Tarih boyunca birçok medeniyetlere evsahipliği yapmış Akçakoca’nın ilk yerleşim tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber; bölgeye ilk gelenler M.Ö. 1200 tariklerinde Track ve Frickler’miş. Kimer ve İskit akımlarıyla zayıflayan Frick’ler Lidya’lılar tarafından ortadan kaldırılmışlar ve Lidya Krallığını kurmuşlardır.
M.Ö. 708 tarihinde Pers İmparatorluğu kurulmuştur. Bolu ve havalisi Karadeniz kıyılarında Abanutıkus, Sinope, Eolya, Heraclia, Kieros ve Dias şehirlerini kurmuşlardır.
M.Ö. 333 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender Dörtyol ovasında Persleri kesin yenilgiye uğratarak Anadolu’ya hakim olmuştur. Babilde M.Ö. 323 de ölünce hanedan dağıldı ve miras generalleri arasında bölüşülmüş; sekiz devlet kurularak Helenistik çağ başlamıştır..
M.Ö. 377 – 74 yılları arasında Bitinya Krallığının ilk kralı Bias ; merkezi ise, önceleri Astakos sonraları Nikomedia (İzmit) olmuştur. M.Ö. 91 – 74 de Bitinya tamamen Roma’ya verilmiştir. M.Ö. 74 de Roma Konsülü Lucullus Mihtridata mislime Karadeniz komutanı Cotta’ya Heracliea, Diapolis, Alaplı’nın yıkılmasını emretmiştir.
Potnos kralı Mithridatın donanması Karadeniz’de fırtınaya yakalanarak Melen çayına sığınmış, Diapolis üzerinden karadan Heraclia’ya gitmiş. Mithridat kuvvetlerinin bölgeden ayrılması ile Roma kuvvetleri Bitinyaya girmişler; Antonius Heraklia’yı Galat prensi Adriyotorikse vermiş, Latin kültürüne kalan bölgenin isimleri dahi değiştirilmiştir.
395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye bölünmüş, Doğu Bitinyaya Honoriat denilmiştir. Buranın merkezi Klodiopolis (Bolu), başlıca şehirleri Prusias (üskibi), Diapolis (Akçakoca) dır.
1204 yılında 4. Haçlı orduları İstanbul’a yerleşmişler, Latin İmparatorluğunu kurarak hüküm sürmüşlerdir. Ceneviz’ler Karadeniz kıyılarında yerleşerek daha önceleri kurulmuş olan Diapolis, Herakliea, Amesus şehirlerinde ticaret ve deniz siteleri kurarak mevcut kaleleri onarmışlardır. Akçakoca’daki kale Ceneviz Kalesi olarak anılıyorsa da burası çok önce Yunan göçmenleri tarafından kurulan Diapolis şehrine aittir.1261 yılında Bizanslılar Latin hakimiyetine son vererek tekrar egemenliklerini ilan etmişlerdir..
Akçakoca ve yöresine ilk Türklerin gelmeleri 1085 tarihinde başlar. 1077 – 1086 Anadolu’da Selçuklular zamanında 49 beylik kurulmuş; bunlardan İznik Beyliği (Bolu – Kocaeli – Bursa) Bitinya’yı içine alıyordu. Selçuklu Anadolu Devleti ,1255 de Moğol idaresine girmiş, 1308 de Mesut’un ölmesiyle son bulmuştur.
Bizans 1285 – 1338 yılları arasında zor günler yaşıyordu. Türk akınlarını durduracak güçleri yoktu. Bitinya’ya bağlı şehirlerin çoğu Türklerin eline geçiyordu. 1319 yılında Diapolis, 1323 yılında Prusias, 1324 yılında Kladiapolis şehirleri Orhan Gazi ve Konuralp tarafından ele geçirilmişler Osmanlı Beyliği sınırlarına katılmışlardır.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde bölge Osman Gazinin silah arkadaşı olan Akçakoca Bey tarafından idare edilmiş, Bizanslıların verdiği Diapolis ismi Akçaşar olarak değiştirilmiştir. 18 yy. da Şar - Şehir olarak değiştirilmiş Akçaşehir adını almıştır. 1923 yılında Cumhuriyetin ilanıyla Teşkilatı Esasiye kanununa göre Bolu vilayet, Düzce kaza, Akçaşehir de nahiye olmuştur.
23 Haziran 1934 tarihinde bir nahiye iken ilçe haline getirilmiş ve bölgeyi zapteden Akçakoca Beyin ismine izafeten 7 Eylül 1934 tarihinde Akçaşehir’in adı AKÇAKOCA olmuştur.

