KARABÜK
Genel Bilgiler
Yüzölçümü: 1.376km²
Nüfus: İl 142.569, kent 225.102 (2000)
İl Trafik No: 78
Batı Karadeniz bölgesinde bulunan Karabük, Tarihi Safranbolu evleri ve antik kentleri ile bir turizm cennetidir.
Karabük, Türk Ulusunun tarihinde, sanayileşmeyi simgeleyen kent olmanın haklı gururunu taşımaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Ulu Önder Atatürk'ün sanayileşme yolunda aldığı devrim kararı üzerine, Türkiye'nin ilk entegre demir-çelik tesisinin yeri için, maden kömürü havzasına ve sahile yakınlığı, demiryolu güzergahında bulunuşu ve stratejik uygunluğu nedeni ile Karabük seçilmiştir.
İLÇELER:
Karabük ilinin ilçleri; Eflani, Eskipazar, Ovacık, Safranbolu ve Yenice'dir.
Safranbolu:
Yenice : Karabük'e 35 km. mesafede olan Yenice'nin tarihi, bölgenin eski tarihi geçmişine benzer olup, Selçuklular döneminden itibaren önemli bir yerleşim yeri olmuştur.
Yenice Ormanları, tropik bölgeler dışında, dünyanın ender bölgelerinde görülebilecek, bir çoğu anıtsal boy ve kalınlığa ulaşmış ağaç türleri ile gerçek bir ağaç müzesidir. Bu ormanlarda barınan hayvanların çeşitliliği, yaban hayatı yönünden Yenice'ye ayrı bir değer kazandırır. Ormanların bazı bölümleri "Tabiatı Koruma Alanı" ilan edilmiştir. Gökpınar mevkiindeki 4 Hektarlık bir alan, 40 çeşit ağaç türü ve çok sayıda hayvanı ile birlikte Arberatum olarak tescil edilmiştir.
Ormanların yanı sıra, ilçe sınırlarındaki yaylalar, mağaralar, kanyonlar, şifalı olduğu bilinen su kaynakları, orman içine tesis edilmiş bulunan dinlenme mekanları tabiat parkları, ilçenin diğer değerlerini oluşturmaktadır.
Eskipazar : Karabük'ün güneyinde, il Merkezine 36 km uzaklıkta bulunan Eskipazar'da Proto-Hititler' den kalma çevrede pek çok kaya mezarı ve tümülüs bulunmaktadır. Bu dönemden kalma, ilçeye 3 km. uzaklıkta kalıntıları bulunan antik kent, en az 4 medeniyete ev sahipliği yapmıştır.
Üzerinde pek çok tapınak ve yazıtların bulunduğu Asar Kalesi, Asar Tepesindeki Kaya tünelleri, Roma Döneminden kalma kaya mezarları, ormanları ve soğuk suyu ile ünlü Çetiören Mesire Yeri, Bayındır İçmecesi ve Soğanlı çayında yetişen tatlı su balığı, Eskipazar'ın ilgi çeken değerleridir.
Turizm Aktiviteleri
Sanayi kenti olan Karabük, ilçelerinin ayrı ayrı turizm değerlerinin yanı sıra, çevresindeki doğal güzellikleri ile büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Ankara ve İstanbul gibi metropol kentlere yakınlığı büyük bir avantajdır. Son yıllarda dünya turizm talebi alternatif turizme yönelmiştir Karabük ve ilçelerinin her biri bu alanda turizm değerlerine sahiptir. .1994 yılında Dünya Mimari Miras listesine alınan Safranbolu, tarihi evleri ve kültürel değerleri ile kültür turizminin odağı haline gelmiştir.
Ülkemizin en güzel ormanlarına sahip Yenice ilçesi, Hadrianapolis kalıntılarına sahip Eskipazar, doğa zengini Ovacık ve Eflani ilçeleri Karabük’ün tüm ülke ve dünyaya adını duyurmasını sağlamıştır. İlimizin her alanında tarihi ve doğal güzellik açısından güzel görüntü elde edebilmek mümkündür. İl merkezindeki Bulak Köyünde bulunan “Bulak Mağarası” , Safranbolu’daki Hızar Mağarası Dünya Mağaralar literatürüne girmiş doğal yapılardır. İl ve İlçelerimizde bulunan Sorgun Yaylası, Avdan Yaylası, Boduroğlu Yaylası, Keltepe, Uluyayla, Sarıçiçek Yaylası... doğa sporları, atlı yürüyüşler, çadırlı kamp ve tırmanma için turizm çeşitliliğini sağlayan alternatiflerdir.
Eko Turizm
- Yaylalar: İlimiz, yaylaları, zengin ormanları, florası ve faunası üstün peyzaj görüntüleri ve şifalı otları ile turizm cennetidir. Bol oksijenli serin ve temiz havada sağlıklı yaşam için yürüyüş yapmak, köylerde yaşayan insanlarla kısa bir süre bir arada yaşamak, çadır kurmak, meydan ateşi çevresinde oturup sohbet etmek, yaban hayvanlarını yaşadıkları doğal ortamlarında izlemek, görüntülemek, bitki türlerini incelemek açısından yaylalarımız giderek artan bir ilgi görmektedir. Bu alanlarda doğa gezileri, bisiklet turları, trekking gibi birçok aktivite yapmak mümkündür. Merkeze İlçemizde Avdan Yaylası, Sorgun Yaylası, Dede Yaylası, Büyük Düz Yaylası, Küçük Düz Yaylası, Çakırören Yaylası, Küçük Yayla, Bostancık Yaylası, Arıcak Yaylası bulunmaktadır. Bu yaylalara çeşitli zamanlarda yürüyüşler düzenlenmektedir.
