ADİL BEY TÜRBESİ  : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Terzi Köyündedir.Alt katında 6 tahta sanduka vardır. Sandukaların içinde iskeletler durmaktadır.Kıble tarafındaki sandukada bulunan cesedin kefeni bile solmamış, eti ve kemiği ile kamilen mevcuttur. Türbedeki zatların kimlikleri bilinmiyor. Ancak, Candaroğlu Adil bey’ in bu türbede medfun olduğu kesindir.1980 yılında Vakıflar, 1997 yılında da Kültür Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.

AHİ ŞORVE TÜRBESİ  : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Beyçelebi Mahallesi Hacı dede Sokaktadır. Son zamanlarda betonarme olarak yapılmıştır. İçinde üç tahta sanduka vardır. Sandukalardan birinin Ahi Şorve’ ye ait olduğu kesindir. Diğerleri hakkında bilgi bulunamamıştır. Ahi Şorve Candaroğulları döneminin başlarında yaşamıştır.     

CEMALEDDİN EF. VE KARGAŞ SULTAN TÜRBESİ  : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Hisarardı Mahallesi Gümüşlüce Caddesi Kargaşık Sokaktadır. Burada yan yana sıralanmış üç mezar bulunmaktadır. 1. mezar, 855/1451 yılında vefat eden Kargaş Sultan isimli şeyhe aittir. 2. mezar, 851/1447 yılında vefat eden Cemalleddin Efendi’ ye ve 3. mezar da ilmiye sınıfından isimli bilinmeyen bir zata aittir. 

HARMANKAŞI TÜRBESİ  : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.İsmail Bey Mahallesi İnebolu Caddesi batısından, Arslanlı Çeşme önünden Harmankaşı mevkiine inen sokaktadır. Türbenin ne zaman inşa edildiği ve türbede kimin yattığı bilinmemektedir.

HATUN SULTAN TÜRBESİ  : Hatun Sultan tarafından 840 / 1436 yılında yaptırılmıştır. Kırkçeşme Mahallesi, Selçuk Sokak, Selçuk Camii önündeki meydanın köşesindeki şahsa ait evin bahçesindedir. Türbede sekiz adet mermer lahid vardır. 1.Lahit; 840/1436 ‘ da vefat eden İbrahim Bey’ in kızı Paşa Melek Hanım’a aittir. 2.lahidde de Paşa Melek Hanım a ait bilgiler vardır. Her iki lahid de bu hanıma atfedilmiştir.3. lahid; Orhan Bey, 4. Lahid; Emir Yusuf Bey8. Lahid; Hafese Hatun’ a aittir. Ve bunlar İbrahim Bey’ in çocuklarıdır. 5. Lahid; Murat kızı Sitti Nefise Hanım’ a, 6. Lahid; kimliği bilinmeyen bir zata ve 7. lahid de; ulemadan Lütfullah oğlu Mehmed’ e aittir. 1997 yılında Kültür Müdürlüğü tarafından türbe restore edilmiştir.  

İSMAİL BEY TÜRBESİ  : Candaroğlu İsmail Bey tarafından 865 / 1460 yılından önce yaptırılmıştır. Türbede bulunan üç mezardan ikisi ahşap sanduka, birisi şahideleri yazısız bir lahid olup kimlere ait oldukları belli değildir. Diğer beş lahdi ise; Ulemadan Seyyid Ali Acemi, Ulemadan Safiyyüddin Efendi, İsmail Bey’ in oğlu İshak Bey, Ayşe Hatun ve İsmail Bey’ in kızı veya kız kardeşi olan Azade Hatun’ a aittir. 

MUSA FAKİH TÜRBESİ  : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Hisarardı Mahallesi Gümüşlüce caddesinde aynı isimli caiminin batı bişitiğindedir. İhata duvarı ile çevrili olan hazirede 12 – 13 kadar mezar bulunmaktadır. Kıble tarafındaki köşede bulunan ve sadece baş şahidesinin kavuk kısmı kalmış olan mezar Musa Fakih’ e aittir. Sağlam durumdaki tek mezar; 1198/1783 yılında vefat eden Hacı Ali Efendi’ ye aittir. Ayrıca türbede, Hafız Zeynelabidin Efendi isimli bir zatında medfun olduğu, bir mezar taşındaki yazıdan anlaşılmaktadır.   

 

OSMANLI DEVLETİ DÖNEMİ

ABDÜLCEBBAR TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Abdülcebbar Mahallesinde aynı isimli caminin batı bitişiğindedir. Türbeden günümüze beton bir mezar kalmıştır. Caminin banisi Abdülcebbar Efendi’ nin 1600’ lü miladi yıllarda vefat etmiş olması muhtemeldir.

ABDÜRREZZAK TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.İsfendiyar mahallesi Beğen Sokağında, saat kulesi altında bulunan aynı isimli caminin batı bitişiğindedir. İçinde iki adet makbere vardır. Bunların üzerine ahşap sanduka konmuştur. Kapıdan girince sağdaki; 918/1513 yılında vefat eden Recep bin Turani adlı zata aittir. Diğer sanduka; 918/1512 yılında vefat eden Osmanoğlu Hoca Veli’ ye aittir.

AÇIKBAŞ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Honsalar Mahallesi, Gökdere Caddesi Açıkbaş Sokağındadır. Türbe ve Açıkbaş Sultan hakkında bilgi ve belge bulunamamıştır.

AHMET DEDE TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Kırkçeşme Mahallesi sonunda kendi adıyla anılan mezarlıkta medfundur. Medfeni üzeri açık ve demir şebeke ile çevrilidir. Burada yatan zat, 1012 – 1026 H. Yıllarında sağ olduğu bilinen Ahmed Dede Sultan’ dır. Vefat tarihi bilinmemektedir.

ALİ ASGAR EFENDİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Kalenin doğu eteğinde medfundur. Hz. Hüseyin (R.A.) neslindendir. 924 / 1518 yılında Kastamonu’ ya gelmiş ve 940 / 1533 yılında vefat ederek kalenin eteğinde Kırk Kızlar Türbesi olarak bilinen yere defnedilmiştir. Medfeni basit ve sade bir mezardan ibarettir.

