BALIKESİR  

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 14.292 km²

Nüfus: 1.118.313 (2008)

İl Trafik No: 10

Balıkesir, Marmara’mara ve Ege Denizine kıyı veren Türkiye'nin en çok adasını bünyesinde barındıran tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle gerçek bir turizm cennetidir.

Temiz deniz suyunun kumlu plajlara kavuştuğu, parlak yeşil renkli zeytinliklerle sarılmış koyları, irili ufaklı adaları, dünyada oksijenin en çok bulunduğu Homeros'un destanındaki İda Dağı, insanlara binlerce yıldır şifa dağıtan termal kaynakları ile Balıkesir, ülkede turizmin ilk başladığı yerlerdendir.


 

 

 

 

Kıyı Turizmi

İlimizin iki denize kıyı vermesi, Marmara ve Ege Denizi’ndeki Adaları ile ilimizde yoğun bir şekilde mevsimsel olarak yaz dönemi içerisinde deniz turizmi yaşanmaktadır.

1. AYVALIK İLÇESİ :

-Sarımsaklı Plajları : İlçe merkezine 8 km uzaklıktadır. 7 km uzunluğunda 100

m. eninde bir kumsala sahip plaj; birçok konaklama tesisine, kafeteryaya özellikle deniz mahsulleri satan restoranlara ve gazinolara sahiptir.

-Şahinkaya(Badavut): Sarımsaklı plajlarının devamı olup, ince ve temiz kuma sahiptir.

-Altınova : Ayvalık ilçesinin şirin bir bucağı olan Altınova, temiz sahillere sahiptir. İlçe merkezine 13 km. olan belde, piknik ve gezi yerleri ile orman içinde dinlenmeye olanak sağlamaktadır.

-Ali Çetinkaya(Armutçuk): İlçenin kuzey kıyısında temiz,ince kumu ile halka açık bir plajdır.

-Duba Mevkii: Alibey Adası yolu üzerindedir.

-Alibey Adası (Cunda): İlçe merkezine karayolu ile 8 km. uzaklıktadır. Adanın çevresi doğal plajdır. Balık lokantaları ile ünlüdür.

2.BANDIRMA İLÇESİ :

Kapıdağ’ın Bandırma’ya bakan sahillerinde doğal ve geniş kumsallar bulunmaktadır. Bunlardan Kocakum ve Tanaça mevkiindekiler ünlüdür.

3.EDREMİT İLÇESİ :

-Akçay : Edremit’e 10 km uzaklıktadır. Sahil şeridi olup, kısmen çakıllıdır. Her yerinden fışkıran tatlı , soğuk suları ve artezyenleri ile ünlüdür.

-Altınoluk : Edremit’e 28 km. mesafededir. Oksijen deposu özelliğini taşıyan yörede çok sayıda konaklama tesisi ve eğlence mekanları bulunmaktadır.

4.ERDEK İLÇESİ :

Çakıllı olmayan altın renkli kum şeridinin baştan başa sardığı Erdek sahilleri Türkiye’nin en güzel tabii plajlarındandır. Plaj, Edincik altlarından başlayıp Çuğra’ ya kadar uzanır. Sahillerin hemen hemen tamamında konaklama tesisleri ve kamplar bulunmaktadır. Narlı, Ocaklar, İlhan,Turan ve Ormanlı köyleri de tabii kumsallarla çevrili plaj yerleridir.

 

5.BURHANİYE İLÇESİ :

-Ören : İlçe merkezine 4 km uzaklıktadır. Sahillerinin tamamı temiz, tabii ve ince kumludur. Öğretmen evleri ve İskele Mevkiinden de denize girilebilmektedir. Yaklaşık 10 km. uzunluğundaki bu kumsalların eni 30-60 m. arasındadır.

6.GÖNEN İLÇESİ :

Gönen’e 26 km. mesafede tabii kumsalları ile ünlü Denizkent, konaklama tesisleri lokantaları ve gazinoları ile güzel bir tatil beldesidir.

7. MARMARA İLÇESİ :

Yeşil ile mavinin kucaklaştığı kıyılar, tabii plajlarla kaplıdır. İlçeye ulaşım deniz yolu ile sağlanmaktadır. Özellikle Avşa Adası yaz aylarında, İstanbul-Avşa arası gemi ve deniz otobüsü ile gelen önemli miktarda yerli ve yabancı turist akınına uğramaktadır. Doğal plaj olan Avşa Adası plajının yanı sıra Ekinlik ve dibi mermer olan Saraylar Köyü’ndeki Mermer Plajı ilgi çekici olanlarıdır.

 

Kutsal Yerler ve Tarihi Yapılar

1.CAMİLER :
a)Balıkesir Merkez İlçede Yer Alan Tescilli Camiler:

Zağnos Paşa Külliyesi: Cami, hamam, türbe, muvakkıthane, muallimhane ve bedestenden oluşan site, Balıkesir’in en büyük ve mimari yönden en mükemmel külliyesidir. Ahmet Vefik Paşa meydanında bulunan bu eserin muallimhane, imaret ve bedesteni bulunmamaktadır. 1461 tarihinde Fatih Sultan Mehmet’in ünlü veziri Zağnos Mehmed Paşa tarafından, o zamanki şehrin kenarına yapılarak Balıkesir diğer yöne yayılmasını sağlamıştır. Külliyeden sadece hamam günümüze dek özgünlüğünü koruyabilmiştir. 1897 yılındaki depremde yıkılan camii ve türbe 1908 yılında Mutasarrıf Ömer Ali Bey tarafından yeniden yaptırılmıştır.

Camii; Özgün yapıdan sadece kuzey kapısı üzerindeki ve iç bölümdeki yazıt kalmıştır. 1908 yılında yeniden yapımı sırasında Rum ve Ermeni ustaların çalışması nedeniyle, Osmanlı sanatının son döneminde görülen melez üslubun etkilerini taşımaktadır. Kare planlı, dört payeye oturan büyük kubbeli yanları tonozlu ve köşelerde köşe kubbeleri bulunan düzgün yontma taş ve tuğladan yapılmış bir yapıdır. Dış görünüşünde yatay ve dikey hatları dikkat çeker. Caminin iç bölümüne çift kanatlı ahşap kapılarla girilir. Kapıların önüne dört köşeli mermer sutünların taşıdığı, ahşap tavanlı kurşun kaplı ve eğimli bir çatı ile örtülü sundurmalar yer alır. Kalın duvarlarla çevrili ibadet yeri dört kalın kare paye ve bu payeleri birleştiren kemerlerle birbirinden ayrılmıştır. Köşe kubbelerinde ve kemerlerde Osmanlı sanatında kullanılmış olan rumi, palmet ve kıvrık dal motiflerinden oluşan kalem işi süslemeler göze çarpar. Mihrap, son dönem Osmanlı sanatının tüm özelliklerini taşımaktadır. Kubbenin geçişi ve yarım tonozlar kıvrık dal, çiçek ve lale motifleri ile süslüdür. Kubbenin iki köşesindeki pencerelerin arası çinilerle süslenmiştir. Barok tarzda ve kesme taştan yapılmış olan minare, barok bir külahla biter. Caminin biri kuzeyde diğeri güneyde olmak üzere iki şadırvanı bulunmaktadır. Kuzeydeki şadırvan on iki köşeli mermer olup, suyu Paşa hamamından gelmektedir.

Yıldırım Camii: Yıldırım Mahallesi’nde yer alan Camii’nin, çeşitli kaynaklardan ve vakfiyesinden edinilen bilgilere göre, 1338 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Büyük bir avlu içerisinde yer alan ve imaret ile birlikte külliye durumundadır. Camii, 1818 ve 1897 depreminden sonra onarım görmüştür. Kuzey ve güney yönünde düzgün dikdörtgen planlıdır. İç mekan beşer sütunlu, iki diziyle üç bölüme ayrılmıştır. Kesme taştan inşa edilen yapı, çatı kiremidi ile örtülüdür. Ahşap minberin kapısı üzerindeki dikdörtgen panoda ‘Kufi’ bir yazı bulunmaktadır.

Tahtalı Cami,Kasaplar Cami,Mescit,Şeyh Lütfullah Cami, Hakkı Çavuş Cami, İbrahim Ağa Cami, Martlı Cami, Hacı Alibey Cami, Karaoğlan Cami,Alacamescit Cami,Umurbey Cami,Yeşilli Cami,Eski Hamidiye Cami, Eski Yıldırım Cami,Hacı Kaya Camii,Seferağa Cami,Okçu Cami,Eminağa Cami,Çırpılı Cami,Hacı Sefer Cami, Kırımlı Cami, Yoğurtçu Cami,Vicdaniye Cami, İbrahim Bey Cami, Çınarlı Cami, Kayabey Cami, Mecidiye Cami, Akçaköy Cami.

b)Balıkesir İlçelerinde Bulunan Tescilli Camiler

-Ayvalık;

Saatli Camii : İlçe merkezinde, İsmet Paşa Mahallesinde yerli Rumlar tarafından kilise olarak yapılmış, 1928’den sonra camiye dönüştürülmüştür.

Hamidiye Cami: Sakarya mahallesindedir. İlçede cami olarak yapılmış tek özgün yapıttır. Sultan Abdülhamit tarafından 19. yy’ın ikinci yarısında yapılmıştır. Melez üslubun bir örneği olan cami, kareye yakın planlı ve kırmızı kesme taştandır.

Hayrettin Paşa Cami: 19. yy’ın ikinci yarısında yapılmış olan kilise daha sonra camiye çevrilmiştir.

Çınarlı Cami: İlçe merkezinde, Hamdibey Mahallesindedir.19.yy’ın ikinci yarısında Ayvalık’ta oturan Rumlarca yapılmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra camiye çevrilmiştir. Moloz ve kesme taş malzemesiyle yapılan yapının planı dikdörtgendir. Ortası kubbe ve yanları tonoz ile örtülü binanın içerisinde tonozların önündeki galeriyi taşıyan kalın sütunlar bulunmaktadır. Bu sütunlar kompozit başlıklıdır.

Çamlık Cami ‘de ilçe merkezinde bulunmaktadır.

-Bandırma;

 

Haydar Çavuş Cami: Tek kubbeli kare planlı sade bir yapı olan camiyi, 19.yy başlarında Haydar Çavuş yaptırmıştır. 1873 yılında yanan cami, neo- klasik anlayışta yeniden yapılmıştır. Sunullah Cami, Habibullah Hamarat Cami, Hacı Yusuf Cami, ,Çınarlı Şevkiye Cami,Bandırma Ulu Cami,Eski Doğruca Köyü Cami, Emre Köyü Cami, Bigadiç Yeşilli Cami diğerleridir.

-Burhaniye

Şahinler Köyü Camii: Yaklaşık 150 yıllık olduğu tahmin edilen camii, Türk –İslam aleminde , içerisinde eski hat örnekleri olmayan, buna karşın köy mezarlığı ve Rezelli Değirmeni ile çeşitli doğa ve meyve fresklerinden oluşan süslemeli kubbeleriyle çok ayrı özellikte bir camidir. 1993-94 yıllarında Vakıflar Müdürlüğü tarafından Kültür Bakanlığı Anıtlar Yüksek Kurulu denetiminde restore edilmiştir.

Koca Cami,Hanay Cami,Çerkeş Cami Minaresi, Hacı Ahmet Cami Hasan Ağa İskele Cami (Osman Ağa Cami)Cami de diğerleridir.

-Dursunbey; Horata Cami Halhallı Cami Yeni Cami Çarşı Cami.

-Edremit

Kurşunlu Camii: Selçuklular döneminde Yusuf Sinan tarafından yaptırılmıştır. Kubbesi kurşunla örtülü olduğundan Kurşunlu Camii denilmiştir. Avlusunda Yusuf Sinan’ın kabri vardır. Başucundaki yazı, Balıkesir sınırları içindeki en eski kitabedir .

İbrahim Cami, Ağa Cami, Pazaryeri Cami, Yakup Ağa Cami, Alemizade Cami, Dedeler Cami , Kavcı Cami, Mahkeme Cami, Hamidiye (Tatarlar) Cami , Bekir Ağa Cami, Altınoluk Beldesi Köyiçi Cami diğerleridir.

-Bigadiç

KasımPaşa Camii:1549'da Kanuni Sultan Süleyman'ın vezirlerinden Cezerizade Kasım Paşa tarafından yaptırılmıştır.Tamamen kesme taşlarla yapılan cami birkaç defa tamir olmuşsa da minaresi orijinal hali ile

günümüze gelmiştir. Yapıldığı dönemin tüm mimari özelliklerini yansıtan Kasım Paşa Camii’nin duvarlarında

1901 tarihli levhalarda hat sanatının değişik örnekleri mevcuttur.


