GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 13.108 km²
Nüfus: 375.476 (2000)
İl Trafik No: 37

Türkiye'nin cennet köşelerinden biri olan Kastamonu, büyük şehirlerin gürültüsünden kaçmak isteyenlerin sığınabilecekleri bir huzur bölgesi, panoramik dağlarıyla, yemyeşil ovalarıyla, zümrüt sahilleriyle, zengin kültürel varlıklarıyla bir çok alternatifler sunan bir tatil beldesidir.
Eski bir yerleşim alanı olduğu bilinen Kastamonu yöresi MÖ.18.yy.da Gas'ların yurdu olmuş, zamanla Hititler, Firigler, Kimmerler, Lidyalı'lar, Pers'ler, Pontuslular, Romalılar ve Bizanslıların yönetimine geçmiştir. Romalıların bu yörede kurduğu Paflagonia isimli eyaletin merkezi olan pompei-polis höyüğü bugünkü Taşköprü ilçesinde bulunmaktadır. Bizans hanedanı komenoslar tarafından yapılan ve Kastamonu şehrinin tarihsel çekirdeğini oluşturan Kastamonu kalesi görkemli görüntüsüyle ziyaretçileri asırlardır selamlamaktadır. 
Kastamonu geleneksel Türk evi ve yakın dönem osmanlı mimarisi örneklerinin yoğun olarak bulunduğu ender illerdendir. Kentsel sit kapsamına alınmış olan Kastamonu, Taşköprü, İnebolu, Küre ve Abana'nın eski mahalleleri ve yapıları ziyaretçilerde nostalji ve yahranlık uyandırır.
Milli mücadele sırasında lojistik destek açısından en güvenilir bölge olan Kastamonu İnebolu limanından Ankara'ya erzak, cephane ve insan akışında büyük yararlılıklar göstermiştir. Kurtuluş savaşında en fazla şehit veren üçüncü il olan Kastamonu 'nun Araç ilçesi ise nüfus bazında en çok şehit veren yurdumuzun tek ilçesi olarak tarihin altın sayfalarında yerini almıştır.
Kastamonu'nun sahip olduğu bu zengin tarihi ve kültürel mirası kadar bir diğer zenginliği de harikulade tabiatıdır. Başta Ilgaz Dağı Milli Parkı dağcılık sporları için mükemmel bir merkezdir. Zengin orman örtüsü, çeşitli yaban alabalığı ile görenlerin unutamayacağı özelliklere sahiptir. Kastamonu'nun 40 km. güneyindeki Ilgaz Dağı kayak merkezi kış aylarında büyük rağbet görmektedir. 
Kastamonu'nun bitki örtüs ve peyzaj açısından çok zengin yaylaları da vardır. Daha ziyade Araç, Çatalzeytin ve Bozkurt ilçelerinde bulunan bu yaylalar yaz aylarında tatillerini şehir dışında geçirmek isteyenler için önemli bir turizm kaynağıdır. Pınarbaşı ilçesinde vahşi doğasıyla Varla Kanyonu ve Türkiye'nin en derin dördüncü mağarası olan Ilgarini, kampçılar ve maceracılar tarafından keşfedilmeyi beklemektedir.
Kastamonu Karadeniz'de kirlenmemiş, betonlaşmamış 135 km. kıyı bandıyla deniz, kum ve güneş arayanlara da hitab etmektedir. Bu yılı bandında çok sayıda doğal kumsal ve bunların ardından yoğun bir orman örtüsü bulunmaktadır. Çatalzeytin'deki Ginolu ile Cide'deki Giderus koyları Karadeniz'in en güzel koylarıdır.
İLÇELER:
Kastamonu ilinin ilçeleri; Abana, Ağlı, Araç, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Daday, Devrekani, Doğanyurt, Hanönü, İhsangazi, İnebolu, Küre, Pınarbaşı, Seydiler, Şenpazar, Taşköprü ve Tosya'dır.
Araç: İl merkezine 44 km uzaklıkta bulunan ilçe Kastamonu - Karabük karayolu üzerindedir.
Cide: İl merkezine uzaklığı 146 km.dir. 12 km kumsalı olan Cide, konumu gereği tarih boyunca İpek Yolu üzerinde önemli bir liman olma özelliğini sürdürmüştür.
Daday: İl merkezine uzaklığı 32 km. dir. Atatürk 23 - 31 Ağustos 1925'te "Şapka ve Kıyafet İnkılabı" dolayısıyla Kastamonu'ya geldiğinde ilçeyi ziyaret etmiş ve Köpekçioğlu Konağında misafir edilmiştir.
Devrekani: İl merkezine uzaklığı 29 km.dir. Eski bir yerleşim merkezi olan Devrekani höyük ve harabeleri, çeşme ve camileri ile arkeolojik yönden zengindir. 23 - 31 Ağustos 1925 Kastamonu ziyaretlerinde Atatürk 28 Ağustosta ilçeyi ziyaret etmiş, Bozkocatepe - Kurukavak Köyünde ormanlık bir alanda bulunan Müftüoğlu Mehmet Bey'in çiftliğinde misafir edilmiştir.
Hanönü: İl merkezine uzaklığı 69 km. dir. Kastamonu' nun en önemli yatırlarından, türbesi şehir merkezinde bulunan Şeyh Şaban-ı Veli İlçenin Çındar Köyünde M.1471 yılında doğmuştur. İlçede Mayıs ayı ilk haftasında "Şeyh Şaban-ı Veli Anma Haftası" Ekim ayının ilk haftası Panayır düzenlenmektedir.
İhsangazi: İl merkezine uzaklığı 37 km. dir. İlçenin İsalar Mahallesinde bulunan Haraçoğlu Camii ve Türbesi tarihi ziyaret yeridir.
İnebolu: İl merkezine 97 km uzaklıktadır. İlçe merkezi kentsel sit alanıdır. 347 tescilli yapı bulunmaktadır. Abeş Tepesi ve Geriş Tepesi Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillidir.
Küre: İl merkezine uzaklığı 61 km.dir. İlçede bulunan Doğanlar Kalesi M.Ö. 1700 - 1100 yıllarında yapılmıştır. Küre orman içi yayla turizmi için elverişli ve tabii güzellikleri olan bir ilçedir. Yaralıgöz Dağı eteklerindeki kanyon görülmeye değerdir.
Pınarbaşı: İl merkezine 92 km uzaklıktadır. Ilıca köyünde bulunan Roma Dönemi "Ayazma" da ılık su hala mevcuttur. Aynı köyde Devrekani Çayı üzerinde şelale görülmeye değer yerlerdir. İlçenin Sümenler Köyü sınırları içinde Sorkun yaylası yakınında bulunan dağlık alanda Ilgarini Mağarası turizm için önemli bir potansiyel arz etmektedir.
Tarihi Evler ve Konaklar
SİRKELİ KONAĞI
Sirkeli Konağı Mustafa SİRKELİ tarafından üç katlı olarak yaptırılmaya başlanmış ancak ölümünün ardından yaşanılan maddi sıkıntılar sebebiyle büyük oğlu Mehmet Faik SİRKELİ tarafından iki katta bitirilmiştir.
Metin SİRKELİ'den edinilen bilgilere göre konağın 1893 - 1898 yılları arasında yapıldığı öğrenilmiştir.Konakta aile bir dönem kendisi oturmuş , daha sonraları kiraya verilmiştir.Konağın sanat okulu , ayakkabı atölyesi , terzi atölyesi ve bir dönemde Vali Konağı olarak kullanıldığı bilinmektedir.Ailenin soyadından dolayı "Sirkeli Konağı" olarak bilinir.
Kastamonu Valiliği İl Özel İdare Müdürlüğünce 31.12.1997 tarihinde satın alınmış, projeleri hazırlanıp Kurulda onaylandıktan sonra 31.07.1998 tarihinde onarım ve restorasyonuna başlanmış, 1999/ Ağustos'unda onarım ve restorasyonu tamamlanarak, İl Daimi Encümeni'nin 19.08.2003 tarih ve 406 sayılı kararı ile Onur Bilgi Dağıtım ve Pazarlama şirketine Çocuk Kreşi (Ana Okulu) olarak kullanılması amacıyla 5 yıllığına kir.
Beyçelebi Mahallesi Atatürk Caddesinde bulunmaktadır.
75 YIL CUMHURİYET EVİ
75.Yıl Cumhuriyet Evi sivil mimari örneklerinden olup , yapının tarihine ait kesin bilgilere ulaşılamamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin 75. Yıl Kutlama etkinlikleri kapsamında bir Kastamonu Evinin korunması ve fonksiyon verilmesi amaçlanmıştır.
Kastamonu Valiliği "75. Yıl Kutlama Komitesince, tescilli yapıların yoğun olduğu Saylav" 75. Yıl Cumhuriyet Sokağında özel mülkiyetteki bina satın alınmıştır.
05.08,1998 tarihinde bakım ve onarımı yapılmak üzere işe başlanmıştır. 75. Yıl Kutlama Komitesince onarım yapılmıştır.
Bakım ve onarımı tamamlanan binanın 10.12.1998 günü hizmete açılmıştır.
Kastamonu Evi, mahalli dokuma ürünü malzemelerle döşenmiş, bağışı gerçekleştirilen mahalli etnografik malzemelerle teşhiri yapılmıştır.
Müze Ev olarak tanıtım hizmetlerinde kullanılmaktadır.
SEPETÇİOĞLU KONAĞI
Sepetçioğlu Konağının yapılış tarihine ait bulguya rastlanamamıştır. Ancak Gökdere Caddesi'ne açılan giriş kapısı üzerindeki demir şebekede yazılı olan 1884 rakamı konağın yapılış tarihi olduğunu düşündürmektedir.Kareye yakın dikdörtgen planlı olan yapı bodrum , zemin ve birinci kattan ibarettir.
