbeli ılıklık bölümüne geçilebilir. Ilıklık ile camekan arasındaki kubbeli, küçük oda usturalık bölümüdür. Ilıklık kısminin doğuşu dört eyvanlı ve halvetli sıcaklık kısmıdır. Merkezi kubbenin altına rastlayan yerdeki göbek taşı bugün yok olmuş kubbe bölümü yıkılmıştır.
Karaköy Hamamı:
Yan yüzleri kapalı ön cephesi iki bizanten başlıklı mermer sütunlara oturan üç sivri kemerden ibaret revak sistemi hamamın giriş mahallidir. Cephesi kırmızı tuğla ve beyaz derzlerle yapılmış, geometrik motif ve zencereklerle süslüdür. Hamam tromp bingilere oturan bir kubbe ile örtülüdür. Kubbenin üstü Bursa anıtsal yapılarında görülen özellikteki kiremitlerle kaplanmıştır. Kubbenin tepesinde altıgen formlu bir aydınlık feneri bulunmaktadır.
Hüsrev Ağa Hamamı:
Kargir bir yapıdır. Cephesi, ortadaki daha yüksek olmak üzere üç sivri tonozlu niş halindedir. Ortadaki tonozlu niş içindeki basık kemerli kapıyla hamamın soyunmalık kısmına girilir. Soyunmalık kısmı, büyük sekizgen tamburlu bir kubbe ile örtülmüştür.Günümüzde çok harap durumda olup bir çırçır fabrikasının deposu olarak kullanılmaktadır.
Alaca Hamam:
15. yüzyıla tarihlenen bir çifte hamamdır. Erkekler kısmı girişi, cadde üzerindeki özelliklerini yitirmiş mermer kaplamalı bir kapıdandır. Kare planlı soyunma kısminin (soğukluk) üstü kubbe ile örtülmüştür. Sıcaklık kısmı ile soğukluk arasındaki aynalı ve beşik tonoz örtülü ara mekan ılıklık ve tuvalet olarak düzenlenmiştir. Ortasında göbek taşı bulunan sıcaklık kısmı kubbenin doğu ve batı kenarlarına inşa edilmiş, aynalı tonoz örtülü yan mekanlarla genişletilmiştir. Güney yönündeki iki simetrik planlı ve kubbeli hacimler de hamamın en sıcak bölümü olan halvetidir. Sıcak su haznesi bu halvetin bitişiğindedir.
Cumhuriyet Hamamı:
Yakut Ağa hayırlarından olan ve bugün Cumhuriyet Hamamı adını taşıyan yapı 16. yy.'da inşa edilmiştir. Hamamın ön cephesi bir sıra dükkan şeklinde düzenlenmiştir. Kuzey cephesinde bulunan kadınlar bölümünün kapısından ortasında şadırvan bulunan kubbe örtülü geniş bir soyunma mahalline girilmektedir. Yıkanma odaları kare planlıdır. Erkekler bölümünün kapısı batı yönündedir. Buradan kubbe örtülü geniş bir soyunma bölümüne girilmektedir ve bu bölümden kısa bir aralıkla üç kubbe ve bir tonozla örtülü yıkanma odalarına geçilmektedir. Üst örtü klasik kiremit kaplı kubbelerle sağlanmış ve saçaklar, kirpi saçak şeklinde düzenlenmiştir.
Korunan Alanlar
Niobe (Ağlayan Kaya): (Manisa-Merkez)
Şehrin güneyinde yükselen Spil Dağı’nın mekan olduğu öykülerden biri de Niobe’ye aittir. Tantalos’un kızı olan Niobe Manisa’da doğmuş, yine efsaneye göre tanrıça Leto ile birlikte çocuklukları bu yörede geçmiştir. Daha sonra Thebai Kralı Amphion ile evlenen Niobe’nin, yedi kız, yedi erkek olmak üzere 14 çocuğu olur. Çocukluk arkadaşı ve Zeus’un eşi Leto’nun ise Apollon ve Artemis olmak üzere iki çocuğu vardır. Her fırsatta çocukları ile gururlanan Niobe’nin, kendisinin çok çocuğu olduğunu, Leto’nun ise sadece iki çocuğunun olduğunu söylemesi tanrıça Leto’yu öfkelendirir ve çocuklarından Niobe’yi cezalandırmalarını ister. Niobe’nin bütün çocukları, Apollon ve Artemis’in oklarıyla öldürülürler. Niobe, çocuklarının cesetleri başında günlerce ağlar. Sonunda tanrı Zeus, Niobe’nin haline acır ve ızdırabına son vermek için onu Spil Dağı eteklerinde taş haline getirir.