 
Halen Bigadiç'in merkez camii olarak kullanılan Yeşilli Camii, 1715 tarihinde Bigadiçli Çavuşzade İsmail Ağa tarafından yaptırılmıştır.Yangın, deprem gibi sebeplerle üç defa onarım görmüştür. Bu yüzden üzerine harcanan emek ve yapılan masraflar bir hayli fazladır.
 

 


 

-Erdek Paşalimanı Adası Paşalimanı Cami

-Gömeç Merkez Cami

-Gönen Hodul Köyü Cami, Çobanhamidiye Köyü cami

-Havran Çarşı Cami Ebubekir Cami,Orta Cami, Tekkem Cami, Büyükdere Köyü Cami

-Kepsut Dereli Köyü Cami

-Manyas Mecip Köyü Cami

-Marmara Adası İskele Cami

-Savaştepe Çavlı Köyü Cami

-Sındırgı Cami

-Susurluk Burhaniye Cami

2. KİLİSE VE MANASTIRLAR :

-Balıkesir Merkez Akçaköy Kilise Kalıntısı

-Ayvalık

Taksiyarhis Kilisesi : 1873 yılında inşa edilen kilise; akmayan, işlemeli sarımsak taşlarıyla dikkati çeken Aşağı Çeşme sırasındadır. Bulunduğu yer, Hıristiyanlar ile Müslümanların birlikte yaşadığı kentin ilk mahallesidir. Çevresindeki sokak dokusu ve neo-klasik özellik taşıyan sivil mimari dokusu, tipik evleriyle bir bütünlük içindedir. Kilise; mimari özellikleri, içteki mermer işçiliği, dini konuları içeren tavan süslemeleri, İsa’nın doğumundan ölümüne kadar anlatan resimleri , balık derisi üzerine yapılmış azize portreleri ile kentin halen bozulmamış en dikkate değer eseridir.

Aya Nikola(Taksiyarhis) Kilisesi : Alibey Adası’ndadır. Tevrat ve İncil’den alınan dini konuların işlendiği fresklerle süslenmiştir.

Ayışığı Manastırı : Ayışığı Manastırı diye Türkçeleştirilen Patriça’ daki (Alibey Adası’nın kuzeye doğru uzantısı) Manastıra, Birinci ve İkinci Köyü geçtikten sonra ulaşılır. Büyük ölçüde kendine özgü yapısı ve özelliklerini koruyabilmiştir.

Leka Manastırı : Dalyan Boğazının körfeze girerken sol yakadaki zeytin ağaçlarının arasından görünen boğaza hakim manastır. Geleneksel manastır yapısının korunmuş olması, yapımında keşişlerin çalışmış olmasındandır.

Ayazma Kilisesi: İon sütunlu Fenoremeni Kilisesi, ortodokslarca içindeki kutsal su nedeniyle ‘ayazma’ olarak anılmaktadır.

Agios Nikolaos (Aya Triada) Kilisesi, Harap Kilise, Küçük Kilise , Aşıklar Tepesi diğerleridir.

-Edremit; Güre Beldesi Kilise Kalıntısı

-Erdek

Yukarı Yapıcı Köyü Kirazlı Manastırı: Antik dönemde Didumus Dağı olarak bilinen dağın eteğinde manastır, kilise ve yapı gruplarından oluşan bir kompleks tir. Duvar tekniğine göre; 19.yy’da(1800’lü yıllar) Rumların kullandığı bir dini anıt yapı olduğu anlaşılmaktadır. Mevcut temellerden ve duvar kalıntılarından bodrum üzerine 2 katlı olduğu görülmektedir. Bugün mevcut olan kilisenin, güney duvarı ile absis duvarının bir kısmı ayakta ve yüzeyde bulunmaktadır.

Ormanlı Köyü Manastır Kalıntısı, Ballıpınar Köyü Kilise Kalıntısı, Karşıyaka Beldesi Kilise Kalıntıları da bulunmaktadır.

-Gönen; H.Hüseyin Bey Köyü Kilise

-Marmara Adası; Çınarlı Köyü Manastır Kalıntısı, Ekinlik Köyü Kilise Kalıntısı

3. ŞEHİTLİKLER :

-Balıkesir Merkez Hava Şehitliği

- “ “ Garnizon Şehitliği

-Ayvalık Şehitliği

-Bandırma Hava Şehitliği

- “ Ayyıldız Tepe Şehitliği

- “ Son Kurşun Anıtı

- “ Edincik Şehitliği

-Burhaniye Karaağaç Şehitliği

- “ Hüseyinoğlu Aziz Şehitliği

-Edremit Şehitliği

-Erdek Şehitliği

-Gönen Şehitliği

- “ Kıbrıs Şehitleri Abidesi

-Kepsut İnebey Şehitliği

-Manyas Şehitliği

Müzeler

Kuvâ-yi Milliye Müzesi: Müze oluncaya kadar, eski belediye binası olarak

kullanılan bina, 1840yıs 1919 ‘da Balıkesirlilerin toplanarak silahlı mücadele kararının alındığı ve Kuvâ-yi Milliye ateşinin parladığı bu bina uzun yıllar 2. Kolordu Komutanlığı’na ve Ali Hikmet Paşaya karargâh vazifesi görmüştür. İzmir Şimal Cepheleri Heyeti’nin çalışma merkezi olmuştur. Konağın kompleksi içinde bulunan ve 1913 yılında “Okuma Yurdu” olarak açılan ve yine 18 Mayıs 1998’de “Milli Mücadele Tarihimiz Kitaplığı” olarak hizmete giren binada 6 Şubat 1923 tarihinde İlimize ilk gelişlerinde Büyük Atatürk ‘ü de misafir etmiştir.2 kata yayılan seksiyonlardan oluşan Kuvâ-yi Milliye Müzesi’nin 120 m2’lik zemin katında ; Balıkesir Kuvâ-yi Milliye’ sinin kurulmasında öncülük etmiş 41 Bayrak Adam ’ın aldıkları yazılı kararlar, 5 adet Kongrenin Kararları, bu kahramanların özel eşyaları, fotoğrafları ile Atamızın Balıkesir’e gelişlerinde çekilmiş fotoğrafları sergilenmektedir. 2.Katında ise ilimizde ortaya çıkan arkeolojik eserler ile etnografik eserler sergilenmektedir.

Müze; Pazartesi hariç mesai saatlerinde açıktır.

Telefon No: 0.266.24 33 181 Faks: 245 30 27

 

Tahtakuşlar Etnoğrafya Müzesi: Akçay’dan 6 km. sonra Çamlıbel yoluna girdiğimiz de sol yol sizi Tahtakuşlar’a , sağ yol ise Çamlıbel’e ulaştırır.Takiben 1-2 km. sonra Tahtakuşlar Köyüne girdiğinizde Etnoğrafya Galerisi karşınıza çıkar. Alibey KUDAR tarafından kurulan galeri,1991 yılında açılan Türkiye’nin ilk ÖZEL ETNOĞRAFYA MÜZESİ ile 1992 yılında açılan ve Türkiye’de ilk kez bir köyde kurulan sanat galerisidir. Galeride, Orta Asya’dan Türkiye’ye göç eden Türk boylarının ilginç ve özgün kültür varlıkları, giyim, ev eşyaları, aletleri, halıları ve çadırları her türlü sanat yapıtları, yazmalar, kolyeler, nazarlıklar...vb. ile dünyada sergilenen en büyük deri sırtlı deniz kaplumbağası yıl boyunca sergilenmektedir. Haftanın her günü açıktır.
TEL: 0.266.3873340             www.etnografya-galerisi.com                     www.tahtakuslar.8m.com
Sıdıka Erke Etnoğrafya Müzesi: Edremit Belediyesi tarafından kurulan müzede; Kuvâ-yı Milliye odası, geleneksel Türk ev adaları,el yapımı eserler, eski silahlar sergilenmekte olup, Müze Yunus Emre Parkının hemen yanındadır.Pazartesi hariç 9.00-12.00-13.00-1700 saatleri arası açıktır. Tel:0.266.3741718

Bandırma Arkeoloji Müzesi: 1989 yılında Bandırma Belediyesi’nden alınan arsayla Bandırma Müzelerini Yaptırma ve Yaşatma Derneği tarafından müze binasının yapımı planlanmış ve 1992 de inşasına başlanmıştır.1993 yılında su basmanı seviyesine gelindiğinde ise inşaat Kültür Bakanlığı’na devredilmiştir. İstanbul Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’ nün kontrolörlüğünde 1995 yılından itibaren çalışmalara devam edilmiştir.Bandırma Arkeoloji Müzesi, Ziraat Bahçesi olarak da bilinen Atatürk Parkı’nın yanında yer almaktadır. Bandırma-Erdek,Çanakkale, İzmir yolunun kesiştiği noktanın yaklaşık 200 m. yakınında bulunması tatillerini bu yörede geçirmek isteyenlerin müzeyi ziyaretini kolaylaştırmaktadır.22 km lik mesafede bulunan Erdek,30-35 dakika uzaklıktaki Gönen ve Manyas, yaklaşık 35 km uzaklıktaki Susurluk Ilıcaları, Edremit, Akçay, Altınoluk, Çanakkale-Assos v.b. görmek için deniz yoluyla Bandırma’ya gelen tatilcilerin kullanmak zorunda olduğu güzergah üzerinde bulunan Bandırma Arkeoloji Müzesi, Liman İşletmeleri’nin ve Toprak Mahsulleri Ofisi binasının arkasında konumlanmıştır. Özel aracı olmayanlar için de İstanbul Deniz Otobüsleri İşlemesi’nin ön kısmında yer alan taksi dolmuş ve dolmuşların bulunduğu durakta 15-20 dakika arayla müzeye dolmuş seferi düzenlenmektedir.Şehrin batısında kalan müze, şimdilik yerleşim alanının biraz dışında bulunmaktadır. Ancak hızlı bir gelişim gösteren şehir ve bu gelişime bağlı olarak artan nüfusla, kısa zamanda yerleşim alanı içinde kalacaktır.
Müze pazartesi günleri hariç,hafta sonları da dahil olmak üzere her gün saat 09 00-16 00 arasında ziyarete açıktır.

Tel No: 0 266 714 82 71 - 715 41 38

Bigadiç Müze Ve Kültür Evi: 1942 Bigadiç depremi sonrasında Tekel İdaresi için yapılan ve 1930-1940 yılları arasında yaşanan Akılcı-İşlevci Mimarlık Akımı örnekleri arasında sayılan özellikli bir yapı, Kaymakamlığımız öncülüğünde, Belediye ve ÇEKÜL "Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma" Vakfı işbirliğiyle ÇEKÜL Vakfı tarafından hazırlanan Röleve ve iç mimari plânlarına uygun olarak İstanbul Röleve ve Anıtlar Müdürlüğü'nün katkılarıyla ve Belediye imkânlarıyla yeniden düzenlenerek müze ve kültür evi haline getirilmiştir. Müzede: a)" Kuvâ-yi Milliye Hareketi" içinde özel yeri olan Balıkesir'in Bigadiç ayağına ilişkin " Kuvâ-yi Milliye Bölümü"; b)Arkeoloji Bölümü; İlçe merkezine 18 km uzaklıkta bulunan Ancyra antik yerleşimine ait kalıntılar; c)Etnografya Bölümü; Son 200-300 yıllık zaman kesitinde günlük yaşama dair öğeler bulunmaktadır. Ayrıca 96 m2 büyüklüğünde 90 kişilik toplantı, seminer vb etkinlikler ile resim, fotoğraf vb. sergiler için kullanıma uygun çok amaçlı bir salon bulunmaktadır. Müzenin açılışı 1 Aralık 2001 tarihinde Çekül Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen'in de katılımıyla Sayın Utku ACUN tarafından yapılmıştır.

Bigadiç Müzesi ve Kültür Evi; Pazar ve Pazartesi günleri tatil olup diğer günler 08.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyarete açıktır.

İrtibat Telefonu :(0 266) 614 28 38

Gönen Mozaik Müzesi: Gönen Termal Tesisleri yanındadır. Üstü örtülü alandaki müzede, taban mozaiği ile çevresinde derlenmiş olan Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait taş eserleri bulunmaktadır.

Saraylar Köyü Açık Hava Müzesi: Marmara İlçesindeki Bizans döneminden kalan eserlerin bulunduğu müze, Marmara’ya 25 km uzaklıktadır.