Turizm amaçlı, otel ve restoran yapımı için fonksiyon verilmek üzere, İl Özel İdaresine ait olan ve yıkılmağa yüz tutan konak 25.11.1999 tarihinde onarıma alınmıştır.
Devrinin en güzel eseri örneğidir.
25.11.1998 tarihinde çatı onarımı ile işe başlanmıştır, 22.06.1999 tarihinde de restorasyonuna başlanmış olup 23.09.2000 tarihinde restorasyonu tamamlanmıştır.
Merkezi İstanbul'da bulunan Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfına mahallede halka ve öğrencilere yönelik faaliyette bulunmak üzere tahsis edilmiştir.Bu Vakıf tarafından Sosyal ve Kültürel etkinliklerde kullanılmaktadır.
KONYALI KONAĞI1935-1936 yılları arasında Abdullah Konyalı tarafından yaptırılmıştır.Bina günümüze dek özgün halini korumuştur.
Kastamonu Valiliği � Merkez İlçe Köylere Hizmet Götürme Birliği Hizmet Binası olarak Kırkçeşme Mahallesinde Temmuz / 1998� de Konyalı Ailesi varislerinden satın alınmıştır.
11.06.1999 tarihinde Kastamonu Valiliğince bakım ve onarımı yaptırılmıştır.
6 Ekim 1999 tarihinde hizmete açılmış, 18 Kasım 2002 tarihinden itibaren ilimizdeki öğrenci ve yerel halkın çevre ve sağlıklı beslenme konularında bilgilendirilmesi amacıyla Kastamonu Valiliği Çevre Eğitim Merkezi'ne tahsis edilmiştir.23.12.2003 tarihine kadar ilimizdeki 22 ilköğretim okulu , Hacı Behiye Barut Anaokulu , Halime Çavuş İşitme Engelliler Okulu , Merkeze bağlı 10 köy okulu , Ağlı , Araç , Daday ve İhsangazi' deki YİBO ve Merkez İlköğretim okullarından toplam 11.697 öğrenci çevre eğitimi görmüştür.
Vali Enis Yeter zamanında başlatılan annelere yönelik "Çok Yaşayın , Sağlıklı Yaşayın" çevre ve sağlıklı beslenme eğitim projesinde de 2341 anneye ulaşılmıştır.İl Çevre ve Orman Müdürlüğü , Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kastamonu Valiliği Çevre Koruma Vakfı ortaklaşa çalışması olan projede öğrenciler yaş gruplarına göre hazırlanmış slayt gösterisi eşliğinde bilgilendirilmektedir.
TAHİREFENDİ (OSMANLI) KONAĞITarih bakımından ilimizin en eski yapılarından birisi olarak kabul edilen bina zemin ve birinci kattan ibarettir.Binada ilk göze çarpan 18 Yy. mimarisini yansıtan tepe pencereler ve üstlerindeki vitraylardır. Kündekari oda ve dolap kapıları , ocak nişlerdeki alçı işlemeler binaya zenginlik katmaktadır.
Kastamonu Valiliği İl Özel İdare İdaresince Kasım / 1999 da satın alınmıştır.Turizm faaliyetlerinde kullanılmak üzere Kasım / 1999 da Turizm Bakanlığına tahsis edilmiştir.
İlin tanıtımına yönelik, turizm faaliyetlerinde kullanılmak üzere "OSMANLI KONAĞI" olarak teşkil edilecektir.Röleve ve restorasyon projeleri tamamlanmış olup, yapımına ilişkin Koruma Kurulu Kararı alınmıştır.
Onarım çalışmalarına 26.04.2001 tarihinde başlanılmış olup 21.06.2002 tarihinde bitirilmesi planlanmaktadır.
LİVAPAŞA KONAĞI
19. yy. , son devir Osmanlı Çağı sivil mimari örneklerini yansıtan bu bina bodrum üzerinde üç kat olarak inşa edilmiştir.
Zemin katta yanlarından çıkan merdivenlerin ulaştığı iki sütunlu portiklerin meydana getirdiği sahanlıktan sonra binaya çift kanatlı iki kapı girişi ile girilir. Bu katta ön ve arka cephelerde demir işli kafesler ile emniyeti sağlanmış, çevre duvarı kesme taş ile çevrelenmiş, iç bölme duvarları ahşap bağdadi olarak yapılmış, diğer katlarda ahşap karkas tekniğinde inşaa edilmiştir. Zemin kattaki anıtsal girişin üzerinde birinci ve ikinci katlarda, orta cephelerde çıkma yapılmış ve simetrik düzenlenmiştir. Bu çıkma bölümleri alttan taş eli böğründe payandalar ile desteklenmiştir.
Binanın iç aydınlatılması bol pencere ile sağlanmıştır. Zemin kattaki pencereler kesme taş söveli ve kemerlidir. Katlardaki pencereler dikdörtgen ve giyotin formundadır.
Binanın güney arka bölümündeki bahçesine ön cephede doğu ucunda bulunan, üzeri kemerli taş portalli demir işli kapıdan geçilmektedir. Arslanlı kapı olarak adlandırılan bu taş kapı portalinin yüzeyinde simetrik, karşılıklı iki mitolojik şekli andıran, kısmen stilize edilmiş iki arslan kabartma olarak işlenmiştir.
Kültür Bakanlığı'nca onarılmış ve Etnoğrafya Müzesi olarak düzenlenmiştir.
OSMANLI SARAYI (Eski Belediye Sarayı)
19. Yüzyıl sonlarında Kastamonu Belediye Binası olarak inşa edilmiştir.
1997 yılında, Belediye Meclisi kararıyla özel teşebbüse restore et-işlet-devret modeliyle 20 yıllığına verilmiştir.
1998-1999 yıllarında sürdürülen onarım ve restorasyon çalışmalarıyla turizm amaçlı otel ve restorant fonksiyonu verilmiştir.
Onarım ve restorasyonuna 300 milyar TL sı harcanmıştır. Nostalji atmosferde tefrişi yapılan tarihi yapı; 15 Şubat 2000 tarihinde faaliyete geçmiş olup, Turizm Bakanlığı'ndan İşletme Belgeli Tesis olarak çalışacaktır.


Atatürk'ün Osmanlı Sarayını Ziyaretleri
24 Ağustos 1925
EFLANİLİ KONAĞI
Kastamonu sivil mimari örneklerindendir.Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber 1910'lu yıllar olduğu tahmin edilmektedir.
İl merkezinde, Sağlık Bakanlığı Çevre Koruma Vakfınca 1999/ Ekim ayında Eflanili Ailesi varislerinden satın alınmıştır.
Valiliğin onararak Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'ne 3 yıllığına tahsis ettiği Eflanili Konağı Kastamonu'ya gelecek ziyaretçiler ağırlanacaktır.
Yöresel Yemekler ve El Sanatları Uygulama Merkezi olarak işlev görecek olan Gazipaşa İlköğretim Okulu'nun yanındaki Eflanili Konağı'nda Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde kurs gören hanımlar hazırladıkları yemeklerle el emeği, göz nuru eserlerini konukların beğenisine sunacaklar.
Eflanili Konağı'nda yöresel ev yemeklerini üretecek olan kursiyerler Kastamonu'nun ağız tadını tanıtmak için ayrıca yöreye has mantı, erişte gibi yiyecekleri de paket halinde satışa sunacaklar. Konak aynı zamanda Kastamonu'ya özgü el sanatlarının teşhir edildiği ve satıldığı bir mekan olma özelliği taşıyacak , Kursiyerler böylelikle ev bütçelerine katkıda bulunma imkanına da kavuşacaklar.
KIRKODALI KONAĞI
İl merkezi, Akmescit Mahallesinde şehre hakim tepe üzerinde ve tarihi dokunun yoğun olduğu kesimde yer alan tarihi bina; 1881 yılında papaz mektebi olarak inşa edilmiştir.
Sonraki yıllarda hastane olarak kullanılmıştır.Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki bina 1977 yılına kadar Vakıflar Öğrenci Yurdu olarak işlev görmüştür. Ağustos 2000 tarihinde Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nden Kastamonu Valiliği İl Özel İdare Müdürlüğü'ne tahsis edilmiştir.
1977 yılında terk edilen tarihi yapının onarım restorasyonu Valilikçe tamamlanmış olup , Kültür Sanat Evi olarak kullanılacaktır.
YÜCEBIYIKLARIN KONAĞI
Özel mülkiyetince Kültür Bakanlığınca kamulaştırılan binada ve bahçesinde Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğünce onarımına başlanmış olup , mahalli folklorik malzemelerin üretimi ve teşhiri için düzenlemesi yapılmaktadır
TOPRAKÇILAR EVİ
Yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir.Kastamonu sivil mimari örneklerinden olan bina kesme taş , ahşap ve kerpiç kullanılarak yapılmıştır.26.10.2000 tarihinde Kastamonu Kalkınma Vakfı Yakacak Pazarlama Şirketi tarafından satın alınmıştır.
Onarım ve restorasyon çalışmaları tamamlanmış olup, 21.01.2004 tarihinde açılışı yapılan Toprakçılar Konağı turizme yönelik butik otel ve restoran olarak kullanılmaktadır.Müstecir eliyle çalışmakta olan otel 35 yatak kapasitesine sahiptir.