BAYRAKLI SULTAN TÜRBESİ : Kale burcunun dibinde ve batı tarafında medfundur. Adı Yunus Mürebbi’ dir. Türk askerlerinin kaleyi kuşatması esnasında sancaktarlık vazifesini alan ve burca bayrağı diken yunus Mürebbi, kale kapısının açılmasını teminle fethin gerçekleşmesinde büyük rol oynamış, vücuduna saplanan onlarca oka rağmen sancağı düşürmeden şehit olmuş ve bayrağı diktiği burcun üzerine defnedilmiştir.

BENLİ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Türbenin içinde yedi ve ön tarafta üç olmak üzere toplam on adet sanduka vardır. Sandukalardan biri Halveti Şeyhi Mehmed Muhittin Efendi’ ye,biri Demirci ustası ve Benli Sultan’ ın müritlerinden Mehmed isimli bir zata, bir diğeri Şeyh Mehmed Şani Efendi’ ye ve bir diğeri de Benli Sultan’ dan sonra yerine Şeyh olan oğlu Mahmud Efendi’ ye aittir. Diğer sandukaların kimlere ait olduğu bilinmemektedir.

CEVKANİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Akmescit Mahallesi Çankır Sokakta Cevkani Camii’ nin batısındaki kabristanda, demir parmaklıkla çevrilmiş mezarlardan birisi Cevkani Sultan’ a aittir. Osmanlılar döneminde 1890 yılları civarında yaşadığı tahmin edilmektedir.

DAİ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Honsalar Mahallesi Hızıroğlu Sokaktadır. 1101 / 1689 yılından önce yapılmıştır. Türbede üç adet ahşap sanduka vardır. Birinin Dai sultan’ a ait olduğu kesindir. Diğerleri hakkında bilgi yoktur.

DEDE SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.İsfendiyar Mahallesi Tabaklar Mevkiinde ve Süleyman Paşa Türbesi bölümünde zikredilen Mevlevihane bünyesinde yer alıyordu. 920 / 1514 yılında vefat eden Dede Sultan’ın adı kayıtlarda Celaleddin olarak yazılmaktadır. Günümüzde Dede Sultan Türbesi olarak bilinen türbe, aynı isimle anılan hamamın doğu bitişiğinde sığıntı bir binadan ibarettir. İçindeki lahdin altı boştur.

FERRAŞ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Saraçlar Mahallesi, Saraçlar Camii haziresinde metfundur. Mezarı demir parmaklıkla çevrilmiş olan bu zat Ferraş Sultan olarak bilinir. Ferraş; hizmetçi demektir. Hz. Pir’ e hizmet eden velilerden birisi olduğu için bu lakabı almıştır.

GEYİKLİ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Akkaya nahiyesinin Geyikli Köyündedir. Ahşap türbe, 1982 yılında cami ile beraber betonarme olarak yeniden inşa edilmiştir. Türbede iki ahşap sanduka vardır. Birisi Benli Sultan Hazretlerinin halifelerinden Bayrami Şeyhi Mustafa Efendi’ ye, diğeri de oğluna aittir.

HACI DEDE TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Beyçelebi Mahallesi Canlı Sokakta Hacı dede Camii’ nin doğu bitişiğindedir. Esas bina, 1850 M. yılında yanmıştır. Bu günkü haliyle son zamanlarda yapılmıştır. Türbenin ve caminin yapılış tarihi 1590 M. yılları civarıdır. Türbedeki üç adet sandukadan birisi Hacı dede’ ye aittir. Diğerlerinin kimlere ait olduğu bilinmemekle beraber; birisinin Benli Sultan’ ın oğluna ait olduğu türbede asılı bir levhada belirtilmektedir.

HACI HAMZA TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Hisarardı Mah. Kerpiçlik Sokakta, yıkılmış olan aynı isimli caminin bahçesindedir. Tek bir mezardan ibarettir. Saki oğlu Derviş Ahmet Ağa isimli bir zat metfundur.

HALİFE SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Topçuoğlu Mahallesi Saçaklı çeşme Sokakta aynı isimli caminin önünde ve kuzeydoğu köşesindedir. Türb.e, demirparmaklıkla çevrilmiş bir mezardan ibarettir. 1994 yılında üzeri beton bir kubbe ile örtülmüştür. 1068 / 1657 yılında sağ olduğu bilinen Halife sultan hakkında malumat elde edilememiştir.

HAYRAN EFENDİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Honsalar Mahallesi Gökdere Caddesi üzerinde bulunan Hacı Gevrek Camii ile aynı duvar içindedir. Türbede yedi adet mezar bulunmaktadır. Mezarların kimlere ait oldukları belli değildir. Sadece kıble tarafında dördüncü mezarın şahidesinde 1125 / 1713 tarihi okunabilmektedir.

HEPKEBİRLER TÜRBESİ (DOĞU) : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Aynı isimle anılan caminin doğu bitişiğindedir. İçinde dokuz adet ahşap sanduka vardır. Sandukalardan birisinin Samur Dede isimli bir zata ait olduğu söylenmektedir. Diğerlerinin kimlere ait olduğu bilinmemektedir.

İSA DEDE TÜRBESİ : Banisi bilinmemektedir. 800 / 1400 yılında yaptırılmıştır. Atabey Camii’ nin kapısının karşısındadır. Türbenin içinde üç mezar vardır. Sandukalar lahitlerin hemen üzerine konulmuştur. Mezarlardan birisinin Maden Dede’ nin halifesi olan Veli Dede’ ye ait olduğu söylenmektedir. İsa Dede’ nin ve kendisinden sonra Bayrami Tarikatı şeyhi olan zatların çoğunluğu da aynı hazirede metfundur. İsa Dede 937 / 1530 yılından sonraki bir tarihte vefat etmiştir.

