Genel Bilgiler
Yüzölçümü : 6.276 km²
Nüfus : 402.606 (2000)
İl Trafik No : 22
Türkiye ile Yunanistan arasındaki Tekirdağ'ın kuzeyinde yer alan Edirne yıllar boyu Osmanlı başkenti, 18 inci yüzyılda ise Avrupa'nın en büyük yedi şehrinden biri olmuştur.100 yıl kadar bir süre Osmanlı İmparatorluğunun başkenti olması buradaki tarihi ve mimari açıdan önemli yapıların sebebidir. Edirne, camileri, dini kompleksleri, köprüleri, eski pazar yerleri, kervansarayları ve saraylarıyla yaşayan bir müzedir.
İlçeler
Edirne ilinin ilçeleri; Enez, Havsa, İpsala, Keşan, Lalapaşa, Meriç, Süloğlu ve Uzunköprü'dür.
Havsa : Havsa, Edirne'nin kuzey yarısında ve Lalapaşa yaylası üzerindedir. Havsa'ya Hafsa Hatun bir han, Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa bir külliye ve zamanın defterdarı (Maliye Bakanı) bir cami yaptırmıştır. Çok işlevli yapı topluluğu olan külliye, Mimar Sinan'ın eseridir.
İpsala : İpsala, Edirne'nin güney yarısında yer alır. Ayakta kalmış olan Osmanlı yapısı, Alaca Mustafa Paşa Camii'dir. Tek kubbeli ve tek minarelidir. Tahta işçiliği bakımından sanat değeri taşır.
Keşan : İlçe, Edirne'nin güney yarısındadır. Tarihsel değer taşıyan yapıları, Hersekzade Ahmet Paşa Cami ile İbrice-Keşan kervan yolu üstündeki üç taş köprüdür. Uzunkum adlı alçak kıyı, deniz turizmi bakımından elverişlidir. Düzgün yolları ve turistik işletme belgeli konaklama yerleri bulunan ilçe, Edirne'nin turistik yerlerindendir. İlçenin iç turizm bakımından önemli olayı, panayırı ile Hıdırellez'de yapılan dallık adlı bahar şenliğidir.
Lalapaşa : İlçe Edirne'nin kuzey yarısındadır. İlçedeki en önemli tarihsel eserler, taş devrinden kalma türbe ve tapınaklardır. Bu türbelere, Tablataş, Kapaklıkaya, Perikızı Evi (dolmen) denir. Tapınma yerleri ise Ulutaş (menhir) adını taşır. Bunlar, dünyada benzeri az bulunan eserlerdir. Sinanköy'deki kale ören durumundadır.
Meriç : İlçe, Edirne'nin orta kısmında ve Lalapaşa Yaylasının güney batı köşesindedir. İç turizm bakımından önemli olayları, Beyköy dallığı ve Mayalar adıyla anılan ilkbahar şenlikleridir.
Süloğlu : Edirne'nin kuzey yarısında ve Lalapaşa Yaylası üstündedir. Baraj gölü çevresi bir piknik yeri olarak ilgi çeker.
Uzunköprü : İlçe Edirne' nin orta kısmında ve Trakya Yontukdüzü üstündedir. En ünlü tarihi yapısı, Mimar Muslihiddin'in eseri olan Ergene Köprüsüdür. Uzunluğu 1200 metreyi, kemer sayısı 170'i geçer. Diğer önemli yapılar, II. Murat Külliyesi'nin tek minareli ve çatılı Muradiye Camii, II. Bayezit zamanında Mimar Hayreddin'in yaptığı Halise Hatun Camii, külliyenin bir vakfı olan Çifte Hamam, köprüye eklenmiş çeşmelerdir. Köprünün kentten yana ucuna, İkinci Meşrutiyet döneminde eklenen, Hürriyet Çeşmesi adıyla anılır. Daha eski öteki tarihi çeşmeler Gazi Mahmut (Belediye parkı), Halise Hatun (Hacı İbrahim Ağa ya da Tosbağacı) çeşmeleriyle Telli Çeşme'dir. Önemli iç turizm olayları, Bülbül Deresi'nde yapılan Dallık adlı bahar şenliği, av partileri ve panayırdır.
Müzeler ve Örenyerleri
Edirne Müzesi Müdürlüğü
Edirne Müzesi
Edirne'de ilk Müze Arkeoloji Müzesi adı altında 1925 yılında Atatürk'ün emriyle Selimiye Camisi avlusu içinde bulunan, 1569-l575 yılları arasında Selimiye Camisi ile beraber yapılan ve Mimar Sinan'ın eseri olan Dar-ül Kurr'a Medresesinde açılmıştır.
Edirne Osmanlı Devletine yaklaşık 91 yıl başkentlik ettiğinden, saray halk sanatını etkilemiş ve etnografya açısından zenginleştirmiş, bu nedenle ikinci bir müzeye gereksinme duyulmuştur. Etnografya Müzesi adı altında ikinci kez bir Müze yine Selimiye Camisinin avlusunda bulunan Dar-ül Tedris adı verilen Medrese de 25 Kasım l936'da açılmıştır. Bu müzeye Milli Eğitim Bakanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü para yönünden katkıda bulunmuş, Ankara ve İstanbul Müzelerinden bazı değerli eşyalar armağan edilmiştir.
Son yıllarda satın alma, kazı ve bağış yoluyla müzeye giren eserler çoğalmış, dolayısıyla ziyaretçi sayısı da artmıştır. Sonuçta modern bir müzeye gereksinme duyulmuş, 1971 yılında "Arkeoloji ve Etnografya Müzesi" adı altında modern bir müze açılmıştır.