- Dağcılık: İlimizin coğrafi yapısında dağlık ve ormanlık alanlar önemli yer kaplamaktadır. Dağlarımız dağ sporları yapmaya uygundur. Önemli dağlarımız Keltepe(1999m.), Tarakçı Tepe(1714m.), Kuyruk Kaya Tepe(1704m.), Kuru Doruk Tepe(1744m.), Mantar Tepe(1736m.)’dir.
- Mağaralar: Merkeze bağlı Bulak Köyünde Bulak Mağarası hidrolojik olarak aktif bir mağaradır. İçinde yer altı nehirleri, göletler, şelaleler ve eşsiz güzellikteki sarkıt ve dikitleri olan 6,5 Km. uzunluğundaki Bulak Mağarasının 380m.lik bölümünün gezi parkuru ve elktrifikasyonu tamamlanmış ve turizme kazandırılmıştır. İşletmeciliği Özel İdare tarafından özel bir şirkete verilmiştir. Giriş ücreti 2.000.000.-TL’dır.
- Ormancılık: Ormanlarımızın bitki örtüsünde, sarıçam, karaçam, kızılçam, göknar, kayın, gürgen, dişbudak, meşe, porsuk, şimşir, çınar, kavak, kızılcık, Akçaağaç, ıhlamur, ladin vb. ağaç türleri bulunmaktadır. Ayrıca orman altı bitkileri ve yaban hayvanları ile eşsiz bir ekosistem oluşturmaktadır.
Safranbolu'da Turizm
1975 yılında Yüksek Anıtlar Kurulunun Safranbolu’yu “Kentsel Sit” ilan etmesiyle, akademik düzeyde başlayan kente olan ilgi zamanla tüm dünyaya yayılmıştır. O yıllarda gelen ziyaretçileri evlerinde konuk eden Safranbolu, bundan maddi bir kazanç sağlamadan turizm olgusu ile tanışmıştır. 90’lı yılların başından bu yana küçük ve orta ölçekli turistik tesis sınıfına giren işletmelerin oluşumu ile, nihayet turizm il ve ilçe ekonomisinde önemli yer tutmaya başlamıştır.Safranbolu sahip olduğu kültürel mirası ve bu mirası korumadaki başarısı ile 1994 yılında UNESCO tarafından “Dünya Miras Kenti” unvanını almış, bu da Safranbolu’nun tüm dünyada daha çok ilgi çekmesini sağlamıştır. Her yıl artan sayıda turist gelmektedir. 2003 yılında konaklayan turist toplamı 87.000 kişi olup, günübirlik ziyaretlerle birlikte toplam turist sayısı 300.000 dolayındadır. Gelen turist profilini, gelir ve eğitim düzeyi yüksek, kültürel amaçlı seyahati gerçekleştiren kişiler oluşturmaktadır.
• Turistik İlgi Noktaları: Kentin turistik ve tarihi eserlerinin yoğunlaştığı bölge “Çarşı” kesimidir. Bu bölge kuzeydeki Kale ile güneydeki Hıdırlık Tepesinden izlenebilir. Daha güneyde kalan mezarlık ise en iyi panoramik görüntüyü verir. Kale ve çevresi ilk yerleşim alanıdır. Tepede bulunan Eski Hükümet Binası, Saat Kulesi, Cephane Binası, Eski Hapishane Binası bu bölgede görülmeye değer tarihi yapılardır. Üzerinde iki anıt mezar bulunan Hıdırlık Tepesi, eski zamanda açık hava namazgahı olarak kullanılmıştır. Bu tepeden bakıldığında, Çarşı Bölgesindeki anıtsal değerleri bir arada görmek mümkündür. Kentteki 25’in üstündeki tarihi camilerden özellikle Köprülü Mehmet Paşa Camii, İzzet Mehmet Paşa Camii, Kazdağlıoğlu Camii, Dağdelen Camii, Kaçak Camii, Mescit Camii ile Cinci Hanı ve Cinci Hamamı Ulu Camii (Ayestefenos Kilisesi), turistlerin ilgi gösterdikleri tarihi eserlerdir.
Safranbolu’da üretim ve ticaret Lonca sistemi ile yürütülen çeşitli çarşılarda yapılmaktaydı. Bu gün halen üretimin sürdüğü Demirciler, Bakırcılar, Kalaycılar ve Semerciler Çarşıları kentteki el işçiliğinin devamını sağlamaktadır. Restore edildikten sonra el sanatlarının satıldığı merkez haline gelen Yemeniciler Arastası ve çevresindeki dükkanlar, kente gelen turistlerin Safranbolu’ya özgü hediyelik eşya bulabileceği yerler arasındadır.
