BALIK SAĞLIKTIR ... FAYDALIDIR..
Balık eti, kırmızı ete oranla daha az yağlıdır ve bazı özel yağ asitleri içerir. EPA ve DHA adı verilen bu özel asitler, et, süt, peynir gibi diğer hayvansal besinlerde yoktur. Bu yağ asitleri kan pıhtı oluşumunu engelleyerek, atardamarın tıkanmasını önler, böylece kalp krizi ve felç riskini azaltır, tansiyonu düşürür. Bu nedenle şeker hastalarının, kalp hastalığı ve felç riskinden daha çok etkilendikleri için diğer insanlara göre daha fazla balık yemelidirler
Balıkların diğer hayvanlara göre genel olarak daha az yağlı olduklarını, bu nedenle kilonun sağlıklı düzeyde tutulabilmesine yardımcıdır; balık etinin bu özelliğinden dolayı zayıflama diyetlerinin vazgeçilmez besinidir.
Balığın protein içeriğinin ete eşdeğerdir, fasulyede bulunan proteinlere göre de aminoasitlerin fazla olması nedeniyle daha çok sindirilir ve vücutta daha çok kullanılabilir özelliktedir.
Balığın kılçığında bulunan yüksek orandaki kalsiyum ve fosfor kemiklerin sağlığı ve dayanıklılığı bakımından önemlidir. Bu özelliği nedeniyle kemik erimesi sorununu fazla yaşayan menopoz dönemindeki kadınlar ve yaşlıların balık etini fazla tüketmesi gerekir. Sardalya ve somon gibi konserve balıklar ve yumuşak kılçıklarıyla beraber yenilebilecek küçük balıklar, bu nedenle süt ürünleri yanında beslenmemizde daha fazla kalsiyum almanın en iyi yoludur.
Türkiye’nin bazı bölgelerinde iyot eksikliği nedeniyle guatr ve zeka geriliği gibi ciddi sağlık sorunlarının yoğun olarak görülür, balığın iyot bakımından da zengin bir besindir.
Vücudun kış aylarında daha fazla ihtiyaç duyduğu A, B1, B2 ve D vitaminlerinin balık tüketimi ile karşılanabilinir.
Kızartma işlemi sırasında yağlarda oluşan bazı maddelerin kanser yapıcı özellikte olabildiğinden dolayı balığın ızgara veya buğulama şeklinde haftada en az iki kez tüketilmelidir.
Omega 6 yağ asidinin öneminin önceden beri bilinir, Omega 3 yağ asidinin insan sağlığına olumlu etkilerinin ise son yıllarda anlaşılmıştır.
Omega 3 yağ asidi balık ve su ürünlerinde, Omega 6 yağ asidi ise özellikle uskumru ve sardalya balıklarında yüksek oranda bulunuyor.
Bu yağ asitleri kalp damar sağlığı, beyin ve hücre gelişimi, bebek ve çocukların sağlıklı büyümesi ile hamile ve emziren kadınlarda olumlu etki yaratıyor.
BALIK ALIRKEN .. TAZE BALIK NASIL ANLAŞILIR
Su ürünleri; bağ dokusunun az, su miktarı çok doymamış yağ asitlerinin yüksek miktarda olması ve çevresel faktörlerden kolay etkilenmesi nedeniyle çok çabuk bozulan bir besin maddesidir. Bu nedenle balık alırken tazeliğini çok iyi kontrol etmek gerekir.
Taze balığın görünüşü son derece canlı olur, gözleri parlak ve dışa bombelidir. Balık tazeliğini yitirmeye başlayınca gözleri buğunlanır ve içeri çöker.
Taze balığın solungaçları canlı kırmızı olur. Balık bayatladıkça bu renk değişir.
Taze balığın derisi gergin ve parlak olur. Pulsuz balıklar bayatlamaya başladıkça dersinin parlaklığı azalır, karın tarafında buruşmalar oluşur. Pullu balıkların pulları tazeyken gövdeye sıkıca yapışıktır. Elimize pulların gelmemesi gerekir.
Taze balığın eti sıkı ve elastiki olup, parmakla bastırıldığında meydana gelen çukurluk anında düzelir. Bayatlamış balıklarda et yumuşak ve peltemsi olduğundan iz kalır.
Genelde bir çok hile hurdayla bayat balıklar balık seçme işini ucundan kıyısından anlayanlara dahi taze balık gibi yutturulabiliyor. Ancak bayat balıkların bazı özellikleri olur ki bunları kamufle etmek mümkün değildir. En başta gözler ve katılık durumu. Çok taze ve taze balıklarda gözler dışa doğru bombeli olup, göz bebeği genelde büyüktür. Ancak gözlerin bu anlattığım şekilde olmaması balığın yenmeyecek derecede bayat olduğu anlamına da gelmez, sadece tercih edilmeme kriterini oluşturur. Bunun dışında deep freezeden çıkmış balıkları da gözlerinin içinde bulunan beyazlıktan rahatlıkla anlayabilirsiniz. Göz merceğini oluşturan yapı donarak opak bir hal alır ve balığın gözünün ortasında belli belirsiz bir beyazlık oluşur. Yine aynı şekilde buzhane balıklarının ve bayat balıkların renkleri belirgin şekilde soluktur. Balığın ilk sudan çıktığındaki canlı renkleri giderek cansızlaşır ve en sonunda (gümüşi renklerdeki balıklar için) mat griye döner. Bu renkte olan balıklardan kesinlikle kaçınılmalıdır.
Katılık durumu rigor mortis olarak da adlandırılır ve balığın saklanma şartlarına göre 24-96 saat arasında sürer. Balığın katı olması tazeliğinin en iyi belirtilerindendir ama katılığı geçen balığın da her zaman bayat balık olması şart değildir. Özellikle ağdan toplanan balıklar ezilmeleri nedeniyle katılık hallerini çok daha hızlı kaybeder.
Ve koku... Kesinlikle balığın tazeliğinin en net belirleyicilerindendir. Kokuyu ve görüntüyü düzeltmek için balıkçılar balıkları devamlı sularlar. Bunun için size tavsiyem eğer parmağınız hafif kokmasından şikayetçi olmazsanız balığın galsama altına parmağınızı hafifçe dokundurup koklamanızdır
Balık Nasıl Muhafaza Edilmelidir..
Saklama süresi 20 saati geçecekse temizlenip buzdolabına konulmalıdır. Buzdolabının +5Clik yerinde 2 gün saklanabilir.
Daha uzun süreli saklamalar -18Clik derin dondurucularda veya bağımsız derin dondurucularda yapılmalıdır.
Balık dondurulmadan önce porsiyonlara bölünüp alüminyum folyo veya asetat ile ambalajlanmalıdır. Ambalajlar önce buzdolabının 0 ile +5Clik bölümünde birkaç saat soğutmalı, sonra derin dondurucuya konulmalıdır. Bu işlem sırasında derin dondurucu şoklama konumuna getirilmelidir.
Balıklar dondurulmadan önce hafif tuzlanır, böylece diriliğini korur.
Dondurulan balıklar çözüldüğünde, tekrar dondurulmamalıdır.