Dar-ül Tedris Medresesindeki müze "Türk İslâm Eserleri Müzesi" olarak hizmet vermeye devam etmektedir.
ARKEOLOJİ VE ETNOGRAFYA MÜZESİ
Etnografya Seksiyonu: Girişte solda, Edirneli bir şahsın hediye ettiği tuğralı gümüş eserler ile diğer ev eşyalarından oluşan aile yadigârı bir koleksiyon, hemen yanında Selimiye Camisi mihrabına serilmiş olan Gördes tipi halı seccade ile XIX. y.y.'a ait Şarköy kilimleri yer almaktadır. Yine aynı sıradaki üç vitrinden ilkinde Osmanlı Padişahları döneminde basılan sikkeler, ikincisinde temel hafriyatları sırasında çıkan defineler, üçüncüsünde ise yurt dışına kaçırılırken gümrük kapılarında yakalanıp müzeye getirilen sikkeler bulunmaktadır.
Salonun en önemli köşelerinden biri sünnet ve gelin odasını yansıtan kısımdır. Sünnet yatağı 22 adet bindallı bohçanın bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş, üzerine de XVIII. y.y.'a ait Atlas üzerine işlenmiş değerli bir yatak takımı serilmiştir.
Sünnet ve Gelin Odasının duvarında bulunan XVII.yy. sonuna ait olan "Edirnekarî" yüklük dolabı kapağı devrinin en güzel örneklerinden biridir.
İç salonun ortasında bulunan vitrinlerde sarayda kullanılmış stil örtüsü, kahve takımları, deniz kaplumbağası kabuğundan yapılmış kaşıklar, tombak ibrikler, gülabdanlar, billurdan nargile takımları ile XIX yy. Edirne kadın ve erkek kıyafetleri mankenler üzerinde sergilenmektedir. Yine aynı salonda bulunan oturma odası ile, Edirnekarî tekniğiyle yapılmış para çekmeceleri, yazı çekmeceleri ve sandıklar ilgi çekicidir.
El sanatları bölümüne geçmeden sağda ve solda bulunan vitrinlerde üzerinde çok çeşitli motiflerin bulunduğu çevreler ile Atatürk'ün Edirne'ye geldiği zaman kullandığı battaniyesi ve Balkan Harbinde kullanmış olduğu harita yer almaktadır.
El sanatları bölümünde bir köy mutfağı, halı, kilim ve hasır dokuma tezgâhları, ayakkabı yapımında kullanılan aletler, çiftçilikte kullanılan tarım araç gereçleri ve bir fayton bulunmaktadır.
Arkeoloji Seksiyonu: Girişte sağda Atatürk'ün emriyle 1936-1939 yılları arasında yörede ilk defa yapılan tümülüs kazılarını gösteren fotoğraf panosu, solda ise Trakya'nın antik yerleşim yerlerini gösteren harita yer almaktadır.
Duvar boyunca sergilenen taş eserler üç bölümdür.
1- Yazıtlar
2- Mimari parçalar
3- Steller
Pişmiş topraktan yapılmış kadın başlarının yer aldığı vitrin, Antik Çağ'dan günümüze değin kadınların saç modellerini göstermesi yönünden ilgi çekicidir. Kaçak eserler vitrininde, yurtdışına kaçırılırken yakalanan çeşitli dönemlere ait eserler sergilenmektedir.
Trakya kült belgesi vitrininde, harp sanatında ve binicilikte gayet maharetli olan ve öldükten sonra tanrılaştırılan Trakya süvarilerinin betimlendiği süvari stelleri yer almaktadır.
Duvar boyunca yine Roma dönemine ait heykeller sıralanmaktadır.
Dört adet fosil vitrininde, yörede işletilen kum-çakıl ocakları ile kömür ocaklarından çıkan ve günümüzden bir milyon yıl öncesinden başlayıp 30-35 milyon yıl öncesine kadar değişik dönemlere tarihlenen çeşitli hayvanlara ait fosil parçaları sergilenmektedir.
Büyük bir Trak kabilesi olan Odrislerin Edirne'nin 5 km. kuzeybatısında kurdukları ilk şehir yerleşmeleri Odrisia'ya ait Prehistorik eserlerden taş baltalar, elle yapılmış kaba hamurlu çentik bezemeli çömlek parçaları, taç el değirmeni salonun ortasında bulunan yatay vitrinde sergilenmektedir.
Hacılar Dolmeni, Arpalık dolmeni ve Taşlıca Bayır Tümülüs kazılarından çıkarılan mezar hediyeleri kendi adları ile anılan vitrinlerde sergilenmektedir. Ortada yatay iki vitrinden birinde Hellenistik krallara ait Trakya sikkeleri, diğerinde ise beylikler devrine ait sikkeler, dikey iki vitrinde kronolojik sıraya göre Roma ve Bizans sikkeleri sergilenmektedir.
Müzenin bahçesinde İon, Aiol, Korinth, Bizans sütun başlıkları, çeşitli mimari parçalar sergilenmektedir. Bunlar dışında üzeri mitolojik varlıklarla süslü Roma dönemine ait ve üzeri Eros kabartmalı sunak ile Lalapaşa Hacılar Köyünden getirilmiş dolmen ve menhirler ilgi çekici eserlerdir.
Selimiye Camii yanı
Tel : (0284) 225 11 20
Faks : (0284) 225 57 48
Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.