Safranbolu’yu ülkemizde ve dünyada üne kavuşturan Safranbolu Evleri, kentin Çarşı, Kıranköy ve Bağlar semtlerinde toplanmıştır. Her yıl yüzlerce turistin kente gelmesine neden olan Safranbolu Evleri 18. ve 19. yy. Türk Toplumunun geçmişini, kültürünü, ekonomisini, teknolojisini ve yaşama biçimini yansıtan bir mimarlık tarzı ile yapılmışlardır. Sayıları 5’e ulaşan özel gezi evleri (Kaymakamlar, Kileciler, Mümtazlar, Karaüzümler, Kavsalar) kente gelen turistlere Safranbolu Evi ve yaşamının tüm özellik ve güzelliklerini yansıtmaktadır.
Arkeolojik Alan olarak; Hacılarobası, Çavuşlar, Üçbölük, Akören ve Aşağıgüney Köylerinde çok sayıda kaya mezarı ile ilçedeki tümülüsler de sayılabilir.
Safranbolu’ya 11 Km. uzaklıktaki Yörük Köyü, tarihi evleri ve yapıları ile gerçek bir Türk- Türkmen Köyü olması nedeniyle 1997 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca koruma altına alınmış, Safranbolu’nun küçük bir maketi gibidir. Safranbolu turizmine önemli bir hareket ve çeşitlilik getirmektedir.
Safranbolu Evleri
Kültür turizmi kapsamında Safranbolu'yu Ülkemizde ve Dünyada ön plana çıkartan en önemli unsur geleneksel Türk mimarisi tarzındaki Safranbolu evleridir. Bu evler bir yandan kentsel konumlarıyla diğer yandan mimarileriyle dikkate değerlerdir. İlçe merkezinde 18 ve 19. yy. başlarında yapılmış yaklaşık 2000 geleneksel Türk evi bulunmaktadır. Evler Safranbolu'nun iki ayrı kesiminde grublanmıştır. Birincisi şehir diye bilinen kışlık olarak kullanılan, ikincisi bağlar diye bilinen ve yazlık olarak kullanılan kesimdir.
Safranbolu
Safranbolu, geleneksel Türk toplum yaşamının özelliklerini kent ölçeğinde yaşatan, tarihi ve kültürel eserlerini tüm insanlara sunan bir örnek bir kenttir. Sahip olduğu zengin kültürel miras ve bu mirasın korumadaki başarısı Safranbolu'yu bir dünya kenti ününe kavuşturmuş ve UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi'ne alınmasını sağlamıştır.
Daha çok Eski Türk Evleri ile tanınan Safranbolu, tarihi boyutuyla, doğal güzellikleriyle ve kent ölçeğinde korumacılıkta örnek oluşturmasıyla gün geçtikçe daha çok ilgi görmektedir. 1200'ü koruma altında olan sayısız kültürel eseri bulunan Safranbolu, bugün kent ölçeğinde en iyi korunan yer olarak anılmaktadır.
• Eko Turizm: Safranbolu tarihi eserleri ve evlerinin yanı sıra ilgi çekici doğal güzelliklere de sahiptir. Yoğun orman alanları ve vadiler, piknik yapmaya elverişli olduğu kadar yürüyüş, tırmanma, bisiklet ve diğer turistik etkinliklere de olanak sağlamaktadır.
İncekaya Su Kemeri, görkemli evlere sahip Yörük Köyü, Dünya Mağara Literatürüne girmiş Hızar Mağarası, kanyonlar, yaylalar, kentin diğer turizm olanaklarıdır. Hacılarobası ve Üçbölük Köyleri çevresindeki kaya mezarları, Safranbolu’nun uzun tarihi geçmişine ilişkin bilgi vermekte olup, son yıllarda turizm amaçlı kullanılmaya başlanmıştır.
• Yaylalar: Yoğun orman alanları ve coğrafi yükseltiler, bölgede büyük yaylaların oluşumuna olanak sağlamıştır. Sarıçiçek ve Uluyayla, yörenin önemli büyüklükteki yaylalarıdır. 1700 m. yükseklikteki Sarıçiçek Yaylası orman dokusu açısından zengin olup, orman örtüsünün büyük çoğunluğunu libreliler oluşturmaktadır. Henüz dış turizme tam olarak açılmayan Sarıçiçek Yaylası, yerli halk tarafından yürüyüş ve piknik yapmak, çadırlı kamp kurmak şeklinde fonksiyon bulmaktadır. 1100 m. yükseklikteki Uluyayla, çok geniş çayırlıkları nedeniyle yöre insanları tarafından hayvan otlatmakta kullanılmaktadır. Her yıl yapılan Uluyayla Şenlikleri, yöre halkı tarafından oldukça ilgi çekmektedir. Uluyayla, Her türlü turizm etkinliğine olanak sağlayacak 6,5 Km. uzunluğunda, 200-300 m. genişliğinde düz ve geniş çayırlıklardan oluşmaktadır. Sporcular için de oldukça elverişli olan Uluyayla’da bir gölet ve oldukça büyük bir mağara da bulunmaktadır.