İri balıklar buzdolabının normal kısmına alınarak bir gün dinlenerek çözülmelidir. Paket karidesler ise hemen sıcak suya atılabilir.
HANGİ BALIK HANGİ MEVSİMDE YENİR
MEVSİME GÖRE BALIK
Her balığı her mevsim bulamadığınız gibi, hepsinin tutulma mevsimi ve lezzetli oldukları zamanlar farklıdır. İşte aylara göre balığı ne zaman bulabileceğinizin kısa bir listesi.
Ocak
Uskumru, lüfer, palamut, istavrit lezzetini korur. Kefal ve hamsi tam yağlı durumdadır. Çinekop, kofana ve mezgit ise pazarlarda kolayca bulunur. Tekir ve kırlangıç; bolca avlanır. Barbunya, kılıç ve mercan az tutulur.
Şubat
Şubatta başlayan kalkan mevsimi, mayıs ayı sonuna kadar devam eder. Tekir bolca çıkar. Uskumru, lüfer, palamut ise yağını kaybetmeye başlar. Gürnüşbalığı ve kefal lezzetle yenir.
Mart
Kefal, levrek ve kalkanın en lezzetli zamanıdır. Uskumru çiroz olmaya yüz tutmuştur; tavası ve pilakisi yapılabilir. Gürnüşbalığı fazlaca çıkmaya başlar. Lüfer ve palamut yağını kaybettiğinden, sadece tava ve pilaki yapılmaya elverişlidir. Kofananın ise ızgarası olur. Tekir lezzetlidir.
Nisan
Kalkanın en bol zamanıdır. Mercan, levrek, kılıç ve kırlangıç bolca çıkmaya baslar. Bu nedenle diğer aylara göre daha ucuzdurlar. Ancak kılıç çok lezzetli değildir. Gürnüşbalığı, kefal, mezgit, tekir ve barbunya çok tutulur. Eşkina bu ayda görülür.
Mayıs
Levrek, barbunya, dil balığı, tekir, kılıç ve iskorpit zevkle yenir. Fazlaca çıktığından her gün pazarlarda bulmak mümkündür. Uskumru, torik, palamut, hamsi ve istavrit yağlarını kaybetmişlerdir. Kefal ise lezzetlidir.
Haziran
Haziranda balık az tutulur. Dip balıkları, yumurtalarını dökmüş olduklarından dağınık gezerler. Bu nedenle balıkçılık açısından verimsiz bir aydır. Tekir, barbunya, mercan, levrek ve eşkina bulunur; ama pahalıdırlar.
Temmuz
Mevsimi başlayan sardalya, ekim ortasına kadar lezzetini sürdürür, istavrit ile uskumru kızartmaya ve haşlamaya elverişlidir. Tekir ve barbunya lezzetli, kefal ise lezzetsizdir.
Ağustos
Çingene palarnutu mevsimi açılır. Boyu uskumru kadar ya da biraz daha iridir. Sardalyanın en lezzetli zamanıdır. Ağustos ayında kılıcın tadına doyum olmaz, izmarit lezzetini bulmuştur. Kefal tavsiye edilmez.
Eylül
Sardalya ve kılıç lezzetlidir. Palamut irileşir, her türlü pişirmeye elverişlidir. Lüfer bu dönem pahalıdır, istavrit ve kırlangıç bolca çıkar.
Ekim
Geçici balıkların, yazın Karadeniz'de beslenip, Marmara'ya göçe başladıkları dönemdir. Bu nedenle bol miktarda balık çıkar. Uskumru turfanda olarak kendini gösterir. Lüfer tam lezzetini kazanmıştır, istavrit yağlanmıştır. Palamut bolca çıkar. Tekir, barbunya, kılıç, levrek, mercan, sardunya, eşkina, torik, izmarit gibi balıkları ucuz almak mümkündür.
Kasım
Uskumrunun en iyi zamanıdır. Torik akışı başlamıştır. Pisinin en lezzetli olduğu aydır. Ekim ayında bol bulunan ve'lezzetii olan balıklar kasım ayında da vardır.
Aralık
Uskumru, lüfer, palamut ve torik yağlı olduklarından her türlü pişirilebilirler. Hamsi lezzetlidir. Tekir bol bulunur
BALIĞA GÖRE MEVSİM
BARBUNYA
Denizlerimizin bu tatlı balığı genellikle Ege veAkdenizde bulunur. Yerli bir balık türü olan barbunya sıcak ve ılık denizlerin kıyıya yakın olan kumlu ve çamurlu diplerinde, az olmakla beraber kayalık yerlerde yaşar. Genelde 17 ila 20 cm arasında olup nadiren 40cm ye kadar çıkar. Kaya Barbunyası, Kum barbunyası, Ot barbunyası ve Paşa barbunu diye dört çeşidi vardır. Bunların içinde en makbulu kaya barbunyasıdır. Sırtı kırmızı ve karın kısmı beyaz olan kaya barbununun sırtında hiç gri leke bulunmaz. Kum ve ot barbunyasında ise sırt gri ile kırmızı renklerin karmaşası halindedir. Paşa barbununun her iki yanında, çeneden kuyruğa doğru sarı bir şerit bulunur. Tekir ile çok karıştırılan bu balığın en lezzetli zamanı Temmuz ile Ekim ayları arasıdır. Bu süre zarfında tavası, ızgarası ve kağıtta kebabı çok güzel olur. Tekirden en büyük farklılığı kafasının daha uzun oluşudur. Tekirin kafası küttür ve çene altında iki adet sakalı bulunur.
TEKİR
Barbunyaya çok benzeyen ve yakın akrabası olan bu balık bütün denizlerimizde avlanır. Karadeniz ve Marmara da avlanılanlar 6 ila 10 cm arasındadır. Ege ve Akdeniz de ise boyları Barbunyayı yakalar. Çene altı bıyıklarının uzunluğu, küt kafası ve birinci sırt yüzgeçindeki sarı-siyah benekleri ile Barbunya dan ayrılır. Dört mevsim yenebilecek bu balığın en lezzetli zamanı, aynen Barbunya da olduğu gibi Temmuz-Ekim ayları arasıdır. Tavası ve kağıt kebabı çok güzel olur.
ÇİPURA
Egenin meşhur yerli balığı olan ve küçük sürüler halinde gezen Çipura son yıllarda çiftliklerde de üretilmeye başlanmıştır. Çipura Elips biçiminde yassı vücudu, beyaz karnı, koyu gri sırtı ve pembemsi yanakları ile tanınır. Atlas Okyanusu, Kuzeybatı Karadeniz, Ege ve Akdeniz de bulunur. Bir zamanlar Marmara Denizinde de yakalanan ve Alyanak adıyla tanınan bu balığın maalesef nesli tükenmiş bulunmaktadır. Genelde 20 ila 35 cm arasındadır. Ancak 6-7 kg ya varanlarına da rastlanmıştır. Her mevsimde zevkle yenebilen bu balığın ızgarası, buğulaması, çorbası, fırını çok güzel olur. Izgara için ideal büyüklük 250 ila 350 gramdır (3 ila 4 adet/kilo). Daha büyüklerinin fırında pişirilmesi tercih edilmelidir. Buğulama ve çorba için her boyu kullanılabilir. Tadı nefis olan bu balığı katkısız, yani ızgara veya fırında yenmesi tercih edilmelidir. İsparoz ve lidaki bu türün küçük çeşitleridir.