 

 

 

ÖREN YERLERİ  

1-DASKYLEION ANTİK KENTİ:

       Bandırma’nın 30 km. güneyinde herkes tarafından bilinen kuş cennetine çok yakın Ergili Köyünün 2 km. doğusunda Kuş gölünün güney-doğu ucunda yer alıyor.
       M.Ö. 7.y.y.da Daskylos adıyla bilinen ünlü Lydia Kralı’nın Sardis’ten hanedan kavgaları nedeniyle buraya gelmesiyle kent Daskyleion adını almıştır.
    Daskyleion’da doğan oğlu Gyges daha sonra Lydia’ya geri çağrılıyor. Gyges Lydia’ya kral olduktan sonra şehre Daskyleion deniliyor. Çünkü Daskyleion “Daskylos’un yeri anlamındadır. Bu ismi M.Ö.650 yıllarında almıştır.
       Daskyleion’da Troya gibi erken dönem yerleşimlerinin olduğu kenttir. Bazı antik yazarlara göre M.Ö.12. yüzyılda Aoellerden bir grup Daskyleion’a gelip yerleşmişler, Ancak kenti daha önceki dönemlere (Kalkolitik döneme) götürecek buluntular yüzey araştırmalarında ele geçmiştir.
       Bölgede ilk araştırmayı 1952 yılında Kurt Bittel yapmıştır. Antik metinlerin verdiği coğrafi bilgileri’de değerlendirerek Daskyleion’un bugünkü adı olan Hisartepeyi belirlemiştir. Daha sonra 1954 yılında Prof. Dr. Ekrem AKURGAL kazıya başlamıştır. 1960 yılına kadar devam eden kazı, 1988 yılında Prof Dr. Tomris BAKIR tarafından yeniden başlatılmıştır.
       Kuş Cenneti (Paradeisos) ve Daskyleion, doğal ve tarihi çevre kavramında ele alınan bütünleşmiş iki olgudur. Doğa güzellikleri ve yörenin güçlü bir Jeopolitik konuma sahip olması nedeniyle Daskyleion kuş gölünün (Daskylitis) güneyine kurulmuştur.Çünkü tüm antik yazarlar Daskyleion ve Paradeisos’un güzelliğinden övgü ile bahsetmektedir. M.Ö.334 yılında Büyük İskender (Makedonyalı Alexandros) bir dünya imparatorluğu kurmuş olan Persleri ortadan kaldırmaya karar verdiği zaman Pers Satraplığı (Genel Valilik) merkezi olan Daskyleion’uda ününü ve güzelliğini duyduğu Paradeisos için ele geçirmeyi düşünmüştür.
       Büyük İskenderden önceki dönemlerde de Trakya, Boğazlar, Marmara Denizi, Propontis ve Küçük Frigya bölgelerinin hem kontrolünü, hem de siyasi ve ekonomik yönetimini ellerinde tutma yetkisine önem vermiş devletler, Anadoludaki jeopolitik konumunun ciddiyeti nedeniyle Daskyleion’da her devirde etkin olan bir kale ve yerleşimin varlığını korumuşlardır. İşte bu amaca yönelik Daskyleion, sırayla Frig, Lydia, Akhaemenid, Makedonya ve Hatta Bizanslılar tarafından güçlü kale niteliği korunmuş bir merkez olarak özenle imar edilmiş, ekonomisi üst düzeyde tutulmuş ve ünlü idarecilerin yönetimine bırakılmıştır.
           Daskyleionda yaşamış olan bu devletlere ait maddi kalıntılar yapılan arkeolojik kazılarda yavaş yavaş gün ışığına çıkartılmıştır.
           Günümüzden yaklaşık beşbin yıl öncesine ait prehistorik çağlarda bu yöredeki yerleşimi kanıtlayan taş baltalar ve çakmak taşından dilgiler yanında M.Ö.1700-1800 yıllarına tarihlenen  steatit’ten yapılmış bir babil ürünü silindir mühür, hem yörenin, hem de Anadolu’nun bu tarihlerde Ön Asya kültürleri ile olan ilişkilerine işaret etmektedir.
       M.Ö.2.bin yılının ortalarından, 1.bin yılın başlarına kadar Batı Anadolu’nun tümünün yaşadığı ve nedeni bilinmeyen bir karanlık devrin arkasından M.Ö.1200 lerde Dorlar diye adlandırılan kavim kuzeyden önce kıta Yunanistan’a sonrada Trakya ve Boğazlar üzerinden geçerek Daskyleion’a gelmişler, ancak bu kavime ait herhangi bir buluntu ele geçmemiştir. Dor’lardan sonra ise Trakyadan Anadolu’ya göç eden Friglerin bu yörede yerleştiklerini gösteren hem yazılı belgeleri, hem de onların kullandıkları seramikler kazılarda gün ışığına çıkartılmıştır. Bir frig adak yazıtını içeren, kırık haliyle bile boyu bir metreyi geçen bir mermer blok Anadolu Eski Çağ tarihi coğrafyası ile birlikte frigya bölgesinin sınırlarını değiştirmiştir. Frigler daha sonraki yüzyıllarda Anadolu’nun içlerine yayılmışlar ama Daskyleion’da bazı frig soyluları Pers satrapları ile birlikte onların saraylarında yaşamışlardır. Bunu kanıtlayan bir buluntu da satrap sarayında ele geçen M.Ö.4.y.y. ortasına tarihlenen, üzerinde frig harfleri ile yazılmış bir kelimenin bulunduğu bir içki kasesidir.
       Daskyleion’da yapılan kazılar neticesinde Lydia Kralı Daskylos’un içinde yaşadığı saraya ait duvar kalıntıları açığa çıkartılmıştır. Taş temel üzerine kerpiç duvarlardan oluşan saray duvarlarında üç evreli yanık tabakalar ele geçmiştir. M.Ö. 7.y.y. da batı Anadolu’nun tümü için büyük bir felaket sayılan Kimmer’ler diye anılan bir yabancı kavim tarafından yakılıp yıkıldığını göstermektedir.
       Yine kazılar sonucu ortaya çıkartılan Daskylos saray temelinin ele geçtiği seviye ile uyumlu özel bir teknikle inşa edilmiş ve temelin altında yer alan atık su kanalı; 2700 yıl önce burada yaşayan insanların bilinçli olarak çevrelerine ve doğaya olan duyarlılıklarını göstermektedir. Düzgün işlenmiş plaka ile yan duvarları, tabanı ve üstü kapatılmıştır.              
Diğerleriyle birlikte Bandırma Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.


2-ANTANDROS ANTİK KENTİ :

            Antandros Antik Kenti, Edremit İlçesi Altınoluk Beldesi’ nin 4km. doğusunda, İda Dağı (Kazdağı) eteklerinde,  Pelasg’lar tarafından kurulmuştur. Adramytteion (Burhaniye-Ören) – Assos (Behramkale) yolu üzerinde askeri bakımdan stratejik bir konuma sahip olan kentin, M.Ö. 10.yy’ da kurulduğu düşünülmekle birlikte, çok yakınında bulunan Assos’ un M.Ö.2.bin yıllarına kadar inen tarihinden Antandros’ un da bu tarihlerde iskan görmüş olması mümkün görülmektedir.
            Antik yazar Strabon, Leleg kavminin Bababurnu’ ndan (Lekton) İda dağına kadar olan bölgede yerleştiklerini belirtmektedir. Önce Thrakialı Mysialılar’ ın  yerleştiği bilinen bölge, M.Ö. 7.yy’da Limni üzerinden gelen Aioller tarafından iskan edilmiştir. Pelasgların da bu tarihlerde Antandros’a yerleştikleri antik kaynaklardan anlaşılmaktadır.
            Antandros’un bir Pelasg kenti olduğunu, tarihteki Batı Anadolu İsyanı’ndan (M.Ö. 499-494) sonra Pers kralı Dareios’un komutanı Otoneis’in Antandros’u zapt ettiğini ve Kserkeses ordusunun Yunan seferine giderken kentin yanından geçtiğini Heredot’tan öğrenmekteyiz.
    Anadolu’da araştırmalar yapan Henri Kiepert kitabında Antandros’un akropolünün Altınoluk – Avcılar arasında Yarmataş olarak bilinen 215km. rakımlı tepede bulunduğunu ve kentin doğuya doğru yayıldığını ifade etmektedir.
            Kentin nekrolpolü ise Yarmataş Tepesi’nin 2km daha batısında yer almaktadır. Nekropol alanı inşai faaliyetler sırasında ortaya çıkmış ve 1989-1996 yılları arasında kurtarma kazıları yapılmıştır. 2001 yılında Balıkesir Müze Müdürlüğü Başkanlığı’nda ve Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Gürcan Polat’ın Bilimsel Danışmanlığı’nda başlatılan ve halen devam eden Müze kazılarında, M.Ö. 7-2.yy arasında kullanıldığı anlaşılan nekropolde, arazinin eğiminden faydalanılarak üst üste iki ve üç kat olarak yerleştirilen lahit mezarların yanı sıra kremasyon (ölü yakma) ve direk toprağa gömü şeklinde bir çok gömü yapıldığı görülmüştür. Bu mezarlardan çıkarılan mezar hediyeleri, Balıkesir Müzesi’nde sergilenmektedir.
            Kaçak kazılar sonucu ortaya çıkan Roma dönemine ait bir taban mozaiği çevresinde yapılan sistemli kazılar sonucunda M.S.1.yy tarihlenen ve duvarlarında fresk bulunan, taban döşemeleri mozaikli bir zengin evi bulunmuştur.


3-KYZIKOS ANTİK KENTİ :
 