Karaköy semti Çaybaşı Mevkii’nde kadın başı şeklindeki bu kayanın göz çukuru şeklindeki girintilerinden yakın zamana kadar sızan su damlaları Niobe’nin gözyaşları olarak yorumlanır ve halk arasında “Ağlayan Kaya” adıyla anılırdı.Yakından bakıldığında doğal bir kaya oluşumu, batı yönünde biraz uzaklaşılarak bakıldığında ise kadın başı şeklinde görünen bu kaya en çok ziyaret edilen yerlerden biridir.
Kybele Kaya Anıtı: (Manisa-Merkez)
Değişik kültürlerde Kubaba, Marienna, Hepat, Artemis, Venüs gibi farklı isimlerle anılan ve yeryüzündeki bütün canlıların anası olduğuna inanılan bereket tanrıçası Kybele’nin kaya kabartması, Manisa’ya 7 km uzaklıktaki Akpınar Mevkii’ndedir. M.Ö.13.yüzyıla tarihlenen kabartmanın, Hitit ordularının yöreye yaptığı bir sefer sırasında yapıldığı sanılmaktadır. Spil Dağı kuzeydoğu eteklerine oyularak yapılmış olan rölyefte ana tanrıça, Gediz Ovası’na doğru bakan ve iki yanında birer aslan bulunan, oturmuş kadın şeklinde tasvir edilmiştir. Büyük ölçüde yıpranmış olduğundan yanlardaki aslan figürleri seçilememektedir. Halk arasında “Papaz Kayası” adıyla da anılan rölyefin üst tarafında, muhtemelen Kybele rahiplerine ait olan kaya odaları bulunmaktadır.
Kula Evleri : (Kula)
Kula, sivil Osmanlı mimarisinin özellerini taşıyan genellikle 18. ve 19. yüzyıl yapısı evleriyle ünlü, görülmeye değer açık hava müzesi gibidir. Türünün özgün örneklerini oluşturan, dar sokaklar boyunca sıralanmış evlerde, ağırlıklı olarak ahşap malzeme kullanılmıştır. Daha çok iki katlı, cumbalı ve saçakları süslemeli olan evlerin hepsinde, yüksek duvarlarla sokaktan ayrılmış birer avlu bulunur. Zemin katta mutfak, kiler ve ahır gibi mekanlar yer alır. Fırın ve tuvalet genelde avludadır. Evlerin üst katlarındaki odalardan bir ya da iki tanesi baş oda olarak ayrılmıştır. Kapı, pencere, zemin, tavan ve davlumbaz gibi ahşap unsurlarda zarif süslemeler kullanılmıştır.
Yedinci Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in doğduğu ev Kültür Bakanlığı’nca aslına uygun olarak restore edilerek gerekli iç düzenlemeler yapılmış ve 1985 yılında da ziyaretçilere açılmıştır.
Peri Bacaları : (Kula)
Kula ve çevresi, volkanik orijinli jeolojik yapı arz etmektedir. Burgaz Mevkii’nde Gediz Nehri’nin üst kısmında, ısı değişiklikleri, yağmur, rüzgar ve erozyon neticesinde oluşmuş, peri bacaları görünümlü doğal oluşumlar görülür. Gediz Vadisi içinde, pastel tonlarda görkemli bir peyzaj oluşturan Peri bacalarına Kula – Ankara yolu üzerinde bulunan Gediz Köprüsü’nden sapılan bir yolla ulaşılır. İlçeye uzaklığı yaklaşık 18 km’dir.
Kula Volkanları : (Kula)Kula yöresinde volkanik etkinlikler dördüncü zamanın başlarına kadar sürmüş ve genç volkanlar oluşmuştur. Sönmüş küçük volkanların bulunduğu bu alanda, çeşitli dönemlerde püskürmeler olmuş ve lav akıntıları çevreye yayılmıştır. Bu özelliğinden dolayı tarihte Kula ve çevresine Yanık Ülke (Katakaumene) denilmiştir. İzmir – Ankara yolu üzerinden de izlenebilen volkanik tepelerin en büyükleri Sandal ve Kara Divlit’tir.
Bintepeler: (Salihli)
Salihli-Gölmarmara yolu üzerinde ve Gediz Nehri ile Marmara Gölü arasında kalan arazide irili ufaklı 90 kadar tümülüsün yer aldığı bir kral mezarlığı bulunmaktadır. Tümülüslerde ölü gömülen taş odalar yer almaktadır. En büyükleri Krezüs’ün babası Kral Alyates ile Kral Gyges’e ait olan tümülüslerin hemen hepsi ilk ve orta çağlarda tahrip edilmiştir.