TÜRK İSLÂM ESERLERİ MÜZESİ
Eserler Selimiye Camisi avlusu içinde bulunan Dar-ül Tedris Medresesinde 14 odada sergilenmektedir.
Pehlivanlar Odası: Kırkpınar güreşlerinde baş pehlivan olmuş güreşçiler ile Kırkpınar ağalarının resimleri sergilenmektedir. Ayrıca mankenler üzerinde bir güreşçi ve Kırkpınar ağası canlandırılmıştır.
Tekke Eşyaları Odası: Müzenin en önemli odalarından biridir. Tekkeler kapatıldıktan sonra bir araya getirilen eşyaların sergilendiği odadır. Duvarlarda asılı olarak el yazması hat örnekleri, II. Beyazıd Camisinin kündekari tekniği ile yapılmış 2 adet kapı kanadı, II. Selim'in Selimiye Camisine hediye ettiği el yazması Kur'an-ı Kerim ile çeşitli eşyalar burada sergilenmektedir.
Çorap Odası: Yurdun değişik yörelerinden toplanmış el örgüsü yün çoraplar sergilenmektedir.
İşleme ve Levha Odası: Atlas üzerine ipekle işlenmiş levhalar, kumaş üzerine aplike edilmiş pul koleksiyonları, nişler içinde Osmanlıca yazı işlemeli peşkirler, çevreler ve örtüler yer almaktadır.
Silâh Odası I-II: XVII yy. sonu ile XVIII. yy.la ait Osmanlı çakmaklı tüfekleri, zırhlar, miğferler, süvari kılıçları, teberler, kalkanlar, kolçaklar, arboletler, oklar, kamalar ile mankenler üzerinde yeniçeri kıyafetleri sergilenmiştir.
Balkan Harbi Odası: Balkan Savaşında kullanılan kanlı sancak, süpürge tohumundan yapılmış ekmek ve Edirne Müdafii Şükrü Paşa'nın resimleri sergilenmektedir.
Çini ve seramik Odası: XVIII. yy. sonu ile XIX. yy. başına ait Çanakkale seramik ve testileri, erken Osmanlı seramikleri, XV, XVI ve XVII. yy.a ait Osmanlı duvar çinileri yer almaktadır.
Sarayiçi Odası: 1973 yılında saray içinde yapılan kazıda meydana çıkan ve Edirne Sarayına ait olan XVII.yy. duvar çinileri sergilenmektedir.
Edirne Misafir Odası: Kristal ayna ve konsol, koltuklar ile duvarlarda ipek böceği kozasından yapılmış resimlikler sergilenmektedir.
Mutfak Eşyaları Odası: Edirne sarayında kullanılan mutfak araç gereçleri kullanılmaktadır.
Ölçü Aletleri Odası: El kantarları, astronomi ile ilgili yükselti tahtaları, kum saati, okka ve arşınlar sergilenmektedir.
Ağaç İşleri Odası I-II: Edirnekâri tekniğiyle yapılmış olan ahşap eserler sergilenmektedir.
Galeri: XV. yy.dan sonra yok olmuş, yıkılmış Edirne Camilerinin, hanlarının, hamamlarının, çeşmelerinin ve sebillerinin yazıtları ile XIX. yy'ın sonlarında yapılmış Edirne evlerinin tavan göbekleri sergilenmektedir.
İç Avlu artık yok olmuş durumdadır. Vaka-i Hayriye olayını zarar görmeden atlatabilmiş ve zamanımıza kadar gelebilmiş olan yeniçeri mezar taşları koleksiyonu ise ayrı bir önem taşımaktadır.
Selimiye Cami Medresesi
Tel : (0284) 225 11 20
Pazartesi dışına her gün 08.00-12.00/13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.
Lozan Anıtı ve Müzesi
Lozan ve dünya barışını simgeleyen anıt yanında “Lozan ve İsmet İnönü” belgelerini sergileyen müze önemli bir ziyaret noktası durumuna gelmiştir.
Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezit Külliyesi Sağlık Müzesi
Sultan II. Bayezit Külliyesi’nin darüşşifa (hastane) birimi, Sağlık Müzesi olarak kurulmuştur. Müzede hekimliğin gelişmesi ve değişik sağlık hizmetleri hakkında geniş bilgileri içeren bölümler vardır.
Enez Antik Kenti: Enez ( Ainos ) tarihi dönemlerde çok önemli bir liman iken bugün kıyıdan 3.5 km içeridedir. Tarih boyunca birçok kereler restore edilmiş olan Enez Kalesi görülmeye değer. Aynı zamanda M.Ö. 6 ıncı yüzyıla dayanan bir kilise, bazı oyma mezarlar ve suları berrak bir de plajı bulunmaktadır.
Şükrüpaşa Anıtı ve Balkan Savaşı Müzesi: Anıt müze 26 Mart 1913 Balkan Savaşı ve şehitlerin anısınına yapılmış olan bir komplekstir. Savaş sırasında Şükrü Paşa anıtına yokluk içinde Edirne'yi savunan Şükrü Paşa'nın Edirne'nin savunma yerlerinden biri olan Kıyık Tabya ya mezarı getirilmiş ve anısına bir anıt yapılmıştır. Anıtla birlikte burada bulunan tabyada Balkan Savaşlarını anlatan ve Edirne halkının elinde bulunan eşyalardan oluşan bir müze oluşturulmuştur
Hafızağa Konağı:Geleneksel Türk evi planını yansıtan, Edirne Valiliğince restorasyonu yapılan Hafızağa Konağı kentin tarihi ve kültürel değerleri ile her türlü bilgi ve belgenin, bir sinevizyon salonu ve el sanatları satış mağazası (ETUR) bulunduğu bir müze olarak düzenlenmiştir. 17 Nisan 2005 tarihinde ziyarete açılmıştır.