KARABAŞ-İ VELİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Aycılar Mahallesinde Aycılar Camii’ nin güneydoğu köşesinde yer almaktadır. Türbe, etrafı demir parmaklıkla çevrilmiş taş duvarlı ve aş şahidesi kavuklu bir mezardan ibarettir. Bu türbede metfun olan şahıs, Karabaş-ı Veli olarak bilinen Ali Alaaddin Etfal isimli alim ve şeyh değildir. Bu şahıs ya1501 yılında vefat eden Müderris Alaaddin Ali Efendi, ya da caminin banisi Hacı Abdullah Efendi’dir.

KARABAŞ EFENDİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Aycılar Mahallesi Yeni Yol Sokağı sonunda, etrafı demir parmaklıkla çevrilmiş olan türbe Karabaş Efendi adıyla bilinir. Bu zatın kim olduğu bilinmemektedir. Bu zatın iki kardeşinden birisi, Aycılar Camii haziresinde; diğeri de, Tosya Caddesi Dua Yolu Mevkiinde metfundur. Her üçü de ziyaretgahtır.

KARA MUSTAFA PAŞA TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Topçuoğlu Mahallesi Reşit Esen Sokak Yeni Hamam mevkiinde, Kara Mustafa Paşa mescidi doğu bitişiğinde yer almaktadır. Faal olmayan mescit ile birlikte ahşap çatı ile örtülüdür. Kime ait olduğu bilinmemektedir. Fakat, 1226 / 1811 yılında vefat eden, mescidin banisi Kara Mustafa paşa olduğu yolunda rivayetler vardır. Ayrıca, bu şahsın Kara Meşe lakabı ile bilinen ve Müfessir-i Alaaddin Efendi’ nin çağdaşı bir müderris olduğu da rivayet edilmektedir.

MOLLA SAİD TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Beyçelebi Mahallesi Satı Kahya Sokakta Molla Said Camii’ nin haziresi dahilinde ve kıble tarafındadır. Türbe 1245 / 1829 yılında vefat eden Molla Mehmed Said Efendi’ ye aittir. Türbede altı ahşap sanduka vardır. Üçünün kime ait olduğu bilinmemektedir. Diğer üçü ise, bitişik camide irşad eden Rufai Tarikatı Şeyhi Seyyid Mehmed Efendi(Ö: 1245 / 1829), kardeşi Seyyid Ahmed Rufai Efendi ( Ö: 1277 / 1860 ) ve babaları Molla Mehmed Said Efendi ( Ö: 1245 / 1829 )’ dir.

NASRULLAH KADI TÜRBESİ : Bina tarihi bilinmemektedir. Caminin banisi Nasrullah Kadı vefatında şadırvanların kuzey ucuna defnedilmiştir. 1960 yıllarında yıkılan türbenin yerinde, 1995 yılında Belediyece sembolik bir alan ayrılmış ve yeşillendirilmiştir.

NEVRUZ SULTAN TÜRBESİ : Banisi bilinmemektedir. 1286 / 1869 yılında yaptırılmıştır.Akkaya Nahiyesine bağlı Yunus Köyündedir. 1992 yılında tamir edilmiştir. Türbede dört adet ahşap sanduka vardır. Kimlere ait olduğu bilinmemektedir.

SACAYAKLI SULTAN (HASAN EFENDİ) TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Topçuoğlu Mahallesi Karanlık Camii Sokakta kain hasan Efendi (Karanlık) Camii’ nin doğu bitişiğindedir. Caminin haziresi konumundaki üç adet beton lahit son tamirler sırasında betonarme olarak yapılmıştır. Üzerleri açıktır. Üç lahidden birisi; 945 – 1015 / 1538 – 1606 arasında yaşayan, caminin banisi olan ve Sacayaklı Sultan olarak bilinen Hasan Efendi’ ye aittir. Diğerleri hakkında bilgi yoktur.

SEYFİ DEDE TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Cebrail Mahallesi Uzun Sokakta Ferhat Paşa Camii haziresinin doğu bitişiğindedir. Bir duvarla çevrili olan iki mezardan güneydeki Seyfi dede’ ye, diğeri ise 1195 / 1780 yılında camiyi tamir ve ihya eden Hacı Kadı adlı zata aittir. Daha önce mamur bir türbe iken yıkılmıştır. Mezarlar 1978 yılında yenilenmiştir. Seyfi Dede 967 / 1559 yılına yakın bir tarihte vefat etmiştir.

SEYYİD SÜNNETİ EFENDİ TÜRBESİ : Ömer Kethüda ve halk tarafından 1020 / 1611 yılında yaptırılmıştır. Sultan Ahmed’ in şehzadesi Sultan Osman zamanında Ömer Kethüda yapımına başlamış, ancak yersiz harcama ve israf bahanesiyle Nasuh Paşa tarafından idam edilince inşaat yarım kalmıştır.İki yıl sonra ulema ve halkın katkıları ile tamamlanmıştır.Türbeye doğu tarafından açılan tali kapı, Vezir Kurşuncu zade tarafından 1028/1618 yılında yaptırılmış ve harem denen bir bölüm eklenmiştir.

SÜKUTİ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Merkez Karamukmolla Köyü Tekke mahallesindedir. 1975 yılında yenilenen iki bölümlü kargir küçük binanın kıble tarafında medfundur. Sukuti Sultan olarak bilinen bu zat, aynı mahalledeki caminin banisidir. Daday’ ın Sorkun Köyünde medfun Sükuti hasan efendi’ nin oğlu veya torunudur. Adı, Hacı Davut Hilmi’ dir. Sükuti soy lakabıdır.

ŞEYH MEHMED EFENDİ TÜRBESİ : Banisi bilinmemektedir. 1073 / 1662 yılında yaptırılmıştır.Kuzyaka Nahiyesinin Şeyh köyü Akçasu Mahallesindedir. Akçasu Camii’ nin önündedir. Türbe1371 / 1951 yılında Hedanizade Hacı Mehmed Kamil efendi tarafından tamir edilmiştir. Türbede altı adet ahşap sanduka bulunmaktadır. Sağdan üçüncü ve bir şebeke ile çevrilmiş olan sanduka 1073 / 1662 yılında vefat eden Şeyh Mehmed efendi’ ye aittir. Diğerlerinin kimlere ait oldukları bilinmemektedir.