EL SANATLARI TEŞHİR MERKEZİ
Kastamonu Valiliği İl Özel İdare Müdürlüğü'nün verdiği 65 milyar ve DPT'nin verdiği 12 milyar ödenekle 3 Haziran 2000 tarihinde temeli atılmış 12 Mayıs 2001tarihinde hizmete açılmıştır..Ahşap işçiliği El Sanatları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yapılmıştır.
Kastamonu Valiliği El Sanatları Satış ve Teşhir Merkezi olarak kullanılmaktadır.
Yeni yapılan betonarme bir binada Geleneksel Kastamonu evlerinin canlandırılması açısından yapılan ilk uygulama olması sebebiyle de ayrı bir önemi vardır.
ZİNCİRLİOĞLU KONAĞI
Küre Dağları Milli Parkları Müdürlüğü hizmet binası olarak kullanılmak üzere restorasyon proje çalışmaları devam etmektedir.
ELLEZLER KONAĞI
20.04.2002 tarihinde restorasyonuna başlanan Ellezler Konağı 21.01.2004 tarihinde tamamlanmış olup , açılışı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Enis Yeter , Kastamonu Valisi Mustafa Kara ve ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof.Dr.Metin Sözen tarafından yapılmıştır.El Dokumaları Teşhir Merkezi Valiliğimize bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı atölyelerinde üretilen dokumaların satış merkezi olarak hizmet vermektedir.Aynı zamanda zengin bir kültürel geçmişe sahip olan ilimizin geçmişten günümüze dokuma örneklerinin de yer aldığı bir ünite olarak Kastamonu'yu ziyaret edenlerin beğenine sunulmuştur.
KENT TARİHİ MÜZESİ
Valilik Konağı altında bulunan Kent Tarihi Müzesi , 29 Ekim 2002 tarihinde hizmete açılmıştır.
İlin tarihi ve kültürel mirasına yönelik fotoğrafların bulunduğu müzede, kent tarihi araştırmalarına kaynaklık eden kütüphane bulunmaktadır.Öğrencilerin , Akademisyenlerin araştırma yapabileceği dökümanlar mevcuttur.
Müzenin en önemli eserleri arasında, Atatürk'ün Kastamonu'ya gelişi sırasında kullanılan halı (1907), dönemin Sana-i Nefise (Sanat Mektebi) okulunda yapılan piyano (1904-1907) gibi önemli eserler bulunuyor.
NALBANTOĞLU KONAĞI
Nalbantoğlu Konağı Valilikçe satın alınarak fonksiyon verilmek amacı ile restorasyon çalışmaları başlatılmış olup , röleve projesi hazırlanmaktadır.
BALILAR KONAĞI
MEMLEKET KÜTÜPHANESİ
Hükümet Konağı'nın kuzeyinde bulunmaktadır. Yapı iki katlı ve kargirdir. 1334 H. /1916 M. Yılında "Milli Kütüphane" adını taşıması öngörülerek Hükümet Bahçesi'nde Maliye Hazinesi'ne ait 333.324 m2 alanında arsa üzerine Vilayet hesabına yaptırılmasına karar verilmiş ve ilgili Nezaretten izin istenmiştir. Dört hafta sonra nezaretten izin gelmesi üzerine nafia sermühendisi Necati, Vilayet azası Tevfik ve Başkatip Reşat Efendi'den oluşan bir heyet kurularak üç hafta sonra da inşaat hazırlıklarına başlanmıştır.
Bilinmeyen nedenlerle aksayan inşaat 1343 H. / 1924 M. Yılında tamamlanmıştır. "Memleket Kütüphanesi" adını alan yapının açılışı Vali Fatin Bey tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha sonra bina Vilayet ve Jandarma tarafından kullanılmış.
Restorasyonu yapılan bina Resim ve Fotoğraf Müzesi olarak kullanılmaktadır.
MAZLUMCUOĞLU KONAĞI
Yöresel sivil mimari örneklerinden olan yapının yapılış tarihi bilinmemektedir.Konumlandığı yer itibarı ile Hükümet Konağı ve Kültür Merkezi binası ile birlikte iyi bir kompozisyon oluşturmaktadır.
Kastamonu Valiliği İl Özel İdaresinin ortak olduğu Kastamonu Kalkınma Vakfı Şirketinin tarihi eserlere katkısını sağlamak için Valilikçe eser yoğunluğu olan bölgedeki konumu ve gösterişli olan evin satın alınması önerilmiştir.
20.10.1998 tarihinde ev ve yanındaki parsel satın alınmıştır.
Projeleri hazırlanarak, 1999 / Haziranında onarım ve restorasyonuna başlanan binanın onarımı tamamlanmıştır.
Eylül 2000 tarihinde tefrişi tamamlanarak hizmete girmiştir.
Vakıf hizmetlerinde kullanılacaktır.
Bahçe ve çevre düzenlemesi tamamlanmak üzeredir.
SELÇUKLU VE ÇOBANOĞULLARI DÖNEMİ
ABDÜLFETTAH-I VELİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. 13 Y.Y. eseri olduğu tahmin edilmektedir. 672/1273 yılında vefat eden Abdülfettah-ı Veli Efendi ve (iki sanduka hariç) çocukları medfundur.
AŞIKLI SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Mimari uslüb açısından Selçuklu dönemi eseridir.Türbenin içinde beş adet sanduka vardır. İskeletler sandukaların içindedir.2. Sandukada Mağripli Mehmet ağa, 3. sandukada Aşıklı Sultan medfundur. Diğer sandukalardaki zatlar bilinmemektedir. Türbeye de ismini veren Aşıklı Sultan’ ın çürümemiş bedeninin ayak tarafı camekan içersinde gösterilmektedir.
ATABEYGAZİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Atabey camii’ nin doğu bitişiğindedir. İçinde üç adet tahta sanduka vardır. Diğerlerine göre daha büyük olan sanduka Kastamonu Fatihi Atabey Gazi’ ye (muhtemelen Hüsameddin Çoban Bey) aittir.Diğerlerinin kimlere ait olduğu bilinmemektedir.
DEVECİ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Deveciler Mahallesinin aynı isimli sokağında ve aynı adla anılan caminin harimi dahilindedir. İçinde 12 tane tahta sanduka vardır. Diğerlerine göre daha gösterişli olanı Deveci Sultan’ a ( Yusuf el-Horasani) aittir. Diğer sandukalardan birisi Kastamonu Mutasarrıfı Nakıp zade Hacı Kadem efendi’ ye, bir diğeri Elyakut Hoca’ ya, birisi de Miralay Mehmet Ali Bey’ e aittir. Diğerlerinin kimlere ait olduğu bilinmemektedir.
HEPKEBİRLER TÜRBESİ (BATI) : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Aynı isimle anılan caminin batı bitişiğindedir. İçinde dört adet ahşap sanduka vardır. Sandukalardan ahşap şebeke içersine alınan Sahabeden Kays’ ül-Hemedani Asgar Hazretlerine, diğerlerinin ise sahabe veya tabiinden zatlara ait olduğu sanılmaktadır.
KARANLIK EVLİYA TÜRBESİ: Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.İbn-i Neccar (Yavuz Selim) Mahallesi Karanlık Evliya Sokağındadır. Karanlık Evliya olarak anılan zatın ve türbenin içersinde bulunan sandukanın içine toplandığı tahmin edilen iskeletlerin kimlere ait olduğu bilinmemektedir. Fakat, Selçuklu mimari tarzında ve Hükümdarlar için inşa edilen türbe tipindedir. Tahminen Çobanoğulları hükümdarlarından birisine aittir.
MADEN DEDE TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Atabey Gazi Camii’ nin karşısındadır. İsa Dede Türbesi’ nin kuzey bitişiğinde medfundur. Günümüzde sadece baş ve ayak şahideleri sayesinde fark edilebilmektedir. Bu zatın adı Ebu Salih el-Münci’ dir. Nakşibendi Şeyhi Hemedanlı Yusuf Efendi’ nin halifelerindendir.
MUZAFFEREDDİN GAZİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Saraçlar (Muzaffereddin) Mahallesi Sanat Okulu Caddesi üzerindeki yıkılmış Muzaffereddin Camii’ nin batı bitişiğindeki hazirede bulunmaktadır. Cami ile beraber türbe de yıkılmıştır. Değişik üslup ve tarzdaki mezarın Muzaffereddin Yavlak Arslan’ a ait olması kuvvetle muhtemeldir.
MÜFESSİR-İ ALAADDİN EFENDİ TÜRBESİ : Banisi bilinmemektedir. Bina tarihi 688 / 1289 yılı veya daha önceki bir tarihtir. Honsalar Mahallesi Türbeyolu Sokak başındadır. 1. sanduka Müfessiri Alaaddin Efendi’ ye aittir. Diğer sandukalardan biri Sırtlı Hoca Ali Senai efendi, bir diğeri İzbeli zade Mehmed Efendi’ ye aittir. Diğer sandukaların kimlere ait olduğu bilinmemektedir. Hangi mezarda yattığı bilinmeyen KURBAN RİSALESİ müellifi Mumcu zade de bu türbede medfundur.
ŞEYH AHMED TÜRBESİ : Banisi bilinmemektedir.1206 yılından önce inşa edilmiştir. Gölköy Orta Mahallede aynı isimle anılan caminin yanındadır. Türbede yedi adet işaret sandukası vardır. Türbede Şeyh Ahmed Efendi ile Alparslan’ ın komutanlarından ve bölgenin fatihlerinden birisinin de yattığı bilinmektedir. Diğer sandukaların kimlere ait olduğu belli değildir.
VEHBİ GAZİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Saraçlar Mahallesi Sanat Okulu Caddesindedir. Bu gün sadece mezarın yeri bellidir. Muzaffereddin Yavlak Arslan döneminde yaşamış bir komutana ait olduğu rivayeti vardır. Vakıfların malidir.