KARAGÖZ
Çipuranın yakın akrabası olan Karagöz, elips şeklinde, yassı, gümüşi pulları olan yerli bir balıktır. Baltabaş, Sivrigaga, Sargos ve Mırmır gibi çeşitleri vardır. Ortalama 20-25 cm, en 50 cm boyunda olur. Yazın taşlık ve yosunluk, midyesi bol yerlerde yaşar. Kışın derin sulara çekilir. Her mevsimde yenebilen bu balık,özellikle Mayıs-Temmuz ayları haricinde daha yağlı ve lezzetlidir. Aynen Çipura gibi ızgarası, buğulaması,fırını ve çorbası çok güzel olur. 1 kg ve daha büyüklerinin fırını tercih edilmelidir.
DİL BALIĞI
Dil balığı da yerli balıklarımızdan olup Ege ve Akdenizde bolca yakalanır. Her mevsimde yenebilir. En lezzetli zamanı kasım ilâ şubat ayları arasıdır. Tavası çok güzel olur. İrilerinden fileto çıkarılıp şiş veya salçalı fileto yapılabilir.
HAMSİ
1988 yılında 310.000 ton ile toplam balık avcılığımızın yaklaşık üçte ikisini meydana getirmektedir (40.000 ton tatlı su üretim ve avcılığı dahil, 1988 yılında toplam 480.000 ton). Gözlerinin gerisine kayan ağzı ve yivrilmiş burnu ile yakın akrabası Sardalyadan kolaylıkla ayrılır. Gümüş balığı (Aterina) da hamsinin akrabasıdır. Boyu ortalama 12 cm olup azami 18-20 cm ye kadar büyürler ve çok büyük sürüler halinde gezerler. Karadeniz hamsisi Azak ve Karadeniz olmak üzere ikiye ayrılır. Azak hamsisinin burnu daha küttür. Azak Denizinde üreyip kışlamak üzere güneye, bizim Orta veDoğu Karadeniz bölgesine inerler; Nisan sonunda da kuzeye göç ederler. Karadeniz hamsisi ise Kuzeybatı Karadenizde ürer, kışlamak üzere Kasımdan Şubata kadar Trakya kıyılarına ve Marmaraya göç eder. Nisan ayında da yumurtlamak üzere Karadenize çıkar. Ayrıca Marmara Hamsisi denilen, yalnız Marmarada çıkan, daha küçük ve göç etmiyen bir hamsi türü de vardır. Aynı tür Kuzey Egede de bulunur. Bu hamsinin sırt rengi daha açıktır. Hamsi özellikle Karadeniz yöremizin temel gıdası, temel protein kaynağıdır. Fiyatının ucuz olması nedeniyle çok geniş kitleler tarafından tüketilir. Hamsinin hemen her türlü yemeği yapılır. Izgara, tava, fırın, kağıt kebabı,buğulama, pilaki, yahni gibi. Siyah etli balık olmasına rağmen buğulamaya son derece uygundur. Yaz aylarında yağsız olduğu için ızgara yerine tava veya buğulaması tercih edilmelidir. Kış aylarında yakalanan hamsi tuzlanıp saklanır. Buna ançovi tabir edilir. Ayrıca balık yağı ve balık unu üretimindede kullanılmaktadır.
SARDALYA
Hamsinin yakın akrabası sardalya sürüler halinde yaşarve kıyılar boyunca göç eder. Hamsi gibi Ticari değeri çok yüksek bir balıktır. 1988 yılında 90.000 ton ile hemen hamsiden sonra yer alır. Kurutularak, tuzlanarak hatta balık yağı ve balık unu elde etmekte kullanılır.Sardalya adı konserve işleminden dolayı konserve ile özdeşleşmiştir. Hatta ringa konservesine de aynı ad verilir.Sardalya Akdenizde 15-20 cm dolaylarındadır. Okyanusta ise 30 cm ye kadar büyürler. Hamsi Karadeniz için neyse sardalya da Portekiz, İspanyanın Atlas Okyanusu kıyıları, Sicilya ve Malta için de aynı şeydir. Bu ülkelerde birçok yemek sardalya üzerine kurulmuştur. Ülkemizde Kuzey Ege de bolca yakalanan sardalyanın en lezzetli mevsimi Temmuz-Ekim aylarıdır. Bu sürede çeşitli ızgaraları, fırını ve kağıt kebabı, buğulaması ve pilakisi yapılabilir. Kasım-Haziran arasında ise ancak pilaki ve buğulaması yapılabilirse de bir önceki döneminki kadar lezzetli olmaz. Sardalyanın küçüğüne papalina tabir edilir; ayıklamadan yemeği yapılır. Tirsi ise sardalya azmanıdır. Kıl tarzında çok kılçığı vardır ve sardalya kadar lezzetli değildir.
USKUMRU
Kolyosa çok benzeyen ve sürüler halinde dolaşan göçmen bir balıktır. Denizlerimizde 30 cm civarında olan uskumru Kuzey Denizinde 50 cm ye kadar büyür. Yaz aylarını Karadeniz de geçiren uskumru Eylül ve Ekim aylarında Marmaraya iner ve kışı burada geçirip yumurtlar. Mart ilâ Haziran aylarında da Karadenize döner. Uskumru büyüklüğüne göre üç değişik ad ile adlandırılır. En küçüğü kalinaryadır. 20-25 cm civarında ve yağlı olanları uskumru, dönüş uskumrusu ise çiroz olarak adlandırılır. Yazın yakalananlara ise lipari denir. En lezzetli olduğu dönem Eylül ayından yumurtlamaya başladığı Ocak ayı sonuna kadardır. Bu süre içinde ızgarası, kağıt kebabı, dolması, köftesi ve tuzlaması çok güzel olur. Bu mevsimlerde yağlı olduğundan tavası tavsiye edilmez. Şubattan itibaren yağını kaybetmeye başladığından tavası yapılabilir. Yazın yakalananlar ise pilaki ve tava için uygundur. İlkbaharda Karadenize dönüş yapan çirozlar kurutulur. Esas adı çiroz kurusu olan bu kurutulmuş balığa geçen zaman içinde ismi kısaltılarak yalnızca çiroz denmeye başlanmıştır.
Uskumrunun kolyostan önemli farklılıkları aşağıdadır.
-Uskumru ile kolyozun sırt desenleri birbirine benzemekle birlikte kolyosun rengi koyu, uskumrunun ise açıktır.-Uskumrunun kuyruk çatalının içi boş ve iki çizgiden ibaret bir V harfi tarzındadır. Kolyosunki ise doludur.-Uskumrunun gözleri neredeyse toplu iğne başı kadar küçük, kolyosun ise oldukça iridir.KOLYOS
Uskumruya çok benzeyen bu balık uskumruyla beraber sürüler halinde göç eder. Ayrıca Marmara ve Ege Denizinde yerli türleri de bulunur. Tadı uskumru ya nazaran oldukça yavan olduğundan genelde tavası yapılır. Ocak ayı en yağlı zamanı olduğundan tuzlama için en ideal zamanıdır. Tuzlaması çok güzel olur.