• Mağaralar: Safranbolu İncekaya Köyü yakınlarındaki Hızar Mağarası, oldukça geniş bir giriş ağzına sahiptir. Turizm amaçlı kullanılması için girişimlerde bulunulan Hızar Mağarası, Dünya Mağara Literatürüne girmiştir. Henüz ciddi bir araştırma yapılmamış olan Uluyayla’daki büyük mağaranın içinde birde yer altı nehri bulunmaktadır.
• Kanyonlar: Safranbolu’ya 13 Km. uzaklıktaki Düzce Köyü’nün biri girişinde, diğeri Kozcağız Mahallesi’ndeki kanyonlar foto safari ve yaban hayatı koruma alanı olarak düzenlenmiş bakir bir turizm seçeneğidir. Ayrıca, İlçedeki Tokatlı Kanyonunda, Gümüş semtinden İncekaya Su Kemerine kadar olan yeri yürüyüş yapmak için uygun bir parkurdur. İlçede zaman zaman düzenlenen doğa yürüyüşlerinde kanyonlar da kullanılmaktadır.
• Sanat Etkinlikleri: Safranbolu’da , 1975 yılından bu yana tarihi ve kültürel değerlerin tanıtılması amacı ile Mimari Değerler Haftası, Kültür ve Sanat Festivali gibi çeşitli adlarla festivaller düzenlenmiştir. İlki 2000 yılında gerçekleştirilen 1. Altın Safran belgesel Film Festivali ile, hem tanıtım, hem koruma bilincinin daha güçlü konuma getirilmesi, hem de belgesel filmin, kültürel zenginlikleri kuşaktan kuşağa aktarılması amaçlanmıştır. Festival, Eylül Ayının son haftasında kutlanmakta olup, bünyesinde yapılan fotoğraf yarışmaları, paneller, konserler ve diğer etkinliklerle programın daha da zengin ve geniş katılımlı gerçekleşmesi sağlanmaktadır.
Yenice'de Turizm
Yenice Ormanları, tropik bölgeler dışında dünyada pek az ormanda görülebilecek kadar çok sayıda ağaç türünü barındırmaktadır. Ormanların üst katını oluşturan altı ağaç türüne, ara ve alt tabakada karışıma giren otuz ağaç türü ve çalı türü bulunur. Yenice ormanlar gerçek bir ağaç müzesidir. Bilinen ağaç türleri şunlardır: Uludağ Göknarı, Doğu Kayını, Sarı Çam, Kara Çam, Camiyanı Karaçamı, Kızıl Çam, Istıranca Meşesi, Virgiliana Çınarı, Ceviz, Dişbudak, Kızıl Ağaç, Fındık, Porsuk, Yabani Kiraz, Gümüş Ihlamur, Adi Ihlamur, Akağaç, Kızılcık, Şimşir, Ahlat, Kontus Defnesi, Kurt Bağrı, Erguvan, Jasminum. Çeşitli ağaç türlerinin yanı sıra bazı ağaçların olağanüstü çap ve boya ulaşan örneklerinin oluşu, zengin bir yaban hayatı potansiyelinin bulunuşu ile eşsiz bir eko sistem özelliği göstermektedir. Yenice Ormanlarında Geyik, Karaca, Vaşak, Yaban Kedisi türleri ve diğer hayvan türleri de yaşamaktadır. Bu ekosistem içinde tipik ve nadir birçok bitki ve hayvan türü bulunması, ormanların oluşturduğu oksijen kuşağı İlimiz turizmi için önemli bir kaynak olup, turizm bölgesi olmaya adaydır.
• Fındıkaltı Dinleme Tesisleri: İlçeye 17 Km. mesafededir.
• Gökpınar Yaylası: Ormancılık alanında araştırma yapan bilim adamlarının her yıl bilimsel çalışmalar yaptıkları bir yerdir. Yenice ormanlarının genel özelliklerini taşır.
• Göktepe Tabiat Parkı: Geleneksel Zümrüt Yenice Göktepe Şenliklerinin yapıldığı Göktepe Tabiat Parkı(Göktepe Yaylası), Yenice(nin en güzide ve halk tarafından yaz ayları boyunca dinlenmek ve piknik yapmak üzere tercih edilen orman içi sayfiye yeridir. İlçe Merkezine 9 Km. mesafededir.
• Acısu : Böbrek ve romatizma hastalarının şifa niyetine kullandıkları acısu kaynaklarından en bilineni olan Sarıot, orman bölgesinde olup, Yenice’ye 30 Km. mesafededir.
• Şeker Kanyonu: Karabük-Yenice Karayolu’nun 3. Km. yer alan Şeker Mevkiinden başlayan kanyonun toplam uzunluğu 6,5 Km. olup, 2 Km.’den yol geçmekte ve sonra 4,5 Km. kanyoning yapmaya elverişli uzun bir alandır. Kanyonda yer yer zorlu geçişler ve daralmalar olup, bazı yerlerde yüzmek zorunlu hale gelmektedir. Kanyon yüksekliği 100 metreden başlayıp 250 metreye kadar yükselmektedir. Kanyonun kayaları kaya tırmanışları için uygun bir yapıya sahiptir.