AKÇAKOCA DA TURIZM

Akçakoca İlçesi,Karadeniz bölgesinin batı ucunda yer alır ve Düzce İlinin denize açılan kapısı konumunda en büyük ilçesidir.Ankara'ya 2.5 saat,İstanbula 2.15 saat yakın mesafesiyle 1950 li yıllardan itibaren Türkiye'mizde turizmi ilk başlatan merkezler arasında yer almıştır. 1950 lerde başlayan turizm faaliyetleri günümüze kadar artarak devam etmiştir.
Ulaşım kolaylığı,Karadenizin yeşil bitki örtüsünü tam olarak yansıtması,35 km'lik uzunluğundaki geniş kumsalı,ilçe merkezi ve köylerdeki temiz ve mavi bayraklı plajları,berrak ve temiz denizi,akarsuları, deniz ve ormanın muhteşem uyumuyla yansıtmış olduğu güzellikleri, tarihi evleri,tarihi hamam,camileri,mezarlıkları,kalesi,şelaleri,mağaraları ve hepsinden önemlisi turizm anlayışını kavramış , turizmde tecrübe sahibi olmuş konuksever halkının candan ve sıcak davranışları ile iş ve dış turizm bakımından daima aranan ve tercih edilen merkezler arasındadır.
Akçakoca'nın ılıman iklimi dolayısıyla ege ve akdenizin bunaltıcı yaz sıcağından kaçan tatilcilere yeşilin ve mavinin her tonunu bulabilecekleri iyi bir tatil imkanı sunar.Akçakoca aynı zamanda zengin bir bitki örtüsüne sahiptir.Özellikle kayın,kestane,ıhlamur,çınar,meşe ağaçlarından oluşan bitki örtüsü tatilcilere doyumsuz bir seyir zevki verir.
Akçakoca'nın insanları buraya çeken bir özelliği de zengin yöresel yemekleri ve deniz ürünlerinden oluşan mutfağıdır.Kalkan,lüfer,çinekop,mezgit,palamut,barbun gibi balıklardan oluşan deniz ürünleri sahildeki balıkçı lokantalarında turistlere unutamayacakları damak tadı sunar.
Halen yaz aylarında 150.000 civarında yerli ve yabancı turist ilçeye gelerek deniz, güneş ve kumdan yararlanmaktadır. Yabancı turist olarak genelde Kuzey Avrupa Ülkeleri ve özellikle Almanlar çoğunluğu teşkil etmektedir.