LÜFER
Akdeniz,Karadeniz, Marmara, Hint Okyanusu ve Atlas Okyanusunda sürüler dolaşan lüfer pullu bir göçmen balıktır. Soğuk denizlerde yaşayanları daha yağlı olduğundan daha da lezzetli olur. Ülkemizde Karadeniz de ve İstanbul Boğazı ile Marmara Denizinde yakalananların tadı muhteşemdir. Daha güney denizlerimize inildikçe yavanlaşır ve kendisine mahsus o güzel tad ve kokuyu kaybeder. Eylül ortasından Ocak sonuna kadar olan zamanı en yağlı ve lezzetli zamanıdır. Bu devre içinde ızgarası tavsiye edilir. Çinekopun da ızgarası çok iyi olur, ancak mevsimi lüfere göre kısadır. Kasım sonundan itibaren azalmaya başlar. Diğer zamanlarda, büyüklüğüne göre pilakisi, buğulaması, kağıt kebabı ve tavası olur. İlkbaharda son derece yağsız olduklarından tava, pilaki ve buğulaması tercih edilmelidir. Lüfer büyüklüğüne göre en çok isim alan balıktır.
Lüfer çeşitleri şöyledir:
- 10 cm ye kadar................... yaprak (20 adet/kg)- 11-13 cm arası.................... çinekop (16-19 adet/kg)- 14-16 cm arası.................... kabaçinekop (10-15 adet/kg)- 17-20 cm arası.................... sarıkanat (9-14 adet/kg)- 21-30 cm arası ................... lüfer (4-8 adet/kg) - 31-35 cm arası.................... kaba lüfer (2-3 adet/kg)- 35 cm den büyük................ kofana ( yaklaşık 1 kg /adet veya daha büyük)
PALAMUT
Uskumru,torik ve orkinosu içeren bir familyadandır. Sürüler halinde yaşayan pulsuz, siyah etli bir göçmen balıktır. Sırtı çizgili, karnı gümüş rengindedir.Uzunluğu 1 metreye kadar varır. Bu familyanın çeşitleri bütün denizlerimizde görülmekle birlikte en lezzetlileri Karadeniz ve Marmara da avlanılan tipleridir. Karadeniz ve Marmara palamutunda baştan kuyruğa doğru muntazam çizgiler halinde giden, dördü koyu, üçü açık menevişli yedi adet bant bulunur. Ege de yaşayan, Tombik, Benekli Orkinos ve Yazılı Orkinos isimleri alan yakın akrabasında ise sırttan karına doğru dalgalar halinde inen en az 16 adet alacalı bant ile karın civarında en az üç adet siyah benek bulunur. Bu cinsin etinin tadı, hakiki palamuta nazaran hiç güzel değildir. Ama çok kişi bu özelliği bilmeyip palamut diye aldanır ve sonra palamuttan soğur. Palamut avı Ağustos ayında başlar. Önce Karadeniz den sürüler halinde vanoz ve çingene palamutu, Eylül den itibaren de palamut gelmeye başlar. En lezzetli zamanıda Eylül başından Şubat ortalarına kadar olan zamandır. Bu mevsimde çok yağlı olduğundan tavası biraz ağır kaçar. Bu nedenle ızgarası ve fırını tavsiye edilir. Aynı mevsimde yahnisi de harika olur. Diğer mevsimlerde tavası yapılabilir. Palamut siyah etli bir balık olduğundan buğulaması ve çorbası tavsiye edilmez.
Palamutun boyuna göre isimlendirilmesi aşağıdaki gibidir:
- 20 cm ye kadar........................ palamut vanozu- 20-30 cm arası..........................çingene palamutu- 31-40 cm arası..........................palamut- 40-45 cm arası..........................kestane palamutu- 45-50 cm arası .........................zindandelen- 51-60 cm arası..........................torik- 61-65 cm arası..........................sivri- 65-70 cm arası..........................altıparmak- 70 cm den büyük......................zindandelenTorik ve toriğin büyük boyları palamuttan daha çokyağlıdır. Bu nedenle tuzlama ve lakerdası tercih edilir.
LEVREK, MİNEKOP, EŞKİNE
12 değişik türden meydana gelen bu familya ılık ve tropik sukarın sığ kesimlerinde yaşar. Vücutları iğ biçiminde ve yandan hafif basıktır. Pulları oldukça iriolan levreklerin yanları genelde beyaz, alt bölümlerigümüşi, alt yüzgeçi ise sarımsıdır. En irileri 1 metreyigeçebilir. Ülkemiz denizlerinde 20 ila 60 cm arasındaolurlar. Bayağı levrek ve benekli levrek olmak üzere iki tipi mevcuttur. Sırtlarındaki çok sayıda benek ile ayrılırlar. Benekli levrek Güney Ege ve Akdeniz de, bayağı levrek ise bütün denizlerimizde görülür. Karadeniz de kötek olarak ta bilinen minekop ta bu familyanın diğer bir türüdür. Eşkineye çok benzeyen minekoplar 30 ila 80 cm arasında olur. 1 metreden büyük ve 20-25 kg olanlarına da rastlanmıştır. Erişkinler kıyıya yakın kayalık dipleri, yavrular ise akarsu ağızlarını tercih ederler. Parlak mavimsi-gri renkteki vücudu sırttan karına doğru inen sarı menevişli çizgilerle bezenmiştir. Karnı gümüşi beyazdır. Eşkine ise bütün denizlerimizde görünen kıyıya yakın kayalık diplerde yaşıyan bir türdür. Ortalama 30 cm ve 600 gramdır. 3-4 kiloluk irilerine de rastlanmıştır. Sırtı kamburumsudur ve koyu kahve ile lacivert arası bir renktedir. Karnı ise sarı-beyaz menevişlidir. Başının içinde, gözlerinin arkasında herbiri 4-5 gram ağırlığında iki adet beyaz taş bulunur. Halk arasında bu taşların idrar söktürücü ve böbrek taşı düşürücü olduğuna inanılır. Genelde tek gezen, geceleri avlanan ve oyuklar arasından süzülürcesine dolaşan bu balığın başlıca besini karides ve yavru balıklardır. Yıl boyunca yenen levreğin çok lezzetli eti vardır. En güzel mevsimi kış ayları ve ilkbaharın başıdır. Her türlü yemeği yapılan levreğin buğulaması, fırında kağıt kebabı ve mayonezlisi nefis olur. Levrek özellikle şaraplı ve mayonezli balık yemeklerine çok güzel gider.
TRANÇA,SİNARİT
Trança genelde sinaritlerin irisi için kullanılan bir isimdir. Lagos ve orfozla büyük benzerlik gösterirlerse de ayrı familyalara mensupturlar.