Fosil Ayak İzleri : (Salihli)
Salihli ve Köprübaşı ilçeleri sınırına yakın konumda bulunan Köprübaşı – Çarıklar Köyü Nebiler Mevkii ile Salihli – Sindel Köyü Çakallar Tepesi civarında, günümüzden 15.000 – 25.000 yıl öncesine ait fosil ayak izleri bulunmaktadır. Killi, ıslak çamur tabakasında oluşan izler, sıcak volkan küllerine maruz kalması neticesi tuğla gibi pişerek binlerce yıldır şekillerini muhafaza etmiştir.
Darkale – Tarhala : (Soma)
Tarihi Bergama Krallığı dönemine kadar inen köyün eski adı Tarhala’dır. Tarhala adının Darkale olarak değiştirilmesinin ise Selçuklular döneminde olduğu, Salname-i Osmani’den anlaşılmaktadır.
Darkale 19. yüzyıl Osmanlı dönemini hatırlatan, set üzerine yapılmış manzaralı evleri, dar sokakları ve Kırkoluklu Camii, Minareli Camii, bedesteni, hamamı ile görülmeye değer yerlerden biridir.
Diğer Korunan Eserler :
Sinan Bey Medresesi: (Manisa-Merkez)
Karaköy semtinde yer alan medrese, 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet’in müderrislerinden Titrek Sinan Bey tarafından yaptırılmıştır. Beylikler dönemi mimarisinden klasik Osmanlı mimarisine geçiş özellikleri gösteren açık avlulu tarzdaki medreseye giriş, kuzeye bakan bir taç kapı ile sağlanmaktadır. Dikdörtgen planlı medresenin güney cephesinde mescit – dershane, doğu ve batı kanatlarında ise beşer oda yer almaktadır. Vakfiyesinden, medresenin yanında bulunduğu anlaşılan sübyan mektebi günümüze ulaşmamıştır.
Mevlevihane: (Manisa-Merkez)
Spil Dağı’nın kuzey eteklerinde 1369 yılında İshak Çelebi tarafından yaptırılmış olan Mevlevihane, projesi Mimar Emet Bin Osman’a ait bir tekkedir. Ortadaki kubbeli semahanenin güneyine sivri tonozlu geniş bir ana eyvan eklenip tekkenin mescit kısmı oluşturulmuştur. Giriş eyvanında iki katlı bir düzen uygulanmış ve üst kat musiki icra yeri olarak kullanılmıştır. Yapılışından bu yana birçok onarım geçirmiş ve bu onarımlar sırasında özelliklerini önemli ölçüde yitirmiştir
Darphane: (Manisa-Merkez)
Spil Dağı’nın kuzey eteklerinde, Ulu Camii’nin batısında yer alan kare planlı , iki katlı, üzeri kubbe ile örtülü olan bina kesme ve moloz taştan yapılmıştır. Alt katı sivri tonozlarla örtülü yan yana iki mekan halinde düzenlenmiştir. Üst katın ön cephesinde sivri kemerli sağır nişler içine yerleştirilmiş pencere bulunmaktadır. Binanın niteliği ile ilgili kesin bir bilgi olmamakla birlikte, Saruhanoğulları’ndan İlyas Bey’e ait 1362 tarihli bir sikkeyle birlikte bulunan bir miktar sikke sebebiyle “Darphane” olarak adlandırılmıştır.
Eko Turizm
Merkez ilçenin hemen güneyinde yer alan, ünlü Manisa lalelerinin doğal olarak yetiştiği Spil Dağı Milli Parkında, yüzü aşkın endemik bitki, 70 kadar da şifalı bitki mevcuttur. Sümbül, çiğdem, siklamen, glayöl, menekşe, papatya ve gelincik gibi çiçekli bitkilerin bulunduğu Spil Dağı’nın en ünlü bitkisi, küçük orman açıklıklarında ve dere tabanlarının düzlüklerinde kümeler halinde yetişen lalelerdir. Spil ya da Manisa Lalesi adıyla anılan bu laleler, Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Manisa’nın şehzadeler tarafından yönetildiği yıllarda, İstanbul’a götürülerek İmparatorluk tarihinde bir döneme adını vermiştir.
Yaban hayatı bakımından da oldukça zengin olan milli parkta tavşan, tilki, kurt, çakal, domuz, sansar, porsuk, kirpi ve sincap gibi hayvanlar sıklıkla, kınalı ve çil keklik ise daha nadir bulunan hayvanlardır. Ötücü kuşların hemen birçok türü ile yırtıcı kuşlardan doğan, atmaca ve kartal da bulunmaktadır. Ayrıca geyik koruma ve üretme sahasında geyiklere ve Muradiye Keklik Üretme İstasyonu’nda üretilerek, korunabilen alanlara salınmış sülünlere rastlamak da mümkündür.