    Kyzikos, Kapıdağ eteklerinde Bandırma- Erdek karayolunun geçtiği yerde kurulmuştur. Yöre tarihi, Kurt Bittel tarafından yapılan araştırmalar sonucunda Neolitik (M.Ö. 6. bin) ve Kalkolitik (M.Ö. 5. bin) Dönem’ e kadar inmektedir.
    Mysia’daki Olympos (Uludağ) yamaçlarında yerleşmiş olan, daha sonra Aisepos Ovası’na inen veya Thessalia’ dan bu yöreye (Aisepos / Gönen- Kocaçay ile Rindkos /Mustafa kemal Paşa-Atranos Çayı arasına) yerleşmiş olan Dolionlar, Kyzikos’ da yaşayan en eski kavimdir. Bu nedenle bu bölge aynı zamanda Dolionia veya Dolionis diye adlandırılır.
    Yunan mitolojisinde Gürcistan (Kolkhis)’da var olan altın postu almak için, Yunanistan’dan yola çıkan Argonautlar yolda Dolionia (Kyzikos)’ya uğrarlar. Kral Kyzikos Argonlar’ı iyi karşılar. Onları yedirir, içirir ve yanlarına bol kumanya vererek uğurlar. Yola çıkan Argonautlar o gece fırtınaya yakalanırlar ve karaya çıkarlar. Gece karanlığında tekrar Dolonia topraklarına çıktıklarını fark etmeyen Argonautlar, Kral Kyzikos’u ve  yanındakileri düşman zannederek çarpışırlar. Ancak bu çarpışmada Kral Kyzikos ölür ve Kyzikos’un ölümüyle şehir Kyzikos adını alır.
    Kyzikos’ un ölümünden sonra Tirrhenialı Pelesgoslar Kyzikos’u işgal ettiler. Daha sonra M.Ö.1200’lerde Ege ve Balkanlar’ dan Anadolu’ya göç eden kavimlerle tanıştılar.
    Bir süre İonia şehirlerinin en önemlilerinden biri olan Miletos’ un (Söke- Balat Köyü) kolonisi olarak varlığını sürdüren Kyzikos Kenti, bağlı bulunduğu zengin Lydia Devleti’nin M.Ö. 546 tarihinde Kyros tarafından yıkılmasıyla birlikte Pers egemenliğine geçmiştir.
    M.Ö. 364 yılında bağımsızlığını kazanmış olan Kyzikos M.Ö. 334 yılında Büyük İskender’in Persler’ i yenmesiyle Makedonyalılar’ ın egemenliğine geçmiştir.
    M.Ö. 3. y.y.’ da Marmara Denizi’nde ticaret yolları üzerinde olması nedeniyle büyük önem kazanmış olan Kyzikos, M.Ö. 2. y.y.’da Bergama ile de iyi ilişkiler içine girmiş, bir bilim ve kültür merkezi haline gelmiştir.
    Bergama’nın Romalılar’ ın eline geçmesiyle Bergama ile iyi ilişkiler içinde olan Kyzikos da Romalılar’ la dost olmuş, ancak daha sonra Romalılar’ ın egemenliği altına girmişlerdir.
    Konstantinus M.S.324 yılında Byzantion’ u Doğu Roma İmparatorluğu’ nun başkenti yapınca, Kyzikos önce donuklaştı sonra yavaş yavaş söndü. Kuvvetli surlarla çevrilen Bizans, kuzeyden gelecek bazı tehlikeleri önlemekteydi. Fakat buna karşılık başka yönlerden gelen akınlar daima Kyzikos’ dan geçti ve yıkılmasını çabuklaştırdı.
    M.S. 7.-8. y.y.’ larda Kyzikos artık idari veya askeri bölüm merkezi değildi. Vilayet darphanelerinin çoğu gibi darphanesi terk edilmiş, berzahtaki geçidi dolmuş, surlarının ve binalarının bir kısmı yıkılmış bulunan güzel Kyzikos bundan sonra Konstantinopolis üzerinden yapılan bütün akınlara açık kaldı. Birbirini kovalayan deprem ve istilalar Kyzikos’u oturulacak halden çıkardı. Temizleme ve bakım isteyen limanların dolması dolayısıyla mükemmel bir tabii limanı olan yakınındaki Arteke (Erdek) şehri, gemicilik ve liman faaliyetleri bakımından yavaş yavaş Kyzikos’ un yerini aldı. Ancak o da deprem ve akınlarından hayli zarar gördüğü için bir varlık gösterememiştir.
    Gerek İstanbul’u zaptetmek için Kyzikos’a gelen Araplar, gerekse depremler yüzünden zarar gören Kyzikos 23 Eylül 1063’de olan korkunç deprem neticesinde baştan başa yıkıldı. Sağ kalanlar ise şehri terk etmeye başladılar.
    Kapıdağ Yarımadası’nı, anakaraya bağlayan berzah, ilk çağda dolmadan önce bu kent,üç limanı, Hadrian Tapınağı ve amphitheatırı ile ünlü bir ticaret şehri ve şarap, zeytinyağı, buğday,mermer, parfümeri ile ünlü bir koloniydi. Üç büyük deprem, berzahtaki limanın dolması ve bataklığın sıtma yaratması, halkının bu günkü Erdek’ e göç etmesine yol açtı. Depremler Efes görkemindeki bu kentin bilinmezliğe terk edilmesine  sebep olmuştur.
    Kentin Antik Topografyası:
 Propontis’ te önemli bir stratejik konuma sahip Arktonessos’ un anakaraya bağlandığı kıstağın hemen kuzeyinde yer alan Kyzikos, bugün “Belkıs” ve “Balkız” olarak da anılmaktadır. İzlenilen kalıntılara göre kentin yerleşim alanı kuzeyde Dindymos Dağı (Ayı Dağı), Hamamlı ve Belkıs (-Yeniköy) köyleri; batıda Erdek körfezi ve Düzler Köyü, güneyde Erdek-Edincik-Bandırma karayolu; doğuda Aşağı Yapıcı Köyü ve Bandırma körfeziyle  çevrelenmiştir.  
Hadrian Tapınağı:
Kyzikos Kenti’nde ise şimdiye kadar tespit edilmiş dört tane tapınak vardır. Bunlardan en büyüğü ve en önemlisi Hadrian Tapınağı’ dır.          
          Kyzikos Antik Kenti’nin batısında konumlanan Hadrian Tapınağı, günümüzde  Bandırma -Erdek karayolunun Düzler Mevkii’nde, karayolundan yaklaşık 300 m içeride yer almaktadır.
            Tapınağın yapımına daha önce  Tanrı Zeus adına başlanmış, ancak bitirilememiştir. M.S.123 yılında olan bir depremden sonra İmparator Hadrian’ ın kenti ziyaretinin ardından yapımına tekrar başlanır. Bitirilişi ise ancak Antoninler Dönemi’nde (M.S.138-197) gerçekleşir. Ancak M.S. 150-155 yılları arasındaki yeni bir depremde tapınakta büyük bir yıkım olur ve M.S. 167 yılında yeniden onarılır.    
    Antik dönemde dünyanın sekizinci harikası olarak listeye alınan tapınak, M.S. 6. y.y. daki depremden sonra kendi yazgısıyla başbaşa bırakılmıştır.
    Amphitiyatro: iki yamaç arasında bulunan bir dere vadisine inşa edilmiştir. Böylece oturma yerlerinin büyük bir kısmı doğal arazi üzerine yapılabilmiştir. Yalnız açık kalan her iki tarafa yer altı tonozları yapılmak zorundaydı. Böylece hem oturma sıraları için yer, hem de dere suyunun geçip gidebileceği tünel sağlanmış oldu.
    Oval bir plana sahip olan amphitiyatroda dere suyunun yönünü değiştiren bir kanal mevcuttur. Bu kanalın suyunun amphitiyatronun etrafından geçmesini sağlayan bir bendi vardır. Böylece hem sudan kurtulmayı, hem de sudan yararlanmayı amaçlamışlardır.

Amphitiyatroların, gladyatör oyunlarından başka, su balesi ve deniz savaşı sahnelerinin temsil edilmesinde de kullanıldığı antik kaynaklardan anlaşılmıştır. Bunun için gerekli olan su, arenanın altından dere suyunun bentlerle biriktirilmesi ile sağlanmıştır.
    Kyzikos Amphitiyatrosu’ nun uzunluk ve çapraz dış ölçüleri 180 x155 m’dir ve bu ölçülerle en büyük ve en ünlü amphitiyatrolar arasına girmektedir. Roma Colosseum’u Kyzikos Amphitiyatrosu’ nu  önemsiz bir farkla geçmektedir.
    Amphitiyatronun kesin yapım yılı bilinmemektedir. Ancak İmparator Hadrian zamanında M.S. 130 yıllarında yapılmaya başlandığı söylenebilir.
    Tiyatro: Kentin önemli yapılarından birisidir. Antik kaynaklar bu tiyatronun, Anadolu’daki diğer tiyatrolarla karşılaştırıldığında, büyüklük ve bezemelerinin güzelliğiyle önemli bir yere sahip olduğunu vurgular. Dıştan dışa yaklaşık 145 m. çapındaki tiyatronun orkestra kısmı 55 m. çapındadır. Oturma kısmının üst seviyesinin orkestradan yüksekliği 20 m. dir. Tiyatro Grek tiyatroları gibi tepenin eğimine yerleştirilmiş olup, günümüze gelen kalıntılardan anlaşıldığı kadarıyla anıtsal bir skene yapısına sahip olmalıydı.

    Tiyatro  tamamen  defne  ağaçları  ve  bodur  çalılarla  kaplıdır.  Bu  nedenle  yaklaşık  20 000 kişi kapasiteli Kyzikos Tiyatrosu ile ilgili yeterli bilgiye sahip olabilmek  ve tarihleme yapabilmek için, mutlaka bilimsel bir kazı yapılması gerekmektedir.           

4-ADRAMYTTEION ANTİK KENTİ :
           
Adramytteion Antik Kenti bugünkü Burhaniye İlçesi’nin 2km kadar batısında bulunan Karataş Mevkii’nde, Ören Tepe’ yi de içine alan geniş bir alanda Pelasglar tarafından kurulmuştur.
    Strabon’a göre kenti yeniden imar eden Lydia prensi Adramis buraya Atina’dan kovulan Delos Adası sakinlerini yerleştirmiştir. Daha sonraları ise Aiolis ve Lesbos’ tan gelenler ile Adramytteion sakinleri arasında mücadeleler olmuştur.
    M.Ö. 546 yılında Lidya krallığının Perslere yenilmesi sonucunda kent Daskyleion satraplağına bağlanmıştır. Batı Anadolu İsyanı’ndan (M.Ö. 499-494) sonra sakinleri öldürülen ve yıkılan kent harap duruma gelmiştir.
    Antik Mysia bölgesinin en önemli şehirlerinden biri olan kent, kendi adına sikke basabilme yetkisine sahipti. Kent adına basılmış bir çok sikke günümüze kadar ulaşmıştır.  

5-PROKONNESSOS ANTİK KENTİ :
    Marmara Adası’nın kuzeyinde Saraylar köyü sınırları içinde kalan mermerleri ile ünlü bir şehirdir. Mermer ocaklarında yarı işli hale getirilen lahitler, steller, postamentler, sütun ve sütun başlıkları vb. malzemeler özellikle Roma ve Bizans dönemlerinde buradan gemilerle İtalya ve İstanbul’a gönderilmekte idi. Günümüzde de antik mermer ocakları işletilmeye devam edilmektedir.
6-ANCYRA ANTİK KENTİ : Bigadiç İlçesi Hisar Köyü sınırları içinde kalan antik kent Roma dönemi termal yerleşim alanıdır.
7-HADRIANEIA ANTİK KENTİ : Dursunbey İlçesi’nin kuzey batısında yer alan Roma dönemi yerleşim yeridir.
8-ASTYRA ANTİK KENTİ : Edremit İlçesi Güre Beldesi sınırları içinde kalan antik yerleşim.
9-THEBE / THEB ANTİK KENTİ : Havran İlçesi sınırları içinde yer alan antik yerleşim.
10-ARTEKA ANTİK KENTİ : Erdek İlçesi Zeytinli Ada ve çevresinde klasik dönemde kurulmuş şehir.
11-ZELEIA ANTİK KENTİ : Gönen İlçesi Sarıköy Beldesi’nde Klasik dönemde kurulmuş şehir.
12-PERIHHARAXIS ANTİK KENTİ : Bugünkü Karacaören Köyü civarında Roma döneminde kurulmuş şehirdir.
13-KERASEION ANTİK KENTİ : Savaştepe İlçesi sınırlarında yer alan yerleşim.
14-ATTANEION ANTİK KENTİ : Sındırgı İlçesi sınırları içinde yer alan antik yerleşim.
15-PLAKIA ANTİK KENTİ : Bandırma İlçesi sınırları içinde yer alan antik yerleşim.

 

Sağlık Turizmi

SAĞLIK  TURİZMİ     

 Kazdağlar’ı (İda Dağı), denizi ve sahili yanında dağın eteklerine doğru yayılan  güzel köyleri ve asıl da bol oksijenli havası ile ünlüdür. Körfez Bölgesi’ni  oksijen  çadırına  dönüştüren etkenlerin  başında Şahinderesi Kanyonu gelmektedir. Bölgede hava değişimini sağlayan  kanyon,  dağdan  çektiği  çam kokulu  havayı  bölgeye dağıtırken,  denizden aldığı iyot kokulu havayı,  dağa çıkartarak  bir çeşit baca  görevi görüyor. Karşılıklı hava sirkülasyonunu sağlayan 27 km. uzunluğundaki kanyonun yüksekliği 600m.,  U şekilli aralığı 700m. civarındadır. Yöre havası,  üst solunum yolları enfeksiyonlarına özellikle astım ve bronşiti olanlara iyi gelmektedir.
  Balıkesir ili, termal kaynak bakımından dünyaca bilinen şifalı sulara sahiptir.


                                                                    BALIKESİR ‘DE TERMAL KAYNAKLARIN ÖZELLİKLERİ
-
         Balıkesir ve ilçeleri, termal kaynak zenginliğinin yanı sıra fiziksel ve kimyasal bileşimleri açısından ülkemizin üstün nitelikli şifalı sular arasında yer almaktadır.
-
        
Doğal çıkışlı, suyu bol ve verimlidir.
-
        
Eriyik ve mineral değerleri yüksek, kükürt radon ve tuz bakımından zengindirler.
-
        
Sıcaklık değerleri bakımından farklı nitelik gösteren kaplıcalarımızın bir kısmı banyo tedavisine bir kısmı da içme kürlerine elverişlidir.
-
        
Bir kısmı deniz kıyısında bir kısmı da çevresindeki yeşil doku özelliği ile dağlık ve ormanlık alanlarda av ve eko turizmine de elverişlidir.
-
        
Kaynak kullanımı açısından çeşitlilik sağlarlar.
-
        
Rekreasyon alanları ile dikkat çekerler.
          Bu özellikleri ile Balıkesir bölgesindeki termal sularımız, çok geniş bir tedavi alanı yaratmaktadır. Bölgemizin uygun iklim koşulları ile de uzun bir kür mevsimi olanağı sunmaktadır.

PAMUKÇU KAPLICALARI  :

                         

Konumu : Balıkesir il merkezine   bağlı  15 km uzaklıktaki Pamukçu  beldesi  sınırları  içersinde bulunan Pamukçu Kaplıcalarına, şehir merkezinden (yarım  saatte bir kalkan dolmuşlarla) ulaşabilmek mümkündür.
Sıcaklık: 30-58ºC

KAPLICADA TEDAVİ OLUNAN HASTALIKLAR:
Özelliği; su,  bor ve flüorür içeren sodyumlu, sülfatlı, klorürlü termal sular grubuna girmektedir.Su, inflamatuar romatizmal hastalıkların bel ağrıları, eklem hastalıkları,  ortopedik operasyonlar, beyin ve sinir cerrahisi sonrası gibi uzun süreli hareketsiz kalma durumları, stres bozukluğu ve spor yaralanmaları ayrıca osteoporoz tedavisinde destekleyici tedavi unsuru olarak kullanılmaktadır.
    Pamukçu Köyü sınırları içerisinde Bakanlığımızdan İşletme Belgeli bir adet (5 yıldızlı) otel  ile Pamukçu Belediyesine ait bir tesis bulunmaktadır.                    