CANDAROĞULLARI BEYLİĞİ DÖNEMİ
ADİL BEY TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Terzi Köyündedir.Alt katında 6 tahta sanduka vardır. Sandukaların içinde iskeletler durmaktadır.Kıble tarafındaki sandukada bulunan cesedin kefeni bile solmamış, eti ve kemiği ile kamilen mevcuttur. Türbedeki zatların kimlikleri bilinmiyor. Ancak, Candaroğlu Adil bey’ in bu türbede medfun olduğu kesindir.1980 yılında Vakıflar, 1997 yılında da Kültür Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.
AHİ ŞORVE TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Beyçelebi Mahallesi Hacı dede Sokaktadır. Son zamanlarda betonarme olarak yapılmıştır. İçinde üç tahta sanduka vardır. Sandukalardan birinin Ahi Şorve’ ye ait olduğu kesindir. Diğerleri hakkında bilgi bulunamamıştır. Ahi Şorve Candaroğulları döneminin başlarında yaşamıştır.
CEMALEDDİN EF. VE KARGAŞ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Hisarardı Mahallesi Gümüşlüce Caddesi Kargaşık Sokaktadır. Burada yan yana sıralanmış üç mezar bulunmaktadır. 1. mezar, 855/1451 yılında vefat eden Kargaş Sultan isimli şeyhe aittir. 2. mezar, 851/1447 yılında vefat eden Cemalleddin Efendi’ ye ve 3. mezar da ilmiye sınıfından isimli bilinmeyen bir zata aittir.
HARMANKAŞI TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.İsmail Bey Mahallesi İnebolu Caddesi batısından, Arslanlı Çeşme önünden Harmankaşı mevkiine inen sokaktadır. Türbenin ne zaman inşa edildiği ve türbede kimin yattığı bilinmemektedir.
HATUN SULTAN TÜRBESİ : Hatun Sultan tarafından 840 / 1436 yılında yaptırılmıştır. Kırkçeşme Mahallesi, Selçuk Sokak, Selçuk Camii önündeki meydanın köşesindeki şahsa ait evin bahçesindedir. Türbede sekiz adet mermer lahid vardır. 1.Lahit; 840/1436 ‘ da vefat eden İbrahim Bey’ in kızı Paşa Melek Hanım’a aittir. 2.lahidde de Paşa Melek Hanım a ait bilgiler vardır. Her iki lahid de bu hanıma atfedilmiştir.3. lahid; Orhan Bey, 4. Lahid; Emir Yusuf Bey8. Lahid; Hafese Hatun’ a aittir. Ve bunlar İbrahim Bey’ in çocuklarıdır. 5. Lahid; Murat kızı Sitti Nefise Hanım’ a, 6. Lahid; kimliği bilinmeyen bir zata ve 7. lahid de; ulemadan Lütfullah oğlu Mehmed’ e aittir. 1997 yılında Kültür Müdürlüğü tarafından türbe restore edilmiştir.
İSMAİL BEY TÜRBESİ : Candaroğlu İsmail Bey tarafından 865 / 1460 yılından önce yaptırılmıştır. Türbede bulunan üç mezardan ikisi ahşap sanduka, birisi şahideleri yazısız bir lahid olup kimlere ait oldukları belli değildir. Diğer beş lahdi ise; Ulemadan Seyyid Ali Acemi, Ulemadan Safiyyüddin Efendi, İsmail Bey’ in oğlu İshak Bey, Ayşe Hatun ve İsmail Bey’ in kızı veya kız kardeşi olan Azade Hatun’ a aittir.
MUSA FAKİH TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Hisarardı Mahallesi Gümüşlüce caddesinde aynı isimli caiminin batı bişitiğindedir. İhata duvarı ile çevrili olan hazirede 12 – 13 kadar mezar bulunmaktadır. Kıble tarafındaki köşede bulunan ve sadece baş şahidesinin kavuk kısmı kalmış olan mezar Musa Fakih’ e aittir. Sağlam durumdaki tek mezar; 1198/1783 yılında vefat eden Hacı Ali Efendi’ ye aittir. Ayrıca türbede, Hafız Zeynelabidin Efendi isimli bir zatında medfun olduğu, bir mezar taşındaki yazıdan anlaşılmaktadır.
OSMANLI DEVLETİ DÖNEMİ
ABDÜLCEBBAR TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Abdülcebbar Mahallesinde aynı isimli caminin batı bitişiğindedir. Türbeden günümüze beton bir mezar kalmıştır. Caminin banisi Abdülcebbar Efendi’ nin 1600’ lü miladi yıllarda vefat etmiş olması muhtemeldir.
ABDÜRREZZAK TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.İsfendiyar mahallesi Beğen Sokağında, saat kulesi altında bulunan aynı isimli caminin batı bitişiğindedir. İçinde iki adet makbere vardır. Bunların üzerine ahşap sanduka konmuştur. Kapıdan girince sağdaki; 918/1513 yılında vefat eden Recep bin Turani adlı zata aittir. Diğer sanduka; 918/1512 yılında vefat eden Osmanoğlu Hoca Veli’ ye aittir.
AÇIKBAŞ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Honsalar Mahallesi, Gökdere Caddesi Açıkbaş Sokağındadır. Türbe ve Açıkbaş Sultan hakkında bilgi ve belge bulunamamıştır.
AHMET DEDE TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Kırkçeşme Mahallesi sonunda kendi adıyla anılan mezarlıkta medfundur. Medfeni üzeri açık ve demir şebeke ile çevrilidir. Burada yatan zat, 1012 – 1026 H. Yıllarında sağ olduğu bilinen Ahmed Dede Sultan’ dır. Vefat tarihi bilinmemektedir.
ALİ ASGAR EFENDİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Kalenin doğu eteğinde medfundur. Hz. Hüseyin (R.A.) neslindendir. 924 / 1518 yılında Kastamonu’ ya gelmiş ve 940 / 1533 yılında vefat ederek kalenin eteğinde Kırk Kızlar Türbesi olarak bilinen yere defnedilmiştir. Medfeni basit ve sade bir mezardan ibarettir.
BAYRAKLI SULTAN TÜRBESİ : Kale burcunun dibinde ve batı tarafında medfundur. Adı Yunus Mürebbi’ dir. Türk askerlerinin kaleyi kuşatması esnasında sancaktarlık vazifesini alan ve burca bayrağı diken yunus Mürebbi, kale kapısının açılmasını teminle fethin gerçekleşmesinde büyük rol oynamış, vücuduna saplanan onlarca oka rağmen sancağı düşürmeden şehit olmuş ve bayrağı diktiği burcun üzerine defnedilmiştir.
BENLİ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Türbenin içinde yedi ve ön tarafta üç olmak üzere toplam on adet sanduka vardır. Sandukalardan biri Halveti Şeyhi Mehmed Muhittin Efendi’ ye,biri Demirci ustası ve Benli Sultan’ ın müritlerinden Mehmed isimli bir zata, bir diğeri Şeyh Mehmed Şani Efendi’ ye ve bir diğeri de Benli Sultan’ dan sonra yerine Şeyh olan oğlu Mahmud Efendi’ ye aittir. Diğer sandukaların kimlere ait olduğu bilinmemektedir.
CEVKANİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Akmescit Mahallesi Çankır Sokakta Cevkani Camii’ nin batısındaki kabristanda, demir parmaklıkla çevrilmiş mezarlardan birisi Cevkani Sultan’ a aittir. Osmanlılar döneminde 1890 yılları civarında yaşadığı tahmin edilmektedir.
DAİ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Honsalar Mahallesi Hızıroğlu Sokaktadır. 1101 / 1689 yılından önce yapılmıştır. Türbede üç adet ahşap sanduka vardır. Birinin Dai sultan’ a ait olduğu kesindir. Diğerleri hakkında bilgi yoktur.
DEDE SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.İsfendiyar Mahallesi Tabaklar Mevkiinde ve Süleyman Paşa Türbesi bölümünde zikredilen Mevlevihane bünyesinde yer alıyordu. 920 / 1514 yılında vefat eden Dede Sultan’ın adı kayıtlarda Celaleddin olarak yazılmaktadır. Günümüzde Dede Sultan Türbesi olarak bilinen türbe, aynı isimle anılan hamamın doğu bitişiğinde sığıntı bir binadan ibarettir. İçindeki lahdin altı boştur.
FERRAŞ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Saraçlar Mahallesi, Saraçlar Camii haziresinde metfundur. Mezarı demir parmaklıkla çevrilmiş olan bu zat Ferraş Sultan olarak bilinir. Ferraş; hizmetçi demektir. Hz. Pir’ e hizmet eden velilerden birisi olduğu için bu lakabı almıştır.
GEYİKLİ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Akkaya nahiyesinin Geyikli Köyündedir. Ahşap türbe, 1982 yılında cami ile beraber betonarme olarak yeniden inşa edilmiştir. Türbede iki ahşap sanduka vardır. Birisi Benli Sultan Hazretlerinin halifelerinden Bayrami Şeyhi Mustafa Efendi’ ye, diğeri de oğluna aittir.
HACI DEDE TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Beyçelebi Mahallesi Canlı Sokakta Hacı dede Camii’ nin doğu bitişiğindedir. Esas bina, 1850 M. yılında yanmıştır. Bu günkü haliyle son zamanlarda yapılmıştır. Türbenin ve caminin yapılış tarihi 1590 M. yılları civarıdır. Türbedeki üç adet sandukadan birisi Hacı dede’ ye aittir. Diğerlerinin kimlere ait olduğu bilinmemekle beraber; birisinin Benli Sultan’ ın oğluna ait olduğu türbede asılı bir levhada belirtilmektedir.