İlçemizde halen 480'i Turizm Bakanlığı'ndan işletme belgeli, 1200 kadarı da mahalli idarelerden ruhsatlı toplam 1680 resmi yatak kapasitesi bulunmaktadır. Özel sektöre ait 4 yıldızlı 2 otel, , 2 yıldızlı 1 otel, 1 yıldızlı 1 Otel bulunmaktadır. Mahalli idarelerden belgeli olarak faaliyet gösteren 31 otel, pansiyon bulunmaktadır.
Yine Turizm Bakanlığından işletme belgeli olarak faaliyet gösteren 1 Kampingde 15 çadır, 15 karavan ünitesi toplam 90 yatak vardır.
Kamuya ait başta Öğretmenevi olmak üzere,MTA,Meteoroloji ve Gençlik Spor'a ait turizm tesisleride 500 kadar yatak kapasitesi ile ilçe turizmine hareket kazandırmaktadırlar.
Turizm mevsiminin kısalığı turistik alt yapısının gelişmesine imkan vermediğinden,ilçeye gelen tatilci yoğunluğu dolayısıyla çadır-karavan turizminin gerektirdiği mevsimlik campink'lerin doğmasına ve ev pansiyonculuğunun gelişmesine neden olmuştur. İlçede ev pansiyonculuğunda yatak kapasitesi 1500 civarındadır. Kampinglerde çadır, karavan, motor karavanlarıyla gelenlere yönelik 2000 kişilik konaklama kapasitesi bulunmaktadır. Ayrıca yatırım çalışmaları devam eden konaklama tesisleri inşaatları da devam etmektedir.
İlçemizde yazlık konut yapımı devam etmekte olup,mevcutta yaklaşık 500 kadar yazlık konut vardır.

GEZILECEK YERLER

CENEVİZ KALESİ MESİRE YERİ VE PLAJI: Şehir merkezinin 2.5 km batısında, fındık bahçeleri ve ormanın eteğindeki tarihi kalenin doğu ve batısında eşsiz kumsalı ve berrak sularıyla sizi bekleyen iki koy ve kale içinde Akçakoca Belediyesince işletilen ve çok rağbet gören bir piknik alanı mevcuttur. Konumu itibariyle yıl boyunca ziyaretçi akınına uğrayan kale, moloz taşlarla bir burun üzerine inşa edilmiştir. Kesin kanıt olmamakla beraber, Cenevizliler tarafından yapıldığı söylenen kale, gelen misafirlerimizin hem doğa, hem de denizle baş başa piknik yapıp yüzerek iyi vakit geçirmeleri için harika bir ortamdır. Bahar ve yaz aylarında şehirden belediye otobüsleri ile ulaşım sağlanmaktadır.

FAKILLI MAĞARASI: İlçe merkezinin 8 km. güney doğusundaki Fakıllı Köyü içinde bulunan mağaraya gitmek için, Çuhallı çarşısından, itfaiye ve cezaevi güzergahını takip ederek, çevre yolu köprüsü altından geçilerek köy merkezine ulaşılmaktadır. Bu mağaraya 1 m. yüksekliğindeki, 15 metrelik bir galeriden girilerek ulaşılır. Halen doğanın bıraktığı şekilde bulunan mağaranın içinde çeşitli yönlere giden galeriler ve yoğun ilgi çeken sarkıt ve dikitler mevcuttur.

AKTAŞ ŞELALESİ: Şelalemiz eşsiz görünümü ile tüm ilgileri üzerine toplayan bir doğa harikasıdır. Şehir merkezine 11 Km uzaklıktadır. Aktaş köyünden şelaleye kadar olan uzaklık ise 3 km kadardır.

SARIYAYLA ŞELALESİ: Şelalemiz merkezden yaklaşık 14 km uzaklıktadır. Berrak akan suyuyla, yeşille adeta kucaklaşmıştır. Doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için ideal bir ortamdır.

CUMA YERİ VE AHMET DEDE TÜRBESİ: İlçemizin 3 km. güneybatısında Arabacı Köyü yolu üzerinde, asırlık çınar ağaçları arasında, pırıl pırıl akan bir derenin kıyısındaki bu güzel mesire yerinde, Ahmet Dede Türbesi ile ahşap tarihi bir cami ve taş bir hamam kalıntısı bulunmaktadır. Burada bulunan derenin kıyısı boyunca zaman zaman fındık tarlaları içinden, zaman zaman dere kıyısındaki taşlar üstünden atlayarak yürüyüş yapabilir, doğaya olan özleminizi giderebilirsiniz.