Enez Kalesi-Makedonya (Saat) Kulesi ve Kentsel Arkeoloji Parkı :123-124 yıllarında Doğu'ya yaptığı gezi sırasında İmparator Hadrianus kendi adıyla Hadrianopolis diye çağrılan Edirne Kentine görkemli bir kale armağan etmişti. Edirne Kalesi'nin değişik adlarla anılan dokuz kapısı vardı; Kule kapısı, kulenin doğusunda olup, maarif bahçesi diye bilinirdi Top kapısı, bu günkü mumcular sokağının aşağısındaydı. Kafes kapısı, bu günkü Gazimihal köprüsüne dönen yol kavşağındaydı. Kafes kapısı 1752 depreminde yıkılmıştı. Keçeciler kapısı, bugünkü debağhane semtindeydi. Oğrin kapısı, Germe kapıya açılan küçük bir kapı olup çok dar ve gizli idi. Manyas kapı, Manyas karakolu denen yere yakındır. Manyas kapı 1752 depreminde yıkılmıştır. Tavuk kapısı, Cumhuriyet Caddesindeydi. Balıkpazarı kapısı, bugün olduğu gibi ihneciler kapısı yada İstanbul kapısı adlarıyla bilinirdi ve kalenin doğusunda, balık pazarındaydı. Orta kapı Alipaşa Çarşısına açılıyordu. Duvarlarda rastlanan Bizans yazıtlarından, Kalenin bu dönemde onarıldığı anlaşılmaktadır. Edirne'nin gelişmesi ve yayılması sırasında kale kentin ortasında kalmış, kimi bölümleriyle XIX. y.y. sonlarına kadar onarımlarla korunabilmiştir. Dört kuleden günümüze kalan tek yapı olan Makedonya kulesi ve çevresi yapılan kazı sonrası 'Kentsel Arkeoloji Parkı' olarak hizmete açılmıştır.
Edirne Evleri
Taş duvar ve sıvayla örülmüş ahşap iskelet sistemleri ile yapılırdı. Bu evler genellikle yanındaki daha yüksek saçaklara çift eğri öğe ile bağlanan bir çatıyla örtülü, az derinde kalan locanın içine yerleştirilmiş merkezi girişi ile kusursuz bir simetriye sahipti.
Balkan Yarımadası'nın hemen her tarafında en küçüğünden en gösterişlisine kadar bütün evlerde "hayat" denilen bölümler vardır. Oda kapılarının açıldığı yer olan bu bölüm, doğrudan evin bahçesine bakan yönde 1,5-2 metrelik direkler üzerine dayandırılmıştır. Hayatların sonunda
bir basamak yükseklikte dört köşe bir kısım ayrılarak, tahta sedirlerle çevrilirdi.
Evin harem ve selamlıklarında büyük kapıların açıldığı bahçe kısımları olan avluların uygun bir yerinde mermer bir çeşme bulunurdu. Bazı evlerde avluların ortasında küçük havuzlar, üzerine asma sardırılmış çardaklar vardı. Harem ve selamlık avlularından birbirine geçilecek küçük kapı bulunurdu.
Saraylar

Sultan I. Murad tarafından yaptırılan ilk saraydan sonra, Sultan II. Murad döneminde Tunca'nın batısında, çok büyük bir alan üzerine 1450'de Edirne Sarayı'nın inşaatına başlandı. Sultan'ın 1451'de ölümünden sonra oğlu Fatih Sultan Mehmed tarafından yapı tamamlatıldı. Kalıntılar arasında, Cihannüma Kasrı, Kum Kasrı Hamamı, Babusseade, Matbahi Amire ve Adalet Kasrı'dır.
Camiler ve Kiliseler
Selimiye Camii: Edirnen'nin en önemli eseri olan Mimar Sinan'ın ustalık dönemi eseri Selimiye Cami Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biridir.
1569 - 1575 yılları arasında II. Selim tarafından yaptırılmıştır. Taş işçiliği, çinileri ve kalem işleri bakımından eşsiz bir eserdir.
Kentin diğer önemli cami ve kiliseleri Üç Şerefeli Cami, Muradiye Cami, II. Bayezid Cami Ve Külliyesi, Eski Cami , Yıldırım Camii, Fatih Cami (Enez Ayasofyası), Sokullu Külliyesi (Kasım Paşa Külliyesi), Sweti George Kilisesi, Yahudi Havrasıdır.
Edirne cami ve kiliseleri
Üç Şerefeli Cami 
1443-1447 yılları arasında, II. Murat tarafından yaptırılmıştır. Cami Osmanlı sanatında, erken ve klasik dönem üslubu arasında yer alır. 24 m. çapındaki büyük merkezi kubbe, ikisi paye, dördü duvar payesi olmak üzere altı dayanağa oturtulmuştur. Yanlarda daha küçük ikişer kubbe ile örtülü kare bölümler vardır. Yapı, bir yenilik olarak enine dikdörtgen planlıdır. Bu planı Mimar Sinan, İstanbul camilerinde daha gelişmiş biçimi ile uygulamıştır. Ayrıca Osmanlı mimarisinde revaklı avlu ilk kez bu camide kullanılmıştır. Avlunun dört köşesine minareler yerleştirilmiştir. Üç Şerefeli Cami, bu özellikleriyle sonraki camilere öncü niteliğindedir.