İSTAVRİT
İstavrit, Marmara ve Boğaz da balık avlamaya başlayanların ilk tanıştıkları balıktır. Ağzı öne uzayabilen, dişleri ince, gözleri iri, kuyruğu derinçatallı ve vücudu iğ biçiminde olan göçmen bir balıktır. Marmara, Ege ve Karadeniz de yaşayan yerli türleri de vardır. Marmarada 15-20 cm, Ege de 30 cm civarında olurlar. Marmara da boyu 10 cm nin altında olan küçük istavritlere kıraça tabir edilir. Karadenizin doğusunda istavritler palamut büyüklüğünde, yaklaşık 50 cm boyunda olurlar. Sarıkuyruk istavrit veya sarıkanat istavrit diye anılan tipi sularımızda en çok bulunan türüdür. İstavritler sonbaharda Marmaraya iner, mayıstan itibaren de Karadenize geri dönmeye başlarlar. Her mevsimde yakalanan istavritin en lezzetli olduğu zaman Kasım ila Şubat ayları arasıdır. Tavası ve fırını çok güzel olur.
İZMARİT
Ağzı körüklü, gözleri iri, sırt-göğüs ve anüs yüzgeçleri sert diken ışınlı bir balıktır. Sularımızda iki türü vardır: menekşe izmarit ve istargilos. İzmaritin erkekleri dişilerden daha iri olurlar. Dişiler 20 cm civarında olurken erkekler 25 cm ye kadar uzayabilir. İzmarit midye, deniz solucanı ve balık yumurtaları ile beslenen bir dip balığıdır. Eti beyaz ve son derece lezzetlidir. Tavası güzel olur. Sonbahar ve kış aylarında ızgarası dahi yapılır. İzmaritler ızgara yapılırken ayıklanmaz. Olduğu gibi pişirilip bilahare derisi, bağırsakları ve kılçıkları ayıklanır. Üzerine limon ve zeytinyağı ile kıyılmış maydanoz eklenerek hazırlanır. Pulları kazındıktan sonra derisi tulum çıkarılarak yapılan tavası da çok güzel olur.
KALKAN
Karadenizin bu ünlü balığı bütün yassı, oval vücudu, bir tarafı siyaha yakın diğer tarafı beyaz rengi ve beyaz tarafındaki düğmeleri ile tanınır. Her iki tarafı siyah olan kaya kalkanına da nadiren rastlanır. Kaya kalkanı daha çok Sinop, Samsun yörelerinde çıkar. İstanbul Boğazının kuzeyinde, Karadenizin batısında avlanan kalkan bir tarafı siyah, bir tarafı beyaz olan bayağı kalkandır. Kalkan karadeniz içinde, kışın kuzeyden güneye göç eder. Her mevsim avlanan kalkan bütün sene boyunca yenebilir. En lezzetli zamanı Ocak sonundan Mart ortalarına kadardır. Tavası çok güzel olur. Buğulaması ve kağıt kebabı da yapılır. İlkbahar sonlarından itibaren Ağustos ayına kadar yakalanan kalkan yavrularının tavası nefis olur.
KEFAL
Yaz ayları dışında lezzetli olan pullu ve göçmen olmayan bir balıktır. Bütün denizlerimizde yetişir. Sonbahar,Kış ve İlkbahar da çok lezzetlidir. Kefalin buğulaması ve pilakisi çok güzel olur. Ayrıca likorinoz denilen tütsülüsü de çok makbuldur. Bir kefal türü olan haskefalin kurutulmuş yumurtaları çok aranan bir denizürünü, bir mezedir. Sarı kulak kefalin tavası ve fileto ızgarası da yapılır. Kefal alırken çok dikkat etmek, tercihan tanıdık balıkçıdan almak gerekir. Çünkü kefal kirli ve bulanık suları çok sever ve buralarda diğer balıklar yaşamazken o yaşar. Örneğin İzmir Körfezinde diğer balıklar yaşamazken kefal bol miktarda bulunmaktadır. Bu gibi sularda yakalanmış kefal insan sağlığı için büyük tehlike arzeder.
KILIÇ
Türkiyemizi çevreleyen denizlerde artık nadir görülen çok lezzetli bir balık türüdür. Akdeniz ve Ege de yıl boyunca, Karadeniz de ise yalnız yaz ayları görülür.Kılıç gibi uzun üst çenesi, lacivert-siyah sırt rengi ile tanınan bu balığın akrabası marlin bizim sularımızda bulunmaz. Daha çok Atlas Okyanusunda Bermuda civarında bulunan bu balık pişince pembemsi et rengi, kafadan kuyruğa kadar uzanan sırt yücgeçi ve yuvarlak yerine enine yassı üst çenesiyle kılıçtan ayrılır. Her mevsimde yenebilen kılıçın en lezzetli zamanı Eylül-Şubat arasıdır. Bu balığın en güzel defne yapraklı şişi olur. Izgarası ve kağıt kebabı da yapılır.
MEZGİT
Tavuk balığı olarak ta bilinen mezgit bütün denizlerimizde bulunmakla beraber en çok Karadeniz de bulunur. Yaz hariç devamlı yumurtalı durumdadır. Mezgitin yumurtalı tavası, domatesli sotesi güzel olur.
KIRLANGIÇ
Bütün denizlerimizde bulunan kırlangıç ortalama 25-30 cm olup nadiren 75 cm ye kadar olanlarına da rastlanmaktadır. Sırt rengi kırmızı-pembe, karın ise pembe veya beyazdır. Yakın akrabası olan öksüz den, bu balığın pembe-gri veya komple gri sırtı, ve öksüzün ördek gagasını andıran ağız yapısı ile ayrılır. Her ikisi de lezzetli olup genelde kırlangıç tercih edilir. Çok gelişmiş solungaçları ve gırtlak yapısı nedeniyle uğultu, inilti gibi değişik frekanslar da ses çıkarırlar. Bu ses nedeniyle bir birçok balıkçı tarafından inleyen balık diye adlandırılır ve uğursuz sayılır. Kırlangıç ızgara ve tavaya uygun değildir. Buğulaması, özellikle çorbası çok lezzetli olur. Haşlanmış kırlangıçın ayıklanmış etleri mayonezli veya zeytinyağ-limon sıkarak soğuk olarak ta meze olarak lezzetle yenebilir.
İSKORPİT, ADABEYİ
Kırlangıçtan bahsedince iskorpit ve adabeyini atlamak olmaz. Her ne kadar aynı familyadan olmamakla beraber etleri ve uygun oldukları yemekler açısından çok benzerlik gösterirler. İskorpit bütün denizlerimizde, adabeyi ise genelde Ege de bulunur. İskorpitin sırt dikenleri zehirlidir. Bu nedenle balıkçıya ayıklattırılmalıdır.
BALIK YEMEKLERİ
Balık Böreği (2 Kişilik)
MALZEMELER
Yarım kg kefal
1 çorba kaşığı tereyağı
1 adet soğan
Yarım domates
5-6 adet mantar
1 çay kaşığı kuşüzümü
1 çay kaşığı dolmalık fıstık
1 çay kaşığı karabiber
1 çay bardağı domates suyu
Tuz
1 su bardağı kaşar peyniri rendesi
2 adet yufka
HAZIRLANIŞI
Öncelikle temizlenmiş ve bol suyla yıkanmış kefal balığını haşlayın. Tavaya 1 çorba kaşığı tereyağı alın. Küçük küçük kestiğiniz soğanı tavaya aktarın. Pembeleşene dek kavurun.