MELENAĞZI KÖYÜ VE PLAJI: Akçakoca'nın 13 km. batısında bulunan bu köyümüzde balıkçılık hayli önemlidir. Köy içindeki Melen Çayı balıkçı teknelerinin barındığı doğal bir liman konumunda olup; ırmak boyunca balıkçı tekneleriyle yapacağınız gezinti, size doğa ile baş başa emsalsiz anlar yaşatacaktır. Sahil boyunca geniş ve doğal plajlar, kır kahveleri, gazinolar, kamping alanları bulunmaktadır. Kıyıda su derin olmadığından, özellikle çocuklu aileler tarafından tercih edilmektedir. Melenağzı'na hem karadan hem de denizden tekne ile ulaşabilirsiniz.

KARABURUN KÖYÜ VE PLAJI: Geniş doğal plajları, sığ denizi sakin ev pansiyonları ile çok rağbet gören bu yöremizde de kır kahveleri, lokanta ve gazinolar size farklı lezzetler sunmaktadır. Doğa ile baş başa kalıp, dinlenmek için ideal bir dinlence yeridir. Şehir merkezine 10 km. uzaklıktadır.

ÇAYAĞZl, KUMPINAR MEVKİİ VE AKKAYA KÖYÜ: Karadeniz Ereğli yolu üzerinde, ilçe merkezinin 7 km. doğusunda başlayan ve sahil boyunca uzanan geniş, doğal plajlarıyla büyük rağbet gören bu yöremizde, ormanlar arasında akan derelerde balık avlayıp, patika yollarda doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz. Çok güzel piknik alanları mevcut olan bu bölgemiz kış avcılığı için uygundur.

ŞİFALI SU ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ: Akçakoca - Düzce karayolu üzerindeki bu mesire yerinin içme suyunun bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılmaktadır. Su hiç havayla temas etmeden, membasından itibaren gün yüzü görmeden, kapalı olarak gelmekte, yaz-kış aynı ısıyı korumaktadır ve hava almadığı için bakteri barındırmamaktadır. Burada orman içine giden yollar üzerinde yürüyüş yapmak, yeşile ve doğaya duyduğunuz özlemi giderecektir.

EDİLLİ AĞZI PLAJI: Ormanla denizin adeta kucaklaştığı bu geniş ve doğal plajlar bölgesi, özellikle kalabalıktan kaçanların beğenip tercih ettikleri bir plajdır.
Akçakoca sahilleri genellikle aşın sıcaktan bunalanları ağırlarken, gezilip görülmeye değer birçok güzelliğin yanı sıra, ilçede değişik aktivitelere katılarak hoş zamanlar geçirebilirsiniz.

YAPILACAK AKTIVITELER:

Tracking: Sarp kayalarla kesilmiş sahil boyunca ve şelale güzergahında doğayla içiçe
Rafting: Görülmeye değer Melen çayında
Olta Balıkçılığı: Melen çayı ve Karadeniz’de

Bölge ayrıca av sporuna müsait olup; bıldırcın, çulluk, zaman zaman domuz avcılığı yapılmaktadır.

Akçakoca’da istendiği takdirde ziyaret edilebilecek türbeler, tekkeler ve camiler mevcuttur.

Türbeler : Kaplan Dede Türbesi,Eren Türbesi, Koçbaba Türbesi, Tavşan Dede Türbesi, Kalpakcıbaşı Türbesi, Yeşh Efendi Türbesi, Kara Ahmet Türbesi
Tekkeler: Koçbaba Tekkesi, Hadımhoca Tekkesi, Kalpakcılar Tekkesi,
Camiiler: Cumayeri Camii, Korfar Camii, Yukarı Camii, Aşağı Camii, KapıkuluCamii,FaryanıCamii, Kızlarağa Camii yeni adı Merkez Camii olup külliye şeklinde özel bir mimariile inşa edilmiştir. Bu nedenle ve merkezde olduğu için bir çok ziyaretçisi vardır.
Tüm bunlardan başka yakın çevrede Yedi göller, Abant, Kartalkaya, Düzce Efteni Kuşcenneti, Samandıra Şelalesi, Antik Konuralp, Kdz. Ereğli Cehennem Mağarası görülmeye değer yerlerdir. Kısaca tarihiyle, doğasıyla, deniziyle ayrıcalıklı bir turizm bölgesidir Akçakoca...