II. Bayezit Camii ve Külliyesi
Tunca Nehri kıyısında, şehir merkezine 2 km. uzaklıkta bulunan külliye, Edirne’nin en önemli yapıtlarındandır. Cami, tıp medresesi, imaret, darüşşifa, hamam, mutfak, erzak depoları ve diğer bölümleriyle geniş bir alana yayılmıştır. 1484-1488 yılları arasında Mimar Hayreddin tarafından yapılmıştır. Çok etkileyici bir görünümü olan külliye, küçüklü büyüklü yüze yakın kubbeyle örtülüdür. İki minareli anıtsal bir cami bulunmaktadır. Caminin batısında bulunan Darüşşifa yapısı günümüzde müze olarak düzenlenmiştir.
Muradiye Camii 
Muradiye Mahallesi’nde Sarayiçi’ne egemen bir tepeye Sultan II. Murat tarafından yaptırılmıştır. Kitabesinde tarih yoktur. Yan mekânlı (zaviyeli) camilerin en güzel örneğidir.
Cami dış görünüşünün yalınlığına karşın, iç süslemesi yönünden 15. yüzyıl Osmanlı sanatının dikkat çeken yapıtlarındandır. Mihrap ve duvarları kaplayan çiniler, Türk çini sanatının en güzel örneklerindendir.
Yıldırım Bayezit Camii
Edirne’nin en eski camisi olup, şehir merkezine 3 km. uzaklıktadır. 1400 yılında Yıldırım Bayezit tarafından haç planlı bir Doğu Roma kilisesinin temelleri üzerine inşa edilen cami dört kemerli, kubbeli ve tek minarelidir. Mimarı Hacı Alaaddin’dir. Çok kubbeli yapının yalnızca dört paye ile taşınan iç mekân örtüsünün sağladığı genişlik, mekânda birlik anlayışının ilk örneğini oluşturmaktadır.
Fatih Camii (Enez Ayasofyası)
Enez Kalesi içinde yer alan cami, haç planlı bir Doğu Roma kilisesinden (Enez Ayasofya) çevrilmiş olup günümüzde yıkık durumdadır.
Sokullu Külliyesi (Kasım Paşa Külliyesi)
Havsa ilçesinde Edirne yolundadır. 1576-1577 yıllarında Sokullu Mehmet Paşa’nın oğlu Kasım Paşa adına Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Külliye; iki kervansaray, cami, medrese, imaret, çifte hamam, tekke, köprü ve arastadan oluşmaktaydı. Ancak günümüzde yalnızca cami, arastanın dua kubbesi ve 18. yüzyılda eklenmiş çeşme kalmıştır.
Sweti George Kilisesi
Edirne’nin Kıyık semtinde, 1880 yılında inşa edilmiştir. 1889 yılında dekore edilen kilisedeki yazılar Bulgar dilinde yazılmıştır. Daha önce aynı yerde bulunan Rum kilisesinden kalma bazı tablolar vardır.
Kervansaraylar
Sokak üzerinde bir sıra dükkânı bulunan ve klasik Osmanlı mimarlığının ilginç örneklerinden olan Rüstem Paşa Kervansarayı, Kanuni Sultan Süleyman'ın ünlü sadrazamı Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırıldı.
Klasik Osmanlı mimarisinin ilginç örneklerinden olup Kanuni döneminin görkemli yapılarındandır. Avlulu hanlar planındadır. Dikdörtgen avlunun çevresine iki katlı odalar yerleştirilmiştir. Katların avluya bakan yüzleri, revaklıdır.
Revakların arkasında ocaklı ve nişli odalar bulunur. Uzun yanlarda, karşılıklı olarak yukarı çıkan merdivenler vardır. Üst kat pencere ve kapı kemerlerinde tuğla süsleme ilginçtir. Kesme taş ve tuğladan örülmüş duvarlar yapıya anıtsal bir görüntü kazandırmaktadır.
Rüstem Paşa Kervansarayı 1972 yılında restore edilerek otel haline getirilmiş ve başarılı görülen bu restorasyonla 1980 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü almıştır.
Ekmekçioğlu Ahmed Paşa Kervansarayı, I. Sultan Ahmed'in emri ile Defterdar Ekmekçioğlu Ahmet Paşa tarafından 1609 senesinde yaptırıldı.
Köprüler
Edirne'deki önemli yapı türlerinden biri de köprülerdir. Edirne'nin içinde bulunan ve Sinan devrinin Edirne dışında inşa ettiği köprülerin güzelliğine başka kentlerde erişilememiştir.
Bu kentteki köprülerin en eskisi Bizans İmparatoru Michael Palaiologos (1261-1282) dönemindendir. Köprü sonradan Gazi Mihal Bey tarafından yeniletildiğinden onun adı ile anılır (1420). 1640'da Kemankeş Kara Mustafa Paşa bu yirmiyedi gözlü köprüye sivri kemerli Tarih Köşkü'nü ekletmiştir. 1451'de yapılan Şahabettin Paşa (Saraçhane) Köprüsü on iki ke- merli ve on bir ayaklıdır.
1452'de Fatih döneminde yaptırılan Fatih Köprüsü, 1488'de Mimar Hayrettin'in yapıtı olan Bayezid Köprüsü, 1560'da Mimar Sinan'ın eserleri arasında yer alan Saray (Kanuni) Köprüsü, 1608-1615 yılları arasında Sedefkar Mehmed Ağa'nın yaptığı Ekmekçizade Ahmed Paşa Köprüsü, 1842-1847 yılları arasında Meriç'le Arda'nın birleştiği yerde tamamlanan Meriç Köprüsü (Yeni Köprü) Edirne'nin en önemli köprüleridir.