ŞEYH MUSTAFA EFENDİ (PİŞKÜRİ ZADE) TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Atabey Camii’ nin kuzey bitişiğindeki hazirede medfundur. Hakkında pek fazla bilgi yoktur. Kastamonulu olduğu ve Bayrami Tarikatı şeyhi olduğu bilinmektedir.

ŞEYH MUSTAFA EFENDİ ( RESUL ZADE ) TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Kırkçeşme Mahallesi Selçuk Sokak başındadır. Ahşap olan çatısı 1994 yılında şahsa satılarak yıkılmıştır. Üzeri açıktır. İçinde bulunan 15 adet tahta sanduka kaybolmuştur. Serçeoğlu Türbesi ve Seyyid Serçe Mustafa Efendi Türbesi diye de bilinir. Türbede medfun olanlar; 1061 / 1650 yılından sonra vefa etmiş olan Şeyh Mustafa Efendi ile onun halifeleridir. 2004 yılında Seyyit Serçe Camii ile beraber yeniden inşa edilmiştir.

TARAKLI SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.İsmail Bey Mahallesi Tenekeci sokakta Hasan Çelebi Camii’ nin harimi dahilindedir. Türbenin kıble tarafında demir çerçeveli, cam şebeke içinde iki adet tahta sanduka vardır. Birisi, 937 / 1530 yılından sonraki bir tarihte vefa etmiş olan Tarakçı zade Abdurrahman Efendi’ ye, diğeri de oğlu Mahmud efendi’ ye aittir.

TOPÇUOĞLU TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Topçuoğlu Camii’ nin kuzeybatı köşesi bitişiğindedir. Batı yönünde iki adet mezar şahidesi vardır. Türbede bulunan iki adet ahşap sandukadan kıble tarafındaki, 1259 / 1843 yılında vefat eden Nakşibendi Tarikatı Şeyhi Emir Efendi zade Mehmed Hulusi Efendi’ ye, diğer sanduka ise Melek Hanım’ a aittir. 919 / 1513 yılından önce mamur vaziyette mevcut olduğu bilinen türbede daha önceleri başka mezarların da bulunduğu belgelerden anlaşılmaktadır.

ŞEYH AHMED SİYAHİ EFENDİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Kırkçeşme Mahallesi Ahmed Dede Camii’ nin batı karşısında ve Seyid efendi Sokak ile Kuyulu Sokak köşesindedir. Demir parmaklıklı ihata duvarı ile çevrili bölmenin kuzeydoğu köşesindedir. Bahçede beş adet lahit vardır. Ahmed Siyahi Efendi’ nin vasiyeti üzerine üzerleri kapatılmamıştır. Sağdan birinci mezar; 100 yıl yaşayan ve 1291 / 1874 yılında vefat eden Ahmed Siyahi Efendi’ ye aittir. 2. Mezar; Ahmed Siyahi Efendi’ nin ikinci oğlu olan ve 66 yaşında 1888 yılında vefat eden Şeyh Ahmed hicabi Efendi’ ye, 3. Mezar; 41 yaşında 1300 / 1882 yılında vefat eden Ahmed Hicabi Efendi’ nin oğlu Mehmed Necmeddin efendi’ ye, 4. Mezar; Hicabi Efendi’ nin damadı Keskinzade Ahmed Rıza Efendi’ ye aittir. Babası meşhur müderris Keskin zade Ahmed Erib efendi’ dir.5. Mezarın kime ait olduğu bilinmemektedir.

Deniz Turizmi

Kastamonu deniz turizmi açısından da zengin bir il dir. Bu gaye ile kullanılabilecek bir çok plaj bulunmaktadır.

 

Cide Gideros Koyu : Arkeolojik ve tabii sit alanı, doğal güzelliğe sahiptir.

 

Cide : İlçe merkezinde Belediye Plajı, Kadınlar Plajı, Kumluca Yolu Kumsalı, Akbayır Köyü Kumsalı

 

Doğanyurt : Liman İçi Plajı, Kadınlar Plajı Kumsalı

İnebolu : Boyranaltı Plajı, Gemiciler Köyü Plajı

 

Bozkurt : Yakaören (İlişi) Kadınlar Plajı, Yakaören (İlişi) Çınar Altı Plajı

Abana : Belediye Halk Plajı, Tatil Köyü Plajı – Kumsalı, Hacı Veli Köyü Kumsalı

 

Çatalzeytin : Ginolu Arkeolojik ve Tabii Sit Alanı doğal güzellikler sergilemektedir. Ginolu Kumsalı –
Plajı Ayrıca İnebolu, Abana, Doğanyurt, Cide, Çatalzeytin İlçelerinin sahillerinde yat turizmi için uygun koylar bulunmaktadır.

 

Yayla Turizmi

İl yayla turizmi açısından çok zengindir. Başta Araç İlçesi olmak üzere daha ziyade Azdavay, Pınarbaşı, Çatalzeytin, Daday, Devrekani, Bozkurt ilçelerinde bulunan yaylalarda yayla turizmi yönünden gerekli altyapıların tamamlanmasından sonra bu güçlü potansiyelin daha etkin, ülke ve bölge turizmine de katkı sağlayacak şekilde kullanılabileceği belirtilebilir.

İl de bulunan başlıca yaylalar;

 

Araç: Dereyayla Bölgesi (Munay, Fındıklı, Başköy, Sıragömü ve İki Ornaz, Kirazlı Yaylaları)

 

Daday : Oluklu Yayla Mevkii, Ballı Dağ Mevkii

Azdavay - Pınarbaşı : Suğla Yaylası

 

Küre : Belören Köyü Mevkii, Ayrancı Yaylası

Tosya : Kösen Çayırı Yaylası, (Yeşilgöl) Sekiler Yaylası, Dipsizgöl Yaylası

Devrekani : Alaman Dağı Mevkii, Yaralıgöz Mevkii, Belovacık Köyü, Balıklı Göl

Bozkurt : Gürcü Yaylası, Mamatlar Yaylası, Göynük Dağı, Sarıcaörük Yaylası, Bakacaoğlu Yaylası, Asarbaşı Yaylası, Karacaoğlan Yaylası

 

Sağlık Turizmi

Sağlık Turizmi için çok büyük potansiyeli olan yurt çapında faaliyet gösterebilecek içmeler ve kaplıcalar bulunmaktadır. Mevcut olanlar mahalli ihtiyaçlara cevap verebilmektedir. Geliştirmek için çalışmalar yapılmamaktadır.