HACI HAMZA TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Hisarardı Mah. Kerpiçlik Sokakta, yıkılmış olan aynı isimli caminin bahçesindedir. Tek bir mezardan ibarettir. Saki oğlu Derviş Ahmet Ağa isimli bir zat metfundur.
HALİFE SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Topçuoğlu Mahallesi Saçaklı çeşme Sokakta aynı isimli caminin önünde ve kuzeydoğu köşesindedir. Türb.e, demirparmaklıkla çevrilmiş bir mezardan ibarettir. 1994 yılında üzeri beton bir kubbe ile örtülmüştür. 1068 / 1657 yılında sağ olduğu bilinen Halife sultan hakkında malumat elde edilememiştir.
HAYRAN EFENDİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Honsalar Mahallesi Gökdere Caddesi üzerinde bulunan Hacı Gevrek Camii ile aynı duvar içindedir. Türbede yedi adet mezar bulunmaktadır. Mezarların kimlere ait oldukları belli değildir. Sadece kıble tarafında dördüncü mezarın şahidesinde 1125 / 1713 tarihi okunabilmektedir.
HEPKEBİRLER TÜRBESİ (DOĞU) : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Aynı isimle anılan caminin doğu bitişiğindedir. İçinde dokuz adet ahşap sanduka vardır. Sandukalardan birisinin Samur Dede isimli bir zata ait olduğu söylenmektedir. Diğerlerinin kimlere ait olduğu bilinmemektedir.
İSA DEDE TÜRBESİ : Banisi bilinmemektedir. 800 / 1400 yılında yaptırılmıştır. Atabey Camii’ nin kapısının karşısındadır. Türbenin içinde üç mezar vardır. Sandukalar lahitlerin hemen üzerine konulmuştur. Mezarlardan birisinin Maden Dede’ nin halifesi olan Veli Dede’ ye ait olduğu söylenmektedir. İsa Dede’ nin ve kendisinden sonra Bayrami Tarikatı şeyhi olan zatların çoğunluğu da aynı hazirede metfundur. İsa Dede 937 / 1530 yılından sonraki bir tarihte vefat etmiştir.
KARABAŞ-İ VELİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Aycılar Mahallesinde Aycılar Camii’ nin güneydoğu köşesinde yer almaktadır. Türbe, etrafı demir parmaklıkla çevrilmiş taş duvarlı ve aş şahidesi kavuklu bir mezardan ibarettir. Bu türbede metfun olan şahıs, Karabaş-ı Veli olarak bilinen Ali Alaaddin Etfal isimli alim ve şeyh değildir. Bu şahıs ya1501 yılında vefat eden Müderris Alaaddin Ali Efendi, ya da caminin banisi Hacı Abdullah Efendi’dir.
KARABAŞ EFENDİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Aycılar Mahallesi Yeni Yol Sokağı sonunda, etrafı demir parmaklıkla çevrilmiş olan türbe Karabaş Efendi adıyla bilinir. Bu zatın kim olduğu bilinmemektedir. Bu zatın iki kardeşinden birisi, Aycılar Camii haziresinde; diğeri de, Tosya Caddesi Dua Yolu Mevkiinde metfundur. Her üçü de ziyaretgahtır.
KARA MUSTAFA PAŞA TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Topçuoğlu Mahallesi Reşit Esen Sokak Yeni Hamam mevkiinde, Kara Mustafa Paşa mescidi doğu bitişiğinde yer almaktadır. Faal olmayan mescit ile birlikte ahşap çatı ile örtülüdür. Kime ait olduğu bilinmemektedir. Fakat, 1226 / 1811 yılında vefat eden, mescidin banisi Kara Mustafa paşa olduğu yolunda rivayetler vardır. Ayrıca, bu şahsın Kara Meşe lakabı ile bilinen ve Müfessir-i Alaaddin Efendi’ nin çağdaşı bir müderris olduğu da rivayet edilmektedir.
MOLLA SAİD TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Beyçelebi Mahallesi Satı Kahya Sokakta Molla Said Camii’ nin haziresi dahilinde ve kıble tarafındadır. Türbe 1245 / 1829 yılında vefat eden Molla Mehmed Said Efendi’ ye aittir. Türbede altı ahşap sanduka vardır. Üçünün kime ait olduğu bilinmemektedir. Diğer üçü ise, bitişik camide irşad eden Rufai Tarikatı Şeyhi Seyyid Mehmed Efendi(Ö: 1245 / 1829), kardeşi Seyyid Ahmed Rufai Efendi ( Ö: 1277 / 1860 ) ve babaları Molla Mehmed Said Efendi ( Ö: 1245 / 1829 )’ dir.
NASRULLAH KADI TÜRBESİ : Bina tarihi bilinmemektedir. Caminin banisi Nasrullah Kadı vefatında şadırvanların kuzey ucuna defnedilmiştir. 1960 yıllarında yıkılan türbenin yerinde, 1995 yılında Belediyece sembolik bir alan ayrılmış ve yeşillendirilmiştir.
NEVRUZ SULTAN TÜRBESİ : Banisi bilinmemektedir. 1286 / 1869 yılında yaptırılmıştır.Akkaya Nahiyesine bağlı Yunus Köyündedir. 1992 yılında tamir edilmiştir. Türbede dört adet ahşap sanduka vardır. Kimlere ait olduğu bilinmemektedir.
SACAYAKLI SULTAN (HASAN EFENDİ) TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Topçuoğlu Mahallesi Karanlık Camii Sokakta kain hasan Efendi (Karanlık) Camii’ nin doğu bitişiğindedir. Caminin haziresi konumundaki üç adet beton lahit son tamirler sırasında betonarme olarak yapılmıştır. Üzerleri açıktır. Üç lahidden birisi; 945 – 1015 / 1538 – 1606 arasında yaşayan, caminin banisi olan ve Sacayaklı Sultan olarak bilinen Hasan Efendi’ ye aittir. Diğerleri hakkında bilgi yoktur.
SEYFİ DEDE TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Cebrail Mahallesi Uzun Sokakta Ferhat Paşa Camii haziresinin doğu bitişiğindedir. Bir duvarla çevrili olan iki mezardan güneydeki Seyfi dede’ ye, diğeri ise 1195 / 1780 yılında camiyi tamir ve ihya eden Hacı Kadı adlı zata aittir. Daha önce mamur bir türbe iken yıkılmıştır. Mezarlar 1978 yılında yenilenmiştir. Seyfi Dede 967 / 1559 yılına yakın bir tarihte vefat etmiştir.
SEYYİD SÜNNETİ EFENDİ TÜRBESİ : Ömer Kethüda ve halk tarafından 1020 / 1611 yılında yaptırılmıştır. Sultan Ahmed’ in şehzadesi Sultan Osman zamanında Ömer Kethüda yapımına başlamış, ancak yersiz harcama ve israf bahanesiyle Nasuh Paşa tarafından idam edilince inşaat yarım kalmıştır.İki yıl sonra ulema ve halkın katkıları ile tamamlanmıştır.Türbeye doğu tarafından açılan tali kapı, Vezir Kurşuncu zade tarafından 1028/1618 yılında yaptırılmış ve harem denen bir bölüm eklenmiştir.
SÜKUTİ SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Merkez Karamukmolla Köyü Tekke mahallesindedir. 1975 yılında yenilenen iki bölümlü kargir küçük binanın kıble tarafında medfundur. Sukuti Sultan olarak bilinen bu zat, aynı mahalledeki caminin banisidir. Daday’ ın Sorkun Köyünde medfun Sükuti hasan efendi’ nin oğlu veya torunudur. Adı, Hacı Davut Hilmi’ dir. Sükuti soy lakabıdır.
ŞEYH MEHMED EFENDİ TÜRBESİ : Banisi bilinmemektedir. 1073 / 1662 yılında yaptırılmıştır.Kuzyaka Nahiyesinin Şeyh köyü Akçasu Mahallesindedir. Akçasu Camii’ nin önündedir. Türbe1371 / 1951 yılında Hedanizade Hacı Mehmed Kamil efendi tarafından tamir edilmiştir. Türbede altı adet ahşap sanduka bulunmaktadır. Sağdan üçüncü ve bir şebeke ile çevrilmiş olan sanduka 1073 / 1662 yılında vefat eden Şeyh Mehmed efendi’ ye aittir. Diğerlerinin kimlere ait oldukları bilinmemektedir.
ŞEYH MUSTAFA EFENDİ (PİŞKÜRİ ZADE) TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Atabey Camii’ nin kuzey bitişiğindeki hazirede medfundur. Hakkında pek fazla bilgi yoktur. Kastamonulu olduğu ve Bayrami Tarikatı şeyhi olduğu bilinmektedir.
ŞEYH MUSTAFA EFENDİ ( RESUL ZADE ) TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Kırkçeşme Mahallesi Selçuk Sokak başındadır. Ahşap olan çatısı 1994 yılında şahsa satılarak yıkılmıştır. Üzeri açıktır. İçinde bulunan 15 adet tahta sanduka kaybolmuştur. Serçeoğlu Türbesi ve Seyyid Serçe Mustafa Efendi Türbesi diye de bilinir. Türbede medfun olanlar; 1061 / 1650 yılından sonra vefa etmiş olan Şeyh Mustafa Efendi ile onun halifeleridir. 2004 yılında Seyyit Serçe Camii ile beraber yeniden inşa edilmiştir.