Meriç (Mecidiye ) Köprüsü
Edime-Karaağaç yolunda, Meriç Nehri'nin üzerinde yapılmıştır. 1842'de Abdülmecit zamanında yapımına başlanmış 1847 de bitirilmiştir. 263 m. uzunluğunda, 7 m. genişliğinde, 13 ayak üzerinde 12 sivri kemerli bir taş köprü olup yanlara doğru eğimlidir. Ayaklar arasında ayrıca boşaltma gözleri de bulunmaktadır. Ortasındaki yazıtlı köşkü, mermerdendir. Daha önce kubbesinde güneş motifi bulunduğu bilinir.
Ekmekçizade Ahmet Paşa (Tunca) Köprüsü
1608-1615'te Ekmekçizade Ahmet Paşa, Tunca Nehri'ne yaptın Mimar Sedefkar Mehmet Ağa'dır. 11 ayak üzerine, 10 kemerli köprüdür.Yansı ve ortadaki yazıtlı köşkü yakın tarihlerde su taşkınlarıyla yıkılmış, betonarme olarak yeniden yapılmıştır.
Gazi Mihal (Hamidiye) Köprüsü
Kentin batısında, Bulgaristan'a giden ana yolda, Tunca Nehri'ne yapılmıştır. Bizans döne¬minde Mikhael Palaiologos yaptırmıştır. 1402'de Osmanlı Döneminde Gazi Mİhal Bey, yeniden yapılırcasına onartmıştır. 164Q'ta Kemankeş Kara Mustafa Paşanın yaptırdığı sivri kemer biçi¬minde Tarih Köşkü (Kitabe Köşkü) vardır. Köprü gövdesine sızan sulann atılması amacıyla yapılan drenaj düzeni ilginçtir. 1900 yılında II Abdülhamit İtalyan ustalara yeniden yaptırmıştır.
Fatih Köprüsü
Sarayiçi'nde Demirkapı ile Adalet Kasn arasında Tunca nehrine yapılmıştır 1 tarihi bilinmemektedir. 1452 de Fatih döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Orta büyük, yanlarda daha küçük olmak üzere üç gözlü olan köprü 34 m. boyunda boşaltma gözleri vardır.
Saraçhane Köprüsü
Kentin kuzeybatısında Sarayiçi yakınında Tunca Nehri'ne yapıl-mıştır. 1451 'de II. Murat döneminin önemli devlet adamlarından Sahabettin Paşa yaptırmıştır. 120 m. uzunlukta, 5 m. genişliktedir. 11 ayaklı, 12 kemerli ve taştan köprünün iki yanındaki kemeri toprak altında kalmıştır. 1702'de orta kemeri yıkılan köprü, Sultan II. Mustafa'ca onartıldığında 50 m. uzatılmıştır. Köprünün doğusunda Saraçhane Mahallesi bulunduğundan bu adla da anılmaktadır.
Saray Köprüsü
Sarayiçi'nde, Tunca Nehri'ne yapılmıştır. Edirne'den Sarayiçi'ne geçilen bir köprüdür. 1560'da Kanuni Sultan Süleyman'ın terazi ve Adalet kasırlarıyla birlikte Mimar Sinan'a yaptırdığı sanılmaktadır. Yontma taştan, 60 m. uzunluğunda ve dört gözlüdür.
Bayezid Köprüsü
Bayezid Külliyesi yakınında, Tunca Nehri'ne yapılmıştır. 1488'de II. Bayezid'in Mimar Hayreddin'e yaptırdığı sanılmaktadır. 78 m. genişliğinde ve 5 sivri kemerlidir, Kesme taştan sağlam bir köprüdür.
Uzunköprü
Ergene nehri üzerinde, 1426-1443'te II. Murat, Mimar Müslihiddin'e yaptırmıştır. 1.392 m. Uzunluğunda yer yer 6.80-6.90 m. genişliğinde ve 174 gözlüdür. Taştan köprünün temelleri, sivri ve yuvarlak olarak iki tiptir.
Yalnızgöz Köprüsü
Beyazıd Köprüsü'ne ek olarak Tunca Nehri'ne yapılmıştır. Kenti imaret Mahalle bağlar. 1570'de II. Selim zamanında Mimar Sinan yaptırmıştır. Tek bir kemer biçin olup açıklığı 6.60 m.'dir
Çarşılar
Geçiş yolları üzerinde bulunan kentin gelişme döneminde hem artan ekonomi ve ticaret yoğunluğunu karşılamak hem de cami ve imaretlere gelir sağlamak amacıyla birçok han, bedesten ve çarşı inşa edildi.
1417-1418 yılları arasında Çelebi Sultan I. Mehmed tarafından Mimar Alaeddin'e Eski Cami'ye vakıf olarak bir bedesten yaptırıldı.