1 – Giricik Suyu : Araç İlçesi, Mesudiye Mahallesinde bulunan “Giricik Suyu” nun egzamalar için tedavi edici olduğu bilinmektedir.

2 – Acı Su : İl Merkezinde Duruca Köyünde “Acı Su” adıyla bilinen tabii soda suyu çıkmaktadır.

3 – Ayazma : Pınarbaşı, Ilıca Köyündeki Roma Dönemi “Ayazma” kullanım harici durumdadır.2002 yılında yapı onarımı ve suyun kullanımı için programa alınmıştır.

4 - Çamur : Araç, Boyalı Nahiyesinde Mendik Köyündeki “Çamur” eklem ağrılarını tedavi edicidir.Pınarbaşı İlçesi Muratbaşı Köyünde Kanlıçay kenarındaki çamur ekzama, romatizma, ağrılarını tedavi edicidir.

5 – Sarılık Suyu : Araç, Sıra Gömü Yaylasındaki “Sarılık Suyu” sarılık hastalığına iyi gelmektedir.

6 – Fatmanın Oluğu : Araç, Yuvalca Yaylasında “Fatmanın Oluğu”nun mide ve böbrek hastalığını tedavi edici olduğu bilinmektedir

 

Eko Turizm

Kastamonu eko turizmi açısından da büyük bir potansiyele sahiptir. Bölgede (ornitoloji) kus gözetleme, mağara turizmi, kanyon turizmi, ve botanik turizmi için çok uygun sahalar bulunmaktadır.

1 – Ornitoloji (Kuş Gözetleme) Turizmi

Araç: Eğrice Ova Bölgesi

Devrekâni: Yazıhisar Köyü – Koru Çayırı Mevkii, Alaman Dağı Mevkii.


2- Foto Safari
· Ilgaz Dağı Milli Parkı

· Kastamonu – Bartın Küre Dağları Milli Parkı (Azdavay – Cide – Pınarbaşı)

· Küre – İnebolu Arası

· Tosya – Dipsizgöl Bölgesi

· Tosya – Yeşilgöl Bölgesi

· Araç – Dereyayla Bölgesi


3 – Mağara Turizmi
Pınarbaşı Ilvarini (Ilgarini) Mağarası

Yamanlar Köyü, Sorkun Yaylası uzantısında yer almaktadır. Denizden 1250 m. yüksekliktedir. 3. ve 4. zamanda oluşan dünyanın dördüncü büyük mağarasıdır. 10 milyon yıllık mağara oluşumu içinde 1 milyon yıllık oluşumu bulunan sarkıtlar ve dikitler bulunmaktadır.Ayrıca mağara içinde Roma ve Bizans dönemlerine ait katlı mezar ve şapel kalıntıları yer almaktadır. İçte 850 m. ye ulaşabilen derinliği ile Türkiye’nin 4. en derin mağarasıdır.Pınarbaşı İlçesinde aynı dağ silsilesi üzerinde bulunan Mantar Mağarası, Ejderha Ağzı Mağarası, Kuyluş da büyük mağaralar olup, içlerindeki sarkıt ve dikitleri ile güzel görüntüler vermekte, görüntüleri macera duyguları yaratmaktadır..


4 – Akarsu (Kanyon) Turizmi
Pınarbaşı, Cide, Devrekâni, Küre ve Araç ilçelerinde macera dolu kanyonlar yer almaktadır.

a – Varla (Valla Kanyonu)

Pınarbaşı İlçesi, Muratbaşı Köyü, Varla (Valla) Mahallesi sınırları içinde bulunmaktadır. Kanyonun uzunluğu 12 km., derinliği 1000 – 1200 m. dir. Macerayı ve vahşi tabiatı yaşamayı sevenleri beklemektedir.

b – Aydos Kanyonu

Cide İlçesinde, Aydos Çayı üzerinde bulunan kanyon rafting için uygundur. 10 km uzunluğu bulunmaktadır. Kanyonun girişi Şenpazar İlçesi Dağlı Köyü sınırları içinden başlamakta olup, zengin ve çeşitli bitki örtüsü, vahşi tabiatı ile macera sevenlerin ayrılmak istemeyecekleri yerdir.

c- Çatak Kanyonu

Devrekâni ilçesinde bulunan kanyon kısa ve kolay geçişlidir. Tabiat görüntüleri güzelliği yönünden fotoğrafçıların rağbet ettikleri bir yerdir.

d- Araç – Soğanlı Çayı Kanyonu

e- Araç – Saltuklu Kanyonu

f- Küre – Ersizler Dere Kanyonu ve Küçük Cehennem Kanyonu küçük kanyonlar olup, görüntü güzellikleri cezbetmektedir.

 

Kış Turizmi

1- Kastamonu – Ilgaz – Kış Sporları Turizm Merkezi :

İl kuzeyden Küre ( İsfendiyar) Dağları, güneyden Ilgaz Dağı ile çevrelenmiş olduğundan, kış mevsiminde bol kar almaktadır. Gerek arazi özellikleri, gerek bol kar yağışı almasından dolayı kış turizmi için çok rağbet görmektedir.

 

Konumu : Büyük bölümü Kastamonu İli sınırları içinde kalmak üzere Çankırı İl sınırlarına da girmektedir. Kastamonu – Ankara karayolu güzergahındadır. Tesisler kesimi anayola 1.5 km mesafede kalmaktadır. Ilgaz Dağı üzerinde bulunmaktadır.

Kastamonu İl Merkezine 40 km mesafededir.

 

Ulaşım : Ankara – Kastamonu Karayolu üzerinde mutad araçlarla gelmek istenildiğinde, tesisler servisleri ile anayoldan karşılayarak almaktadır. İl merkezinden tarifeli karşılıklı minibüsler çalışmaktadır. Ayrıca tur otobüsleri ve özel vasıtalarla sağlanmaktadır.