Kabuğunu soyduğunuz yarım domatesi küçük küçük doğrayın. Mantarları da ince dilimler halinde kesin. Sonra mantarları, domatesi, 1 çay kaşığı kuşüzümünü, fıstığı, karabiberi ve 1 çay bardağı domates suyunu ilave edin. Yaklaşık 10 dakika sonra suyunu çeken karışımın üzerine küçük parçalar şeklinde kestiğiniz kefal balığını ekleyin.
10 dakika kavurduktan sonra hazırladığınız içi yufkalara sarın, önceden ısıtılmış orta dereceli fırında yufkaların üzeri kızarana dek pişirin. Dilimleyerek, servis yapın.
Balık Buğulama (2 Kişilik)
MALZEMELER
1 adet beyaz etli balık
1 buçuk su bardağı domates suyu
1 su bardağı su
2 adet defne yaprağı
2 diş sarımsak
1 adet soğan
3 çay kaşığı sıvı yağ
1 çorba kaşığı un
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kırmızıbiber
1 dilim limon
1 çorba kaşığı soya sosu
Tuz
HAZIRLANIŞI
Mevsimlik beyaz etli balığı fileto biçiminde temizleyin. Geniş bir tencereye alın. 1 buçuk su bardağı domates suyu ve 1 su bardağı suyu tencereye dökün. 2 adet defne yaprağını tencereye ekleyin. 2 diş sarımsağı dövün.
Soğanı yemeklik doğrayın. Sıvı yağla birlikte tencereye alın. 1 dilim limon, soya sosu, 1 çay kaşığı karabiber, 1 çay kaşığı kırmızıbiber ve yeterli miktarda tuz ilave edin. Tenceredeki su kaynayınca, üzerine 1 çorba kaşığı unu yavaş yavaş serpin. Topaklaşmaması için kaşıkla iyice karıştırın. Bu şekilde 5-10 dakika daha kaynatın.
Daha sonra çukur bir servis tabağına alın. Dilerseniz üzerine bir miktar baharat ve ince kıyılmış dereotu ekleyip sıcak şekilde servis yapın.
Balık dolması
MALZEMELER
6 parça fileto balık (mezgit, alabalık olabilir)
Haşlanmış bir miktar pazı yaprağı içi
1,5 su bardağı Amerikan Pirinci
2 orta boy soğan
1 kahve fincanı fıstık
1 kahve fincanı kuş üzümü
1 çay kaşığı tuz
Bir tutam karabiber
Bir tutam yenibahar
Yarım fincan soya yağı
HAZIRLANIŞI
Soğanlar yağda kavrulur. Kuş üzümü, fıstık ve haşlanmış pirinç ilave edilir. Sonra fileto balık tuzlanır. Üzerine pazı ve iç konularak rulo yapılır. Yağlanmış cam pişirme kabına konulur. Tuz, kırmızı biber ve biraz un serpilir, fırında pişirilir. Süslenerek servis edilir.
Balık Graten Sebzeli (4 Kişilik)
MALZEMELER
4 Beyaz Etli Balık
2 Dilim Ekmek
1 Çorba Kaşığı Tereyağı
50 gr Kaşar Rendesi
1 Çay Kaşığı Hardal
2 Havuç
4 Küçük Patates
1 Çarliston Biber
Tuz, Karabiber
HAZIRLANIŞI
Balıkları temizleyip yıkayın. Süzüp üzerine tuz ve karabiber serptikten sonra 5-10 dakika marine edin. Balıkların her iki yüzüne tereyağı sürüp alüminyum folyoya sarın. Orta ısılı fırında 8-10 dakika pişirin.
Ekmek içini ufalayıp alüminyum folyoya serin ve kızgın fırına verip kızartın. Fırından alıp kaşar peyniri ve hardalla karıştırın. Balıkları fırın tepsisine dizin. Hazırladığınız ekmekli karışımı balıkların üzerine yayın. Orta ısılı fırında 8-10 dakika daha pişirin.
Havuç ve patatesleri soyun. Havuç ve biberi uzun şeritler halinde doğrayın. Patatesleri ikiye bölün. Hepsini tuzlu suda 10 dakika kadar haşlayıp süzün. Balıkları fırından çıkarıp servis tabağına alın. Patates, havuç ve biber eşliğinde sıcak olarak servis yapın.
Balık Kroket (4 Kişilik)
MALZEMELER
2 adet patates
2 çorba kaşığı tereyağı
1 su bardağı süt
2 adet taze soğanın yeşil kısmı
1 kg haşlanmış kefal
1 tutam kakule
1 tutam kişniş
1 tutam karanfil tozu
1 tutam kimyon
1 tutam tarçın
1 tutam tuz
2 adet yumurta
Yarım su bardağı su
Galeta unu
Kızartmak için: Sıvı yağ
HAZIRLANIŞI
Patatesleri bol suda yumuşayana dek haşlayın. Kabuklarını soyduktan sonra bir çatal yardımıyla ezin. Üzerine 2 çorba kaşığı tereyağı ve 1 su bardağı sütü ilave edin. Kıvamına gelene dek çatal ile ezmeye devam edin.
Küçük parçalar şeklinde kestiğiniz kefali ve soğanların yeşil kısımlarım, kakuleyi, kişnişi, kimyonu, karanfil tozunu, tarçını ve tuzu patates püresinin üzerir ekleyin. Malzemeler özleşene dek yoğurun.
Ceviz iriliğinde parçalar koparıp elinizle şekil verin. Ayrı bir kap yumurta ve suyu karıştırın. Kroketleri önce bu karışma sonra galeta ununa bulayın. Kızgın sıvı yağda kızartıp sıcak servis yapın.
Balıklı Bohça (5 Kişilik)
MALZEMELER
10 Kare Milföy Hamuru
400 gr Hamsi
1 Soğan
1 Kahve Fincanı Margarin
3 Yumurta
4-5 Dal Maydanoz
2 Çorba Kaşığı Yoğurt
Tuz, Karabiber
HAZIRLANIŞI
Milföy hamurunu buzluktan çıkarın. Balıkların kafalarını ve kılçıklarını ayıklayıp yıkayın. Küçük parçalar halinde doğrayın. Yumurtaların ikisini katı başlayıp dilimleyin. 1 yumurtayı ayrı bir kasede iyice çırpın. Soğanı ince ince kıyın, maydanozu yıkayıp doğrayın.
Margarini tavada eritip doğranmış soğan ve balıkları ekleyin. 5-6 dakika kavurup derin bir kaseye alın. Haşlanmış yumurta dilimleri, maydanoz, yoğurt, tuz ve karabiber ekleyip iyice karıştırın.
Milföy hamurlarını düz zemine yayıp hazırladığınız balıklı karışımı üzerlerine paylaştırın. Bohça şeklinde katlayıp kenarlarını yapıştırın. Üzerlerine çırpılmış yumurta sürüp önceden ısıtılmış 220 dereceye ayarlı fırında 15-20 dakika pişirin. Sıcak olarak servis yapın.