AKÇAKOCA DA NE YENIR?

Ekmekler : Yufka, Bazlama,Gözleme,Cızlama,Mısır ekmeği,Hamsili mısır ekmeği
Çorbalar : Tarhana, Mercimek, Un, Çılbır, Kızılcık çorbası
Hamur İşleri: Mantı, Erişte, Kuşkuş Makarnası, Kaşık Makarnası, Mancarlı Pide,Melen Böreği, Ramazan Simidi (susamsız olarak yöreye özgü peynir ve ya keşle ceviz içi serpilerek yapılan bir hamur işi)
Yemekler : Karalahana dolması, Karalahana yemekleri,Hamsili Pilav,Korçan,Gaygana,

Tatlılar : Melengüçceği, Laz Böreği, Güllaç

Hamsi Balık Lokantası
Akçakoca restoran ve lokantaları genellikle balıkçı barınağı çevresinde yer alıp, deniz manzaralı mekânlarında hizmet veriyorlar.
Bunlardan birisi de barınağın arkasında yer alan Ali Çubukçunun Hamsi Balık Lokantası. Yeni açılan içkisiz mekâna gelenler, kayalık sahil üstünde yemeklerini yerken bir yandan da etrafa dağılan gerçek deniz ve yoğun yosun kokusunu teneffüs ediyorlar. Kuvvetli dalgalar sonrası deniz dibinden kopan yosunlar kıyıda birikiyor, yoğun yosun kokusu iki üç gün boyunca kendini hissettiriyor. İlginç olan ise sipariş edilen balıklarda ve restoranda balık kokusuna rastlanmıyor! İşletmeci Ali Çubukçu, Türkiye'de sadece kendilerinin kullandığı ve kilosu 47 milyon TL den satılan has fındık yağında balık kızarttıklarını, her sipariş sonrası yağın dökülerek yenilendiğini belirtiyor. Altın sarısı rengine bürünüp yağ çekmeyen balıkların hafif olduğu, tabakta yağ izi bırakmadığı, tava şekline göre dizilip, börek gibi sunulduğu görülüyor. Yöre balıklarından olan mezgit, çinakop, barbunya, istavrit gibi çeşitler oldukça ekonomik olarak fiyatlanıyor. Balık ve çeşitli otlarla yapılmış salatalar sonrası Hamsi Balık Lokantasının ünlü helvası tadılıyor. Küp biçiminde kesilmiş ağır olmayan, yedikçe daha çok yeme arzusu uyandıran, fındıklı helva'dan arzu edenler, plastik ambalajlarda satılan paketlerden de satın alabiliyorlar.