Eskipazar'da Turizm
Eskipazar eski tarihi, doğal güzellikleri ve yeryüzü şekillerinin oluşturduğu doğal kaynakları ile ilin turistik çekim merkezlerinden biridir. Eskipazar’a 4 Km. uzaklıktaki Hadrianapolis antik kenti, Asartepe’deki Kimistene antik kenti, Kaya mezarları, kaya tünelleri, tümülüsler Eskipazar’ın önemli turistik değerlerindendir. Hadrianapolis Antik Kentinden 2003 yılında yapılan kurtarma kazılarında erken Hıristiyanlık dönemine ait Bizans Kilise kalıntısı ve kilise zemininde çeşitli figürlerden oluşan mozaikler bulunmuştur. Hıristiyan inancına göre cennette bulunan 4 nehrin adları geçtiği ve bu adların yazılı olduğu başka mozaiğin ülkemizde bulunmadığı öğrenilmiştir. Bu bulgular antik şehrin Piskoposluk merkezi olma ihtimalini kuvvetlendirmektedir.
Gezi ve Mesire Yerleri:
• Çetiören Mesire Yeri: Eskipazar İlçesine 10 Km. mesafedeki mesire yeri , çok zengin bitki örtüsüne, su kaynaklarına ve yaban hayatına sahiptir. Asfalt yolla ulaşılabilen mesine yerinde, masa ve banklar, ocaklar, çeşmeler, tuvalet, otopark, Orman İşletmesine ait 6 yataklı misafirhane, 2500 kişilik anfi tiyatro şeklinde düzenlenmiş yağlı güreş alanı, foto safari yapılabilecek güzellikte manzarası bulunmaktadır.
• Eğriova Mesire Yeri: İlçeye 25 Km. mesafede Adiller Köyü Ulupınar ormanlık alanında Eğriova Mevkiindedir. Alanda, 12.000 m2. yüzölçümünde 5 m. derinliğinde bir suni gölet bulunmaktadır. Masalar, banklar, ocaklar, çeşmeler bulunmakta olup, olta ile balık avı yapılmaktadır. Çadırlı kamp ve doğa yürüyüşleri için uygun bir mekandır.
• Dede Yaylası: Kulat Köyü sınırları içinde bulunan yaylada Bahattin Gazi Türbesi bulunmaktadır. Her sene Temmuz ayının son haftasında Bahattin Gazi’yi anma günü düzenlenmektedir.
Doğal Kaynaklar:
• Akkaya Termal Kaynağı: İlçenin doğusunda İmanlar Köyü yakınındadır. Kaynak, bir yanı oldukça sarp olan kayalardan çıkmakta olup travarterler oluşturmuştur. Kaynak sıcaklığı 25 derecedir. Suyun bileşiğinde yüksek oranda karbondioksit ve yüksek oranda kükürtlü hidrojen de bulunmaktadır. Yöre halkı tarafından birtakım hastalıklara iyi geldiği söylenmektedir. Kaynakta, modern anlamda yararlanma olanakları oluşturulduğunda, sağlık turizmi açısından önemli bir kaynak olacaktır.
• Maden Suyu: İlçenin güney batısında, 7,5 Km. Beytarla mevkiinde bir dere yatağının yamacından kaynamaktadır. Isısı 22,5 derece olup bol gazlıdır. Hastalıklara iyi geldiğine inanılmaktadır.
• Taş Ocakları: İlçe zengin taş ocaklarına sahip olup Anıtkabir ve TBMM ‘nin yapımında da kullanılmıştır.
• Yaban Hayatı ve Avcılık: Avcılar ve Atıcılar Derneği Haziran-Temmuz ve Ağustos aylarında sürek avı düzenlemektedir. Bölgede çok miktarda yaban domuzu, ayrıca tilki, tavşan, ayı, keklik, çoran, kara tavuk, çulluk ve bıldırcın gibi hayvanlara da rastlanmaktadır.
Eflani'de Turizm
Eflani’de yöremizde fazla karşılaşılmayan geniş düzlükler bulunmaktadır. Yaylalar, göletler ve ormanın bir arada bulunması bu bölgeye ayrı bir çekicilik ve güzellik katmaktadır. Eflani, bu güzellikleri ve bol oksijenli havası ile çevre il ve ilçelerin doğal mesire yeridir.
• Çevre Çekicilikleri ve Mesire Yerleri: İlçede sulama amaçlı olarak yapılan üç adet gölet bulunmaktadır. Çevresi ormanlarla ve çeşitli bitki türleri ile çevrili olan göletler birer tabiat harikasıdır. Göletlerin çevresinde piknik alanları bulunmaktadır. Çadırlı kamp kurmaya, olta ile balık avcılığı yapmaya elverişlidir. Ayrıca geniş çayırlık ve orman alanların bulunduğu Eşek Düzü’ de piknik yapmak için tercih edilen oksijeni bol mesire alanlardandır.