Bedesten
1417-1418'de Çelebi Sultan Mehmet Eski Cami'ye vakıf olarak yaptırmıştır. İki renkli, kesme taşlarla kaplanmış süslemeli duvarlı, 14 kubbeli bir yapıdır, Kubbeler kurşunla kaplıdır. 40,54-74,94 m. Ölçüsün-deki yapının dört yanında kapılar vardır. Her kubbenin altında, sivri kemerli bir pencere bulunmaktadır. İçte, uzun yüzlerde tonozla örtülü 14'er, kısa yüzlerde 4'er hücre yer alır. Evliya Çelebi, Bedestendeki elmas ve takıların birkaç Mısır hazinesi değerinde olduğunu ve bunları altmış gece bekçisinin koruduğunu yazar. Son yıllarda onarılmış olan Bedesten, çarşı olarak kullanılmaktadır

Ali Paşa Kapalı Çarşısı
Kanuni Sultan Süleyman'ın sadrazamlarından Hersekli Semiz Ali Paşa 1569'da Mimar Sinan'a yaptırtmıştır XVII.yy'da en parlak dönemini yaşayan yapıda, 6 kapı, 130 dükkan bulunmaktadır.
Selimiye Arastası
III. Murat, Selimiye Camisi'ne gelir sağlamak için Mimar Davut Ağa'ya yaptırtmıştır. 255 m. Uzunluğunda, 73 kemerlidir. İçinde, iki yanda 124 dükkan vardır. Evliya Çelebi, buranın "Kavaflar Çarşısı’’ olduğunu yazar. Dua kubbesinde, burda dükkanı bulunanların her sabah, doğru iş yapacaklarına ant içtikleri! ve dua ettikleri bilinir.
Edirne - Gala Gölü Tabiatı Koruma Alanı
Konumu: Marmara Bölgesinde, Edirne ili, Enez ilçesi, Karpuzlu ve Koyun Tepe köyleri sınırları içerisinde yer almaktadır. Alanın büyüklüğü 2369 Ha. dır.
Ulaşım: Sahaya; Eceabat-Keşan-Enez yolu ile ulaşılmakta olup, Enez ilçesine 10 km. uzaklıktadır.
Özellikleri: Sulak saha, göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi, 111 kuş türünün varlığı, nesli tehlikeye düşmüş veya nadir türleri, özellikle tepeli pelik, pelikan, çeltikçi ve küçük karabatak gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması özelliklerini oluşturmaktadır.
Koruma, bilimsel araştırma ve tabiatın önemi konusundaki bilinci arttırmaya yönelik tesis ve düzenlemelerin getirilmesi esas amacı oluşturmaktadır.Giriş kontrol kulübesi, otopark, koruma binası ve gözetleme yeri ve kule yapılması öngörülmektedir.
Kuş populasyonunun ve göl ekosisteminin ekolojik durumu(göl seviyesindeki değişmeler, tuzluluk oranı, derinlik, plankton ve fitoplakton,ısı gibi) araştırılacak ve izlenecek konulardır.
Edirne Kalesi
M.S. 123-124 yıllarında doğuya yaptığı gezi sırasında İmparator Hadrianus, Edirne kentine görkemli bir kale armağan etmişti. 19. yüzyılın ilk yarısına kadar sağlam duran kalenin taşları 1866-1870’den itibaren hastane, okul, hükümet binaları, kışla yapımında kullanılmıştır. Dört tane olan köşe kulesinden yalnızca biri saat kulesi haline dönüştürülmüştür
Çeşmeler
Edirne’nin mimari yapıtları arasında çeşmelerin özel bir yeri vardır. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Çeşmesi, Selimiye Camii’nin yanındaki Arasta’nın karşısındadır. II. Bayezit Camii önündeki Sinan Ağa Çeşmesi ve Tophane bayırındaki Yahya Bey Çeşmesi günümüze ulaşan örneklerdendir. Edirne çeşmeleri arasında günümüzde başka örneği kalmayan Tavanlı Çeşme, dikkat çekicidir. Kesme taştan, tek cepheli yapılan çeşmenin üzerinde ahşap tavan bulunur. Çatının üzerinde alaturka kiremitler vardır. Bir başka çeşme de Yeniçeri Hamamı yanındaki Yeniçeri Çeşmesi’dir. Onarım gören çeşme günümüzde kullanılabilir haldedir. Meriç Köprüsü yanında Hacı Adil Bey Çeşmesi bulunmaktadır. Mimar Hayrettin’in eseri olan ve eski adıyla İstasyon Meydanı denilen yerde bulunan çeşme, İstanbul çeşmelerini andırır. Türk klasik üslubunda, kesme taştan yapılmıştır.
Deniz Turizmi
Kıyı Turizmi
Edirne’nin güneyinde bulunan Ege Denizi (Saros Körfezi) sahili deniz turizmi potansiyeline sahiptir.
Saros Körfezi 
Ülkemizin Trakya topraklarının Ege Denizi’ndeki kıyısı Saros Körfezi, tertemiz kumsallarla kaplı bir kıyı şerididir. Saros Körfezi su sirkülasyonunun yüksek olması ve sanayileşmemiş olmasından dolayı Ege’nin belki de en temiz denizine sahiptir. Hem tuzlu Ege sularının, hem daha az tuzlu Marmara’nın bütün balıklarını burada bulmak mümkündür. Bu sularda mevsimine göre çipura, lüfer, barbunya, mercan, karagöz, levrek, kefal, ahtapot ve ülkemizde sadece bu yörede bulunan yılan balığı bol miktarda mevcuttur. Saros Körfezi bol balık bulunan sahil yörelerimizin başında gelmektedir.
Plajlar
Edirne,Ege Denizi sahilinde Saros körfezinde kumsallarla kaplı,nitelikli bir kıyı şeridine sahiptir.Bu kıyılar Keşan ve Enez ilçelerinin mülki hudutları içinde yer alır.Kıyı kullanımına elverişli plajlar; Keşan’da Sazlıdere, Gökçetepe, Mecidiye, Erikli, Danişment ve Yayla ile Enez’de Karaincirli, Vakıf, Gülçavuş, Sultaniçe ve Enez plajlarıdır.