Ayrıca Spil Dağı Atalanı mevkiinde, ziyaretçilerin kendi çadır ve karavanlarıyla kamp yapmaları mümkündür.
Antik çağdan beri bağcılık yapılan yörede, yetiştirilen ürünlerin başında üzüm gelmektedir. Manisa yöresi çekirdeksiz üzüm yetiştiriciliği konusunda, gerek kalite ve gerekse rekolte bakımından dünyanın sayılı bağcılık merkezlerinden biridir. Temmuz ayının ikinci yarısından itibaren yenilecek olgunluğa erişen üzümün hasadı eylül ayı ortalarına kadar sürer. Çok geniş bir alana yayılan bağlar, eko turizmi bakımından değerlendirilmeyi bekleyen bir potansiyel oluşturmaktadır.
Etrafı sulak çayırlar ve sazlıklarla kaplı olan Gölmarmara ilçesindeki Marmara Gölü de kuş çeşitliliğine imkan veren doğal bir çevre oluşturmakta ve birçok kuş türünü barındırmaktadır. Bu özelliği ile ornitoloji meraklılarını cezbedebilecek bir alan teşkil etmektedir.
Su Sporları
Olta Balıkçılığı: Su ürünleri avcılığının yapıldığı Marmara Gölü ile Avşar, Demirköprü ve Sevişler baraj göllerinde, üretim doğal yolla olduğu gibi, balıklandırma tabir edilen yavru balık atılması yoluyla da gerçekleşmektedir. Demirköprü ve Sevişler baraj göllerinde alabalık ve aynalı sazan üretimine dönük kafes balıkçılığı da yapılmaktadır. İlde Demirköprü ve Sevişler’de birer, Gölmarmara ve Avşar’da ikişer olmak üzere, toplam 6 adet su ürünleri kooperatifi bulunmaktadır.
Bu alanların hemen hepsinde görülen hakim tür sazandır. Sazanın yanısıra Demirköprü’de levrek, Marmara Gölü’nde yayın ve yılanbalığı görülmektedir. Ayrıca Demirköprü Barajı ile Marmara Gölü’nden kerevit çıkmaktadır.
Anılan alanlarda hafta sonları ve resmi tatillerde amatör balıkçılık yapılabilmektedir.
Hava Sporları
Yamaç Paraşütü: Yüksekliği 1517 m’ye varan, Manisa’nın hemen güneyindeki Spil Dağı kuzey yamaçlarının, çeşitli yüksekliklerde, yamaç paraşütüne imkan veren bir yapısı vardır. Bu özelliği ile her seviyeden sporcu için, yamaç paraşütüne uygun bir alan oluşturmaktadır. Hakim rüzgarın kuzeydoğu olduğu bölgede yeni başlayanlar için ideal olan Kırtık Mevkii 170 m yüksekliktedir. Biraz yukarısında, uçuş için düzenlenmiş bir alana sahip 300 m yüksekliğinde bir yer daha bulunmaktadır. Sultan Yaylası yolu üzerinde de, yol kenarında İlimiz Valiliği’nce tesviye edilmiş 400 m yüksekliğinde bir alan mevcuttur. 750 m yükseklikteki Seyirtepe ve 1250 m yükseklikteki Karlık Mevkii’nden de iniş alternatifli olmak üzere, şehir manzaralı uçuşlar gerçekleştirilebilmektedir. 1517 m yükseklikteki Yangın Kulesi alanından da Manisa ve Turgutlu istikametine daha uzun uçuşlar yapılabilmektedir.
Spil Dağı’nın bu spor için oluşturduğu elverişli ortam, Manisalı sporcuları harekete geçirmiş ve 2002 yılında “ Manisa Havacılık Topluluğu” adı altında bir klüp oluşturma çalışmalarına başlanmıştır.
Manisa Havacılık Topluluğu’nun, yamaç paraşütünün yanı sıra uçak (mikro line) ve model uçak gibi çalışmaları da bulunmaktadır. Manisa dışından gelen sporculara bu klüp yardımcı olmaktadır.
Klüp Temsilciliği Tel: 0.236.239 14 15
Kaplıcalar
Kurşunlu Kaplıcaları (Salihli): Manisa’ya 65 km, Salihli’ye 5 km uzaklıkta bulunan Kurşunlu Kaplıcaları’na, Salihli’ye varmadan, İzmir-Ankara yolundan güneye doğru dönen 2 km’lik bir yolla ulaşılmaktadır. Kurşunlu Çayı vadisi içinde yeralan tesisler konumu, yeşil dokusu ve manzarası nedeniyle, kaplıca özelliğinin yanısıra piknik ve günübirlik kullanım amacıyla da rağbet görmektedir.