• Ovacık’ta Turizm Ovacık ormanlarla yaylaların birbiri ile harmanlandığı, ancak turizm açısından henüz değerlendirilmeyen bir ilçesidir. Doğal güzellikleri ile ön plana çıkan Ovacık, özellikle yayla turizminin canlandırılmasıyla ilin alternatif turizm merkezi haline gelebilecek potansiyeldedir. İlçenin eski tarihine ait çeşitli kalıntılar bulunmaktadır. Bunlardan Karakoyunlu Mahallesindeki Bizans dönemine ait mezar en ilgi çekeni olup, pek çok turist tarafından ziyaret edilmektedir.
Yaylalar ve Mesire Yerleri:
• Boduroğlu Yaylası: Bir doğa harikası olan yayla, çadırlı kamp ve doğa yürüyüşüne uygundur. Mesire yeri olarak da kullanılmaktadır. Temmuz ayının ikinci haftasında Boduroğlu Yayla Şenliği düzenlenmektedir.
Cami ve Kiliseler
Karabük'ün Safranbolu İlçesindeki St. Stefanos Kilisesi (Ulu Cami), Eski Cami (Gazi Süleymen Paşa Cami). Köprülü Mehmet Paşa Cami, Hidayetullah Cami, Taş Minare Cami, Dağdelen Cami, İzzet Mehmet Paşa Cami, Akçasu Cami, Eflani İlçesi Küre-i Hadit Cami görülmeye değer eserlerdir.
Han ve Hamamlar
Cinci Hanı: Safranbolu'da Çeşme Mahallesinde çarşının merkezindedir. Sultan İbrahim zamanında güçlenen ve zenginleşen, Rumeli Kazaskeri Cinci Hoca'nın (Asıl adı Hüseyin) memleketi Safranbolu'ya yaptırdığı görkemli bir yapıdır.
Cinci Hanı'ndan başka Safranbolu'da Pamukçu ve Tuzcu Hanları adıyla iki han daha bulunmaktadır. Eflani'de 20. yy.ın başlarından kalma bir Katırcı Han bulunmaktadır.
Eski Hamam: Safranbolu'da Çeşme mahallesindedir. Bizans döneminden kalmadır.
Yeni Hamam (Cinci Hamamı): Safranbolu'da Çeşme Mahallesinde Çarşı içindedir. Bu hamamın da Cinci Hoca tarafından yaptırıldığı bilinmektedir.
Yazıköy Hamamı: Safranbolu İlçesi sınırlarında olup, hangi dönemde yapılmış olduğu bilinmemekle birlikte 1800'lü yılların ortalarında yapıldığı tahmin edilmektedir.
Bulak Hamamı: Karabük merkez ilçede olup, tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1780 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir. Osmanlı dönemi eseridir.
Mağara ve Kanyonlar
Bulak (Mencilis) Mağarası: Merkez ilçe bulak köyünde bulunan bu mağara 6,5 km uzunluğu ile ülkemizin 4. büyük mağarasıdır. İçerisindeki dikitler, sarkıtlar, traventenler, göletler ve yer altı nehirleri ile bir tabiat harikasıdır.
İldeki muhtelif mağaralardan diğerleri ise Sipahiler köyünde bulunan 61 basamakla çıkılan bir mağara ve Safranbolu İlçesinde bulunan Hızar Mağarasıdır.
Kanyonlar: Karabük'ün doğal güzellikler arasında kanyonların ayrı bir yeri vardır. Daha çok Safranbolu'da kireç taşı tabakalarını derin bir biçimde yarılması ile kanyonlar ortaya çıkmıştır. Bölgenin arazi yapısını ilgi çekici hale getiren bu kanyonların başında İnce Kaya kanyonu gelmektedir. Üzerinde İnce Kaya su kemerinin yer aldığı kanyon oldukça dik ve derin yamaçlara sahiptir.
Uzunluğu oldukça fazla olan Düzce (Kirpe) Kanyonu ziyaretçilerini adeta büyülemektedir. Tabiat harikası olan diğer kanyonlarımız ise Tokatlı, Sakaralan ve Sırçalı' dır. Yenice ilçesindeki Şeker Kanyonu 6.5 km uzunluğu ve zor geçişleri ile profesyonellerin ilgi gösterdiği bir kanyondur.
Müzeler ve Örenyerleri
Müzeler
Karabük ilinde resmi nitelikte müze bulunmamaktadır. Kardemir'e ait "Demir-Çelik Müzesi", Safranbolu'da "Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi" ile Kültür Bakanlığı, Kaymakamlık ve özel şahıslar tarafından restore edilerek geziye açılan birkaç Safranbolu Evi (Kaymakamlar Evi, Kileciler Evi, Karaüzümler Evi, Mümtazlar Konağı) müze olarak hizmet vermektedir.
Karabük Kardemir Demir Çelik Müzesi Detaylı Bilgi
Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi: Safranbolu'nun çarşı kesiminde Yemeniciler Arastası'nda 3 numaralı dükkanda Yemeni Ustası Ahmet DEMİREZEN tarafından düzenlenmiştir. Yemeni denilen ayakkabının yapımına ait alet ve edevatların sergilendiği müze, 1989 yılında hizmete açılmıştır.