Hamsi Balık Lokantası

Balıkçı Barınağı Yanı
Tel: 0(380) 611 88 66
0(380) 611 82 91

Kamelya Restoran
Akçakoca'nın en güzel manzarasına sahip restoranlardan biri olan Kamelya, manzarası bir yana temiz, hızlı servisi, konuklarla ilgili personeli, gün batımının doyumsuz güzelliğinin seyredildiği geniş pencereleri bir de ses efektleri ile unutulmaz türden yemek yeme imkânı sunuyor. Şimdi diyebilirsiniz ki yemek, servis tamam da ses neyin nesi? Restoran konum olarak denizin kıyısında ve 10- 15 metre yüksekte, sahilde kayalar dar bir kumsal, bir de beyaz çakıllı kıyı bandı var. Siz yemek yerken dalgalar bir kıyıya vurup bir geri çekiliyor, beraberlerinde çakılları da, bir getirip bir götürüyor. Kısa süre sonra (Yani içine su katınca beyazlaşan içeceklerden bir iki duble içince) belki alışıp duymuyorsunuz ama, dalgacıkların çakıl taşlarıyla flörtünden doğan gizemli sesler, bir tür terapi gibi geliyor. Başka ses, müzik bile duymak istemiyorsunuz. Hoş bir taş şıkırtısı, dalga seslerine karışıp, masa arkadaşlarınızla beraber anı olarak hafızanızda iz bırakıyor. Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya çok gerilerde görünmez fon olurken, ufuk hattında güneş kızardıkça kızarıyor, yeri göğü boyuyor, eriyerek denize batıyor. Ortaya çıkan esrarengiz bir renk gökyüzünü kaplıyor, herkes bu şöleni seyrediyor, dalgakıran üzerinde en uç noktadan güneşi uğurlayanlar, geri yürüyüşe geçiyorlar.
Sofranıza klasik mezeler tepsi içinde geliyor, beğendiklerinizi bıraktırıyorsunuz. Beyaz peynir, domates, kavun, karpuz, şakşuka, Rus salatası, haydari, acılı ezme, mücver vs. Ara sıcak, soslu midye tava leziz, dinç yapraklı mevsim salatası iştah kabartıcı. Izgara et çeşitleri veya levrek, çipura gibi çiftlik balıkları ya da yöresel balıklar. Nedir onlar? Lüfer, çinakop, barbunya, istavrit, hamsi ızgara kıvamında pişirilmiş şekliyle sofranızda. Unutmadan, bir de masaya gelen mısır ekmeği var, kurabiye görünümlü, katıksız yenecek ve yazılacak kadar lezzetli. Yemek bitiminde bu defa Melengüce tatlısı karşınızda. Yöresel özellik taşıyan, Türklere ait, yufkadan yapılmış bu tatlı çeşidi içinde kaymak, ceviz içi, süt, buğday unu bulunuyor. Malzeme bir güzel yoğrulup, yağın içinde kavruluyor, üzerine şerbet dökülüyor. Etrafına mevsim meyveleri diziliyor, dahası bir kadeh içinde dondurma ile takviyeli biçimde servis ediliyor. Naneli likör ve de kahve ile yemeğe, cüzdanınız yorulmadan noktayı koyuyor ve Akçakoca sahilinde yenen bu akşam yemeği sonrasında bir aşağı, bir yukarı uyku öncesi hazım yürüyüşüne çıkabiliyorsunuz!

Kamelya Restoran (Cafe, Bar, Plaj, Çay Bahçesi)

Atatürk Caddesi No 21
Tel 0(380) 611 30 33
Gsm: 0 533 563 04 77

Şifalı Su!
Su içip şifa bulunur mu? Akçakoca'da bulunuyor. İlçeye Düzce'den gelirken 17. km de ki rampada günün her saatinde bir kalabalık göze çarpıyor. Yol kenarında kurulmuş bir tesisin önünde ki bir depodan tevzi edilen altı musluktan su akıyor, bu sulardan içebilmek için istisnasız tüm araçlar mola veriyor, içebildikleri kadar içenler beraberlerinde getirdikleri veya oradan satın aldıkları su bidonlarını dolduruyorlar. Su şöhretini şifalı olarak yapmış, mola yeri şifalı su olarak tanınıyor, otobüs sürücüleri burada su molası vermezler ise isyan çıkıyor, bidonlar, pet şişeler dolana dek bekleniyor. Bir bakıyorsunuz tırlar yanaşıyor, bir bakıyorsunuz, yüklü kamyonlar, 4x4 araçlar, motosikletler, hafta sonu izdiham yaşanıyor!