Ülkemizin birinci derecede önemli ve öncelikli termal sularından olan Kurşunlu Kaplıcaları’nın romatizma, cilt ve kadın hastalıkları, solunum yolu hastalıkları, sinirsel hastalıklar ile ameliyat sonrası, eklem ve kireçlenme rahatsızlıklarına olumlu etkileri vardır. Banyo ve içme kürü olarak yararlanılan kalsiyum sülfatlı, bikarbonatlı, sülfatlı ve hidrojen sülfürlü suların ph değeri 5.8, çıkış sıcaklıkları ise 52- 96 º C dir. Salihli Belediyesi’nce işletilmekte olan, iki, üç ve beş yataklı olmak üzere üç tip ev seçeneği bulunan tesis, toplam 86 ev 270 yatak kapasiteli olup, restoran, kafeterya, çay bahçesi, fırın, bakkal, kasap ve manav gibi imkanları mevcuttur. Görevli doktor, fizyoterapist ve sağlık memurunun da bulunduğu tesiste, konaklama imkanı olmayanların da yararlanabileceği iki kapalı havuz, 8 jakuzili banyo ve iki sauna yer almaktadır.
Kurşunlu Kaplıcaları
Bahçecik Köyü
Tel: 0.236.712 50 00 – 712 50 02
Salihli-MANİSA
Sart Kaplıcaları (Salihli): Bozdağ eteklerinde, Salihli ilçesi’ne bağlı Çamurhamamı Köyü sınırları içinde yeralan Sart Kaplıcaları ya da halk arasındaki adıyla “Çamur Hamamları”, Salihli’ye 11 km, Manisa’ya ise 68 km uzaklıktadır. Kalsiyum, sodyum bikarbonat ve sülfür içeren suyun sıcaklığı 52 ºC ,debisi ise3 lt/sn dir.
Romatizma, nevralji, cilt ve kadın hastalıklarında yararlanılan kaplıcada, toplam 150 yatak kapasiteli, 75 banyolu oda bulunmaktadır.
Sart Kaplıcaları ( Çamur Hamamları)
Çamur Hamamı Köyü
Tel: 0.236.731 21 78
Salihli-MANİSA
Urganlı Kaplıcaları (Turgutlu): Manisa’ya 54 km, Turgutlu’ya 17 km uzaklıkta bulunan tesislere, İzmir-Ankara karayolundan sapılan Urganlı yolu üzerinden ulaşılmaktadır.Turgutlu, Ahmetli ve Urganlı Belediyeleri ile Turgutlu Ticaret ve Sanayi Odası’nın da ortak olduğu TURKAP A.Ş. tarafından işletilen, ikinci derecede önemli ve öncelikli kaplıca merkezlerinden olan Urganlı Kaplıcaları’nın bikarbonatlı, sodyumlu ve karbondioksitli sularından banyo olarak romatizma, kırık-çıkık, kireçlenme, siyatik, egzama, hemoroid, cilt ve kadın hastalıkları, içmece olarak da mide, böbrek ve barsak hastalıklarında yararlanılmaktadır. Çeşitli kaynaklardan yüzeye ulaşan suların ph değeri 6.3-6.7, sıcaklıkları ise 50-78 º C arasında değişmektedir.
Açık bir havuzu olan tesiste 35’i tefrişsiz, 6’sı suit, 120 oda, 186 yatak mevcut iken, ilave edilen 16 daire ile yatak sayısı 234’e ulaşmıştır.
Urganlı Kaplıcaları
Urganlı Kasabası
Tel: 0.236. 313 70 17- 313 70 18
Turgutlu-MANİSA
Emir Kaplıcaları (Kula): Kula’ya 19 km, Kula-Selendi yoluna 3 km uzaklıkta bulunan Şehitlioğlu Köyü sınırları içinde bulunan kaplıcanın il merkezine uzaklığı 137 km’dir.
Tesis civarında bulunan tarihi hamam kalıntılarından, asırlardır yararlanılan bir kaynak olduğu anlaşılmaktadır. Bir ana kaynak ile bu kaynağın kaçaklarının oluşturduğu iki küçük kaynaktan yüzeye ulaşan suların sıcaklığı 58-59 ºC , debisi ise 2,5-5 lt/sn arasında değişmektedir. Termomineral özellik gösteren kaynaklar banyo olarak romatizma, siyatik, kırık-çıkık, cilt ve kadın hastalıklarında kullanılmakta, içme olarak da sindirim sistemi ve karaciğer üzerindeki olumlu etkisinden yararlanılmaktadır.