Deniz Mahsülleri Güveç (4 Kişilik)
MALZEMELER
50 gram kalamar
50 gram midye içi
50 gram karides
50 gram ahtapot
1 çay bardağı zeytinyağı
3 diş sarımsak
4 adet yeşil biber
10 adet mantar
1 adet limonun suyu
1 çay bardağı beyaz şarap
3 çorba kaşığı un
Tuz, beyazbiber
Yarım demet maydanoz
HAZIRLANIŞI
Deniz mahsüllerini temizleyip, bol suyla yıkayın. Tuzla harmanlayarak, 10 dakika bekletin. Yeniden yıkayın.
Zeytinyağını bir tavaya alın. Kızdırdıktan sonra ince kıyılmış sarımsakları, yeşil biberleri, mantarları ve deniz mahsullerini ekleyin. Renkleri değişene dek soteleyin. Limon suyunu ve beyaz şarabı ilave edin. Sürekli karıştırarak, 6-8 dakika pişirin. Tuzunu ve beyazbiberini ayarlatın.
Güveclere doldurarak. 200 dereceye ayarlanmış fırında 8 dakika pişirin. Üzerine ince kıyılmış maydanoz serperek, servis yapın.
Domates Soslu Balık (4 Kişilik)
MALZEMELER
2 Çay Bardağı Pirinç
450 gr Soyulmuş Domates
50 gr Siyah Zeytin
1 Soğan
1 Diş Sarmısak
2 Çorba Kaşığı Zeytinyağı
1 Tatlı Kaşığı Kekik
1/2 Su Bardağı Et Suyu
Karabiber
4 Balık Filetosu
1 Çorba Kaşığı Un
1-2 Tatlı Kaşığı Kapari
HAZIRLANIŞI
Pirinci geleneksel yöntemlere göre pişirip pilav yapın. Domatesleri dörde bölün. Suyunu bir kasede biriktirmeye çalışın. Zeytinlerin çekirdeklerini çıkarıp ince ince kıyın. Soğan ve sarmısağı soyup küçük küpler halinde doğrayın.
Bir tencerede 1 çorba kaşığı yağı kızdırıp sogan ve sarmısağı kavurun. Domates ve kekiği ekleyin. Et suyu ve zeytini ekleyıp tuz ve karabiberle tatlandırın. 5 dakika kadar pışirin.
Bu arada balık filetolarına tuz ve karabiber serpip una bulayın. Kalan yağı büyüktavada kızdırıp balığı 4 dakika kızartın. Sıcak olarak bekletin.
Kapariyi domatesli karışıma ilave edin. Tuz ve karabiberle tatlandırın. Balığı, domates sosu ve pirinç pilavı eşliğinde servıs yapın.
Öneri: Büyük marketlerden kurutulmuş sebze çeşitleri alabilirsiniz. Domates dışında patlıcan, biber gibi sebzeleri de kurutulmuş olarak temin edebilirsiniz. Dilerseniz muz dilimleri, elma, armut, ayva gibi kurutulmuş meyve çeşitlerı bulabilirsiniz. Bu ürünleri mevsimlerine göre evde kendiniz de hazırlayabilirsiniz.
Fırında Palamut
MALZEMELER
Yarım demet maydanoz
Yarım çay bardağı zeytinyağı
1.5 kuru soğan
1.5 domates
1.5 palamut (orta boy)
1 limon
2 defne yaprağı
3 sivribiber
tuz
5 kişilik
HAZIRLANIŞI
Balıkları temizletip iki parmak kalınlığında halka halka kestirin, hafifçe tuzlayın. Bir fırın tepsisine dizin. Kabukları soyulup halka halka doğranmış soğan ve domatesleri, sap ve çekirdekleri çıkarılıp iki eşit parçaya bölünmüş biberleri ve yaprakları ayıklanıp İNCE kıyılmış maydanozu balıkların üzerine döşeyin. Üstüne defne yapraklarını koyun, zeytinyağını gezdirerek dökün. Kabuğunu soyup kestiğiniz limon dilimlerini balıkların üstüne yerleştirin.
Tepsinin üstünü alimünyum folyo ile örtün. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında, biberler yumuşayıncaya kadar üstü kapalı olarak, sonra folyoyu alarak üstü açık biçimde balıklar biraz kızarana kadar pişirin.Servis tabağına alarak sıcak olarak servis yapın.Arzu ederseniz havuç ve kereviz de ilave edibilirsiniz
Fırında Sebzeli Balık
MALZEMELER
1 kg balık (kefal, levrek, kırlangıç)
2 yemek kaşığı sıvıyağ
1 adet orta boy patates
1 adet orta boy kereviz
2 demet demet taze soğan
2 demet dereotu
1 adet orta boy havuç
1 demet maydanoz
4 adet yumurta
2 adet sivri biber
4 dilim bayat ekmek
2 yemek kaşığı limon suyu
tuz,karabiber
HAZIRLANIŞI
Balığı, az suda on dakika kadar haşlayıp soğuttuktan sonra derisini ve kılçıklarını ayıklayın, ezmeden küçük parçalara bölün. Kereviz, patates ve havucu rendeleyin. Soğan, dereotu, maydanoz ve sivribiberleri çok ince kıyıp, doğrayın. Bunu balıklar ile birlikte derince bir kapta, çok ezmeden bir kaşıkla karıştırın. Dört yumurtayı ayrı bir kapta çırpın. Ekmek dilimlerini tencerede kalan balık suyu ile ıslatıp, yumurtalar ve sıvıyağ ile birlikte karışıma ilave edin, payreks bir tabağa 4 cm yüksekliği aşmayacak şekilde yerleştirin. Üstüne galeta unu serpin,fırında hafif kızarıncaya dek pişirip, servis yapın.
Izgara Çipura (1 Kişilik)
MALZEMELER
1 Adet Çipura
Sosu İçin
4 Tatlı Kaşığı Zeytinyağı
1.5 Tatlı Kaşığı Soya Sosu
2 Tatlı Kaşığı Sarmısak Suyu
3-5 Adet Defne Yaprağı
1 Çay Kaşığı Kekik
Tuz, Toz Karabiber
HAZIRLANIŞI
Sos için gerekli bütün malzemeleri karıştıralım. Daha sonra hazırladığımız sosu bir tülbentte veya ince delikli tel süzgeçe dökelim. Sosu süzgeçle süzüp, katı kısımlarını ayırdıktan sonra bir süre buzdolabında bekletelim.
Dolaptan çıkardıktan sonra balığın kuyruğundan ve her iki yanağından çay kaşığıyla bu sostan dökelim. Her iki tarafını da yağlayıp kömür ızgarasında kızartalım.
Balığı yeşil soğanla süsleyerek servis yapalım.
Not: Çipura yerine başka bir ızgaralık balık da kullanabilirsiniz
Kağıtta palamut
MALZEMELER
2 kişilik
1 adet iri palamut
4 diş sarımsak
2 adet soğan
2 adet domates
2 yemek kaşığı krema
3 adet sivribiber
1/2 demet maydanoz
2 yemek kaşığı zeytinyağı
2-3 defne yaprağı
nane
karabiber
tuz
HAZIRLANIŞI
Balığı ayıklayın, kuyruk kısmını kesin fileto gibi açın. Yağlı kağıda yerleştirin. Üzerine halka doğranmış soğan, çekirdekleri çıkarılıp doğranmış domates, biber ve sarımsak yerleştirin. Defne yaprakları, zeytinyağı, karabiber ve tuz ekleyin. Kağıdı sıkıca kapatıp önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 30 dakika pişirin.