Ali Baba'nın Yeri
Karaburun'da hizmet veren mütevazı lokantalarından biri de "Ali Baba"
Lokanta kendi usulünce taş balık yapıyor, taş balık dedikleri yöresel kaya balığı. Ali Baba balıkları temizleyip tuzlu suda bir saat kadar bekletiyor. Nedeni ise Karadeniz'in tuz oranı düşük deniz suyu. Takviye edilmiş tuzlu suda bekleyen balıkların eti tuzu çekerse daha lezzet kazanıyor. Pişirim sırasında zeytinyağlı tavada bir yüzü kızaran mısır ununa bulanmış balıkların diğer yüzünü çevirdikten hemen sonra tavaya domates ve yeşilbiber koyuyor ve kızartma işlemi bitince balıklar tavada bulunan aynı domates ve biberlerle beraber servis ediliyor. (Laf aramızda fena da olmuyor). Aynı usulle çinakop, istavrit, lüfer, kefal, kalkan da yapıyor.
Pide çeşitleri, kuru fasulye pilav ile kamcıları memnun etmeye yetiyor. Doyurucu miktarda iki porsiyon taş balık, bir karışık salata, su, ekmek hepsi 15 milyon TL! Ali Baba'nın Yeri
Tel: 0 (380) 628 62 37

Taşlan Restoran, Disko Çakıl-2
Karaburun
Taşlan Altay
Tel no: 0535 350 25 92
Tel no: 0380 628 63 64

COGRAFI KONUMU

Akçakoca, Anadolu’nun kuzeyinde Batı Karadeniz bölgesinde Düzce iline bağlı ve İlin en büyük ilçe merkezidir. İlçenin kuzey sınırı; Batıda Melen Irmağının denize döküldüğü 30.59 dereceden başlar, Doğuya doğru uzayarak Karataş deresinin denize vardığı yerde 31.16 derecede biter. Doğuda Zonguldak ilinin Alaplı ve Yığılca ilçeleri, Güneyde Düzce ili, Batıda Sakarya ilinin Kocaali ilçesi ile çevrilmiştir.
1050 km2. yüzölçümüne sahip olan Akçakoca’da meskun saha 700 m2. Ormanlık saha 35 km2. dir. Halen 42 köy ve 9 mahalleden kurulu olup nüfusu 25.000 civarındadır

FİZİKİ DURUMU:

Akçakoca platosu Kuzeyden Güneye, Batıdan Doğuya yükselerek dağlık sahaya geçer. Güneyde yükseklikleri Kaplan Dede (1152 m) , Haciz (960 m), Orhan Dağları deniz kıyısına paralel olarak uzanırlar.
İlçenin Doğusu tepeler ve sırtlardan oluşur. Yükseklikleri 300 metreyi geçmeyen ‘’İncirbaşı, Sivri Tepe, Çakal Ağılı, Ballıca, Aktaş, Pınarlık, Donbay Tepe’’ bunlardan bazılarıdır.
Kıyılarında yüksek ve dik falezlerin göründüğü Akçakoca’da en sığ kıyılar Melenağzı, Edilli, Töngelli, Çayağzı, Akkaya iskeleleridir.
Sahildeki kayalar Karadeniz’in heybetli dalgaları tarafından aşındırıldığından yer yer Yalıyarlar oluşmuştur. Bunların en yükseği Ceneviz Kalesi ile Değirmenağzı arasında 30 m. yükseklikteki Soyat yalıyarlarıdır.
İki çarşısı bulunan Akçakoca’nın meskun mahalleri 80 – 90 metrelik bir irtifada düzlük üzerindedir. Bölge kum, taş, marn kısmen kireçli ve kilden oluşmaktadır. Merkez hariç diğer kıyılar Kuarterner Alivyonlar ile kaplıdır. Bu kıyılardaki kumlar şistten dolayı çok inceyken, merkezdeki kumlar daha kalındır.
Akçakoca ve çevresi zemin özellikleri itibari ile tarihde ve yakın geçmişde bölgenin görmüş olduğu depremlerden ötürü bir çöküntü ve tahribat yaşamamıştı


NASIL GIDILIR?