TARAKLI SULTAN TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.İsmail Bey Mahallesi Tenekeci sokakta Hasan Çelebi Camii’ nin harimi dahilindedir. Türbenin kıble tarafında demir çerçeveli, cam şebeke içinde iki adet tahta sanduka vardır. Birisi, 937 / 1530 yılından sonraki bir tarihte vefa etmiş olan Tarakçı zade Abdurrahman Efendi’ ye, diğeri de oğlu Mahmud efendi’ ye aittir.
TOPÇUOĞLU TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir.Topçuoğlu Camii’ nin kuzeybatı köşesi bitişiğindedir. Batı yönünde iki adet mezar şahidesi vardır. Türbede bulunan iki adet ahşap sandukadan kıble tarafındaki, 1259 / 1843 yılında vefat eden Nakşibendi Tarikatı Şeyhi Emir Efendi zade Mehmed Hulusi Efendi’ ye, diğer sanduka ise Melek Hanım’ a aittir. 919 / 1513 yılından önce mamur vaziyette mevcut olduğu bilinen türbede daha önceleri başka mezarların da bulunduğu belgelerden anlaşılmaktadır.
ŞEYH AHMED SİYAHİ EFENDİ TÜRBESİ : Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Kırkçeşme Mahallesi Ahmed Dede Camii’ nin batı karşısında ve Seyid efendi Sokak ile Kuyulu Sokak köşesindedir. Demir parmaklıklı ihata duvarı ile çevrili bölmenin kuzeydoğu köşesindedir. Bahçede beş adet lahit vardır. Ahmed Siyahi Efendi’ nin vasiyeti üzerine üzerleri kapatılmamıştır. Sağdan birinci mezar; 100 yıl yaşayan ve 1291 / 1874 yılında vefat eden Ahmed Siyahi Efendi’ ye aittir. 2. Mezar; Ahmed Siyahi Efendi’ nin ikinci oğlu olan ve 66 yaşında 1888 yılında vefat eden Şeyh Ahmed hicabi Efendi’ ye, 3. Mezar; 41 yaşında 1300 / 1882 yılında vefat eden Ahmed Hicabi Efendi’ nin oğlu Mehmed Necmeddin efendi’ ye, 4. Mezar; Hicabi Efendi’ nin damadı Keskinzade Ahmed Rıza Efendi’ ye aittir. Babası meşhur müderris Keskin zade Ahmed Erib efendi’ dir.5. Mezarın kime ait olduğu bilinmemektedir.
Deniz Turizmi
Kastamonu deniz turizmi açısından da zengin bir il dir. Bu gaye ile kullanılabilecek bir çok plaj bulunmaktadır.

Cide Gideros Koyu : Arkeolojik ve tabii sit alanı, doğal güzelliğe sahiptir.
Cide : İlçe merkezinde Belediye Plajı, Kadınlar Plajı, Kumluca Yolu Kumsalı, Akbayır Köyü Kumsalı
Doğanyurt : Liman İçi Plajı, Kadınlar Plajı Kumsalı
İnebolu : Boyranaltı Plajı, Gemiciler Köyü Plajı
Bozkurt : Yakaören (İlişi) Kadınlar Plajı, Yakaören (İlişi) Çınar Altı Plajı
Abana : Belediye Halk Plajı, Tatil Köyü Plajı – Kumsalı, Hacı Veli Köyü Kumsalı

Çatalzeytin : Ginolu Arkeolojik ve Tabii Sit Alanı doğal güzellikler sergilemektedir. Ginolu Kumsalı –
Plajı Ayrıca İnebolu, Abana, Doğanyurt, Cide, Çatalzeytin İlçelerinin sahillerinde yat turizmi için uygun koylar bulunmaktadır.
Yayla Turizmi
İl yayla turizmi açısından çok zengindir. Başta Araç İlçesi olmak üzere daha ziyade Azdavay, Pınarbaşı, Çatalzeytin, Daday, Devrekani, Bozkurt ilçelerinde bulunan yaylalarda yayla turizmi yönünden gerekli altyapıların tamamlanmasından sonra bu güçlü potansiyelin daha etkin, ülke ve bölge turizmine de katkı sağlayacak şekilde kullanılabileceği belirtilebilir.
İl de bulunan başlıca yaylalar; 
Araç: Dereyayla Bölgesi (Munay, Fındıklı, Başköy, Sıragömü ve İki Ornaz, Kirazlı Yaylaları)
Daday : Oluklu Yayla Mevkii, Ballı Dağ Mevkii
Azdavay - Pınarbaşı : Suğla Yaylası
Küre : Belören Köyü Mevkii, Ayrancı Yaylası
Tosya : Kösen Çayırı Yaylası, (Yeşilgöl) Sekiler Yaylası, Dipsizgöl Yaylası
Devrekani : Alaman Dağı Mevkii, Yaralıgöz Mevkii, Belovacık Köyü, Balıklı Göl
Bozkurt : Gürcü Yaylası, Mamatlar Yaylası, Göynük Dağı, Sarıcaörük Yaylası, Bakacaoğlu Yaylası, Asarbaşı Yaylası, Karacaoğlan Yaylası
Sağlık Turizmi
Sağlık Turizmi için çok büyük potansiyeli olan yurt çapında faaliyet gösterebilecek içmeler ve kaplıcalar bulunmaktadır. Mevcut olanlar mahalli ihtiyaçlara cevap verebilmektedir. Geliştirmek için çalışmalar yapılmamaktadır.
1 – Giricik Suyu : Araç İlçesi, Mesudiye Mahallesinde bulunan “Giricik Suyu” nun egzamalar için tedavi edici olduğu bilinmektedir.
2 – Acı Su : İl Merkezinde Duruca Köyünde “Acı Su” adıyla bilinen tabii soda suyu çıkmaktadır.
3 – Ayazma : Pınarbaşı, Ilıca Köyündeki Roma Dönemi “Ayazma” kullanım harici durumdadır.2002 yılında yapı onarımı ve suyun kullanımı için programa alınmıştır.
4 - Çamur : Araç, Boyalı Nahiyesinde Mendik Köyündeki “Çamur” eklem ağrılarını tedavi edicidir.Pınarbaşı İlçesi Muratbaşı Köyünde Kanlıçay kenarındaki çamur ekzama, romatizma, ağrılarını tedavi edicidir.
5 – Sarılık Suyu : Araç, Sıra Gömü Yaylasındaki “Sarılık Suyu” sarılık hastalığına iyi gelmektedir.
6 – Fatmanın Oluğu : Araç, Yuvalca Yaylasında “Fatmanın Oluğu”nun mide ve böbrek hastalığını tedavi edici olduğu bilinmektedir
Eko Turizm
Kastamonu eko turizmi açısından da büyük bir potansiyele sahiptir. Bölgede (ornitoloji) kus gözetleme, mağara turizmi, kanyon turizmi, ve botanik turizmi için çok uygun sahalar bulunmaktadır.
1 – Ornitoloji (Kuş Gözetleme) Turizmi
Araç: Eğrice Ova Bölgesi
Devrekâni: Yazıhisar Köyü – Koru Çayırı Mevkii, Alaman Dağı Mevkii.
2- Foto Safari
· Ilgaz Dağı Milli Parkı
· Kastamonu – Bartın Küre Dağları Milli Parkı (Azdavay – Cide – Pınarbaşı)
· Küre – İnebolu Arası
· Tosya – Dipsizgöl Bölgesi
· Tosya – Yeşilgöl Bölgesi
· Araç – Dereyayla Bölgesi
3 – Mağara Turizmi
Pınarbaşı Ilvarini (Ilgarini) Mağarası
Yamanlar Köyü, Sorkun Yaylası uzantısında yer almaktadır. Denizden 1250 m. yüksekliktedir. 3. ve 4. zamanda oluşan dünyanın dördüncü büyük mağarasıdır. 10 milyon yıllık mağara oluşumu içinde 1 milyon yıllık oluşumu bulunan sarkıtlar ve dikitler bulunmaktadır.Ayrıca mağara içinde Roma ve Bizans dönemlerine ait katlı mezar ve şapel kalıntıları yer almaktadır. İçte 850 m. ye ulaşabilen derinliği ile Türkiye’nin 4. en derin mağarasıdır.Pınarbaşı İlçesinde aynı dağ silsilesi üzerinde bulunan Mantar Mağarası, Ejderha Ağzı Mağarası, Kuyluş da büyük mağaralar olup, içlerindeki sarkıt ve dikitleri ile güzel görüntüler vermekte, görüntüleri macera duyguları yaratmaktadır..
4 – Akarsu (Kanyon) Turizmi
Pınarbaşı, Cide, Devrekâni, Küre ve Araç ilçelerinde macera dolu kanyonlar yer almaktadır.
a – Varla (Valla Kanyonu)
Pınarbaşı İlçesi, Muratbaşı Köyü, Varla (Valla) Mahallesi sınırları içinde bulunmaktadır. Kanyonun uzunluğu 12 km., derinliği 1000 – 1200 m. dir. Macerayı ve vahşi tabiatı yaşamayı sevenleri beklemektedir.
b – Aydos Kanyonu
Cide İlçesinde, Aydos Çayı üzerinde bulunan kanyon rafting için uygundur. 10 km uzunluğu bulunmaktadır. Kanyonun girişi Şenpazar İlçesi Dağlı Köyü sınırları içinden başlamakta olup, zengin ve çeşitli bitki örtüsü, vahşi tabiatı ile macera sevenlerin ayrılmak istemeyecekleri yerdir.
c- Çatak Kanyonu
Devrekâni ilçesinde bulunan kanyon kısa ve kolay geçişlidir. Tabiat görüntüleri güzelliği yönünden fotoğrafçıların rağbet ettikleri bir yerdir.
d- Araç – Soğanlı Çayı Kanyonu
e- Araç – Saltuklu Kanyonu
f- Küre – Ersizler Dere Kanyonu ve Küçük Cehennem Kanyonu küçük kanyonlar olup, görüntü güzellikleri cezbetmektedir.