 

Diğer Yerleşim Merkezlerine Uzaklığı :

Kastamonu’ya – 40

Ankara’ya - 200

İstanbul’a – 475 km’dir.

İstanbul’dan karayolu ile gelinmek istenildiğinde E-5 karayolundan Gerede – Çorum hattının Kastamonu – Ankara yolu ile Ilgaz İlçesi kesiminde kesiştiği kesimden 20 km kuzey (Kastamonu istikametine devam edildiğinde ulaşılabilinmektedir.

En yakın hava alanı 200 km uzaklıkta Ankara Esenboğa Hava alanıdır.

Tabii Özellikleri : Ilgaz Dağının 1050-2000 mt arasında yükseklikte bulunmaktadır. Ilgaz Dağı Milli Parkı sınırları içindedir. Kurulduğu açık alanın toplam uzunluğu takribi 1500 mt, genişliği 100 mt civarındadır. Çevresi köknar, çam ormanlı ile örtülüdür. Aynı zamanda piknik, avcılık, safari, yürüyüş gibi çok çeşitli turizm imkanları da bulunmaktadır.


 

Kayak Mevsimi : Aralık – Nisan arası

Kar Kalınlığı : 0.50 – 2.50 mt ( ortalama)

Konaklama ve Mekanik Tesisler : Kayak merkezinde 800 mt ve 1500 mt uzunluğunda iki adet kayak pisti bulunmaktadır. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ne ait (1) adet çift oturaklı telesiyej tesisi çalışmaktadır. Üst istasyonu1995 mt, alt istasyonu1850 mt irtifada dır. Tesisin uzunluğu 693 mt, kapasitesi ise 688 kişi / saattir.

Ayrıca (1) adet teleksi tesisi mevcuttur Hat boyu 950 mt, kapasitesi ise 800/1000 kişi saattir.

 

Telesiyej alt istasyonu yakınında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne ait (1) tesis ile (1) adet özel teşebbüs konaklama tesisi bulunmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda yapımına başlanan özel teşebbüs tatil köyünün bir bölümü hizmete açılmıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesine ait Ilgaz Tesislerinde resmi ve sivil ziyaretçilere hizmet vermektedir. Kayak Merkezinde toplam (666) yatak kapasitesi mevcuttur.

Sağlık ihtiyaçları için, sezon sırasında ambulans ve sağlık ekibi görevlileri bulunmaktadır. Telefon ve GSM haberleşmesi kesintisiz sürmektedir. Kastamonu – Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi 2634 Sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir. Kastamonu – Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi mevzii imar planı çalışmaları tamamlanmış olup, onay beklemektedir. Bu planlama ile daha geniş ve başka kesimlerde (Hacet Tepesi Mevkiinde) kış sporları için yapılanma ve konaklama tesisleri kurma imkanları ile genişlemesi sağlanmış olacaktır.

2 – Küre – Belören Tatil Köyü Kayak Merkezi :

Konumu : Kastamonu – Küre Karayolunda, Küre İlçesine 5 km, Kastamonu ya 55 km mesafede dir. Anayola 2 km lik yol ile bağlanmaktadır.

Ulaşım : Özel vasıtalarla sağlanmaktadır.

Diğer Yerleşim Merkezlerine Uzaklığı :

Kastamonu’ya 55 km,

Küre’ye 5 km,

İnebolu’ ya 30 km

Ankara‘ya 295 km

İstanbul’a 555 km uzaklıktadır.

Tabii Özellikleri : Küre Dağlarının güney cihetinde kurulu köyün çevresi tepelik durumda, ekim arazisi plato konumundadır. Çevresi çam ormanları ile kaplıdır . Köyde her mevsim yaşantı sürmektedir. Köy evleri yöresel mimari özellikleri taşımaktadır.

Kış sporları yanı sıra yaylacılık, avcılık imkanları da bulunmaktadır. Köyde 30 haneden 10 hanede yaşantı devam etmekte, diğerleri yılın uzun zamanı boş kalmaktadır. Ziyaretçilerin köy evinde konaklamaları için çalışmalar yapılmaktadır. Belediye Başkanlığınca üst kesimde 1 adet yeme-içme için dağ evi ve konaklama için (5) dağ evi yaptırılmıştır. Mekanik tesis bulunmamaktadır. 250 mt iniş ve 250 mt çıkışı olan kayak pistinde mahalli oturma tipi “Kayık”larla kayak yapılmaktadır.

 

Milli Parklar

Ilgaz Dağı Milli Parkı :

Konumu : Batı Karadeniz Bölgesinde, Kastamonu ve Çankırı İlleri sınırları içinde bulunmaktadır

Ulaşım : Ankara – Çankırı – Kastamonu Devlet Karayolu Milli Park içinden geçmektedir. Kastamonu il merkezine 40 km, Ankara’ya 200 km uzaklıkta bulunmaktadır.

Kaynak Değerleri : Orta Anadolu’dan Kuzey Anadolu’ya geçiş kuşağında yükselen Ilgaz Dağı yöresinin arazi yapısı genellikle serpantiler, şiştler ve volkanik kayaçlardan meydana gelmiştir. Sahada yer yapısı kadar dağ oluşum hareketleri yönünden de ilgi çekici örnekler bulunmaktadır.Türkiye’nin en uzun ve hareketli kırık hattı olan Kuzey Anadolu Fayı,Ilgaz Dağının güney eteklerinden geçmektedir. Saha değişik karakterlerde vadiler, sırtlar ve doruklardan meydana gelmiştir. Ayrıca üst değerde peyzaj özellikleri sunan jeoformolojik bir yapıya sahiptir.Ilgaz Dağının eteklerinden doruklarına doğru gelişen karaçam, kızılçam, köknar hakim ağaç türlerinden meydana gelen bitki örtüsü, Zengin ormanaltı topluluğu ile desteklenmektedir. Bol ve bütün yıl akışlı akarsuları ile zengin bitki örtüsünün oluşturduğu şartlar karaca, geyik, yaban domuzu, kurt, ayı, tilki gibi, yaban hayatı türlerine uygun yaşama ortamı sağlamaktadır.