Batı Karadeniz’in önemli turizm merkezlerinden biri alan Akçakoca; İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli gibi metropollere 2.5 – 3 saat uzaklıkta olup otoyolla çok kolay bir ulaşıma sahiptir.Hangi yönden gelinirse gelinsin D.100 otoyolunun Düzce ili turnikelerinde çıkış yapılarak Akçakoca yoluna girilir. 35 km.lik şehirlerarası yolu yeşillikler içinde kat ederek Akçakoca’ya varılır.
Akçakoca’ya İstanbul ve Ankara’dan düzenli olarak otobüs seferleri vardır. Belli başlı firmalar: Üstün Erçelik, Metro, Ulusoy...
Ayrıca Bursa üzerinden Antalya – İzmir seferlerini yapan Kdz. Ereğli bağlantılı otobüslerden bu istikamette seyahat edecekler yararlanabilirler

AKÇAKOCA'YA ULAŞIM SAĞLAYAN FİRMALAR VE TELEFON NUMARALARI

İstanbul

Ulusoy

0 212 664 06 40  -   0 216 388 77 22

İstanbul

Metro

0 212 658 07 71  -   0 216 333 29 37

İstanbul

Üstün Erçelik

0 212 658 01 20  -   0 216 333 27 82

Ankara

Metro

0 312 224 07 85  -   0 312 224 07 86

Ankara

Üstün Erçelik

0 312 224 16 67

İzmir

Metro

0 232 486 55 70

İzmir

Üstün Erçelik

0 232 435 30 07

Bursa

Metro

0 224 261 50 52

Bursa

Üstün Erçelik

0 224 254 99 93


.NEREDE KALINIR?

OTEL AKÇAKOCA (****)

0.3806114525

Ereğli Cad.23

DİAPOLİS OTEL (****)

0.380.6113741

İnönü Cad.

VADİ OTEL (**)

0.380.6188484

Sapak Mevki

İPEK OTEL (*)

0.380.6113828

Hacı Yusuflar Mh.

TEZEL KAMPİNG PAN.

0.380.6114115

Esentepe Yolu Üzeri

Yılmaz Otel
Tel: (0-380) 611 91 61

Vadi Otel
Tel: (0-380) 618 84 84

Araboğlu Otel
Tel: (0-380) 611 90 80

Bayraktar Otel
Tel: (0-380) 611 67 77

Esentepe Otel
Tel: (0-380) 611 78 79

Akçaşehir Otel
Tel: (0-380) 611 93 06

Koçan Otel
Tel: (0-380) 611 21 22

Huzur Tatil Köyü
Tel: (0-380) 622 42 62


Tunç Pansiyon
Tel: (0-380) 618 71 60

Sezgin Otel
Tel: (0-380) 611 41 62

Bahar Pansiyon
Tel: (0-380) 611 45 35

Mutlu Pansiyon
Tel: (0-380) 611 66 55

Güçlü Pansiyon
Tel: (0-380) 611 58 43

Sahil Pansiyon
Tel: (0-380) 628 62 00

Akçakoca Turizm
Tel: (0-380) 611 31 48

Tezel Kamping
Tel: (0-380) 611 41 15

Karaburun
Karaburun Melenağzı sahili üzerinde çeşitli tesis ve kamp alanları bulunuyor. Genellikle orta yaşlı, sakinliği seven fazla sıcaktan hoşlanmayanların tercih ettiği kıyılar ekonomik fiyatlarla konaklama yapabiliyorlar. Kamp yapmak isteyenler çadır yeri olarak 5 milyon ödüyorlar, ev pansiyonlarda üç kişilik yer için 15-40 arası fiyat ödeniyor. Tüm plajlar ücretsiz kullanılıyor.

Kızılırmak Pansiyon
Tel: (0-380) 628 65 46

Kar Dinlenme Tesisleri ve Kamp Alanı
Tel: (0-380) 628 62 23
Faks:(0-380)628 62 43

Hotel Melenağzı
Disko, Bar, Havuz, Restoran
Dört yıldızlı otel Melenağzı Köyü sahilinde hizmet veriyor.
Tel: (0-380) 628 65 39-40-41-42
Faks:(0-380) 628 62 75



 
JoomlaWatch Stats 1.2.7 by Matej Koval