Kış Turizmi
1- Kastamonu – Ilgaz – Kış Sporları Turizm Merkezi :
İl kuzeyden Küre ( İsfendiyar) Dağları, güneyden Ilgaz Dağı ile çevrelenmiş olduğundan, kış mevsiminde bol kar almaktadır. Gerek arazi özellikleri, gerek bol kar yağışı almasından dolayı kış turizmi için çok rağbet görmektedir. 
Konumu : Büyük bölümü Kastamonu İli sınırları içinde kalmak üzere Çankırı İl sınırlarına da girmektedir. Kastamonu – Ankara karayolu güzergahındadır. Tesisler kesimi anayola 1.5 km mesafede kalmaktadır. Ilgaz Dağı üzerinde bulunmaktadır.
Kastamonu İl Merkezine 40 km mesafededir.
Ulaşım : Ankara – Kastamonu Karayolu üzerinde mutad araçlarla gelmek istenildiğinde, tesisler servisleri ile anayoldan karşılayarak almaktadır. İl merkezinden tarifeli karşılıklı minibüsler çalışmaktadır. Ayrıca tur otobüsleri ve özel vasıtalarla sağlanmaktadır.
Diğer Yerleşim Merkezlerine Uzaklığı :
Kastamonu’ya – 40
Ankara’ya - 200
İstanbul’a – 475 km’dir.
İstanbul’dan karayolu ile gelinmek istenildiğinde E-5 karayolundan Gerede – Çorum hattının Kastamonu – Ankara yolu ile Ilgaz İlçesi kesiminde kesiştiği kesimden 20 km kuzey (Kastamonu istikametine devam edildiğinde ulaşılabilinmektedir.
En yakın hava alanı 200 km uzaklıkta Ankara Esenboğa Hava alanıdır.
Tabii Özellikleri : Ilgaz Dağının 1050-2000 mt arasında yükseklikte bulunmaktadır. Ilgaz Dağı Milli Parkı sınırları içindedir. Kurulduğu açık alanın toplam uzunluğu takribi 1500 mt, genişliği 100 mt civarındadır. Çevresi köknar, çam ormanlı ile örtülüdür. Aynı zamanda piknik, avcılık, safari, yürüyüş gibi çok çeşitli turizm imkanları da bulunmaktadır.

Kayak Mevsimi : Aralık – Nisan arası
Kar Kalınlığı : 0.50 – 2.50 mt ( ortalama)
Konaklama ve Mekanik Tesisler : Kayak merkezinde 800 mt ve 1500 mt uzunluğunda iki adet kayak pisti bulunmaktadır. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ne ait (1) adet çift oturaklı telesiyej tesisi çalışmaktadır. Üst istasyonu1995 mt, alt istasyonu1850 mt irtifada dır. Tesisin uzunluğu 693 mt, kapasitesi ise 688 kişi / saattir.
Ayrıca (1) adet teleksi tesisi mevcuttur Hat boyu 950 mt, kapasitesi ise 800/1000 kişi saattir. 
Telesiyej alt istasyonu yakınında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne ait (1) tesis ile (1) adet özel teşebbüs konaklama tesisi bulunmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda yapımına başlanan özel teşebbüs tatil köyünün bir bölümü hizmete açılmıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesine ait Ilgaz Tesislerinde resmi ve sivil ziyaretçilere hizmet vermektedir. Kayak Merkezinde toplam (666) yatak kapasitesi mevcuttur.
Sağlık ihtiyaçları için, sezon sırasında ambulans ve sağlık ekibi görevlileri bulunmaktadır. Telefon ve GSM haberleşmesi kesintisiz sürmektedir. Kastamonu – Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi 2634 Sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir. Kastamonu – Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi mevzii imar planı çalışmaları tamamlanmış olup, onay beklemektedir. Bu planlama ile daha geniş ve başka kesimlerde (Hacet Tepesi Mevkiinde) kış sporları için yapılanma ve konaklama tesisleri kurma imkanları ile genişlemesi sağlanmış olacaktır.
2 – Küre – Belören Tatil Köyü Kayak Merkezi :
Konumu : Kastamonu – Küre Karayolunda, Küre İlçesine 5 km, Kastamonu ya 55 km mesafede dir. Anayola 2 km lik yol ile bağlanmaktadır.
Ulaşım : Özel vasıtalarla sağlanmaktadır.
Diğer Yerleşim Merkezlerine Uzaklığı :
Kastamonu’ya 55 km,
Küre’ye 5 km,
İnebolu’ ya 30 km
Ankara‘ya 295 km
İstanbul’a 555 km uzaklıktadır.
Tabii Özellikleri : Küre Dağlarının güney cihetinde kurulu köyün çevresi tepelik durumda, ekim arazisi plato konumundadır. Çevresi çam ormanları ile kaplıdır . Köyde her mevsim yaşantı sürmektedir. Köy evleri yöresel mimari özellikleri taşımaktadır.
Kış sporları yanı sıra yaylacılık, avcılık imkanları da bulunmaktadır. Köyde 30 haneden 10 hanede yaşantı devam etmekte, diğerleri yılın uzun zamanı boş kalmaktadır. Ziyaretçilerin köy evinde konaklamaları için çalışmalar yapılmaktadır. Belediye Başkanlığınca üst kesimde 1 adet yeme-içme için dağ evi ve konaklama için (5) dağ evi yaptırılmıştır. Mekanik tesis bulunmamaktadır. 250 mt iniş ve 250 mt çıkışı olan kayak pistinde mahalli oturma tipi “Kayık”larla kayak yapılmaktadır.
Milli Parklar
Ilgaz Dağı Milli Parkı :
Konumu : Batı Karadeniz Bölgesinde, Kastamonu ve Çankırı İlleri sınırları içinde bulunmaktadır
Ulaşım : Ankara – Çankırı – Kastamonu Devlet Karayolu Milli Park içinden geçmektedir. Kastamonu il merkezine 40 km, Ankara’ya 200 km uzaklıkta bulunmaktadır.
Kaynak Değerleri : Orta Anadolu’dan Kuzey Anadolu’ya geçiş kuşağında yükselen Ilgaz Dağı yöresinin arazi yapısı genellikle serpantiler, şiştler ve volkanik kayaçlardan meydana gelmiştir. Sahada yer yapısı kadar dağ oluşum hareketleri yönünden de ilgi çekici örnekler bulunmaktadır.Türkiye’nin en uzun ve hareketli kırık hattı olan Kuzey Anadolu Fayı,Ilgaz Dağının güney eteklerinden geçmektedir. Saha değişik karakterlerde vadiler, sırtlar ve doruklardan meydana gelmiştir. Ayrıca üst değerde peyzaj özellikleri sunan jeoformolojik bir yapıya sahiptir.Ilgaz Dağının eteklerinden doruklarına doğru gelişen karaçam, kızılçam, köknar hakim ağaç türlerinden meydana gelen bitki örtüsü, Zengin ormanaltı topluluğu ile desteklenmektedir. Bol ve bütün yıl akışlı akarsuları ile zengin bitki örtüsünün oluşturduğu şartlar karaca, geyik, yaban domuzu, kurt, ayı, tilki gibi, yaban hayatı türlerine uygun yaşama ortamı sağlamaktadır.
Ayrıca dünyada nadir bulunan bitki çiçek türlerinden (enbitik) sayılı olanlarını görmek mümkün olabilmektedir.Milli parkın diğer önemli bir kaynağı da kış sporları imkanıdır. Ilgaz Dağının bu doğal ve rekreasyon kaynakları milli parkın ana kaynak değerlerini oluşturmaktadır.
Görülmesi Gereken Yerler: Jeolojik ve jeoformolojik oluşumları, heybetli orman dokusunun oluşturduğu peyzajın çeşitliliğini görmek mümkündür.
Kayak sporu yapmayı ve izlemeyi sevenler içinde Ankara Konağı diye adlandırılan saha cazibe noktasıdır.
Mevcut Hizmetler : Ankara il merkezine en yakın kayak sporu merkezi milli park içindedir. Ayrıca sahada doğal yürüyüş çadırlarla ve karavanlarla kamp yapma imkanı ile günübirlik aktiviteler için uygun imkanlar mevcuttur.
Milli park sınırları içindeki Baldıran Vadisinde Karasu Deresi üzerinde alabalık üretme istasyonları ve avlanma göletleri hizmete açıktır. 15 Haziran – 15 Eylül tarihleri arasında ziyaretçiler bu sahada sportif olta balıkçılığı yapabilecekleri gibi yılın her günü isteklerine göre üretim istasyonlarından balık alma imkanına sahiptir.
Milli park içinde olan Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezinde 800 mt uzunluğunda kayak pisti ile 1500 mt uzunluğunda iki adet telesiyej ve teleksi tesisi çalışmaktadır.
Konaklama : Milli parka gelen ziyaretçilerin yeme – içme ve konaklama ihtiyaçlarını karşılamak üzere park içinde Kastamonu İl Sınırları kesiminde özel işletmede ikmal inşaatı devam eden bir tatil köyü ve sosyal tesisleri özel işletmede bir otel ve kamuya ait Köy Hizmetleri Bölge Müdürlüğü Tesisleri ile Ankara Üniversitesi Ilgaz Tesisleri bulunmaktadır. Tesisler toplam ( 666 ) yatak kapasitesine sahiptir.