Ayrıca dünyada nadir bulunan bitki çiçek türlerinden (enbitik) sayılı olanlarını görmek mümkün olabilmektedir.Milli parkın diğer önemli bir kaynağı da kış sporları imkanıdır. Ilgaz Dağının bu doğal ve rekreasyon kaynakları milli parkın ana kaynak değerlerini oluşturmaktadır.

Görülmesi Gereken Yerler: Jeolojik ve jeoformolojik oluşumları, heybetli orman dokusunun oluşturduğu peyzajın çeşitliliğini görmek mümkündür.

Kayak sporu yapmayı ve izlemeyi sevenler içinde Ankara Konağı diye adlandırılan saha cazibe noktasıdır.

Mevcut Hizmetler : Ankara il merkezine en yakın kayak sporu merkezi milli park içindedir. Ayrıca sahada doğal yürüyüş çadırlarla ve karavanlarla kamp yapma imkanı ile günübirlik aktiviteler için uygun imkanlar mevcuttur.

Milli park sınırları içindeki Baldıran Vadisinde Karasu Deresi üzerinde alabalık üretme istasyonları ve avlanma göletleri hizmete açıktır. 15 Haziran – 15 Eylül tarihleri arasında ziyaretçiler bu sahada sportif olta balıkçılığı yapabilecekleri gibi yılın her günü isteklerine göre üretim istasyonlarından balık alma imkanına sahiptir.

Milli park içinde olan Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezinde 800 mt uzunluğunda kayak pisti ile 1500 mt uzunluğunda iki adet telesiyej ve teleksi tesisi çalışmaktadır.

Konaklama : Milli parka gelen ziyaretçilerin yeme – içme ve konaklama ihtiyaçlarını karşılamak üzere park içinde Kastamonu İl Sınırları kesiminde özel işletmede ikmal inşaatı devam eden bir tatil köyü ve sosyal tesisleri özel işletmede bir otel ve kamuya ait Köy Hizmetleri Bölge Müdürlüğü Tesisleri ile Ankara Üniversitesi Ilgaz Tesisleri bulunmaktadır. Tesisler toplam ( 666 ) yatak kapasitesine sahiptir.

Kastamonu – Bartın Küre Dağları Milli Parkı :

Yeri : Batı Karadeniz Bölümünde Kastamonu ve Bartın İlleri sınırlarında 37.000 hektarlık bir alanı kapsamaktadır.

Özelliği : Küre Dağları Milli Parkı Batı Karadeniz Bölümünün Küre Dağları üzerinde en zengin flora ve faunaya sahip yörelerinden biridir. Bölgenin kullanımına açılmamış bakir yerlerinden biridir. Alanın büyük bölümü Kastamonu İli sınırları içinde kalmaktadır. Milli park çevresinde idare olarak Azdavay, Pınarbaşı, Ulus, Bartın, Kurucaşile, Amasra ve Cide bulunmaktadır. Parkta yaşayan hayvanlar arasında geyik, karaca, ayı, kurt, tilki, çakal, tavşan, yaban domuzu, ötücü kuşlar ve yırtıcı kuşlar ile sürüngenler bulunmaktadır.

Görülebilecek Yerler: Valla Kanyonu, Aydos Kanyonu, ve Ilgarini Mağarası,Mantar Mağarası, Kuyluş, Ejderha Ağzı Mağarası, Ilıca Köyünde Ilıca Şelalesi ve Horma Kanyonu görülmeye değer yerlerdendir.

Mevcut Hizmetler ve Konaklama : Pınarbaşı Kaymakamlığınca Yamanlar Köyünde eski ilkokul binası konaklama ünitesine dönüştürülmüştür. İlçede kamu misafirhanelerinden yararlanılmaktadır. Yöresel köy evlerinin konaklama ve turizm amaçlı çalışmaları yapılmaktadır.

 

Kastamonu Arkeoloji Müzesi

Planı Mimar Kemalettin Bey tarafından çizilen müze binası ilkin 1910 yılında İttihad ve Terakki Klübü olarak kullanılmış, daha sonra 1921'de İstiklal Mahkemesi'nin hizmetine verilmiştir.

1940'lı yıllara kadar Türk Ocağı, Halk Fırkası, Kastamonu Gençlik Teşkilatı gibi çeşitli kurum ve derneklerce de kullanılan bina, 1945 yılında Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından alınıp müzeye dönüştürülmüştür.

Bina 1952 yılında müze müdürlüğü haline getirilmiştir. Müzede Kastamonu ve civarından bulunan Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait çeşitli cam, pişmiş toprak eserler, heykeller, mezar stelleri sergilenmektedir. Ayrıca teşhirin bir bölümü Atatürk Salonu olarak düzenlenmiş olup, Atatürk'ün 1925 yılında Kastamonu gezisinde kullandığı çeşitli eşyalar ve fotoğraflar sergilenmektedir.

Lahit - Roma lahtinin ön cephesinde iki çelenk, ortasında boğa başı, üstünde savaşçı Dioscur bulunmaktadır. Arka cephesinde iki çelenk Medusa başı, çelenk üstünde aslan ve kartal kabartmaları yer almaktadır.


Satyr - Roma Devrine ait mermerden çıplak erkek heykeli olup, kaide üzerinde durmakta, sol omzundan, sağ omzuna doğru sarılı dağarcığı eliyle tutmaktadır.

Kadın Heykelciği- Helenistik Döneme ait, pişmiş toprak heykelcik tahtına oturmuş vaziyette sağ eliyle saçını tutmaktadır. Başında tacı vardır; sağ elinin altında aslan durmaktadır. Elbise kıvrımları son derece doğal şekillendirilmiştir.

Lahit - Sert beyaz mermerden, Roma Dönemine aittir, sağlam durumdadır. Kapak ve kutu demir bir mengene ile bir arada tutuluyor. Kapak yüksek bir çatı görünümünde, köşelerinde akroterler vardır. Ön cephede yarım çelenk, çelengin üzerinde bir çiçek, sağda bir yarım çelenk, üzerinde bir baş (Eros olabilir), ortada kitabe bulunmaktadır.