Sıra odalar şeklinde ve tamamı banyolu olmak üzere 15’i tefrişli, 21’i boş, 36 odalı bir tesis hizmet vermektedir.
Emir Kaplıcaları
Şehitlioğlu Köyü
Tel: 0.236. 835 12 43
Kula-MANİSA
Saraycık Kaplıcaları (Demirci): Köprübaşı-Demirci yolu üzerinden ulaşılan, Demirci İlçesi’ne bağlı Saraycık Köyü sınırları içinde bulunan kaplıca, Demirci’ye 40 km, il merkezine 124 km mesafededir. Kaynak yakınındaki Geç Roma dönemine ait hamam kalıntılarından çok eski bir kaynak olduğu anlaşılmaktadır. Sıcaklığı 45-54 ºC , debisi ise 15-30 lt/sn olan sulardan romatizma, siyatik, kireçlenme, cilt ve kadın hastalıklarında banyo olarak yararlanılmaktadır. 60 yatak kapasiteli, 20 banyolu odası bulunmaktadır.
Saraycık Kaplıcaları
Saraycık Köyü-Borlu
Tel:0.236 473 74 80
Demirci-MANİSA
Hisar Kaplıcaları (Demirci): Demirci’ye 4 km, il merkezine 165 km uzaklıkta bulunan Hisar Kaplıcaları’nda üç ayrı kaynaktan çıkan, sıcaklıkları 37-48 ºC, debileri ise 11-17 lt/sn arasında değişen sular banyo ve içme kürü olarak kullanılmakta, banyo olarak romatizma ve metabolizma hastalıklarında, içme kürü olarak da mide ve barsak hastalıklarında yararlanılmaktadır.
Demirci Belediyesi’nce işletilmekte olan kaplıcada iki kapalı havuz ve 7 özel banyo bulunmaktadır.Yapımı tamamlanan 80 yatak kapasiteli 20 apart ise 2003 yılında hizmete girecektir. Günübirlik kullanım imkanı da bulunan tesiste, apart üniteler dışında iki havuz, bir sauna ve yedi özel banyo da hizmet vermektedir.
Hisar Kaplıcaları
Tel: 0.236 462 40 75 - 462 13 22 - 462 41 45
Demirci-MANİSA
Menteşe Kaplıcaları (Soma):Soma İlçesine bağlı Menteşe Köyü yakınında olup, ilçe merkezine 30 km. uzaklıktadır. Sodyum, kalsiyum içeren bikarbonatlı sülfatlı sularının sıcaklığı 85 ºC dereceye ulaşmaktadır. Romatizma, siyatik, nevralji ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.
İl Özel İdaresince yapılan tesis halen kiralanmak suretiyle çalıştırılmaktadır.
Sarıkız Ilıcası (Alaşehir): Alaşehir ilçe merkezinin güneydoğusunda, Sarıkız madensuyu yakınında bulunan suyun sıcaklığı 26 ºC, debisi ise 4 lt/sn’dir. Romatizma, cilt ve sinir hastalıkları ile zihin ve beden yorgunluklarında kullanılmaktadır. Alaşehir Belediyesi’nce yaptırılmakta olan tesisler inşaat halindedir. Tesisler, 2008 yılı içerisinde tamamlanarak hizmete girecektir.
Bunları Yapmadan Dönmeyin
- Manisa Müzesini, Muradiye Cami, Ulu Cami ve Mesir Macununun saçıldığı Sultan Cami ve külliyesini gezmeden,
- Ağlayan Kaya Niobeyi görmeden,
- Spil Dağı’ndan Manisa ve İzmir’i grup vakti seyretmeden,
- Spil Milli Parkını ziyaret edip, yaban atlarını görmeden,
- Aigai Antik Kentini gezmeden,
- Sardes Antik Kenti ve Artemis Tapınağını görmeden,
- Salihli-Gölmarmara yolu üzerindeki 90 kadar tümülüsün (kral mezarları)yer aldığı Bintepeler Bölgesini gezmeden,
- Salihli İlçesi civarındaki 15000-25000 yıl öncesine ait fosil ayak izlerini görmeden,
- Alaşehir’de bulunan St Jean Kilisesini görmeden,
- Kula İlçesini ziyaret edip, Kula evlerini, geleneksel el sanatlarının hala sürdürüldüğü tarihi çarşısını, peri bacalarını, Divlit Yanardağı ve lav akıntılarını görmeden ve Kula güveç kapamasını, şekerli ve ya otlu pidelerini ve höşmerimini yemeden, leblebisinden tatmadan,
- Soma – Darkale Köyü’nü görmeden,
- Salihli’de odun köfte, Manisa’da Manisa kebabı yemeden,
...Dönmeyin.