Kaymakamlar Müze Evi: Safranbolu'da Çarşı Hıdırlık Yokuşu Sokağı üzerindedir. 1979 yılında Kültür Bakanlığınca " Safranbolu Sağlıklaştırma ve Koruma" Projesi kapsamında kamulaştırılıp, restore edilen görkemli bir Safranbolu Evinin düzenlenmesiyle oluşturulmuştur. Eğitim Merkezi ve Müze Ev olarak 198l yılında hizmete giren yapı, ilk sahibinin lakabından dolayı Kaymakamlar Evi olarak isimlendirilmiştir. Her gün çalışma saatlerinde hizmete açıktır.
Örenyerleri
Karabük İlinde Arkeolojik anlamda yapılan araştırmaları sonucunda Eskipazar İlçesinin sınırları içinde, Roma döneminden kalma M.Ö. 64 yılında kurulduğu zannedilen antik Hadrianapolis kentinin harabelerine rastlanılmıştır. Bu kente ait diğer önemli bir yerleşim alanı Kimistene'de Asar Tepedir.
Safranbolu'nun Akören köyünde Roma dönemine ait antik bir yerleşim alanı bulunmaktadır.
Karabük ilinde 32 tümülüs ve 4 büyük höyük bulunmaktadır.
Saat Kulesi
Safranbolu’da eski Hükümet Konağı arkasındadır. Bu gün de görev yapan saat kulesi Padişah lll. Selim’in sadrazamı İzzet Mehmet Paşa tarafından 1797 yılında yaptırılmıştır. Kare planlıdır.Kiremit çatısı bulunan kulenin yüksekliği 20 m. dir. 7 günde bir kurulan saat zembereksizdir. Yapı İl Özel idaresince 1999 yılında restore ettirilmiştir. Cuma, Cumartesi, Pazar günleri geziye açıktır.
Kaleler
Safranbolu Kalesi: Bugün sur ve duvarları tamamen yıkılmıştır. Kalenin yeri 1976 yılında yanan Hükümet Konağı ve Saat Kulesinin olduğu yerdir. Bizans döneminde yapıldığı ve o dönemde Dadybra Kalesi olarak anıldığı bilinmektedir.
Asar Kalesi: Eflani Seferler Köyündedir. Doğal bir tepe üzerine kurulmuş olup, etrafında harçsız moloz taştan yapılmış sur enkazı bulunmaktadır. Savunma amaçlı yapıldığı tahmin edilmektedir.
Asar Kalesi (Eskipazar): Semail Köyü yakınındadır. Kale kalıntıları günümüze ulaşmamıştır.
Yiyecek-İçecek
Karabük mutfağı ile ilgili olarak yapılan araştırmalarda saptanan 100’den fazla yemek çeşidi yöre mutfağının zenginliğini açıkça ortaya koymaktadır. Karadeniz mutfağının tipik özelliklerini taşıyan bazı yemekler Karabük mutfağının baş yemekleri arasında yer almaktadır.
Gözleme, Safranbolu Bükmesi, Kuyu Kebabı, Kara Mancar, yaprak dolması, Yayım(Ev Makarnası) perohi, bandırma, sini çöreği, çullu börek, bazlama, su böreği, ev baklavası, safranlı zerde, höşmerim, haluşka bulunabilecek yöresel yemeklerdendir. Bölgede özellikle sonbaharda bulunan Kanlıca ve diğer mantar çeşitlerinden de yemek ve börekler yöre mutfağına zenginlik katmaktadır. Her zaman taze satılan helva çeşitleri ile fındıklı, şamfıstıklı güllü ve safranlı çeşitleri bulunan Safranbolu lokumları da ünlüdür.
Safranbolu Yemekleri: Çok zengin bir yemek kültürü vardır. Bunlardan en ünlüleri, uzun fasulye, dilme fasulye, et yemeği, perohi, yayım, ekşili kelle, yaprak dolması, kuru çörek, sini çöreği, göbü, bükme, zerde, höşmerim, un helvası, delioğlan sarığı, oklava dolaması, çingene baklavası, haluşkadır.
Bütün Et Yemeği: Parçalar halindeki et tereyağında kızartılır. Su ilave edilerek kaynatılır. Salça konur.
Perohi: Hamur un, su, yumurta ile hazırlanarak yoğrulur. 2 mm. Kalınlığında açılır. 5 cm. kareler halinde kesilir. Ortasına torba(süzme) yoğurdu nane ve tuz ile hazırlanmış karışım konulup üçgen şeklinde kapatılır. Kaynayan suya atılarak haşlanır. Pişince suyu süzülerek üstüne kızdırılmış tereyağı gezdirilir.
Höşmerim: Un ve yumurta harmanlanıp, ufak toplar haline getirilir, pembeleşinceye kadar yağda kavrulur. Ocaktan inmesine yakın içine dövülmüş –ceviz konularak biraz daha kavrulur. Bir kaba alınarak üzerine ılık şeker şurubu konulur.
Yayım: Kaynar suda haşlanan ev makarnasının suyu süzülür, üzerine isteğe göre kıyma, ceviz, keş, yoğurt dökülerek hazırlanır.Ve kızdırılmış tereyağı gezdirilir.
Üzerine konan malzemeye göre isimlendirilir.