Kastamonu – Bartın Küre Dağları Milli Parkı :
Yeri : Batı Karadeniz Bölümünde Kastamonu ve Bartın İlleri sınırlarında 37.000 hektarlık bir alanı kapsamaktadır.
Özelliği : Küre Dağları Milli Parkı Batı Karadeniz Bölümünün Küre Dağları üzerinde en zengin flora ve faunaya sahip yörelerinden biridir. Bölgenin kullanımına açılmamış bakir yerlerinden biridir. Alanın büyük bölümü Kastamonu İli sınırları içinde kalmaktadır. Milli park çevresinde idare olarak Azdavay, Pınarbaşı, Ulus, Bartın, Kurucaşile, Amasra ve Cide bulunmaktadır. Parkta yaşayan hayvanlar arasında geyik, karaca, ayı, kurt, tilki, çakal, tavşan, yaban domuzu, ötücü kuşlar ve yırtıcı kuşlar ile sürüngenler bulunmaktadır.
Görülebilecek Yerler: Valla Kanyonu, Aydos Kanyonu, ve Ilgarini Mağarası,Mantar Mağarası, Kuyluş, Ejderha Ağzı Mağarası, Ilıca Köyünde Ilıca Şelalesi ve Horma Kanyonu görülmeye değer yerlerdendir.
Mevcut Hizmetler ve Konaklama : Pınarbaşı Kaymakamlığınca Yamanlar Köyünde eski ilkokul binası konaklama ünitesine dönüştürülmüştür. İlçede kamu misafirhanelerinden yararlanılmaktadır. Yöresel köy evlerinin konaklama ve turizm amaçlı çalışmaları yapılmaktadır.
Planı Mimar Kemalettin Bey tarafından çizilen müze binası ilkin 1910 yılında İttihad ve Terakki Klübü olarak kullanılmış, daha sonra 1921'de İstiklal Mahkemesi'nin hizmetine verilmiştir.
1940'lı yıllara kadar Türk Ocağı, Halk Fırkası, Kastamonu Gençlik Teşkilatı gibi çeşitli kurum ve derneklerce de kullanılan bina, 1945 yılında Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından alınıp müzeye dönüştürülmüştür.
Bina 1952 yılında müze müdürlüğü haline getirilmiştir. Müzede Kastamonu ve civarından bulunan Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait çeşitli cam, pişmiş toprak eserler, heykeller, mezar stelleri sergilenmektedir. Ayrıca teşhirin bir bölümü Atatürk Salonu olarak düzenlenmiş olup, Atatürk'ün 1925 yılında Kastamonu gezisinde kullandığı çeşitli eşyalar ve fotoğraflar sergilenmektedir.
Lahit - Roma lahtinin ön cephesinde iki çelenk, ortasında boğa başı, üstünde savaşçı Dioscur bulunmaktadır. Arka cephesinde iki çelenk Medusa başı, çelenk üstünde aslan ve kartal kabartmaları yer almaktadır.

Satyr - Roma Devrine ait mermerden çıplak erkek heykeli olup, kaide üzerinde durmakta, sol omzundan, sağ omzuna doğru sarılı dağarcığı eliyle tutmaktadır.
Kadın Heykelciği- Helenistik Döneme ait, pişmiş toprak heykelcik tahtına oturmuş vaziyette sağ eliyle saçını tutmaktadır. Başında tacı vardır; sağ elinin altında aslan durmaktadır. Elbise kıvrımları son derece doğal şekillendirilmiştir.
Lahit - Sert beyaz mermerden, Roma Dönemine aittir, sağlam durumdadır. Kapak ve kutu demir bir mengene ile bir arada tutuluyor. Kapak yüksek bir çatı görünümünde, köşelerinde akroterler vardır. Ön cephede yarım çelenk, çelengin üzerinde bir çiçek, sağda bir yarım çelenk, üzerinde bir baş (Eros olabilir), ortada kitabe bulunmaktadır.
Dikili Taş- (Mezar Taşı) Ortadan delinmiştir. Soluk kireç taşındandır: Yukarıda kitabe; dikili taşın yüzünde, kitabenin altında objeler ve aletler, yukarı kısımda (soldan sağa) bıçak, tarak, sepet, ayaklı bir kap bulunmaktadır; aşağı kısımda vazo, asma ve üzümler, keser, kanca; en aşağıda ise pırazvana veya kesme aleti yer almaktadır.
Cumhuriyet Caddesi
Tel : (0366) 214 10 70
Faks : (0366) 214 54 56
Pazartesi dışında her gün 08.30-16.30 saatlerinde ziyarete açıktır.
Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi
Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi
Sivil mimarlık örneği olan Livapaşa Konağı, 1870 yıllarında Mir Liva Sadık Paşa tarafından özel olarak yaptırılmıştır. Konak 1979 yılında Kültür Bakanlığı'nca kamulaştırılmıştır.
Onarım ve restorasyon çalışmalarına 1985 yılında başlanmış, 1997 yılında Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi olarak hizmete açılmıştır.
Düzenleme
Orta Katta: Kastamonu el sanatlarını yansıtan; ahşap eserler, dokumacılık, giysi ve silah, baskıcılık, kunduracılık, semer-koşum, urgancılık, bakırcılık, sanatlarının icrası, odalarda seksiyonlar halinde yansıtılmıştır.
Üst Kat: Müze ev olarak, gelin yatak odası, oturma odası, baş oda, günlük oda (erkek), misafir odası, günlük oda (kadın) olarak düzenlenmiştir.
Üst kat salonlarında etnografik eserler sergilenmiştir.
KASTAMONU
NE YENİR?
Kastamonu ili zengin bir mutfağa sahiptir. Her pazar fırınlarda pastırmalı ekmek veya etli ekmek yaptırılır.
Tarhana çorbası, ana-kız çorbası, ecevit çorbası, külbastı, mıklama, kapatma, kavurma, erişte, köle hamuru, banduma, kaygana, cırık, biryan kebabı, mantı, haluçka, simit tiriti, mısır çöreği, baklava, kaşık helvası, pekmezli un helvası, çekme helva, hasüde yörenin sevilen yemek ve tatlılarındandır.
Kastamonu'dan Yemek tarifleri
Kızılcık tarhana çorbası
Malzemeler:
5 yemek kaşığı kızılcık tarhana
1 adet soğan
5 diş sarımsak
1/2 yemek kaşığı margarin
tuz
Tarhananın Yapılışı: Ağaç dalında yumuşamış kızılcıklar çekirdeklerinden ayrılır unla birlikte yoğrulur güneşte kurutulur. Daha sonra bu parçalar ufalanır.
Hazırlanışı: Soğan ince ince doğranır. Bir tencerede yağ eritilir ve soğanlar pembeleşene kadar kavrulur. 4 su bardağı su, tarana ve tuz ilave edilir. Karıştırarak pişirilir. İndirmeye yakın dövülmüş sarımsaklar ilave edilir, bir iki taşım daha kaynatılır. Sıcak servis edilir.
Pırasa dolması
Malzemeler:
1 kg pırasa
2 adet soğan
250 gr kıyma
2 yemek kaşığı pirinç
2 adet yumurta
1 limon
1 yemek kaşığı salça
1 yemek kaşığı sıvıyağ
maydanoz, tuz, karabiber
Hazırlanışı: Pırasaların kalın beyaz kısımları 6 cm boyunda yeşil kısma kadar kesilir. Yıkanır ve az su ile biraz haşlanır, süzülür. Etli dolma içi hazırlanır. Pırasaların her katı açılır ve dolma içi ile doldurulur. Su ve yağ ilave edip orta hararetli ateşte pişirilir. Ocaktan indirmeye yakın yumurta sarısı ve limon suyu ile hazırlanan terbiye karıştıra karıştıra yemeğe ilave edilir. Bir taşım daha kaynatılır, servis edilir.
Pirinçli mantı
Malzemeler:
2 su bardağı un
1 su bardağı su
1.5 su bardağı et suyu
İç malzemesi:
1 su bardağı pirinç
1/2 demet maydanoz
1 adet soğan
1/2 su bardağı su
1/2 çay bardağı sıvıyağ
tuz karabiber
Hazırlanışı: Un tuz su yoğrularak çok sert bir hamur yapılır. Diğer tarafta soğan küçük küçük doğranır, yağda pembeleşene kadar kavrulur. Pirinçler ilave edilir ve bir iki dakika daha kavrulur. Su tuz karabiber eklenir ve suyunu çekene kadar pişirilir. Ateşten aldıktan sonra maydanoz ilave edilir. Hamur açılır küçük kareler halinde kesilir. Ortalarına iç malzemesi konur. Karelerin dört kenarından tutarak ortada birleştirilir. 200 dereceye ayarlanmış fırında 50 dakika pişirilir. Üzerine 1.5 su bardağı et suyu dökülür, sade veya yoğurtla birlikte servis edilir.
Yapmadan Dönme
KASTAMONU
YAPMADAN DÖNME
Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi ve Kale'yi gezmeden,
Hükümet Konağı, Zınbıllı Tepe, Nasrullah Kadı Külliyesi, Yakup Ağa Külliyesi, İsmail Bey Külliyesi, Dokuma Atölyesi ve El Sanatları Atölyesi'ni görmeden,
Etli - Pastırmalı Ekmek, Biryan, Çekme Helvası yemeden,
Yöresel Dokuma ve Yöresel El Sanatları Ürünleri'nden almadan,
23 - 31 Ağustos Şapka ve Kıyafet İnkılabı Etkinlikleri, Mayıs ayı ilk haftası "Şeyh Şaban-ı Veli ve Kastamonu Evliyalarını Anma Haftası" ve İlçe Panayırları etkinliklerine katılmamadan,
...Dönmeyin.