Yaban Hayatı
İlde en çok tilki, çakal, kurt ve tavşan bulunmaktadır. Çandır ve Koru Dağı eteklerinde ise az sayıda yaban domuzu, yaban keçisi, kunduz ve karaca vardır. Kuşlardan keklik, bıldırcın, çulluk, üveyik, çil; yırtıcı kuşlardan kartal, atmaca, doğan gibi türler mevcuttur.
Kuş Gözetleme
Meriç Deltası( Edirne-Enez-İpsala)
Meriç Deltası, 530 km. uzunluğundaki Meriç Nehrinin Ege Denizi’ne döküldüğü yerde oluşmuştur. Türkiye-Yunanistan sınırında yer alır. Bir zamanlar nehir yatağın yer alan geniş subasar ormanlarından bugün pek azı kalmıştır.
Önemli Kuş Türleri
Küçük balaban, gece balıkçılı, alabalıkçıl, çeltikçi, kaşıkçı, bataklık kırlangıcı, küçük sumru, bıyıklı sumru için önemli üreme alanıdır. Küçük karabatak, tepeli pelikan, kuğu, ötücü kuğu ve elmabaş patka dahil olmak üzere büyük sayıda su kuşu bulunur.
Sportif Olta Balıkçılığı
Enez Kıyıları, Dalyan Gölü, Işıklı Gölü, Meriç Nehri ve Saros Körfezi sportif olta balıkçılığı yapılabilecek alanlardır. Levrek, kefal, istavrit, yılan balığı, sardalye, yayın, sazan, turna ve çapınka görülen başlıca balık türleridir.
Kamp Ve Karavan Turizmi
Enez, Havsa, Keşan sahilleri, Dokuzdere Göleti ve Sütoğlu çevresi kamp ve karavan turizmi açısından önemli potansiyele sahiptir.
Yapmadan Dönme
Edirne Müzesi,Türk İslam Eserleri Müzesi,Sağlık Müzesi,Balkan Savaşı Müzesi ve Karaağaç’ı görmeden,
Selimiye Camii,Eski Camii,Üç Şerefeli Camii ve II.Bayezit Külliyesini gezmeden,
Meriç kenarında yemek yemeden ve Edirne’nin meşhur ciğer tavasını tatmadan,
Badem ezmesi,deva-i misk şekeri,mis sabunu ve beyaz peynir almadan,
Ali Paşa Kapalı Çarşısı ve Selimiye Arastası'ndan alışveriş yapmadan,
Her yıl Haziran ayı son haftasında düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve Kültür Etkinliklerinde Edirne’de bulunmadan...
Dönmeyin.
Konaklama
| Ad | Adres | Tel | Fax | Tur.Sin.Ad. |
| Açıkgöz Hotel | Dilaverbey Tüfekçiler Sok. No:74 | 213 19 44 | 213 45 16 | ** Otel |
| Ak Efe Hotel | Maarif Cad. No:13 | 213 61 66 | 213 61 66 | ** Otel |
| Balta Otel, Restaurant | Talat Paşa Asfaltı No:97 | 225 52 10-11 | 225 35 29 | ** Otel |
| Park Otel, Restaurant | Maarif Cad. No:2 | 213 52 76-46 10 | 225 46 35 | ** Otel |
| Sultan Hotel, Restaurant | Londra Asfaltı No:42 | 225 13 72-33 33 | 225 57 63 | ** Otel |
| Şaban Açıkgöz Hotel | Çilingirler Tahmis Sok. No:9 | 213 03 13 | 213 45 16 | ** Otel |
| Rüstempaşa Kervansaray | H. Çilingirler Tahmis Yanı | 212 61 19 | 212 04 62 | Özel Belgeli Otel |
| Karam Hotel, Restaurant | Maarif Cad. No:15 | 225 15 55 | 225 15 56 | Özel Belgeli Otel |
| Grant Kırcasalih | Girne Cad.Cumhuriyet Mh. KIRCASALİH-UZUNKÖPRÜ | 594 23 39 | 594 23 39 | * Otel |
| Dost Otel | Erikli Sahili KEŞAN | 737 50 05 | 737 36 63 | * Otel |
| Asaş Otel | İpsala sınır kapısı üzeri İPSALA | 616 40 62 | 616 15 86 | *** Otel |
| Şapçı Prestij Hotel | Demirciler Cad. No:18 Keşan | 714 36 60 714 36 61 | 714 57 55 | *** Otel |
| Saros Hotel | Paşayiğit Cad. No: 36 Keşan | 715 00 73 | 715 00 73 | ** Otel |
| İşçimen Hotel | Erikli Mevkii Keşan | 737 31 48 (5 Hat) | 737 31 48 | * Otel |
| Erikli Hotel | Erikli Mevkii Keşan | 737 35 65 | 737 35 65 | ** Otel |
| Ergene Hotel | Uzunköprü | 513 54 38-54 39 | 513 52 26 | ** Otel |
| Verde Motel | Necatiye Köyü Havsa | 366 50 37-50 38 | 366 54 30 | Motel |
| Fifi Motel | E-5 Karayolu üzeri Edirne Koleji Yanı | 226 01 01 | 212 98 88 | 2.Sınıf Motel |
| Selimiye Taş Odalar | Selimiye Arkası Hamam Sokak No:3 EDİRNE | 212 35 29 | 213 26 01 | Özel Belgeli Otel |