Kalkan Tava
MALZEMELER
Yarım çay bardağı limon suyu
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Yarım çay kaşığı karabiber
1.5 su bardağı ayçiçek yağı
1 su bardağı un
1.5 kg kalkan balığı, dilimlenmiş
Tuz
5 kişilik
HAZIRLANIŞI
Kalkanları 3 er santimlik şeritler halinde dilimleyip karabiber, limon suyu ve zeytinyağında dinlendirin.
Marine edilmiş kalkan balıklarını unlayın, fazla unlarını silkeleyin. Geniş bir tavada yağı kızdırın ve balıkların her iki tarafını alt üst ederek altın sarısı bir renk alıncaya kadar kızartın. Balıkları bir mutfak kağıdının üzerine koyup fazla yağını alın. Limon dilimleri ile servis yapın.Kalkanları terbiye etmeden de pişirebilirsiniz.
Kiremitte Levrek Balığı (6 Kişilik)
MALZEMELER
2 kg levrek balığı
3 kuru soğan
1 demet maydanoz
200 gr tereyağı
1 limon
1 su bardağı beyaz şarap
1 çay kaşığı kırmızı biber
Tuz, beyazbiber
HAZIRLANIŞI
Balıkları temizleyip, iyice yıkadıkıtan sonra tuzlayarak 10 dakika kadar dinlendirin. Temiz kíremetin üzerine tereyağı sürüp fırında kızdırın, balığı üzerine yerleştirin.
Soğan ve maydanozu ince ince kıyarak, tuz ve beyazbiberle birlikte mutfak robotunda karıştırın. Hazırladığınız karışımı balığın üzerine sürerek 200 derece ısıdaki fırına verin. Fırında 15-20 dakika pişirdiğiniz balığın üzerine beyaz şarap dökerek servis yapın.
Lüfer Izgara (4 Kişilik)
MALZEMELER
1 çorba kaşığı ayçiçek yağı (ızgara telini yağlamak için)
4 orta boy lüfer (temizlenip, yıkandıktan sonra kurulanmış)
4 çorba kaşığı un
1/2 çay kaşığı tuz
beyazbiber
2 limonun suyu
1/2 su bardağı zeytinyağı
1/2 demet maydanoz (ince kıyılmış)
HAZIRLANIŞI
Önce ızgarayı yakın. Izgara telini yaklaşık 1 çorba kaşığı ayçiçek yağı ile yağlayın. Balıkların iyi pişmesi isteniyorsa her iki taraflarına da bıçakla birer çentik atın. Eğer az pişmiş isteniyorsa bu işlemi yapmayın. Unu ve tuzu birlikte eleyip, biberi karıştırın.
Limon suyunun 2 çorba kaşığını bir kenara ayırıp, kalanını balıkların üzerine serpin. Balıkları una bulayıp, fazla ununu silkeleyin.
1 ölçü limon suyuna 4 ölçü zeytinyağı olacak şekilde bir sos hazırlayın.
Balıkları sıcak ızgaraya yerleştirin. Balıklar pişerken, temiz bir fırçayla arasıra hazırlamış olduğunuz bu sostan üzerlerine sürün. Yaklaşık 5 dakika sonra balıkları alt üst ederek, diğer yanlarını da 5 dakika kadar pişirin.
Balıkları önceden ısıtılmış tabaklara alın. Kalan limon suyu-zeytinyağı karışımına kıyılmış maydanozu ilave edin. Izgara lüferleri, zeytinyağı-limon sosuyla birlikte, sıcak olarak servis yapın.
Maydanozlu Balık Fileto (6 Kişilik)
MALZEMELER
6 dilim tost ekmeği
4 adet beyaz etli balık filetosu
1 demet maydanoz
Tuz, karabiber
1 kg. patates
450 gr. ıspanak
75 gr. tereyağı
1 adet soğan
Limon sosu İçin:
225 gr. tereyağı
1 limonun suyu
1 çay bardağı et suyu
HAZIRLANIŞI
Patatesleri haşlayıp püre haline getirin. Ispanağı kaynar suda 2 dakika haşlayıp, süzün.
Tereyağını eritin, ince kıyılmış soğanı ekleyip hafif kavurun.
Tost ekmeklerini ufaladıktan sonra soğana ekleyip karıştırın, ince kıyılmış maydanozu ekleyin, 1 dakika pişirip ocağı kapatın.
Balık filetolarını fırın tepsisine koyun, üzerlerini hazırladığınız maydanozlu karışımla kaplayın.
180 derece fırında 15 dakika pişirin. Üzerinin kızarması için 5 dakika fırın ızgarasında tutun.
Patates püresinin üzerini ıspanakla kaplayın. Üstüne balığı yerleştirin.
Sosu için, tereyağını eritin. Limon suyu, et suyu ve tuz ekleyin. Karıştırarak ısıtın, kaynamadan ateşten alın. Sosu balığın etrafına yayın.
Palamut Köftesi
MALZEMELER
1 adet palamut balığı
1 adet soğan
1 dilim ekmek içi
2 adet limonun suyu
1 su bardağı zeytinyağ
3 çorba kaşığı galeta unu
çam fıstığı
kuş üzümü
tarçın
karabiber
maydanoz
tuz
HAZIRLANIŞI
Balığın içini temizleyip, bol suda yıkayın. Kılçıklarından kolayca ayrılacak kadar haşlayın ve tencereden çıkarıp, süzün. Siyaha etlerini, kılçıklarını ve derisini temizleyin. Kalan eti bir kaba koyun. Soğanı rendeleyin, ekmek içini hafifçe ıslatın yoğurup, ufalayın, yumurtayı biraz çırpın bunları karabiber, tuz, tarçın, üzüm ve fıstıkla berberce balığa katın. Maydanozu ince ince kıyıp, ilave edin. Karışımı iyice yoğurup, küçük köfteler yapın. Zeytinyağını kızdırın, balık öftelerini galeta ununa bulayıp, kızgın yağda kızartın. Limon ve maydanozla süsleyip servis yapın.
Peynir soslu balık ızgara
MALZEMELER
1kg morina yada mersin balığı yada kılıç filetosu
ayçiçek yağı
peynir sosu
3 su bardağı rendelenmiş ekmek kırıntısı
peynir sosu için:
200 gr ince kesilmiş kaşar peyniri
2 çay kaşığı hardal
2 çay kaşığı acısız kırmızı biber
4 çay kaşığı acılı sos
1 su bardağı bira
HAZIRLANIŞI
Sos malzemelerini bir tencerede peynir eriyene kadar karıştırarak pişirin. Balık filetolarını küçük parçalara ayırın. Her iki tarafına da yağ sürün. Ekmek kırıntılarına bulayın. 15 dakika ızgarada pişirin. Peynir sosu ile birlikte servis yapın.