Dikili Taş- (Mezar Taşı) Ortadan delinmiştir. Soluk kireç taşındandır: Yukarıda kitabe; dikili taşın yüzünde, kitabenin altında objeler ve aletler, yukarı kısımda (soldan sağa) bıçak, tarak, sepet, ayaklı bir kap bulunmaktadır; aşağı kısımda vazo, asma ve üzümler, keser, kanca; en aşağıda ise pırazvana veya kesme aleti yer almaktadır.

Cumhuriyet Caddesi
Tel : (0366) 214 10 70
Faks : (0366) 214 54 56

Pazartesi dışında her gün 08.30-16.30 saatlerinde ziyarete açıktır.

 

Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi

Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi

Sivil mimarlık örneği olan Livapaşa Konağı, 1870 yıllarında Mir Liva Sadık Paşa tarafından özel olarak yaptırılmıştır. Konak 1979 yılında Kültür Bakanlığı'nca kamulaştırılmıştır.

Onarım ve restorasyon çalışmalarına 1985 yılında başlanmış, 1997 yılında Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi olarak hizmete açılmıştır.

Düzenleme
Orta Katta:
Kastamonu el sanatlarını yansıtan; ahşap eserler, dokumacılık, giysi ve silah, baskıcılık, kunduracılık, semer-koşum, urgancılık, bakırcılık, sanatlarının icrası, odalarda seksiyonlar halinde yansıtılmıştır.

Üst Kat: Müze ev olarak, gelin yatak odası, oturma odası, baş oda, günlük oda (erkek), misafir odası, günlük oda (kadın) olarak düzenlenmiştir.

Üst kat salonlarında etnografik eserler sergilenmiştir.

KASTAMONU

NE YENİR?

Kastamonu ili zengin bir mutfağa sahiptir. Her pazar fırınlarda pastırmalı ekmek veya etli ekmek yaptırılır.

Tarhana çorbası, ana-kız çorbası, ecevit çorbası, külbastı, mıklama, kapatma, kavurma, erişte, köle hamuru, banduma, kaygana, cırık, biryan kebabı, mantı, haluçka, simit tiriti, mısır çöreği, baklava, kaşık helvası, pekmezli un helvası, çekme helva, hasüde yörenin sevilen yemek ve tatlılarındandır.

Kastamonu'dan Yemek tarifleri

Kızılcık tarhana çorbası

Malzemeler:
5 yemek kaşığı kızılcık tarhana
1 adet soğan
5 diş sarımsak
1/2 yemek kaşığı margarin
tuz

Tarhananın Yapılışı: Ağaç dalında yumuşamış kızılcıklar çekirdeklerinden ayrılır unla birlikte yoğrulur güneşte kurutulur. Daha sonra bu parçalar ufalanır.

Hazırlanışı: Soğan ince ince doğranır. Bir tencerede yağ eritilir ve soğanlar pembeleşene kadar kavrulur. 4 su bardağı su, tarana ve tuz ilave edilir. Karıştırarak pişirilir. İndirmeye yakın dövülmüş sarımsaklar ilave edilir, bir iki taşım daha kaynatılır. Sıcak servis edilir.

Pırasa dolması

Malzemeler:
1 kg pırasa
2 adet soğan
250 gr kıyma
2 yemek kaşığı pirinç
2 adet yumurta
1 limon
1 yemek kaşığı salça
1 yemek kaşığı sıvıyağ
maydanoz, tuz, karabiber

Hazırlanışı: Pırasaların kalın beyaz kısımları 6 cm boyunda yeşil kısma kadar kesilir. Yıkanır ve az su ile biraz haşlanır, süzülür. Etli dolma içi hazırlanır. Pırasaların her katı açılır ve dolma içi ile doldurulur. Su ve yağ ilave edip orta hararetli ateşte pişirilir. Ocaktan indirmeye yakın yumurta sarısı ve limon suyu ile hazırlanan terbiye karıştıra karıştıra yemeğe ilave edilir. Bir taşım daha kaynatılır, servis edilir.

Pirinçli mantı

Malzemeler:
2 su bardağı un
1 su bardağı su
1.5 su bardağı et suyu

İç malzemesi:
1 su bardağı pirinç
1/2 demet maydanoz
1 adet soğan
1/2 su bardağı su
1/2 çay bardağı sıvıyağ
tuz karabiber

Hazırlanışı: Un tuz su yoğrularak çok sert bir hamur yapılır. Diğer tarafta soğan küçük küçük doğranır, yağda pembeleşene kadar kavrulur. Pirinçler ilave edilir ve bir iki dakika daha kavrulur. Su tuz karabiber eklenir ve suyunu çekene kadar pişirilir. Ateşten aldıktan sonra maydanoz ilave edilir. Hamur açılır küçük kareler halinde kesilir. Ortalarına iç malzemesi konur. Karelerin dört kenarından tutarak ortada birleştirilir. 200 dereceye ayarlanmış fırında 50 dakika pişirilir. Üzerine 1.5 su bardağı  et suyu dökülür, sade veya yoğurtla birlikte servis edilir.

Yapmadan Dönme

KASTAMONU

YAPMADAN DÖNME

Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi ve Kale'yi gezmeden,

Hükümet Konağı, Zınbıllı Tepe, Nasrullah Kadı Külliyesi, Yakup Ağa Külliyesi, İsmail Bey Külliyesi, Dokuma Atölyesi ve El Sanatları Atölyesi'ni görmeden,

Etli - Pastırmalı Ekmek, Biryan, Çekme Helvası yemeden,

Yöresel Dokuma ve Yöresel El Sanatları Ürünleri'nden almadan,

23 - 31 Ağustos Şapka ve Kıyafet İnkılabı Etkinlikleri, Mayıs ayı ilk haftası "Şeyh Şaban-ı Veli ve Kastamonu Evliyalarını Anma Haftası" ve İlçe Panayırları etkinliklerine katılmamadan,

...Dönmeyin.

http://www.kastamonukulturturizm.gov.tr/