| İsim : BÜYÜK SARUHAN OTELİ Özelliği : Otel Kategori : 4 yıldız Adres : Lalelik Mevkii Yeni Mahalle MANİSA Telefon No : 0 236 233 23 80 – 233 02 72 (5 hat) Faks No : 0 236 233 26 48 E Mail Adresi : - İnternet Adresi : www.saruhanotel.com Verilen Hizmetler : 260 kişilik kapalı lokanta,120 kişilik kahvaltı salonu,100 kişilik özel yemek-kokteyl salonu,toplantı salonu,fitness center,açık yüzme havuzu Oda-Yatak Sayısı : 78 oda, 174 yatak, 6 suit |
| İsim : MANİSA ANEMON OTELİ Özelliği : Otel Kategori : 4 yıldız Adres : Keçiliköy Mah.Manisa Girişi Organize Sanayi Bölgesi MANİSA Telefon No : 0 236 233 41 41 Faks No : 0 236 233 45 95 E Mail Adresi : Bu ePosta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir İnternet Adresi : www.anemonhotels.com Verilen Hizmetler : - 300 kişilik 1.sınıf lokanta - 60 kişilik amerikan bar - 400 kişilik çok amaçlı salonu - TV salonu - 150 kişilik çok amaçlı salon - Lobi Bar - 80 kişilik çok amaçlı salon - Aletli Jimnastik Salonu - 50 kişilik toplantı salonu (1) - Sauna, Masaj, Vitamin Bar - 25 kişilik toplantı salonu (2) - Bay-Bayan Kuaför - 25 kişilik toplantı salonu (3) - Satış Üniteleri - 300 kişilik diskotek - Açık Yüzme Havuzu, Pool Bar - Snack Bar Oda-Yatak Sayısı : 102 oda, 227 yatak, 1 bedensel engelli odası , 7 suit |
| İsim : TÜTÜN OTELİ Özelliği : Otel Kategori : 3 yıldız Adres : Kethüda Mah.21.Sok.No:68 Akhisar-MANİSA Telefon No : 0 236 414 50 67-68-69 Faks No : 0 236 414 50 69 E Mail Adresi : Bu ePosta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir İnternet Adresi : - Verilen Hizmetler : 90 kişilik lokanta, BP benzin istasyonu, otopark, asansör, kalorifer, 100 kişilik konferans salonu, odalarda telefon, radyo, çamaşır temizleme, kahvaltı, Oda-Yatak Sayısı : 36 oda, 81 yatak, 3 suit |
| İsim : BERRAK OTELİ Özelliği : Otel Kategori : 2 yıldız Adres : Belediye Sok. Zafer Mah. No:59 Salihli - MANİSA Telefon No : 0 236 713 14 52-53-54-55 Faks No : 0 236 713 14 57 E Mail Adresi : Bu ePosta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir İnternet Adresi : - Verilen Hizmetler : Masa Tenisi, Bilardo, odalarda TV, Müzik yayını Oda-Yatak Sayısı : 40 oda, 80 yatak |
| İsim : ALKENT OTEL Özelliği : Otel Kategori : 2 yıldız Adres : Kırveli Köyü Mithatpaşa Cad. No:203 Salihli - MANİSA Telefon No : 0 236 712 40 00 (3 Hat) Faks No : 0 236 712 40 09 E Mail Adresi : - İnternet Adresi : - Verilen Hizmetler : 120 kişilik lokanta (kısmi işletme belgeli) 18 oda, 6 suit toplam 54 yatak tamamlanmış durumdadır. 60 oda, 120 yatak yatırımda. 300 kişilik kafeterya da yatırımdadır. Oda-Yatak Sayısı : 18 oda, 54 yatak, 6 suit |
| İsim : ALKENT M0TEL Özelliği : Motel Kategori : 2 sınıf Adres : İzmir-Ankara Asfaltı Taytanköy Salihli - MANİSA Telefon No : 0 236 712 40 00 (3 Hat) Faks No : - E Mail Adresi : - İnternet Adresi : - Verilen Hizmetler : 120 Kişilik Lokanta, Otopark, Kalorifer, 2 den fazla yataklı oda, kahvaltı Oda-Yatak Sayısı : 11 oda, 31 yatak |