  

GÖNEN KAPLICALARI  :
 -Termal Turizm Merkezi-

                                                              
    Gönen’in eski dildeki ismi Artemea’dır.  Antik yunan tanrıçalarından  Artemis’in su kaynakları  ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Gönen’deki önemli sıcak su kaynağının  asıl Büyük İskender zamanında önem kazandığı  rivayet edilmektedir. Ancak Gönen Çayı kenarında bulunan kitabede Gönen ‘in ismi ‘THERMİA’ olarak geçmekte olup, buradaki hamamın yapılmasında katkıda bulunan şahısların isimleri de yazılmaktadır. Bilinen şudur ki; Gönen’deki sıcak su  M.Ö.4.yy’dan itibaren  kesintisiz olarak kullanılmakta ve şifa dağıtmaya devam etmektedir..

Konumu                    : Gönen’in  şehir merkezinde bulunmaktadır.
Sıcaklık                    : 71-82 º C   pH:7.26

KAPLICADA TEDAVİ OLUNAN HASTALIKLAR:
Kaplıca suları fluorür içeren sodyumlu sülfatlı klorürlü bikarbonatlı bir bileşime sahiptir. Kireçlenme, omurlar arası daralmalara bağlı sinir ve damar sıkışmaları, eklem romatizmalarının kronik dönemleri, ankilozan spondilit, adele romatizması, bel ve boyun fıtığı, bel kayması, kronik tendon, tendon kılıfı, eklem kapsülü gibi yumuşak doku romatizmaları, sellülit, adele spazmları, bazı ortopedik hastalıklar, kırık sekeller, kontraktürler, bazı sinir felçlerinde ilk 3 haftadaki ilaç tedavisinin devamı olarak (örneğin; yüz felcinde) tünel sendromları denen bazı tür sinir sıkışmaları, bronşiyal astım, migren, alerjik sinüzit, küçük ölçülü böbrek taşı hastalığı, nikotin ve alkol tedavisi, gastrit ülser ve benzeri.....vb.

 

                                                            GÖNEN - EKŞİDERE DAĞ ILICASI
                                                                    -Termal Turizm Merkezi-
Konumu                    : Kaplıca Gönen ilçe merkezine 13km mesafededir. Sürekli çalışan servis araçları ile gidilebilmektedir.

Sıcaklık                    : 38-46 ºC
KAPLICADA TEDAVİ OLUNAN HASTALIKLAR:
Gençlik suyu sülfat klorürlü sodyum kalsiyum ve oligometaliktir. Suyun radyoaktif olması, gençlik suyu denmesine sebep olmuştur.
Romatizma, kireçlenme, sinirsel ve ruhsal  hastalıklar, kas ve damar rahatsızlıkları, kırık vakaları, ameliyat sancıları, ayak,sırt, bel ağrıları, lumbago, panomi, eklem sertlikleri, zayıflama ve uyku bozukluklarına iyi gelmektedir. Ilıcada banyo yapılmakla beraber içme suyu olarak da kullanılmaktadır. Suyu içildiğinde böbrek ve idrar yolları rahatsızlıklarına iyi geldiği de bilinmektedir. Kür amaçlı kapalı havuz ve Türk hamamı mevcuttur.
            Tesislerin yanı başında 18 ºC sıcaklıktaki ‘’Gençlik İçmesi’’ olarak adlandırılan bir su kaynağı bulunmaktadır. Böbrek v idrar yolları rahatsızlıklarına iyi geldiği kanıtlanan su, dinlendirici yönüyle de bilinmektedir.


                                                                   EDREMİT - GÜRE  KAPLICALARI
                                                                            -Termal Turizm Merkezi-

    Son yıllarda yapılan kazılarda, Güre’de bulunan  sıcak suyun yüzyıllardır kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bölgede sürekli yaşanan depremler, antik kalıntıların tümünün toprak altında kalmasına neden olmuştur. Roma Dönemi’nden itibaren Bizans ve Osmanlı Dönemi’nde de sürekli kullanım görmüş olması, yapıların büyük ölçüde tahrip olmasına sebep olmuştur.  Şu an toprak üstünde kalan Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan kalıntılar ise Güre sakinleri tarafından onarılmıştır. Eski hamam yapısı baz alınarak 2006 yılında bilimsel kazılar tekrar başlamıştır.  Ancak temel seviyesinde çıkan duvarlar, bu ılıcanın Roma Çağı’ndan daha öncesinde de kullanılmış olduğunu ve daha büyük bir alana yayıldığını göstermiştir.

Konumu                    : Edremit’e 12 km. uzaklıktaki şirin beldesi Güre sınırları içinde Çanakkale karayolu üzerinde yer almaktadır.
Sıcaklık                    : 40-58 ºC

KAPLICALARDA TEDAVİ OLUNAN HASTALIKLAR:

Kaplıca suyu, fluorür içeren sodyumlu sülfatlı termal sular grubuna girmektedir. Su; kadın hastalıklarına, kronik iltihabi sendromlara, üst solunum yolları hastalıklarına, guatr, cilt hastalıkları, kireçlenme, sedef, böbrek taşı ve kumları, karaciğer rahatsızlıkları ile hareket sistemi hastalıkları, romatizmal hastalıklar, kardio-vasküler sistem, aterosklerotik damar, sinir sistemi hastalıkları, yaşlılık, sikluk bozukluğu,  post travmatik lezyonlar ve postoperatif rehabilitasyon dönemlerine iyi gelmektedir.
         Termal Turizm Merkezinde Bakanlığımızdan belgeli (5 yıldızlı) otel mevcut olup, yine çevrede bulunan oteller konaklama ile sudan yararlanma imkânı sunmaktadır.
          Bölge aynı zamanda dağ turizmi,eko turizmi ve  kampçılık faaliyetleri için eşsiz güzelliklere sahiptir. Kazdağları  1993 yılında Milli Park ilan edilmiştir.
  


                                                                    EDREMİT- BOSTANCI KÖYÜ KAPLICALARI
Konumu:
Bostancı Köyü’nün sınırları içinde Edremit-Burhaniye karayolu üzerindedir.
Sıcaklık: 40-57 ºC
KAPLICADA TEDAVİ OLUNAN HASTALIKLARI:
Su, sodyum sülfatlı oligametalik gruptandır. 

İçme suyu olarak; beslenmeye bağlı fluor noksanlığı, diş çürüğü proflaksisi..vb..
Banyo kürü olarak; hareket sistemi rahatsızlıkları, dejenaratif  ve inflamatuar  romatizmal hastalıklar, kardio vasküler sistem hastalıları, esansiyel hipertansiyon,  sinir  sistemi hastalıkları psikomatik hastalıklar, cilt hastalıkları, yaşlılık, siklus bozuklukları aterosklerotik damar hastalıkları…vb…
Bostancı köyü sınırları içerisinde, Bakanlığımızdan İşletme Belgeli 2 adet (Adramis ve Entur Otel(3 yıldızlı)) 215 yatak kapasiteli otel bulunmakta olup; Türk hamamı, saunası, açık ve kapalı yüzme havuzları ile güzellik ve spor merkezleri, günübirlik banyoları vb.. ile halkımıza hizmet vermektedir.

 

                                                                            MANYAS - KIZIK KÖY  KAPLICALAR
                                                                                         -Termal Turizm Merkezi

Konumu: Manyas ilçesine 6 km uzaklıkta, Kızık Köyü – İbrahim Tepe Mevkii’nde bulunmaktadır.

Sıcaklık: 45-50 ºC
TEDAVİ ETTİĞİ HASTALIKLAR:
Su,içme ve banyo suyu olmak üzere 2 ayrı şekilde kullanılmakta olup, sodyumlu, kalsiyumlu, klorürlü ve bikarbonatlı bir bileşime sahiptir.
Sindirim organlarındaki hastalıklara, böbrek taşlarını düşürmede, romatizma, kemik erimesi, kadınsal hastalıklar, erken yaşlanmanın önlemi, iskelet bozuklukları, bel, boyun, sırt ağrılarına, eklem hastalıklarına, yorgunluk ve stres gibi rahatsızlıklara iyi gelmektedir.  Özel bir şirkete ait devre- mülk tesisi(ve bağlı sosyal amaçlı birimler-havuz-restoran) ile Kızıkköy tüzel kişiliğine ait konaklama tesisi bulunmaktadır.


                                                                        SUSURLUK – KEPEKLER (ILICA BOĞAZI) KAPLICASI
                                                                                            -Termal Turizm Merkezi-

Konumu :
Susurluk İlçesi 20 km kuzeyinde,Ilıca boğazı köyü sınırları içindedir. Balıkesir ‘e 60 km  uzaklıktadır.
Sıcaklık: 58 ºC
TEDAVİ ETTİĞİ HASTALIKLAR:

Özellikleri;
Kaplıca suları, sodyumlu klorürlü bikarbonatlı bir bileşime sahiptir. Banyo tedavisi; Romatizma, nevralji, nevrit, polinevrit, felçler ve ankilozlar ile kadın hastalıklarına, Çamur tedavisi ise; bütün romatizma çeşitleri, nevralji, nevrit, polinevrit, çocuk felçleri, kırık ve çıkıklardan sonraki hareketsizliklerde, artritli hastalarda ve kadın hastalıklarında kullanımı tavsiye edilmektedir.
Kaplıcanın yanına yapılmakta olan yeni tesislerde konaklama ve banyo hizmeti halkımıza sunulacaktır.

                                                                        SUSURLUK – YILDIZ (YELLİCE TEPE) KAPLICASI
Konumu: Yıldız Köyü’nün 3,5 km kadar kuzeydoğusunda yer almaktadır. Suyun sıcaklığı 56–68 ºC arasında değişmektedir. Kaynak suyu; flüorür içeren sodyumlu,  bikarbonatlı, sülfatlı bir bileşime sahiptir.

TEDAVİ ETTİĞİ HASTALIKLAR:

Romatizmal hastalıkların kronik dönemlerinde (romatoid artrit, ankilozan Spondilit başta olmak üzere),bel ağrısı,osteoartrit(kireçlenme) gibi eklem hastalıkları, miyozit,tendinit ,travmafibromyalji sendromu gibi yumuşak doku hastalıklarının tedavisinde, ortopedik operasyonlar beyin ve sinir ameliyatı sonrası nekahat dönemlerinde, nörolojij hastalıkların tedavisinde,spor yaralanmaları  ve cilt hastalıkları.

                                                                                        BALYA - DAĞ ILICASI
Konumu: Balya yerleşim merkezinin 25 km kuzeydoğusunda, Balıkesir-Merkez-Şamlı yerleşim merkezinin 15 km batısında yer almaktadır.

Sıcaklık: Kaynakların sıcaklığı 51-60 ºC arasında değişmektedir.
TEDAVİ ETTİĞİ HASTALIKLAR: Kaplıca suyu romatizma, siyatik , kireçlenme ve bazı cilt hastalıklarına iyi gelmektedir.

 

                                                                            BİGADİÇ-HİSARKÖY KAPLICALARI
-Termal Turizm Merkezi-

Konumu                    : Termal saha Bigadiç İlçe merkezine 17  km mesafede Hisarköy yerleşim merkezinin içindedir.
Sıcaklık                    : 85-92◦C

KAPLICADA TEDAVİ OLUNAN HASTALIKLAR:
Kaynak suları; fluorürlü sodyum ve  bikarbonat içeren bileşime sahiptir.

Banyo kürü olarak; Kadın hastalıkları başta olmak üzere, romatizmal hastalıklar ,kronik bel ağrısı,inme ,nevraljiler, ortopedik ameliyat ve kırıklar sonrası dönem, banyo uygulamalarında cilt üzerinde de olumlu etkiler göstermektedir.
İnhalasyon kullanımda; astım, kronik bronşit, alerjik üst solunum yolları hastalıkları gibi  durumlarda ekspektoran ve spazmolitik etkileri nedeniyle kullanımı mümkündür.

İçme suyu olarak; beslenme ve hamilelikte florür eksikliğinin giderilmesinde,  çocuklar ve gençlerde diş çürüklerinin önlenmesinde iyi geldiği bilinmektedir.