Zerde: Safran bir kapta boyası çıkıncaya kadar ıslatılır. Pirinç özelleşinceye kadar haşlanır. İçine safran konur. İneceğine yakın şeker konur.
Eflani Yemekleri: Tarhana, uğmaç çorbası, çimdik, mıhlama, malak, bandırma, çullama, nişasta helvası, ekmek böreği ve gözleme en önemli yemek ve tatlı çeşitleridir.
Yenice Yemekleri: İlçenin geleneksel yemekleri, Kara lahana, malay, şaptak, mısır çorbası, ceviz helvası, bazlama, katlaç, lokma, muska dır.
Ceviz Helvası: Sadece Yenice’de yapılan yöreye has bir helvadır. Bayramlarda yapılarak satışa sunulur. Şeker bir kazana dökülür. İçine az miktarda su konularak takriben 50 dk. Kaynatılır. Kaynama esnasında içine eritilmiş limontuzu ilave edilir. Daha sonra kazan indirilerek soğumaya bırakılır. Bu arada yumurta akları çırpılarak kazandaki malzemeye ilave edilir. Malzeme kıvama geldikten sonra kazan ocaktan alınarak hazırlanan ceviz içleri ilave edilir. Ve 3-5 dk. Karıştırılır. Daha sonra temiz bir çarşafa un serilerek kazandaki malzeme bunun üzerine boşaltılır. Burada 30 dk. soğumaya alındıktan sonra katı hale gelen helvalar sandıklara konarak satışa hazır hale gelir.
Karalahana (Karamancar): Malzeme olarak karalahana, mısır yarması, kuru fasulye, pırasa, kabak, yağ ve tuz kullanılır. Karalahanalar temizlenerek doğranır. Bir tencerede sıcak su hazırlanır. Sonra ocaktan alınarak temiz bir kapta süzülerek toplanır. İçine el değirmeninde öğütülmüş mısır yarması, haşlanmış kuru fasulye, pırasa ve kabak ilave edilir. Ayrı bir tencerede yeteri kadar su ve yağ ilave edilerek ocağa sürülür. Kıvamına gelinceye kadar pişirilir.
Ovacık Yemekleri: Ovacık yemek çeşitleri arasında, un çorbası, göce çorbası, keşkek çorbası, malak, yoğurtlu yumurta, çul böreği, bişi, cevizli ekmek, cizleme, un helvası sayılabilir.
Çullu Börek: Yufka açılır, saçta pişirilir. Pişirilen yufkalar ince ince kesildikten sonra, tereyağı ile iyice karıştırılır. Bakır siniye; altına yufka döşenir, kesilmiş olan yufkalar siniye yayılır ve üstü yufka ile örtülür. Ateş korunda kızartılırken tereyağı eklenip iyice kızartılması sağlanır. Genellikle düğün yemeği olarak kullanılır.
Yoğurtlu (Katıklı) Yumurta: Kaynamakta olan suya yumurta ve sarımsak bırakılır. Yumurta pişince suyuyla birlikte bir tabak yoğurdun üzerine dökülür. Üzerine eritilip kızartılmış yağ dökülür. Kaynama suyunun az olmasına dikkat edilmelidir.
Yörede daha sonra ihtiyaç olduğunda yazın veya kışın kullanılmak üzere bazı yiyecekler önceden hazırlanır. Bunlar; kuru kıyma, kavurma, yufka, yayım, tarhana, pekmez, salça, sirke, keşkek, hoşaf olarak tüketilen pestil, çeşitli meyve kuruları(elma, armut, ayva, dut vb.), şerbet olarak tüketilen çeşitli meyve ezmeleri(kızılcık, ayva, erik, vişne, kuşburnu vb.), yemeklik olarak kullanılan çeşitli sebze kuruları( dilme fasulye, kurutulmuş patlıcan, dolma biber, sivri biber, bamya vb.), çeşitli gıda maddelerinden yapılan turşular(biber, domates, lahana, salatalık, vb.) çeşitli reçel türleri(kızılcık, çilek, vişne, ayva, üzüm vb.). Bunların dışında ilkbahar ve sonbaharda yörede bulunan cincile, kanlıca, ebişke vb. mantar türleri de yöre mutfağına ayrı bir zenginlik katar.
Yapmadan Dönme
-Safranbolu’yu ve evlerini gezmeden,
-Bulak Mağarasını görmeden,
-Sonbaharda Yenice Ormanlarında kamp yapıp, fotoğraf çekmeden,
-Ulu Yayla ve Sarı Çiçek yaylasında kamp yapmadan,
-Şeker Kanyonu, Tokatlı veya Düzce Kanyonunda yürümeden,
-Yenice Aberataum(Açık Hava Orman Müzesini) görmeden,
-Eskipazar Hadrianapolis antik kentindeki Bizans Kilisesi ve mozaiklerini görmeden,
-Eflani Göletlerinde balık tutmadan,
-Ovacık Karakoyunlu Kral Mezarını görmeden,
-Safranbolu’da kuyu kebabı, zerde, su böreği, ve bükme yemeden ve sevdiklerinize lokum almadan,
-Altın Safran Belgesel Film Festivalini izlemeden
.... dönmeyin.