| İsim : DEĞERLİ OTELİ Özelliği : Otel Kategori : 2 yıldızlı deneme işletme Adres : Kenan Evren Mah. Yoncalık Mevkii Ankara Asfaltı Üzeri No:2 Kula-MANİSA Telefon No : 0 236 816 54 95-96 Faks No : 0 236 816 75 12 E Mail Adresi : - İnternet Adresi : - Verilen Hizmetler : 90 Kişilik Lokanta – Kahvaltı Salonu Oda-Yatak Sayısı : 33 oda, 83 yatak, 5 suit |
| İsim : ŞAHİN OTELİ Özelliği : Otel Kategori : 3 yıldız Adres : Fevzi Paşa Cad. No:1/A Alaşehir-MANİSA Telefon No : 0 236 654 10 01 Faks No : 0 236 653 75 75 E Mail Adresi : - İnternet Adresi : - Verilen Hizmetler : 76 kişilik 2. sınıf lokanta, 40 kişilik toplantı salonu Oda-Yatak Sayısı : 48 oda, 96 yatak, |
| İsim : SERHAT OTEL Özelliği : Otel Kategori : 2 yıldız Adres : Kışla Cad. No: 110 Alaşehir-MANİSA Telefon No : 0 236 654 10 24-25-26 Faks No : 0 236 653 72 75 E Mail Adresi : Bu ePosta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir İnternet Adresi : - Verilen Hizmetler : 125 Kişilik 3. Sınıf Lokanta, 125 kişilik Kahvaltı Salonu Oda-Yatak Sayısı : 30 oda, 38 yatak, |
| İsim : EGAYİD APART Özelliği : Apart Kategori : Müstakil Apart Otel Adres : Yunus Kızılcan Cad. No:18 Telefon No : 0 236 732 28 56-732 21 36 Faks No : 0 236 732 3175 E Mail Adresi : - İnternet Adresi : www.egayid.com Verilen Hizmetler : 120 kişilik3. sınıf lokanta, açık yüzme havuzu, havuz bar. Oda-Yatak Sayısı : 28 apart ünite, 168 yatak, |
| İsim : THE ELMAS Özelliği : Otel Kategori : 2 Yıldız & 1.Sınıf Lokanta Adres : İzmir – Denizli Yolu Üzeri Sarıgöl- MANİSA Telefon No : 0 236 867 29 65 Faks No : 0 236 867 10 15 E Mail Adresi : - İnternet Adresi : - Verilen Hizmetler : 50 kişilik lokanta, 100 kişilik yemek salonu, 50 kişilik özel yemek ve kokteyl salonu. Oda-Yatak Sayısı : 20 oda, 43 yatak, 1 suit |
| İsim : ARMA OTEL Özelliği : Otel Kategori : 3 Yıldız & 1.Sınıf Lokanta Adres : Yarhasanlar Mah.8 Eylül Cad.(Doğu Cad.)No: 14 MANİSA Telefon No : 0 236 231 19 80 Faks No : 0 236 234 45 01 E Mail Adresi : - İnternet Adresi : - Verilen Hizmetler : 70 Kişilik Lokanta, 50 Kişilik Çok Amaçlı Salon , 60 Kişilik TV-Oturma Salonu Oda-Yatak Sayısı : 53 Oda, 106 Yatak |
| İsim : PALM CITY OTEL Özelliği : Otel Kategori : 4 Yıldız & 1.Sınıf Lokanta Adres : Ulucamii Mah.374 Sk.NO:82 AKHİSAR/MANİSA Telefon No : 0 236 412 12 20- 0 236 445 80 80 Faks No :0 236 414 44 20 E Mail Adresi : - İnternet Adresi : - Verilen Hizmetler : 270 kişilik 1.sınıf lokanta, Bar, 120 kişilik 2.sınıf lokanta,100 kişilik çok amaçlı salon, 150 kişilik pasta ve içki servisi verebilen salon, bar,çalışma ofisi, sauna, masaj odası, Fitness Center, Vitamin Bar, Satış Ünitesi. Oda-Yatak Sayısı : 53 Oda, 107 Yatak, 2 suit |
| İsim : MESİR OTEL Özelliği : Otel Kategori : 3 Yıldız & 1.Sınıf Lokanta Adres : Kayapınar Köyü,Manisa-İzmir Karayolu Üzeri 5.km. MANİSA Telefon No : 0 236 233 25 65 Faks No :0 236 233 50 30 E Mail Adresi : - İnternet Adresi : - Verilen Hizmetler : 300 kişilik 1.sınıf lokanta, 100 kişilik kahvaltı salonu,100 kişilik çok amaçlı salon. Oda-Yatak Sayısı : 47 oda,94 yatak |