 

                                                                            SINDIRGI - HİSARALAN KAPLICASI
                                                                                        -Termal Turizm Merkezi-
Konumu:  Kaplıca, ilçeye 17 km mesafede bulunan Hisaralan yerleşim merkezinin 3 km güneybatısında yer almaktadır. Termal sahaya ulaşım, Simav – İzmir seferi yapan otobüs ve bu güzergahta sıkça bulunan köylere ait köy minibüsleri ile sağlanmaktadır.

Sıcaklık:46-98ºC

 KAPLICADA TEDAVİ OLUNAN HASTALIKLAR:
Kaynak suları fluorür içeren sodyumlu bikarbonatlı termal sular sınıfına girmektedir. Su kendi halinde akışkan olup, saniyede 172 litre çıkmaktadır. Başta hareket sisteminin ağrılı hastalıkları olmak üzere, kadın hastalıklarında ve ağrılı rahatsızlıklarda müsekkin olarak kullanılır.  Romatizmal rahatsızlıklar, nevralji, nevrite  iyi gelmektedir. Hisaralan Kaplıcaları ve çevresindeki pansiyonlarda konaklama imkânı mevcuttur.


                                                                                SINDIRGI - EMENDERE KAPLICASI  :
Konumu: 
Sındırgı ilçesine 7km uzaklıktaki Ilıcalı Köyü’ndedir.İlçe merkezinden(Yağpazarı) günde bir kez kalkan otobüslerle ulaşım sağlanmaktadır.
Sıcaklık: 33 ºC ‘dir.

                                                                    KAPLICADA TEDAVİ OLUNAN HASTALIKLAR:
Gut hastalarına, böbrek taşlarına, cilt ve mide hastalıklarına özellikle sedef, mantar, yara, uyuz ve egzamaya iyi gelmektedir. Kaplıcada kabinli banyo hizmeti ile pansiyonda konaklama hizmeti sunulmaktadır. Ayrıca  Sındırgı Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin işbirliği ile  yöreye nitelikli bir tesis kurulmakta olup, önümüzdeki yıl hizmete açılacaktır. 


                                                                DURSUNBEY- AŞAĞIMUSALAR KÖYÜ ILICASI
Dursun bey’in Aşağımusalar Köyü ‘ne 5 km uzaklıkta, Alaçam Dağları  doğa güzelliğinin içindedir. 29 ºC ‘lik ısısı vardır. Çevrede cilt hastalıklarına iyi geldiği için ‘güzellik suyu’ olarak da bilinir.


            KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI'NDAN İŞLETME BELGELİ TESİSLER

TESİSİN ADI

SINIFI

ADRES/TELEFON/FAKS(0 266)

Güre Saruhan Otel

*****

İskele Mah. Güre/Edremit 3841033/3846114

Asya Pamukçu Termal Otel

****

Pamukçu Kasabası/Merkez 2571040/2571240

Gönen Kaplıcaları

****

Banyolar Mevkii /Gönen 7621840/7620503

Adramis Otel

***

Bostancı Köyü /Edremit 3761314/3761397

Entur Termal Otel

***

Ilıca alanı Mevkii Bostancı Köyü/ Edremit 3761370

Berlin Pansiyon

Tur.pns

Banyolar Mevkii /Gönen 7623571/7627567

 


BELEDİYE BELGELİ TESİSLER

TESİSİN ADI

ADRES/TELEFON/FAKS(0 266)

Pamukçu Belediye Tesisleri

Pamukçu Kasabası/Merkez  2571006/2571580/2571050

Ilıcaboğazı (Kepekler) Köy Kapl.

Ilıcaboğazı Köyü/Susurluk  8641332

Serpin Termal Tesisleri

Ilıcabaşı Mevkii Kızık Köyü/Manyas 8183465/8183477

Susurluk Yıldız Kaplıcası

Yıldız Köyü/Susurluk  8715146

Ekşidere Dağ Ilıcası

Ekşidere Köyü/Gönen  7865003/7865010

Afrodit Termal Tesisleri

İskele Mah. Güre/Edremit 3841978/3842088

Körfez Tatil Beldesi Tur.Tes.

İskele Mah. Güre Kavşağı/Edremit 3856010/3856028

Hisarköy Kaplıcaları

Hisarköy/ Bigadiç6528994/6143313

Hisaralan Kaplıcaları

Hisaralan Köyü/Sındırgı 5411111/5411005/5411160

Emendere Kaplıcası

Ilıcalı Köyü/Ssındırgı 5351054

 

 

Yat Turizmi

 

 

 

 

İlimizde 1 adet marina ile 1 adet yat - çekekeri bulunmaktadır.

Firma adı :SETUR MARİNA

Adres : Atatürk Bulvarı Devlet Hastanesi Karşısı Yat Limanı – AYVALIK
Tel : 0 266 312 26 96
Faks : 0 266 312 23 16
Yat Kapasitesi :200 Deniz- 150 Kara Yat Kabul Kapasitesi Ortalama:650 tekne
Koordinatlar :39 19 N - 26 41 E
Verilen Hizmetler :Bağlama, Çekme/Atma(80 ton travel lift), gümrük işlemleri, elektrik,su,
internet, telefon, teknik bakım- onarım, katı sıvı atık alımı, yakıt ikmali.
Web Site :www.seturmarinas.com.
E-Mail : Bu ePosta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Firma Adı : SEDAN YAT ÇEKEK YERİ

Adres :Ayvalık Otogar Karşısı NO:9
Tel :0 266 331 23 19
Faks :0 266 331 32 21
Yat Kapasitesi :Karada 110 Yat
Koordinatlar :39 10’ 8’’ - 26 11’ 8’’
Verilen Hizmetler :Her türlü bakım – onarım, tadilat, yeni imalat, çeşitli deniz boyaları ve
aksesuarları satışı, yerli ve yabancı teknelere kışlama imkanı, gemi
mühendisliği tasarım ve hizmetleri.
Web Site :
Bu ePosta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

BAKANLIKÇA YÜRÜTÜLEN

ALTERNATİF TURİZM PROJELERİ

 

Türkiye’de Kazdağları Milli Parkının, Yunanistan’dan Tavrapos Gölü Yakınlarındaki Argitea Bölgesinin Eko turizm Amaçlı Master Planlarının Hazırlanması;

Ankara’da imzalanan ‘Çevre Konusunda İşbirliği Anlaşması’ çerçevesinde, Türkiye-Yunanistan Eko turizm komitelerinin 30 Mart – 1 Nisan 2001 tarihleri arasında Antalya-Belek’ de yaptığı ortak toplantıda alınan karar gereği, gerçekleştirilmesi planlanan projenin amacı, Kazdağı Milli Parkının eko turizm destinasyonu olarak geliştirilmesidir. Projenin gerçekleştirilmesi için Yunanistan’ın Avrupa Birliği Komisyonuna sunduğu bütçeye uygun olarak fonlarından finansal destek sağlaması beklenmektedir. Proje ülkemizde Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü tarafından koordine edilecektir. Kültür ve Turizm Bakanlığı eko turizm master planının hazırlanması, alt yapı, yerel halkın bilinçlendirilmesi, ihtisas rehberlerinin (eko turizm rehberi) yetiştirilmesi ve projenin tanıtımı konularında projeye destek sağlamayı Dış İşleri Bakanlığına taahhüt etmiştir.

Ülkemiz, Alp-Himalaya kıvrım kuşağı üzerinde yer alması nedeniyle flora ve faunasıyla çok zengin olan dağ ve sıradağlara, dolayısıyla dağ-doğa yürüyüşüne elverişli önemli bir potansiyele sahiptir. Proje kapsamında, bu potansiyelin planlı bir yaklaşımla turizm olgusu içerisinde değerlendirilmesi, böylece turizmin tür ve aktivitelerinin zenginleştirilerek arz kapasitesinin geliştirilmesi, alternatif turizm alanlarının koruma-kullanma dengesi içerisinde hizmete sunulması, tanıtılması, farklı yörelerimizin turizmin ekonomik ve sosyal katkılarından yararlandırılması amaçlanmaktadır.

Bu doğrultuda, ülkemizde dağ ve doğa yürüyüşüne elverişli yöreler Dağcılık Federasyonu, Seyahat Acentaları, Yöresel Dernekler, Rehberler çeşitli alanlarda görev yapan ve konuya ilgi duyan öğretim görevlileri ile İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri’nden alınan bilgiler ışığında tespit edilmiştir.

Bakanlığın Proje Hedefleri;

· Yürüyüş rotaları üzerine kamp alanlarının belirlenmesi ve düzenlenmesi, büyük yatırım gerektirmeyen basit, doğru planlanmış noktasal altyapı desteği sağlamak,

· Dağ ve doğa rehberleri yetiştirmek,

· Yöre halkına turizm bilgisi verilerek, gelişmekte olan bu turizm türüne katkılarına sağlamak,

· Diğer turizm türleri (Yayla turizmi, ornitoloji, foto safari gibi) ile entegrasyonu sağlamaktır.

Bu doğrultuda;

Balıkesir-Kaz Dağı, Bursa-Uludağ, Antalya-Dedegöl Dağları, Konya-Geyik Dağı, Kastamonu-Ilgaz Dağı, Bolu-Abant Dağları’nın rotalarının belirlenmesi ve harita üzerine tarihi ve doğal güzellikleri de işlenerek hazırlanması planlanmaktadır.

Doğa turizmi için ülkemize gelen turistler, aktivitenin gerçekleştiği yöre insanları ile kısa bir sürede de olsa aynı yaşamı paylaşmak, doğa ile mücadele ederek dağı aşmak, açık havada teknolojinin hiç gitmediği bir yaylada veya kamp alanında çadır kurmak, akşamları açık havada kamp ateşi başında sohbet etmek, çevresindeki doğal dokuyu incelemek, yaban hayvanlarını yaşadıkları doğal ortamda izleyerek fotoğraflarını çekmek istemektedir. Dolayısiyle, doğa yürüyüşü yapılan bölgelere araç yolu yapılmaması, bazı bölgelere elektrik götürülmemesi, gereksiz yapılaşmadan kaçınılması, gerekli yerlere telsiz haberleşmesini kolaylaştırıcı sistemlerin yerleştirilmesi, mevcut doğal dokunun korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi gibi gerçekçi kararlar alınıp uygun çözümler üretilmesi, bu aktivitenin geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Tur Olanakları

1.Günübirlik ve Konaklamalı Tur Olanakları:
Kültürel ve doğal güzellikler bakımından zengin bir bölge olan Balıkesir talep doğrultusunda acentaların programlarında yer almaktadır. Kendi imkanları ile gelenlerin uygulayabilecekleri günü birlik ve konaklamalı birkaç tur örneği ise aşağıda verilmiştir.

 

a) Balıkesir istikametinden İstanbul’a gitmekte olanlar için;

1.ALTERNATİF:

Balıkesir Şehir içi:

Sabah: Zağnos Paşa Külliyesi, Kuvâ-yi Milliye Müzesi,Atatürk Parkı ve Çamlık Tepesi(Şehrin panoramik görünümünü seyretme imkanı)

Mola: Değirmen Boğazı Piknik Alanı(Çay-kahve...)

Öğleden Sonra:

Gönen Kaplıcaları ile Gönen Mozaik Müzesi,

Bandırma Kuş Cenneti Milli Parkı,

Bandırma Arkeoloji Müzesi, akşam yemeği için Bandırma merkezinde bulunan deniz ürünleri ile hizmet sunan lokantaları tavsiye edilir.

Gece Konaklama:Gönen veya Bandırma’da

2.ALTERNATİF:

Sabah:

Daskyleıon ve Kyzikos Antik Kentleri

Bandırma Aksakal Beldesi Ergili Köyü sınırları içerisinde Kuş Gölü kıyısında bulunan Daskyleıon Antik kenti gezilebilir.

Bandırma(Merkez) Arkeoloji Müzesi,

Erdek Kyzikos Harabeleri ile Kirazlı Manastırı İlçenin güneydoğusunda yer alan Seyitgazi Tepesi ve burada bulunan kilise kalıntıları görülmeye değer.

 

Öğleden Sonra:

Marmara ve Avşa Adası:

1.Marmara’ ya 25 km uzaklıkta Saraylar Köyü Açık Hava Müzesi, Prokonnessos Antik Kenti,

2.Avşa, Ekinlik, Paşalimanı Adaları görülmeye değer.

Gece Konaklama: Marmara Adası’nda

 

a) İstanbul istikametinden Körfez üzerinden İzmir’e veya Çanakkale’ye gitmekte olanlar için;

 

1.ALTERNATİF:

Sabah:

Edremit- Kazdağı Milli Parkı:

Çamlıbel Köyü, Güre Beldesi, Pınarbaşı Piknik Alanı, Zeytinli Beldesi, Kızılkeçili Köyü, Tozluyurt Yaylası, Sarıkız Tepesi Sütüven Şelalesi(Balıkesir’e 125 km), Hasan Boğuldu Göleti, Yayla Tepe, Mehmetalan Köyü’ne Jeep-Safari, trekking yapma olanakları.

Adatepe Köyü, Zeus Altar’ından Edremit Körfezi’ni seyir imkanı.(Küçükkuyu’dan 3 km uzaklıkta)

Altınoluk çıkışından yukarı doğru dönerseniz otantik ve leziz alabalık tesislerinde yemek yeme, çay- kahve molası verilebilir.

Öğleden Sonra:

Altınoluk Beldesinde bulunan Antandros Antik Kenti,

Tahta kuşlar Etnografya Galerisi (Edremir17 km, Akçay’a 5 km )

Güre Beldesi kaplıcalar,

Edremit Merkezinde Sıdıka Erke Etnografya Müzesi görülmeye değer.

Gece Konaklama:Altınoluk’da

2. ALTERNATİF:

Ayvalık

1.Ayvalık’ın çevresindeki 22 ada ile Cunda Adası’na , ayrıca Assos ‘a günübirlik yat turları,

2.Gemi ile ilçe merkezinden Midilli Adası’na geçiş,

3.Merkezden Truva, Assos, Dikili, Çandarlı, Ören (Burhaniye),Akçay’a otobüs ile gidilebilir.

4.Merkezden kalkan dolmuşlarla ulaşabileceğiniz Şeytan Sofrası’nda güneşin batışı seyre değer.

Gece Konaklama: Ayvalık (Sarımsaklı)’da

Balıkesir - Kazdağı Milli Parkı

Ülkemizdeki Milli Parklar

Yeri: Balıkesir ili, Edremit İlçesi sınırlarında, Edremit Körfezi’nin kuzeyinde bulunanmaktadır.

 

Ulaşım: Milli Park alanına, Balıkesir'den 230 nolu, Çanakkale'den 24 nolu karayolu ile ulaşılmaktadır. Saha, Çanakkale'ye 123 km.,Balıkesir'e 92 km. mesafededir.

 

Yörenin Tarihçesi:  Kazdağı tarih öncesi yıllarda da çeşitli medeniyetleri barındırmış muhtelif tarihlerde kentler, kasabalar kurulmuş ve yıkılmıştır. Bilinen tarihi MÖ 2000 yıllarında başlar. Bu tarihlerde Thebe şehri, Lyrnessos şehri, Khrysa şehri, Killa Şehri, Anderia şehri, Antandros şehri, Adramytteion şehri, Astrya şehri, Gargara şehri gibi şehirler kurulmuş bunlardan bir çoğuda Truva savaşları sırasında yok edilmişlerdir.

Homeros İlyada’sında İda Dağı ( Kazdağı ) için ‘Bol pınarlı vahşi hayvanlar anası’ diye bahsetmektedir. Kazdağı’nın heryerinden kaynaklar çıkmaktadır. 1500 mt rakımda dahi yaz kış suyu olan kaynaklar mevcuttur. Edremit, Akçay ve Altınoluk’un buz gibi soğuk ve bol içme ve kullanma suyu Kazdağı’nın eriyen kar sularıdır. Kazdağları’ ndan gelen orman havası ile denizin iyotlu ve oksijen miktarı yüksek havası birleşince Altınoluk Şahinderesi boğazı civarı oksijen çadırı şeklinde ifade edilmektedir. Dünyanın oksijen bolluğu yönünden ilk üç yerinden biri olduğu tespit edilmiştir.

İda Dağı (Kazdağı), dünyada mitoloji ve efsaneler Dağı olarak bilmektedir. Kazdağlarındaki üç efsaneden biri Yunan efsanesi (İlyada) diğerleri Sarıkız ve Hasan ile Emine’ nin aşk öyküler olan iki Türk efsanesidir.Yunan Mitolojisinde Paris'in Altın Elmayı Afrodit'e vermesi sonucu, dünyada ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yerdir. Bilindiği gibi, bu güzellik yarışması getirdiği sonuçları itibarıyla, tarihte meşhur Troia savaşlarının çıkmasına neden olmuştur.

 

Özelliği: Ege Bölgesi ile Marmara Bölgesini birbirinden ayıran,antik çağlarda "İda Dağı" olarak anılan Kaz Dağı, Biga yarımadasının en yüksek kütlesidir.

Kaz Dağının üzerine yerleşmiş, kuzey-güney istikametine uzanan derin vadi ve kanyonları, flora ve fauna açısından zengin bir potansiyel arzetmekte, özellikle de bitki örtüsünün taşıdığı biyolojik çeşitlilik ana kaynak değerini oluşturmaktadır.

Hayvan Türleri: Ayı, Karaca, Yaban Kedisi, Su Samuru, Sincap,Yarasa, Kirpi, Tavşan, Porsuk, sansar, Tilki, Yaban Domuzu, Kartal, Doğan, Atmaca,Şahin, Keklik, Tahtalı, Çulluk ve Balık cinsleri, Alabalık ve sazan türleri bulunmaktadır.

Bitki Örtüsü: Üst tabakada 600-700 rakımlar arasında Kızılçam hakimdir. Üst rakımlarda Karaçam, Kayın, Göknar asli ağaç türleridir. Kestane Meşe, Kızılağaç, Çınar ağaçları bulunmaktadır. Alt tabakada Sistus(Laden), Erika, Karaçalı, Böğürtlen, Sarmaşık bitkileri ile Kekik, Adaçayı, Sumak gibi tıbbi bitkiler açısından da çok zengindir.

 

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Parkın bitki zenginliği ve doğal peyzaj değerlerini sunduğu vadilerde düzenlenen günübirlik kullanım alanlarında, günübirlik rekreasyonel hizmetler sunmaktadır.

Milli Park mahalli yetkilerinin göstereceği kontrollü noktalarda çadırla ve karavanla konaklama yapılabilir

Plajlar

Akçay: Edremit’e 10 km uzaklıktadır. Sahil şeridi olup, kısmen çakıllıdır. Her yerinden fışkıran tatlı , soğuk suları ve artezyenleri ile ünlüdür.

Altınoluk: Edremit’e 28 km. mesafededir. Oksijen deposu özelliğini taşıyan yörede çok sayıda konaklama tesisi ve eğlence mekanları bulunmaktadır.

 

 



 

Ören
    Yalnızca Tarihi değil aynı zamanda Doğal Sit Alanı olan Ören’deki asırlık palamut ağaçlarının, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tek tek numaralandırılarak koruma altına alınması ile Yeşil Ören kimliği de güvence altına alınmıştır.
Tertemiz suyu ve ince kumu ile ünlenen Ören Plajı  2000 yılında bu ününü Avrupa Çevre Eğitim Vakfı (FEE) tarafından verilen ve artık tüm dünyada “Denize Girilebilirlik Ölçütü” olan Mavi Bayrak ile tescil ettirmiştir.Temiz deniz , tertemiz plaj , yemyeşil dinlenme alanları ve bol tatlı su... İşte bunların hepsini bir arada görebileceğiniz çok ender yerlerden birisidir Ören.1,5 km. boyunca yay gibi kıvrılan, Altın Kumlu Ören Plajı genişliği ile de Türkiye’nin en dikkat çekici plajlarından biridir.




Sarımsaklı
Sarımsaklı Ayvalık bölgesinde Küçükköy Belediyesine bağlı bir yerleşim yeridir. Ayvalık
ilçe merkezine 8 km uzaklıktadır. 7 km uzunluğunda 100 m eninde bir kumsala sahip plajı sığ ve kumsalı ince kumdan oluşur.
Beş yıldızlı otellerden, pansiyona kadar her sınıftan konaklama tesisi, orta kalitedeki lokantalarından küçük büfelerine kadar Ayvalık'ın en önemli turistik yöresidir. Denizi sığ ve kumsalı güzeldir..

 

 

Kaplıcalar

BALIKESİR

Kaplıcalar

Edremit - Güre Kaplıcası: Edremit’e 12 km, Akçay’a ise 3 km uzaklıktaki kaplıca sağlık ve dinlenme yeridir. Kaplıcanın orijinal bölümlerinde ilkçağ Roma hamamı özelliklerini taşıdığı görülmektedir. Suyun sıcaklığı 64*C olup, romatizma, kadın hastalıkları, cilt hastalıkları,guatr, kireçlenme, sedef, böbrek taşı ve kumları ile karciğer hastalıklarına iyi gelmektedir. Konaklama imkanı vardır.

 

 

 

 

Bostancı - Entur Kaplıcaları: Burhaniye’nin Edremit çıkışında ve Burhaniye’ye 10 km uzaklıkta son derece modern tesislerdir. Ortalama 51derece sıcaklıktaki yıkanma suyu Romatizma, siyatik, lumbago ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir. Burhaniye-Edremit yol ayrımında olduğundan ulaşım kolaydır.

 

 

 

Edremit - Derman Kaplıcası: Edremit ilçesine 3,5 km uzaklıkta olan kaplıca tesisinde 21 adet küvetli odada banyo imkanı mevcuttur. Kaplıca suyu çeşitli kadın hastalıklarına, romatizmaya ve içilmek suretiyle böbrek taşı rahatsızlıklarına iyi gelmektedir

 

Balıkesir - Kuşcenneti Milli Parkı

Ülkemizdeki Milli Parklar

Yeri: Balıkesir İli Bandırma İlçesi

 

Ulaşım: Marmara Bölgesinde, Balıkesir ili Bandırma ilçesi sınırları içinde Kuş Gölü (Manyas Gölü)'nün kuzeydoğusunda yer alan Milli Parka Balıkesir-Bandırma karayolunun 15 km’ sinde güneye sapan 3 km lik bir yolla ulaşılır.

 

Özelliği: Kış mevsiminin sonlarına doğru Kuş Gölü'nün suları yükselmeye başlar ve kuzeybatı kıyısındaki, küçük söğüt korusunu ve etrafındaki sazlıkları kaplar. Kışın bahara döndüğü günlerde soğuk devreleri güney ülkelerinde geçiren göçmen kuşlar yuva kuracak yer olarak sessizlik içindeki Kuşcenneti Milli Park'ını seçerler. Yuvalarında yumurtlar, kuluçkaya yatarlar. Yavrular gözlerini burada açarlar, beslenir, büyür, serpilir ve gelecek yıl yine gelmek üzere uzaklara uçarlar.

Göl suları, söğüt korusu ve sazlıkların sağladığı beslenme,güvenlik ve barınma olanakları ile elverişli iklim şartları, Avrupa-Asya kıtaları arasında büyük kuş göçlerini bu küçük (64 Ha) yurt köşesine yönelterek, yörenin memleketler arası ün kazanmasına neden olmaktadır.

Kaşıkçıdan balıkçılara, çeltikçiden karabataklara, sazbülbülünden pelikanlara, kuğudan kazlara, ördeklere kadar kuluçka yapan, kışlayan ve göç sırasında uğrayan 239 kuş türünden 2-3 milyon kuş her yıl buraya uğramaktadır.

Kuşcenneti Milli Parkının ülkemizdeki diğer Milli parklardan farklı özel bir yeri vardır. Uluslararası düzeyde önem taşıyan Milli Parktaki kuş zenginliği ve Milli Park tanımı içindeki başarılı koruma uygulaması nedeniyle 1976 yılında Avrupa Konseyince A sınıfı Avrupa diploması verilmiştir. 1981-1986-1991 ve 1996 yıllarında bu diplama yenilenmiştir. Ayrıca 15.4.1998 tarih ve 23314 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan kararla Kuşcenneti, Romsen Sözleşmesi (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan Hakkında Sözleşme) kapsamına alınmıştır.

 

Görülebilecek Yerler: Kuşcennetinde kuş yaşamının ilgi çekici dönemlerini izleme imkanı, Mart-Temmuz ve Eylül-Ekim ayları arasındadır.Gözetleme kulesinden geniş bir çevre gözetlenebilir.

 

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Parkta bulunan müze ve idare merkezinde parkta başta kuşlar hakkında geniş bilgi verilmektedir. Milli Parkta bilimsel araştırmalar yapmak park yönetiminin iznine bağlıdır. Tanıtım vitrinleri vardır. 2001 yılında yeniden yapılmış olan kuş gözetleme kulesi dünyadaki benzerleri arasında en büyük olanıdır. Yüksekliği 17,5 mt olup platformu 40 kişi alabilen kulede ziyaretçilere dürbün verilmektedir. Parkta konaklama ve yiyecek hizmetleri yoktur. 1 kilometre uzaklıkta ki Sığırcıatik köyündeki pansiyonlar ya da Bandırma, Erdek ve Gönen’deki otellerde konaklama imkanı bulunabilir.

 

Doğal Güzellikler ve Mesire Yerleri

Merkez İlçe: 

Değirmen Boğazı

Değirmen Boğazı Piknik Alanı: Piknik alanı, Balıkesir- Bursa karayolunun 10. kilometresi üzerinde bulunmaktadır. Toplam alanı 250 hektardır. Sahada; girişte satış stantları, içeride kır gazinosu, kafeterya, büfe, çocuk oyun alanları basketbol sahası ve otopark bulunmaktadır. Piknik alanı çam, servi, söğüt, gibi 52 tür ağacı bünyesinde bulunmaktadır.

Necati Sezgin Piknik Alanı: Balıkesir Edremit karayolunun 40. km.’-sinde bulunmaktadır. Sahada büfe lokanta, yağmur barınağı, çeşme, piknik üniteleri gibi ziyaretçilere hizmet verebilecek tesisler yer almaktadır. 45 km hektar büyüklüğünde kızıl çam ağaçlarının bulunduğu sahada sakin ve huzurlu piknik yapmak mümkündür.

Çamlık: Şehir kenarında şehre hakim bir tepedir. Çam ağaçları altında dinlenmek ve piknik yapmak mümkündür.Özellikle gece görünümü çok güzedir. Saha içinde bir adet Restaurant ve halı saha mevcuttur.

Er Akın Restaurant- Çamlık Mevkii. Tel: 243 33 66

Atatürk Parkı: Şehrin merkezinde, çam ve çitlenbik ağaçları ile kaplı parkımız; gazinoları çocuk bahçeleri ve iki büyük havuzu ile geniş bir alana yayılmaktadır.İlimiz Kuvâ-yi Milliye Etkinlikleri ile Altıeylül Milli Fuarı etkinlikleri bu alan içerisinde yapılmaktadır. Atatürk Anıtı da park sahası içinde olup, 6 Eylül 1963’de tamamlanmıştır.

Saat Kulesi: Saat Kulesi 1829 yılında Girit’li Mehmet Paşa tarafından İstanbul Galata Kulesi’nin benzeri olarak silindir şeklinde yaptırılmış idi. 1897 yılındaki deprem nedeniyle yıkılınca, 1901 yılında bugünkü şekliyle yeniden yaptırılmıştır. Kare prizma şeklindeki bina, beyaz kesme taş ile yapılmış ve kabartma işçiliklerle de süslü hale getirilmiştir.En üst kat kubbe ile örtülmüş ve büyük bir çan eklenmiştir. Buranın hemen altındaki katta ise dört yöne de birer saat konmuştur.

Şadırvan: Saat kulesinin yakınında yer almaktadır. 1908 yılında Ömer Ali Bey zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Pembe granitten yedi sütuna oturan soğan şeklinde bir kubbe bulunmaktadır. Kemerlerle bağlı sütunların üzerinden yatay bir silme ve saçak yer almaktadır.

Ayvalık İlçesi:

Alibey Adası
Alibey(Cunda) Adası :Ayvalık’ı açık denize karşı kapayan bu adaya bir köprü ile karayolundan geçmek mümkündür. Yazları Ayvalık’tan Alibey Adası’na her saat motor seferleri de yapılmaktadır. Adanın yüksek kesimlerinden boğazların, adaların, iç içe girmiş koylarının güzellikleri seyre değer. Neo - klasik hayranları sessizlik ve doğa ile birlikte olmak isteyenler için en uygun yerdir.Ada merkezinde sıralanmış balıkçı lokantalarında, meşhur Papalina, deniz mahsulleri, mezeleri ve zeytinyağlı ot yemekleri ile akşam yemeklerinin zevki hiç bir yerde bulunmaz.

Çamlık : Şehrin hemen kenarında şehre hakim bir tepedir. Çamlarla kaplı tepede kır gazinoları bulunmaktadır.

Pordoselene Kulesi: Pordoselene Uygarlığı’nın yeri olarak gösterilen Maden Adasının tepesindeki kuledir.

Taşlı Manastır yada Tımarhane Adası: Çamlık Koyunun tam karşısında kocaman bir kayalık ve bu kayalığın dibinde küçük bir bina gibi görünen bir adadır. Tımarhane Adası mucizeleri nedeniyle bu adı almıştır.Adaya zincirlere bağlı olarak çıkanların,akılları başlarında indikleri söylenmektedir.

Şeytan Sofrası Ve Öteki Tepeler: Şeytan Sofrası harikulade bir tepedir. Deniz, koylar ve çamlıklar tepeye çıktığınızda ayağınızın altında kalır.Şeytan Sofrası, yuvarlak bir sofra gibidir. Çepçevre sarp kayaların üzerindedir. Gün batımını seyretmek için Şeytan Sofrasına gitmek isteyenler Cumhuriyet alanından dolmuşlarla veya Çamlıktan sonra Sarımsak yoluna devam edildiğinde bir kilometre sonra sağa işaret levhasını görüp döndüklerinde dar asfalt yolu takip edilerek ulaşabilirler.

Tavşan Kulakları Tepesi: Şeytan Sofrası’nın yanı başındaki tepedir. Tepeye çıkıldığında, tavşan kulağı biçiminde, 3 insan boyu yüksekliğinde iki kaya ile karşılaşırsınız. Dipleri toprakta değil, yatay plakamsı bir kayanın üzerinde durmaktadır.Manzarası harikadır


Çıplak Tepe: Eskilerin Kalın Dağ dedikleri kraterin tepesidir. Çamlık’ taki Tenis Kulübünün arkasına düşer. Zirvesinden koyları ve adaları değişik bir açıdan görme olanağı bulabilirsiniz.

İlk Kurşun Tepesi: Önceki kuşağın “İlyas Peygamber” dediği tepe. Kentin hakim noktasıdır.Cumhuriyet Döneminde, düşmana atılan “İlk Asker Kurşunu Anısına” “İlk Kurşun Tepesi” adı verilmiştir. İlk Kurşun Tepesi de mutlaka çıkılması gereken bir yerdir.

Delikli Taş Ve Kartal Yuvası: Çamlık Koyunda iskeleye gelindiğinde uç kısma kadar yürüyüp,Tımarhane Adasıyla bulunduğumuz yer arasındaki boğaza bakıldığında, ayağınızın altından başlayan , denizin içine ilerleyen kayalıklara eskiler ‘’Kartal Yuvası’’, az ötesinde ve denizden fışkırmış gibi duran delikli, katran rengi kayaya ‘’Delikli Taş’’diyorlar.

Adalar : 22 adası olan Ayvalık aynı zamanda bir adalar kentidir. Cunda Adası dışındaki adalarda yerleşim yoktur.

İşte Adaları : Çıplak/ Yuvarlak/ Kamış/ Güneş/ Yumurta/ Kılavuz/ Taşlı/ Yelken/ Yalnız/ Küçük Maden/ Maden/ Alibey(Cunda)/ Hasır/ Dolap/ Kutu/ Balık/ Kayabaşı/ Çiçek / Kız/ Poyraz/ Tavuk.

Edremit İlçesi:

Yunus Emre Parkı: Edremit girişindedir.Çay bahçeleri,havuzu ve çiçekleri ile güzel bir dinlenme yeridir.
Zeytinyağı Fabrikaları: Sızma ve kontinü denilen sistemlerle zeytin meyvesinin sıkılarak zeytinyağı elde edilen fabrikalar şehir merkezinde görülebilir.Ayrıca zeytin,zeytinyağı,sabun gibi ihtiyaç maddeleri ticareti yapan bir çok dükkan ve mağazalar görülmeye değerdir.

Akçay: Özellikle deniz turizmi açısından büyük önem taşıyan Akçay’da, bir çok otel,motel,tatil köyü ve kamplar mevcuttur.Bunun yanı sıra eğlence yerleri,yeme-içme tesisleri bulunmaktadır. Her yıl Ağustos ayı içerisinde Akçay Belediyesince Zeytin Festivali düzenlenir.
Denizden Fışkıran Tatlı Sular Akçay’ın en büyük özelliği içme suyunun çok bol oluşudur.Bunun bir kanıtı da denizden fışkıran artezyen sularıdır.Akçay iskelesinin sağ ve sol taraflarında etrafı taşlarla çevrili tatlı su artezyenlerini görebilirsiniz.

Sarıkız Heykeli: Akçay’ın merkezi Barbaros Meydanında Turizm Danışmanın ön kısmındadır.Sarıkız anısına Edremit Belediyesi tarafından yaptırılan heykelin önündeki havuza Sarıkız’dan dilekte bulunanlarca bozuk para atılır.Sarıkız türbesi de Kazdağı’nın zirvesinde Sarıkız Tepesinde bulunmaktadır.



Altınoluk:
İzmir-Çanakkale yolu üzerinde bulunan Altınoluk Edremit’e 25 km.Akçay’a 17 km. uzaklıkta olup önemli turizm beldelerinden biridir.Doğusundaki 215 metrelik bir tepenin üzerinde bulunan antik Antandros kentini çıkarma çalışmaları devam etmektedir.Altınoluk Anfi tiyatroda çeşitli kültür ve sanat festivalleri sürdürülmekte ve Ağustos ayı içerisinde Altınoluk Festivali düzenlenmektedir.Altınoluk’ta dağ kısmında çay bahçeleri,sahil kesiminde de konaklama,yeme-içme ve eğlence yerleri yer almaktadır.Günlük tekne turları düzenlenir.

Şahinderesi Kanyonu:Altınoluk sınırları içinde bulunan kanyon oksijen yoğunluğu açısından dünyada Alplerden sonra % 55 le ikinci sıradadır. Kazdağları’nın Altınoluk bölgesi eteğinde bulunmaktadır. Altınoluk’u tepeden görür.Temiz kaynak suları olan bol ağaçlı bir piknik yeridir.Ayrıca bir konaklama tesisi ve restoranı bulunmaktadır.
Subaşı:
Altınoluk’un 2.5 km batısında Doyran Köyüne çıkan yolun 500 m sağında şehir içme kullanma suyunun sağlandığı kaynağın başıdır. Asırlık çınar ve ceviz ağaçlarının gölgelediği Subaşı’nda çağlayan suyunun serinliğinde oturabileceğiniz kır gazinoları vardır.
Bent: Altınoluk’un 2 km doğusunda Şahin dere’nin düzlüğe çıkış noktasındadır. Belediye tarafından 40 yataklı bir otel yaptırılmıştır.
Mıhlı Çayı: Balıkesir- Çanakkale il sınırındadır.Altınoluk-Küçükkuyu istikametinde Altınoluk’tan 5 km. ileridedir. Mıhlı Çayı’ndan iç kısımlara doğru gidildiğinde Baş değirmen Mevkii gelir.Baş Değirmen Köprüsü Roma mimarisi ile yapılmış olup, eski zamanlarda Truva’ya giden tek ulaşım yoludur.Bugün ise yöredeki zeytinliklere ve trekking yapanlara yol vermektedir. Bu mevkide ayrıca küçük göletler ve şelaleler bulunmaktadır.

Güre:Akçay’dan 4 km. ilerisinde, Çanakkale yolu üzerindedir. Kazdağı eteklerinde bulunan belde , özellikle sıcak suları ile ünlü termal turizm yöresidir. Çeşitli hastalıklara şifa olan 64 derecedeki kaplıca suyu, tes
isleri ile yıl boyunca yerli ve yabancı turistlere açıktır. Belde merkezinde bulunan mini anfi tiyatroda çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri yapılmakta, ayrıca Ağustos ayı içerisinde, Güre Sarıkız etkinlikleri, Güre Belediyesi tarafından organize edilmektedir. Pınarbaşı piknik yeri, Milli Park’ın rekreasyon alanlarından olup,otoparkı mevcuttur.Piknik için idealdir.

Güre Gelinçamı Piknik Yeri:Güre Köyü’ne 3 km mesafede halka açık bir piknik yeri Güre’den itibaren yeni açılan yol ile ulaşılabilir. Her yıl Güre Belediyesince yapılmakta olan Sarıkız etkinliklerinin bir bölümü burada yapılmaktadır.

Pınarbaşı Pik.Alanı:Güre Köyü sınırları içinde Akçay’a 6 km mesafede bir piknik yeridir. Yamaçtan akan bol ve buz gibi su yaz aylarında serinlemek için ideal bir köşedir. Orman Müdürlüğü’nce işletilmektedir. Ayrıca piknik alanı içerisinde Alabalık üretilen bir çiftlik bulunmaktadır.
Zeytinli Çay Bahçesi: Zeytinli Çayı’nın kenarında bulunan bu piknik ve mesire yeri, Zeytinli merkezden 500 metre ileridedir.